Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1293 E. 2013/6853 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşterek temsilci↗ franchise sözleşmesi↗ cezai şart↗ temlik↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davacının franchise sözleşmesini Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max müşteri temsilciliği sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan temlikname ile cezai şart alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, sözleşmenin 4.9 maddesine göre sözleşme çerçevesinde yürüttüğü işe benzer veya davacı ile rekabet halindeki başka bir işi bu sözleşmenin geçerli olduğu ilçe sınırları içerisinde iki yıl süre ile yapmamayı kabul ettiği halde dosyaya sunulan gazete ilanlarında belirtilen kiralık ve satılık taşınmazlara, başka bir emlak tarafından davalı ismi de yazılmak suretiyle müşteri arandığının tespit edildiği, davacı ile rekabet halindeki başka bir emlak şirketi ile birlikte faaliyette bulunduğu gerekçesiyle 20.000 USD'nin davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin ....2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9424 E. 2012/16195 K.
Ortak:müşterek temsilci · franchise sözleşmesi · cezai şart · temlik · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının «franchise sözleşmesini» Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max «müşteri temsilciliği» sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan «temlikname» ile «cezai şart» alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, sözleşmenin …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının «franchise sözleşmesini» Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max «müşteri temsilciliği» sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan «temlikname» ile «cezai şart» alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, sözleşmenin 4.9 maddesine göre sözleşme çerçevesinde yürüttüğü işe benzer veya davacı ile rekabet halindeki başka bir işi bu sözleşmenin geçerli …
Dava, «franchising sözleşmesi» uyarınca yapılan «müşteri temsilciliği» sözleşmesinde düzenlenen «haksız rekabet» iddiasına dayalı «cezai şart» bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · çerçeve sözleşme · husumet itirazı · rekabet yasağı · oy yasağı · geçersizlik · taahhütname
Benzer bu karardaBu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, taraflar arasındaki 16.10.2008 tarihli sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen özellikle, sözleşmenin sona ermesinden sonraki iki yıla ilişkin 4.9. maddesi hükmü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek her hangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersizdir».
Dolayısıyla sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının «franchise sözleşmesini» Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max «müşteri temsilciliği» sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan «temlikname» ile «cezai şart» alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, sözleşmenin 4.9 maddesine göre sözleşme çerçevesinde yürüttüğü işe benzer veya davacı ile rekabet halindeki başka bir işi bu sözleşmenin geçerli …
… tüğü işe benzer ya da rekabet halinde Remax franchise alanının işi ile bir başka şekilde bağlı işi sözleşmenin geçerli olduğu ilçe sınırları dahilinde yapmayacağını «taahhüt» ettiği düzenlenmiş olup, davacı tarafından dava dilekçesinde davalının anılan maddede yasaklanan işi yaptığı ileri sürülerek işbu dava açılmış olup, mahkemece yazı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1293 E. , 2013/6853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 gün ve 2009/786-2011/220 sayılı kararı bozan Daire’nin ....2012 gün ve 2011/9424-2012/16195 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Re/Max Türkiye ile imzaladığı franchise sözleşmesine istinaden davalı ile Re/Max müşteri temsilciliği sözleşmesi yaptığını, davalının müşteri temsilcisi/bağımsız müteahhit olarak çalışmaya başladığını, ancak sözleşmenin sona ermesinden sonra iki yıl içinde sözleşmenin geçerli olduğu ilçe sınırları dahilinde rekabet halinde iş yapmayacağına dair sözleşme hükmünü ihlal ederek yaklaşık bir yıldır davalının sözleşmeyi hiçe sayarak aynı iş kolunda kendine ofis açtığını, müşteri temsilciliği ile elde ettiği bilgi ve belgeleri kendi yararına kullanmaya başladığını, aralarında yaptıkları sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 20.000 USD'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşmenin 4.9. maddesine göre cezai şartın dava dışı Re/Max Türkiye'ye ödeneceğini, davacının talep hakkının bulunmadığını, bu maddenin rekabet yasağına ilişkin BK 352, 526 ve ... 172. maddesinde düzenlenen hallere uymadığından geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkile isnat edilen iddianın sözleşmenin sona ermesinden sonra ve müşteri portföyünün farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının franchise sözleşmesini Re/Max Türkiye (Tek Grubu Gayrimenkul Franchising Pazarlama İç ve Dış Ticaret A.Ş.) ile imzaladığı, bu sözleşmeye dayanarak da davalı ile Re/Max müşteri temsilciliği sözleşmesi yaptığı, Re/Max Türkiye ile davacı arasında yapılan temlikname ile cezai şart alacağının davacıya geçtiği, temlik tarihinin de dava tarihinden önce olup davacının yaptığı franchise sözleşme gereğince de dava açmakta haklı olduğu, sözleşmenin 4.9 maddesine göre sözleşme çerçevesinde yürüttüğü işe benzer veya davacı ile rekabet halindeki başka bir işi bu sözleşmenin geçerli olduğu ilçe sınırları içerisinde iki yıl süre ile yapmamayı kabul ettiği halde dosyaya sunulan gazete ilanlarında belirtilen kiralık ve satılık taşınmazlara, başka bir emlak tarafından davalı ismi de yazılmak suretiyle müşteri arandığının tespit edildiği, davacı ile rekabet halindeki başka bir emlak şirketi ile birlikte faaliyette bulunduğu gerekçesiyle 20.000 USD'nin davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin ....2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/496468700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz