6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5449 E. 2024/2378 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5464 sayılı kanun nedensellik bağı bildirim yükümlülüğü mücbir sebep ağır kusur güven kurumu icra inkâr tazminatı direnme kararı icra takibine itiraz hamil ihbar hukuki yarar ihtarname asıl alacak kusur yükleten (shipper) teslim

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; bankanın kusuru nedeniyle banka kartı harcamalarının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5464 sayılı Kanun'un 15 inci ve 16 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2772 E. 2011/14316 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8029 E. 2011/544 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5449 E.  ,  2024/2378 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/39 Esas, 2023/148 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı banka vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.

Direnme kararının taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli ve 2020 (19) 11-108 E., 2022/1450 K. sayılı ilâmı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın müşterisi olan müvekkilinin, para çekmek için banka kartını ATM cihazına yerleştirmesinden sonra ekran arızası kodu verdiğini ve cihaz tarafından karta el konulduğunu, eşini hastaneye yetiştirmesi gerektiğinden davacının, davalıya herhangi bir bildirim yapamadığını, iki gün sonra internet hesabına girdiğinde 10.500,00 TL tutarındaki nakdinin çekildiğini ve 8.660,00 TL harcama yapıldığını fark etmesi üzerine bankaya bildirimde bulunduğunu, ihtarnameye rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2012/3844 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalı yanca itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40’ı oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kartın ATM cihazında sıkıştığından bahisle kartını davacının iade alamadığı ifade edilse de şifrenin diğer şahısların eline geçmeden kartın kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının 17.01.2012 tarihinde kartın kapatılması için başvurduğunu ve müvekkili banka tarafından kartın hemen kapatıldığını, hatanın davacıdan kaynaklandığını, kart ve şifrenin birlikte kullanılması nedeniyle nakit işlemlerdeki sorumluluğun davacı kart hamiline ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 08.05.2015 tarihli ve 2014/816 E., 2015/340 K. sayılı kararıyla zararın oluşmasında her bir tarafın %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile takibin 9.580,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine, yasal şartlar oluşmadığından taraflar lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 13.04.2017 tarihli ve 2016/8169 E., 2017/3018 K. sayılı ilamı ile davacının kartın elinden çıkmasından sonra 3 gün sonra bildirimde bulunması ve harcamanın da bu üç günlük süre içerisinde gerçekleştirilmesi nedeni ile tam kusurlu olduğu ve bankaya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığından bahisle karar davalı banka yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin 20.09.2019 tarihli ve 2019/163 E., 2019/532 K. sayılı kararı ile önceki karardaki gerekçeler yanında, davacının ATM'de sıkışan kartını bulunduğu yerden çıkartıp ilgili bankaya teslim edecek olanların banka çalışanları olduğu, dolayısıyla üç gün sonra durumun davalı bankaya bildirmiş olmasının yapılan limit dışı harcamalarda davalının kart sahibine bilgi verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı ve bu durum da davalı bankanın meydana gelen zararda hukukî sorumluluğunun en az davacı kadar bulunduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

D. Dairemizin İnceleme Kararı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli ve 2020 (19) 11-108 E., 2022/1450 K sayılı ilamı ile ilk kararın davacı vekilince temyiz edilmesine rağmen Özel Dairece sadece davalı banka yararına bozulduğu, davacı vekilinin bu karara karşı yaptığı karar düzeltme talebinin de reddedildiği, direnme kararına konu davacı vekilinin temyiz talebinde bulunmasında hukukî yarar bulunmadığından adı geçenin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun (5464 sayılı Kanun) 15 inci ve 16 ncı maddelerinde, banka kartının ve banka kartına ait şifrenin korunması yükümlülüğünün kart hamiline yüklendiği, kart hamilinin kart ve şifre ile hesabı üzerinde belirlenen limit dahilinde işlem yapabileceği ve tasarrufa bulunabileceği, her ne kadar bir güven kurumu olması nedeniyle en hafif kusurundan dahi sorumlu tutulan bankanın ATM cihazında yeterli önlemi almadığından kusurlu olduğu ve doğan zarardan sorumlu tutulması gerektiği düşünülse bile, somut olayda şifrenin üçüncü kişilerce ele geçirilmesinde davacı kart hamilinin ağır kusuru bulunduğundan, davalı banka bakımından doğan zarar ile kusur arasında nedensellik bağı kesilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile özel dairenin bozma kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, direnme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.

F. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta şifrenin üçüncü kişilerce ele geçirilmesinde davacı kart hamilinin ağır kusuru bulunduğundan, doğan zarar ile kusur arasındaki nedensellik bağının davalı banka yönünden kesildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin bildirim yükümlülüğünün irade dışı işlemin öğrenilmesi ile başlayacağını, dolayısıyla davacının zamanında ihbarda bulunduğunu, eşinin ağır hastalığı nedeni ile mücbir sebep içerisinde olduğunu, ATM tarafından el konulmasından sonra bildirim tarihine kadar eşinin yanında refakatçi olarak kaldığını, dolayısıyla bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket etmediğini, banka kartının çalınmadığını ya da kaybolmadığını, bu hususun göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; bankanın kusuru nedeniyle banka kartı harcamalarının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5464 sayılı Kanun'un 15 inci ve 16 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051481400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.