Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1903 E. 2024/2323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
direnme kararı↗ şirketin ihyası↗ ihya↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5112 E. 2023/5691 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · Şirketin ihyası
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi gereğince sicilden re’«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şirket «temsilcilerine» «tebligat» çıkarılmayarak buna ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığı, «terkin» tarihinden önce «derdest» davanın bulunması nedeni ile terkin işleminin yasaya aykırı şekilde yapıldığının kabulünün gerektiği, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrasındaki usule uygun olmadığından, aynı maddenin 15 inci fıkrasında düzenlenen ve terkinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülen beş yıllık «hak düşürücü sürenin» somut dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, «ihya» davasının açılmasına davalı kurumun yasaya aykırı yaptığı re'«sen terkin» işlemi ile sebep olunduğu, bu nedenle adı geçenin «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ifadesinin, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, bu itibarla her zaman açılması mümkün olan «ihya» davasının «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · yargılama giderleri · derdestlik · istinaf incelemesi · hak düşürücü süre · yargılama gideri · tebligat · ek tasfiye
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şirket «temsilcilerine» «tebligat» çıkarılmayarak buna ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığı, «terkin» tarihinden önce «derdest» davanın bulunması nedeni ile terkin işleminin yasaya aykırı şekilde yapıldığının kabulünün gerektiği, yapılan terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrasındaki usule uygun olmadığından, aynı maddenin 15 inci fıkrasında düzenlenen ve terkinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülen beş yıllık «hak düşürücü sürenin» somut dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, «ihya» davasının açılmasına davalı kurumun yasaya aykırı yaptığı re'«sen terkin» işlemi ile sebep olunduğu, bu nedenle adı geçenin «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin re’«sen terkine» ilişkin işlemlerde hiçbir eksiklik olmadığından ve dava konusu işlemin, re’sen terkin işlemlerine ilişkin geçici 7 nci maddesi ve buna ilişkin ikincil mevzuata uygun bulunduğundan; kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkili aleyhine, «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» sonucunda kaldırılmasına, müvekkili aleyhine yüklenen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, yine «tasfiye» memurları «dahil» edilmeden davanın görülmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «derdest» dava bulunduğuna dair sicil kayıtlarına intikal eden hiçbir bildirimin bulunmadığı değerlendirilmeden karar verildiğini, bu itibarla vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerinden» müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/528 E. 2024/905 K.
Ortak:Şirketin ihyası
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1174 E. 2024/1627 K.
Ortak:Şirketin ihyası
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1399 E. 2024/2113 K.
Ortak:Şirketin ihyası
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/1542 E. 2025/2794 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · Şirketin ihyası
Benzer bu karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Şti.'nin «ihyası» için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasını talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · hak düşürücü süre · yargılama gideri · terkin
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; bir başka mahkeme nezdinde görülmekte olan davada «sicilden terkin» edildiği öğrenilen ...Ltd.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işlemlerin usulüne uygun olduğunu, aleyhlerine «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/252 E. 2024/447 K.
Ortak:Şirketin ihyası
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2412 E. 2023/2514 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · kaldırma ve yeniden hüküm · Şirketin ihyası
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» (ek tasfiyesi) istemine ilişkindir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · ihtarat · münfesihlik · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · rücuen alacak
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinde 2021/399 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden «rücuen alacak» davasında söz konusu şirketin «ticaret sicil» «kaydının» re'«sen terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkemece davacıya «ihya davası» açması için süre verildiğini ileri sürerek Özgün Sosyal Hizmetler San.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, ihyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip taşınmış olması sebebiyle iade edildiği, 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile eklenen geçici 10 uncu madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde yerine getirmediğinden ve dolayısıyla şirketin «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebileceği, davalının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, dolayısıyla usulsüz terkin işlemi sebebiyle anılan maddenin 15 inci fıkrasında belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılma şartının artık somut olayda aranmayacağı gözetilerek davalı ...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesindeki prosedüre ve hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda bulunduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin re'«sen terkin» edildiği tarihten itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra davanın açıldığını, şirkete çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" gerekçesiyle iade edildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ihtarın» ilanen tebliğ edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi usulüne uygun olarak terkin edildiğini, şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği halde şirkete «tasfiye memuru atanmadığını», «yasal hasım» olan davalı aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1903 E. , 2024/2323 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1116 Esas, 2023/40 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/773 E., 2022/230 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 27.04.2023 tarih, 2023/2412 E., 2023/2514 K. sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 gün ve 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı ile 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesinin 15 inci fıkrasının 5 inci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ifadesinin, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051461200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz