İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/307 E. 2024/2243 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ihtisas mahkemesi↗ eser sözleşmesi↗ şirket zararı↗ basiretli tacir↗ icra takibine itiraz↗ komisyon↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ fatura↗ taşıyan↗ tacir↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/313 E., 2022/435 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Zeynep Aktürk dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın yükleyici sıfatı ile emtiasını İzmit Limanından Çin/Şangay Limanına taşınması hususunda müvekkili taşıma şirketi ile anlaştığını, talimatlarına uygun şekilde emtiaların taşındığını, boşaltma limanında gemiden tahliye edildiğini, ancak alıcı olarak gösterilen firma tarafından taşınan emtiaların teslim alınamadığını, emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve yeni mal alınması zorunda kalınması sebebiyle imha, iade ve demuraj işlemlerinin müvekkili taşıma şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, ve masrafları ödendiğini, 18.01.2019 tarihli SY J1811201 numaralı fatura tahtında müvekkili şirket tarafından karşılanan bu masrafların fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 72.674,48 USD olduğunu, müvekkili şirketinin zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yükle ilgili tüm gerçek ve tüzel kişilerin dosyaya dahil edilerek bu yüklemeden sorumlu kişilere husumet yöneltilmesi gerektiğini, yine yükle ilgili şahıslardan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının bilinmediğini, yargılamanın devamında müvekkilinin sadece komisyoncu olarak taşıma işlerine aracılık eden tacir olduğunu, davada müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, dava dilekçesinde yükün imha, iade ve bekleme ibarelerine yer verildiğini, dava dilekçesinde davacının zararının doğmuş olduğunu gösteren evrak, belge olmadığını, alacağın sebebi izah edilmediğini, davacı taşıyanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacı tarafın işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konulan alacağın demuraj ve yükün imha masraflarına ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesine göre bir yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, taşımanın 2017 yılında yapıldığı, takibe konu faturanın 18.01.2019 tarihinde düzenlendiği, bir yıllık zamanaşımı süresinin 18.01.2020 tarihinde dolduğu ve fakat icra takibinin 16.06.2020 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olaya Borçlar Kanunu eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini ve buna göre zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz yoluyla taşınan emtiaların varma limanında alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının uğramış olduğunu iddia ettiği demuraj ve imha masraflarından kaynaklı alacağın davalıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun 1246 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/168 E. 2020/3888 K.
Ortak:demuraj · taşıyan · dosya masrafı · teslim
İncelediğiniz kararda… talimatlarına uygun şekilde emtiaların taşındığını, boşaltma limanında gemiden tahliye edildiğini, ancak alıcı olarak gösterilen firma tarafından taşınan emtiaların «teslim» alınamadığını, emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve yeni mal alınması zorunda kalınması sebebiyle imha, iade ve «demuraj» işlemlerinin müvekkili taşıma şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, ve «masrafları» ödendiğini, 18.01.2019 tarihli SY J1811201 numaralı «fatura» tahtında müvekkili şirket tarafından karşılanan bu masrafların fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 72.674,48 USD olduğunu, müvekkili «şirketinin zararın» tazmini amacıyla başlatılan «icra takibine itiraz» edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, deniz yoluyla taşınan emtiaların varma limanında alıcısı tarafından «teslim» alınmaması nedeniyle davacının uğramış olduğunu iddia ettiği «demuraj» ve imha «masraflarından» kaynaklı alacağın davalıdan tahsili talebiyle başlatılan «icra takibine itiraz» üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konulan alacağın «demuraj» ve yükün imha «masraflarına» ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesine göre bir yıllık «zamanaşımı» süresine tabi bulunduğu, taşımanın 2017 yılında yapıldığı, takibe konu faturanın 18.01.2019 tarihinde düzenlendiği, bir yıllık zamanaşımı süresinin 18.01.2020 tari …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, gönderilenin «demuraj» ve diğer «masraflardan» sorumlu tutulabilmesi için eşyayı «teslim» almış olması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta eşyanın varma limanında gönderilen tarafından teslim alınmamış olduğu sabit bulunduğundan, gönderileni bu alacaklardan sorumlu tutmak mümkün olmadığı, davalı tarafça yükün imhası «taşıyana» 02.02.2012 tarihli yazılı talimat ile bildirildiğine göre, davalının yükün göndereni olduğunun kabulü gerektiği, demuraj ve imha masraflarından davalının sorumlu o …
Dava, 26.820 USD tutarında «demuraj» ve malın imha «masraflarının» dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · olumsuz oy
Benzer bu karardaDava, 26.820 USD tutarında «demuraj» ve malın imha «masraflarının» dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, 26.820 USD’nin tahsiline karar verilmiş, faiz talebi bakımından olumlu ya da «olumsuz» herhangi bir karar verilmemiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca hükümde, taraf taleplerinin her biri hakkında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olumlu «olumsuz» bir karar verilmesi gerekmektir.
Bu itibarla mahkemece faiz istemi bakımından olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş; hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5829 E. 2014/9808 K.
Ortak:demuraj · teslim
İncelediğiniz kararda… talimatlarına uygun şekilde emtiaların taşındığını, boşaltma limanında gemiden tahliye edildiğini, ancak alıcı olarak gösterilen firma tarafından taşınan emtiaların «teslim» alınamadığını, emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve yeni mal alınması zorunda kalınması sebebiyle imha, iade ve «demuraj» işlemlerinin müvekkili taşıma şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, ve «masrafları» ödendiğini, 18.01.2019 tarihli SY J1811201 numaralı «fatura» tahtında müvekkili şirket tarafından karşılanan bu masrafların fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 72.674,48 USD olduğunu, müvekkili «şirketinin zararın» tazmini amacıyla başlatılan «icra takibine itiraz» edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, deniz yoluyla taşınan emtiaların varma limanında alıcısı tarafından «teslim» alınmaması nedeniyle davacının uğramış olduğunu iddia ettiği «demuraj» ve imha «masraflarından» kaynaklı alacağın davalıdan tahsili talebiyle başlatılan «icra takibine itiraz» üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konulan alacağın «demuraj» ve yükün imha «masraflarına» ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesine göre bir yıllık «zamanaşımı» süresine tabi bulunduğu, taşımanın 2017 yılında yapıldığı, takibe konu faturanın 18.01.2019 tarihinde düzenlendiği, bir yıllık zamanaşımı süresinin 18.01.2020 tari …
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye Limanı'nda gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği , yükün tahliye edildiği 12/01/2 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · ihbar
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin kırkambar sözleşmesi olduğu, taşıma konusu konteynırın 12.01.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, davalı «taşıtanın» oluşan «demuraj» ücretlerinden sorumlu tutulabilmesi için yükün tahliye Limanı'nda gönderilen tarafından «teslim» alınmadığının taşıtana «ihbar» edilmiş olması ve bu halde yükün tahliye limanına tevdisi gerekmekte olup bu ihbarın yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği , yükün tahliye edildiği 12/01/2 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1359 E. 2024/4672 K.
Ortak:demuraj · fatura · taşıyan · dosya masrafı · dahili dava · teslim · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… talimatlarına uygun şekilde emtiaların taşındığını, boşaltma limanında gemiden tahliye edildiğini, ancak alıcı olarak gösterilen firma tarafından taşınan emtiaların «teslim» alınamadığını, emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve yeni mal alınması zorunda kalınması sebebiyle imha, iade ve «demuraj» işlemlerinin müvekkili taşıma şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, ve «masrafları» ödendiğini, 18.01.2019 tarihli SY J1811201 numaralı «fatura» tahtında müvekkili şirket tarafından karşılanan bu masrafların fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 72.674,48 USD olduğunu, müvekkili «şirketinin zararın» tazmini amacıyla başlatılan «icra takibine itiraz» edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, deniz yoluyla taşınan emtiaların varma limanında alıcısı tarafından «teslim» alınmaması nedeniyle davacının uğramış olduğunu iddia ettiği «demuraj» ve imha «masraflarından» kaynaklı alacağın davalıdan tahsili talebiyle başlatılan «icra takibine itiraz» üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yükle ilgili tüm gerçek ve tüzel kişilerin dosyaya «dahil» edilerek bu yüklemeden sorumlu kişilere «husumet» yöneltilmesi gerektiğini, yine yükle ilgili şahıslardan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının bilinmediğini, yargılamanın devamında müvekkilinin sadece «komisyoncu» olarak taşıma işlerine aracılık eden «tacir» olduğunu, davada müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, «zamanaşımı» süreleri ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, dava dilekçesinde yükün imha, iade ve bekleme ibarelerine yer verildiğini, dava dilekçesinde davacının zararının doğmuş olduğunu gösteren evrak, belge olmadığını, alacağın «sebebi» izah edilmediğini, davacı «taşıyanın» basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacı tarafın işbu davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaShipping Lines A.Ş’nin malların «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «demuraj» ve tahliye limanında yaptığı «masrafları» müvekkilinden talep ettiğini, müvekkili tarafından 23.01.2019 tarihinde davalıya gönderilen «ihtarname» ile demuraj da «dahil» limanda oluşan masrafların davalıdan talep edileceğinin bildirildiğini, 05.02.2019 tarihinde ikinci bir ihtarname keşide edilerek oluşan demuraj, ardiye ve lokal giderlere ilişkin talepte bulunduklarını, söz konusu ihtarnamelerin, yükün gönderilen tarafından kabul edilmemiş olması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 868 inci ve 869 uncu maddeleri uyarınca yük üzerinde tasarruf etme hakkı sahibi olan «taşıtan sıfatını» haiz davalıya yapıldığını, ancak davalı yüke ilişkin herhangi bir talimatta bulunmadığı gibi masrafları da ödemediğini, malların 05.02.2019 ve 06.02.2019 tarihlerinde imha edildiğini, «fiili taşıyan» ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen «konişmento» gereği davacı «taşıyanın» davalı «taşıtana» ait limon yükünü Aliağa Limanından Jebel ...'ye taşıdığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın «taşıyan sıfatına» haiz davacının yükün «teslim» alınmaması nedeniyle uğramış olduğu zarar bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı hususlarından kaynaklandığı, davacının taşımış olduğu yükün alıcısı tarafından kabul edilememesi nedeniyle Dubai Hükümeti tarafında imha edildiği, davacının talebinin «fiili taşıyana» ödediği liman hizmetlerine ilişkin bulunduğu, eşyanın boşaltma limanına varması, boşaltılması ve limanda fazla beklemesi nedeniyle oluşan «masrafların» bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, bu masraflardan davacı tarafından taşınan malın alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar davalı «teslim şeklinin» FOB olduğunu ve yükün alınmamasından sorumlu olmadığını ifade etmiş ise de, «taşıma sözleşmesinin» davalı ve davacı arasında kurulması, alıcının hiç bir «dahilinin» bulunmaması, yükün davalı nam ve hesabına taşınması nedeniyle davalının bu iddiasına itibar edilmediği, 6102 sayılı Kanun'un 1207 nci maddesi gereğince gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde taşıtanın «navlun sözleşmesi» gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olduğu, açıklanan bu nedenlerle davacının fiili taşıyana yükün teslim alınmaması nedeniyle ödemiş olduğu 19.119,00 USD'yi istemekte haklı olduğu, bu kapsamda düzenlenen bilirkişi raporlarının da usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlunun takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 20'si oranında hesaplanan 21.986,85 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… stinaf dilekçesinde özetle; gönderilen malların 21.10.2018 tarihinde tahliye limanına ulaştığını, 23 Ocak 2019 tarihinde de davacı tarafından müvekkiline gönderilen «ihtarname» ile yüklerin çekilmemiş olması sebebiyle 3 gün içerisinde «teslim» alınması aksi halde imha «dahil» her türlü önlemin alınacağı «ihtar» edildiğini, aynı doğrultuda alacak taleplerini de içeren 05.02.2019 tarihli ikinci bir ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin 11.02.2019 tarihli cevabında «teslim şeklinin» FOB olduğundan bahisle talepleri reddettiğini davacıya bildirdiğini, malların bilahare imha edildiğini, işbu davada da 31.10.2018 ile 22.01.2019 tarihleri arasında oluşan «demuraj» ve yerel «masrafların» konu edildiğini, davacının, yük tahliye limanına ulaştıktan 93 gün sonra müvekkiline ihitar gönderdiğini, yükün alıcı tarafından teslim alınmayacağı bilgisinin yükün tahliye limanına varmasından sonra bir iki gün içinde alındığı açık olup davacının müvekkilini durumdan haberdar etmek için fazladan 90 gün beklediğini, bu durumun dikkate alınmadığını, diğer taraftan malların teslim şeklinin FOB olduğunu, bu teslim şeklinde müvekkili sorumluluğunun malların yükleme limanında gemiye yüklenmesi ile «son» bulduğunu, ödeme şeklinin mal mukabili olmasının FOB teslimdeki sorumluluğu değiştirmeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan sıfatı · teslim şekli · fiili taşıyan · taşıyan sıfatı · navlun sözleşmesi · taşıtan · konişmento · ba beyannamesi
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen «konişmento» gereği davacı «taşıyanın» davalı «taşıtana» ait limon yükünü Aliağa Limanından Jebel ...'ye taşıdığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın «taşıyan sıfatına» haiz davacının yükün «teslim» alınmaması nedeniyle uğramış olduğu zarar bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı hususlarından kaynaklandığı, davacının taşımış olduğu yükün alıcısı tarafından kabul edilememesi nedeniyle Dubai Hükümeti tarafında imha edildiği, davacının talebinin «fiili taşıyana» ödediği liman hizmetlerine ilişkin bulunduğu, eşyanın boşaltma limanına varması, boşaltılması ve limanda fazla beklemesi nedeniyle oluşan «masrafların» bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, bu masraflardan davacı tarafından taşınan malın alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davalının sorumlu bulunduğu, her ne kadar davalı «teslim şeklinin» FOB olduğunu ve yükün alınmamasından sorumlu olmadığını ifade etmiş ise de, «taşıma sözleşmesinin» davalı ve davacı arasında kurulması, alıcının hiç bir «dahilinin» bulunmaması, yükün davalı nam ve hesabına taşınması nedeniyle davalının bu iddiasına itibar edilmediği, 6102 sayılı Kanun'un 1207 nci maddesi gereğince gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde taşıtanın «navlun sözleşmesi» gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olduğu, açıklanan bu nedenlerle davacının fiili taşıyana yükün teslim alınmaması nedeniyle ödemiş olduğu 19.119,00 USD'yi istemekte haklı olduğu, bu kapsamda düzenlenen bilirkişi raporlarının da usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlunun takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 20'si oranında hesaplanan 21.986,85 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… elirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen IZM350202 sayılı «konişmentoda» davalının «taşıtan», davacının «taşıyan» olarak zikredildiği, davalının anılan konişmento tahtında davacı tarafından düzenlenen, «navlun» ücretine ilişkin bulunan faturaları davacıya ödediği, buna göre taraflar arasında «taşıma sözleşmesinin» bulunduğu ve davalının taşıtan olduğu hususlarında tereddütün bulunmadığı, davacının üstlendiği taşıma işinin dava dışı şirket tarafından gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine konu limon emtiasının varma limanında alıcısı tarafından «teslim» alınmadığı, sonrasında da mallardaki bozulma nedeniyle varma yeri limanındaki yetkililer tarafından imha edildiği, dava konusu icra takibine dayanak faturanın da davacı tarafından taşınması üstlenilen limon emtiasının varma limanında alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle oluşan liman içi hizmet «masraflarına» ilişkin bulunduğu, davacının anılan faturayı filli taşıyana ödediği hususlarının da dosya kapsamı ile sabit olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1207 nci maddesine göre, gönderilenin eşyayı teslim almaması halinde, taşıtanın «navlun sözleşmesi» gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü bulunduğu, somut olayda da davalı taşıtanın, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca gönderilen malın teslim alınmaması nedeniyle oluşan liman içi hizmet masraflarından sorumlu bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça malın «teslim şeklinin» FOB olduğu, bu teslim şeklinde alıcı tarafından bildirilen gemiye malların teslimi ile sorumluluğunun sona erdiğinden davacı zararından sorumlu olmadığı savunulmuşsa da, yukarıda da açıklandığı üzere davalının sattığı malların dava dışı alıcısına teslimi konusunda dava dışı alıcı ile davacı arasında değil, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin düzlendiğinden, diğer bir deyişle taşıtanın davalı olduğu kanıtlandığından, davalının bu savunmasının yerinde bulunmadığı, yine taşıma konusu mala ilişkin bizzat davalı tarafından düzenlenen satış faturası ve gümrük çıkış «beyannamesinde» ödeme şeklinin "mal mukabili satış" olarak gösterildiği, bu ödeme şeklinde mal bedelinin tahsilinin ancak malın teslim ile mümkün olduğu, somut olayda davalı tarafından mal bedelinin tahsil edildiğinin savunulmadığı gibi ispat da edilmediği, buna göre malın alıcısına teslim edilmediğini bilebilecek durumda olan davalının malın alıcısı tarafından teslim alınmadığının süresinde «ihbar» edilmediği savunmasına da itibar edilemeyeceği, ayrıca dava konusu icra takibine dayanak «fatura» miktarı ile ilgili olarak davalı tarafça ileri sürülen açık bir istinaf itirazı bulunmadığından bu hususta bir inceleme yapılamayacağı gerekçesiyle başvurunun esas …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, forwarder olarak tabir edilen taşıma işi organize eden «taşıyan sıfatını» haiz bir firma olduğunu, davalı ile davalıya ait limon emtiasının Aliağa’dan Jebel ...’ye taşınması hususunda anlaştıklarını ve bu konuda «konişmento» keşide edildiğini, malların 21.10.2018 tarihinde boşaltma limanı Jebel ... limanına sorunsuz olarak taşındığını ancak malların gönderilen tarafından «teslim» alınmadığını, yükün «fiili taşıyanı» dava dışı ...
Shipping Lines A.Ş’nin malların «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «demuraj» ve tahliye limanında yaptığı «masrafları» müvekkilinden talep ettiğini, müvekkili tarafından 23.01.2019 tarihinde davalıya gönderilen «ihtarname» ile demuraj da «dahil» limanda oluşan masrafların davalıdan talep edileceğinin bildirildiğini, 05.02.2019 tarihinde ikinci bir ihtarname keşide edilerek oluşan demuraj, ardiye ve lokal giderlere ilişkin talepte bulunduklarını, söz konusu ihtarnamelerin, yükün gönderilen tarafından kabul edilmemiş olması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 868 inci ve 869 uncu maddeleri uyarınca yük üzerinde tasarruf etme hakkı sahibi olan «taşıtan sıfatını» haiz davalıya yapıldığını, ancak davalı yüke ilişkin herhangi bir talimatta bulunmadığı gibi masrafları da ödemediğini, malların 05.02.2019 ve 06.02.2019 tarihlerinde imha edildiğini, «fiili taşıyan» ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/307 E. , 2024/2243 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1800 Esas, 2022/1577 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/313 E., 2022/435 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Zeynep Aktürk dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın yükleyici sıfatı ile emtiasını İzmit Limanından Çin/Şangay Limanına taşınması hususunda müvekkili taşıma şirketi ile anlaştığını, talimatlarına uygun şekilde emtiaların taşındığını, boşaltma limanında gemiden tahliye edildiğini, ancak alıcı olarak gösterilen firma tarafından taşınan emtiaların teslim alınamadığını, emtiaların limanda daha fazla bekletilmemesi ve yeni mal alınması zorunda kalınması sebebiyle imha, iade ve demuraj işlemlerinin müvekkili taşıma şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, ve masrafları ödendiğini, 18.01.2019 tarihli SY J1811201 numaralı fatura tahtında müvekkili şirket tarafından karşılanan bu masrafların fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 72.674,48 USD olduğunu, müvekkili şirketinin zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yükle ilgili tüm gerçek ve tüzel kişilerin dosyaya dahil edilerek bu yüklemeden sorumlu kişilere husumet yöneltilmesi gerektiğini, yine yükle ilgili şahıslardan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının bilinmediğini, yargılamanın devamında müvekkilinin sadece komisyoncu olarak taşıma işlerine aracılık eden tacir olduğunu, davada müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını, zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, dava dilekçesinde yükün imha, iade ve bekleme ibarelerine yer verildiğini, dava dilekçesinde davacının zararının doğmuş olduğunu gösteren evrak, belge olmadığını, alacağın sebebi izah edilmediğini, davacı taşıyanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacı tarafın işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konulan alacağın demuraj ve yükün imha masraflarına ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesine göre bir yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, taşımanın 2017 yılında yapıldığı, takibe konu faturanın 18.01.2019 tarihinde düzenlendiği, bir yıllık zamanaşımı süresinin 18.01.2020 tarihinde dolduğu ve fakat icra takibinin 16.06.2020 tarihinde başlatıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olaya Borçlar Kanunu eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini ve buna göre zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz yoluyla taşınan emtiaların varma limanında alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle davacının uğramış olduğunu iddia ettiği demuraj ve imha masraflarından kaynaklı alacağın davalıdan tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun 1246 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051318000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz