Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/739 E. 2024/2277 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ihtarı↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ kusur oranı↗ ihbar olunan↗ illiyet bağı↗ taşıma sözleşmesi↗ ihbar↗ ihtar↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ kusur↗ dava sebebi↗ avans faizi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, demiryolu taşımacılığı sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6461 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5511 E. 2023/6467 K.
Ortak:delil niteliği · kesin delil · kusur oranı · ihbar olunan · illiyet bağı · taşıma sözleşmesi · ihbar · ihtar · dava şartı · Tazminat
Benzer bu kararda… alının ise meydana gelen kazada %20 kusurlu olduğu, bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplama doğrultusunda 534.000,00 TL olarak maddi zararın belirlendiği, davalının «kusur oranına» göre ödemesi gereken tutarın 106.800,00 TL olduğu, davacı tarafın «ıslahı» dilekçesi vererek bu miktarı talep ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne ve «temerrüt» için «ihtar» gerekmediği gözetilerek olay tarihinden itibaren başlamak üzere ve davalı tarafın sıfatı doğrultusunda «avans faizine» hükmedilmesine ve davada ...'nin «ihbar olunan» sıfatına haiz olduğundan, bu sıfatı nedeniyle unvanı belirtilen şirket hakkında karar verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… tazminat davasının görüldüğü, bu dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşen maddi ve manevi tazminat davasının iş bu dava açısından kuvvetli «delil niteliğinde» olduğu, ilk dosyadaki «kusur» incelemeleri ve kabullerin bu dava açısından da bağlayıcı olduğu, davaya konu tren kazası 10.08.2008 tarihinde meydana geldiğinden sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği zaman yürürlükte olan kurallar gereğince «taşıma sözleşmesinin» tarafı olan davalı ...
Müdürlüğünün sorumlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu trende geçirdiği kaza neticesinde malul hale geldiği, hayatı boyunca protez kullanmak durumunda kaldığı, «kesin delil niteliğindeki» Ankara 1.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak «tüzel kişilik» kazandığı, davanın TCDD Genel Müdürlüğüne yöneltildiği, mahkemece davalıya ne surette «kusur» izafe edildiği üzerinde durularak, varsa olaydaki kusurun mevcut düzenlemeden sonra Genel Müdürlüğün mü yoksa şirketin mi sorumluluk sahasında kaldığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, şayet yapılacak değerlendirmede, kusurun sadece şirketin sorumluluk sahasında kaldığı anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatı «son» bulup, Şirket taraf sıfatını kazanacağı, mahkemece yürürlüğe giren Kanun nedeniyle re'sen bir değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının dayanağı olan bilirkişi raporu «eksik incelemeye» dayalı olarak düzenlendiğini, bu raporun hükme esas alınması hatalı olduğunu, davalının kusurunun mahkeme kararındaki kabulden daha fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2495 E. 2011/16394 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · ıslah · avans faizi · temerrüt · Tazminat
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, tren kazası sonucunda oluşan maluliyet nedeniyle kullanılması gereken protez bedeli istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava ve «ıslah» dilekçelerinde, asıl alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» talep edilmiştir.
Bu durumda mahkemece hükmolunan tazminata «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» yürütülmesi ve söz konusu faizin bilirkişi raporunda değinildiği üzere, olay tarihinden 3 ay sonrasından itibaren başlatılması gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığından dava TTK' nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» davadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · temerrüt faizi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, kaza nedeniyle davalı kurumun % 70 oranında kusurlu olduğu, davacının protez bacak kullanmak zorunda kaldığı, davacının protez giderine ilişkin belge sunmaması nedeniyle faizin dava tarihinden itibaren uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.647,22 TL’nın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, tren kazası sonucunda oluşan maluliyet nedeniyle kullanılması gereken protez bedeli istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava ve «ıslah» dilekçelerinde, asıl alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığından dava TTK' nun 4 ncü maddesi uyarınca «mutlak ticari» davadır.
Bu durumda mahkemece hükmolunan tazminata «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» yürütülmesi ve söz konusu faizin bilirkişi raporunda değinildiği üzere, olay tarihinden 3 ay sonrasından itibaren başlatılması gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10718 E. 2012/11743 K.
Ortak:avans faizi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılamada tespit edildiğini, bu olay nedeniyle davacının protez takmak zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.730,06 TL'nin 07.08.2000 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2425 E. 2013/2921 K.
Ortak:kusur oranı · kusur · Tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının protez bedelini talep ettiği, bilirkişi raporunda geleceğe yönelik hesap yaptığı ancak talebin harcama yapıldıkça istenebileceği, davacının taktırdığı protezin 9.720 TL olup davalının da %30 «kusur oranına» göre indirim yapılacağı gerekçesiyle, asıl davada ....916 TL'nin davalıdan tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3833 E. 2011/8995 K.
Ortak:haksız fiil · ıslah · avans faizi
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davacı vekilince «ıslah» edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmişse de, dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığı ve gerek dava gerekse ıslah dilekçelerinde «haksız fiil» sonrası davacının protez kullanabilme tarihi olan 30.09.2001 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş olmakla, kabule konu tüm alacağa 30.09.2001 tarihinden i …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tren kazası sonucunda sağ kolunun omuz hizasından koptuğu ve protez ile yaşamına devam etmek zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.171,91 TL’nın, 17.071,91 TL’na 03.12.2010, 7.100 TL’na 30.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/739 E. , 2024/2277 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2020/13 Esas, 2022/172 Karar
İHBAR OLUNAN ....
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait trende yolculuk yaparken vagonun açık olan kapısından düşmesi neticesinde her iki bacağının diz üstünden kesildiğini ve %88 maluliyetinin bulunduğunu, sürekli olarak protez kullanması gerektiğini, protezin müvekkiline olan zararının tespit edilmediğini ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL’nin kazanın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek faiziyle belirsiz alacak olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Daha sonra talep artırım dilekçesi ile talebini 106.800,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıya yaşanan olay nedeniyle 368.509,00 TL tazminatın ödendiğini, bu nedenle müvekkilinden talep edilecek herhangi bir zararın bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak taraflar arasında daha önce Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/524 E. 2010/454 K. sayılı dosyası ile aynı kaza nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasının görüldüğü, bu dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşen maddi ve manevi tazminat davasının iş bu dava açısından kuvvetli delil niteliğinde olduğu, ilk dosyadaki kusur incelemeleri ve kabullerin bu dava açısından da bağlayıcı olduğu, davaya konu tren kazası 10.08.2008 tarihinde meydana geldiğinden sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği zaman yürürlükte olan kurallar gereğince taşıma sözleşmesinin tarafı olan davalı ... Müdürlüğünün sorumlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu trende geçirdiği kaza neticesinde malul hale geldiği, hayatı boyunca protez kullanmak durumunda kaldığı, kesin delil niteliğindeki Ankara 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/524 E. ve 2010/454 K. sayılı ilamında da davacının %80, davalının ise meydana gelen kazada %20 kusurlu olduğu, bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplama doğrultusunda 534.000,00 TL olarak maddi zararın belirlendiği, davalının kusur oranına göre ödemesi gereken tutarın 106.800,00 TL olduğu, davacı tarafın ıslahı dilekçesi vererek bu miktarı talep ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne ve temerrüt için ihtar gerekmediği gözetilerek olay tarihinden itibaren başlamak üzere ve davalı tarafın sıfatı doğrultusunda avans faizine hükmedilmesine ve davada ...'nin ihbar olunan sıfatına haiz olduğundan, bu sıfatı nedeniyle unvanı belirtilen şirket hakkında karar verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 06.11.2023 tarihli ve 2022/5511 E. 2023/6467 K. sayılı kararıyla, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yardımcı kişi tazminatı doktor raporu ile belirlenen maluliyet durumlarında haksız fiil mağduruna günlük yaşamda yardımcı olacak kişiye verilecek ücret olduğunu ve eğer davacı protez ile günlük yaşamına devam edebilecek durumda ise yardımcı kişi tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, yada en azından indirim sebebi olması gerektiğini, 5510 sayılı Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 63 üncü maddesine göre protez giderleri kurum tarafından karşılandığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, olayla zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, demiryolu taşımacılığı sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6461 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051338900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz