Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/274 E. 2024/2105 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal konvansiyonu↗ ifa yardımcısı↗ fiili taşıyıcı↗ hava taşıması↗ sorumluluk sınırlaması↗ sdr↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rücuen tazminat↗ acentelik↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ifa↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/935 E., 2018/889 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline sigortalı şirket tarafından Microsoft'un Suudi Arabistan Krallığında mukim distribütörüne üzerine Windows lisansları yapışık olarak bulunan DVD emtiasını sattığını, söz konusu emtianın hava yolu ile ve davalı THY aracılığıyla gönderildiğini, ancak gönderinin eksik teslim edildiğini, bu nedenlerle oluşan zararın sigortalı şirkete ödendiğini, zararın oluşumunda davalı tarafın tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek, toplam 674.756,00 TL ödemenin davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ihtilafın 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiğini, davacı tarafın alacağına dayanak yaptığı her iki gönderinin de eksiksiz bir şekilde Riyad' a ulaştırılıp alıcısına teslim edildiğini, bu nedenlerle istemin tümden reddedilmesi gerektiğini, eğer mahkemece teslim hususu kabul edilmeyecek ise Montreal Konvansiyonu'na göre sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olduğunu, bu bağlamda değerlendirme yapılmasını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2018 tarih ve 2016/935 E., 2018/889 K. sayılı kararıyla; sigortalı şirket tarafından dava dışı şirkete gönderilen emtianın davalı şirket tarafından taşındığı, emtianın eksiksiz olarak teslim edildiği hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın 2.489-SDR karşılığı TL olduğu, Montreal Konvansiyonu'na göre taşımanın niteliğine göre dolaylı zararların istenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu kabul edilip 2.489-SDR' nin karar tarihi itibariyle karşılığı olan 16.532,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise taşımanın niteliği ve sınırlı sorumluluk ilkeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2019 tarih ve 2018/1444 E., 2019/1812 K. sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.12.2021 tarih, 2020/344 E., 2021/7014 E., ve Karar sayılı kararıyla Saudi Cargo’nun sıfatının THY'nin ifa yarıdımcısı olup olmadığının ve davalı THY A.O ile ilişkisinin mahiyetinin tam olarak belirlenmediği, yine dosyadaki belgelerin anlamının ve özellikle Saudi Cargo tarafından düzenlenen ‘delivery notification’ başlıklı teslim bildirimi/varış ihbarı belgesinin Saudi Cargo’ya yapılan teslimi mi, Saudi Cargo tarafından alıcıya yapılan malın geldiğine ilişkin ihbarı mı yoksa Saudi Cargo tarafından malın alıcısına teslimini mi ifade ettiği konusunun müphem olduğu, bu hususlarda net bir belirleme yapılmadan, davalının sorumluluğu konusunda herhangi bir yargıya varılması mümkün olmadığı, Mahkemece, içerisinde gümrük konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taşımaya konu emtianın davalı tarafından hava taşıması yolu ile, dava dışı DHL'nin ifa yardımcısı/acentesi konumundaki Saudi Cargo firmasına teslim edildiği, böylece THY'nin taşıma sürecindeki edimini tam olarak yerine getirdiği, kaldı ki emtianın dava dışı alıcısına da tam, sağlam ve iyi durumda teslim edildiğinin varış bildirimi belgeleri ile sabit olduğu, davalı tarafından, her iki taşımaya konu emtianın kaybolduğu ve bu tam zıyadan davalının sorumlu olduğu yönündeki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, karara pasif direnildiğini, Saudi Cargo'nun davalının ifa yardımcısı olduğunu, fiili taşıyıcının malın alıcıya tesliminden sorumlu olduğunu, teslimin gerçekleştiğinin ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uluslararası havayolu taşımacılığından kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/344 E. 2021/7014 K.
Ortak:ifa yardımcısı · fiili taşıyıcı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · ifa · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… 935 E., 2018/889 K. sayılı kararıyla; sigortalı şirket tarafından dava dışı şirkete gönderilen emtianın davalı şirket tarafından taşındığı, emtianın eksiksiz olarak «teslim» edildiği hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın 2.489-SDR karşılığı TL olduğu, Montreal Konvansiyonu'na göre taşımanın niteliğine göre dolaylı zararların istenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı» olduğu kabul edilip 2.489-SDR' nin karar tarihi itibariyle karşılığı olan 16.532,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise taşımanın niteliği ve «sınırlı sorumluluk» ilkeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, karara pasif direnildiğini, Saudi Cargo'nun davalının «ifa yardımcısı» olduğunu, «fiili taşıyıcının» malın alıcıya «tesliminden» sorumlu olduğunu, teslimin gerçekleştiğinin ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… ahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taşımaya konu emtianın davalı tarafından «hava taşıması» yolu ile, dava dışı DHL'nin «ifa yardımcısı»/«acentesi» konumundaki Saudi Cargo firmasına «teslim» edildiği, böylece THY'nin taşıma sürecindeki edimini tam olarak yerine getirdiği, kaldı ki emtianın dava dışı alıcısına da tam, sağlam ve iyi durumda teslim edildi …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, sigortalı şirket tarafından dava dışı şirkete gönderilen emtianın davalı şirket tarafından taşındığı, emtianın eksiksiz olarak «teslim» edildiği hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın 2.489-SDR karşılığı TL olduğu, Montreal Konvansiyonu'na göre taşımanın niteliğine göre dolaylı zararların istenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı» olduğu kabul edilip 2.489-SDR' nin karar tarihi itibariyle karşılığı olan 16.532.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise taşımanın niteliği ve «sınırlı sorumluluk» ilkeleri gereğince reddine karar verilmiş; bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı ..., dava dışı Arkadaş Yayıncılık ...Ltd Şti’nin sigortalı, dava dışı DHL Global...A.Ş’nin «sigorta ettiren» ve «akdi taşıyıcı», davalı THY A.O’nun ise «fiili taşıyıcı» olduğunu ve «nakliyat emtia sigorta poliçesi» ile sigortalı emtianın dava dışı Logicom Saudi Arabiya isimli alıcı firmaya «teslim» edilmediğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsilini» talep etmiştir.
… inde bir inceleme üzerine değil sigortalının gönderdiği mailler nazara alınarak hazırlandığı, ...’nun yer hizmetleri veren firma olması sebebiyle davalı THY A.O’nun «ifa yardımcısı» olduğu, eksiklik tutanaklarının kendi içinde çelişkili olduğu ve bu tutanaklara itibar edilemeyeceği, «teslimat» bildirimi başlıklı belgelerin ise ... aracılığıyla alıcıya teslimi gösterdiği, Gümrük Tutanağı başlıklı belgede ise paletli kargodan söz edildiği, eksik olduğu bil …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük vergisi · akdi taşıyıcı · gümrük beyannamesi · nakliyat emtia sigortası · sorumluluktan kurtulma · ba beyannamesi · sigorta ettiren · rücuen tahsil
Benzer bu karardaDavacı ..., dava dışı Arkadaş Yayıncılık ...Ltd Şti’nin sigortalı, dava dışı DHL Global...A.Ş’nin «sigorta ettiren» ve «akdi taşıyıcı», davalı THY A.O’nun ise «fiili taşıyıcı» olduğunu ve «nakliyat emtia sigorta poliçesi» ile sigortalı emtianın dava dışı Logicom Saudi Arabiya isimli alıcı firmaya «teslim» edilmediğini ileri sürerek, sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsilini» talep etmiştir.
Ekspertiz raporunda sigortalı firma ile alıcı firma arasındaki «zayii» ile ilgili teyitleşilen diyalog metnine yer verilmiş olup, bu metinde Logicom Saudia ile THY’nin doğrudan irtibatının olmadığı, ...’nun alıcının gümrükçüsüne sevkiyatın varış haberini verdiği, sevkiyatın delivery notificationa göre de ...’ya tam ve iyi durumda «teslim» edildiği, anılan belgenin bir teslim belgesi olmayıp, sevkiyatın gümrük muayenesine hazırlanması için ...’ya teslim edildiği bilgisi veren bilgi belge olduğu, gümrük muayenesi tamamlandıktan ve gümrükçü «gümrük vergilerini» ödedikten sonra gümrük tarafından «gümrük beyannamesi» belgesinin üretileceği ve bununla gümrükçünün sevkiyatı fiziken gümrük alanından çıkarma «yetkisine» sahip olduğu ve gümrükçünün bu şekilde sevkiyatı fiziki olarak teslim alıp, tüm sorumluluğu alacağı, somut olayda ...’dan sevkiyat evraklarını alan gümrükçünün güm …
Mahkemece 29/06/2015 tarihli ve bilatarihli tespit tutanakları dikkate alınarak eksik «teslim» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişken, Bölge Adliye Mahkemesince ... ile davalı THY A.O arasında bir ilişki bulunmadığı, ...’ya iyi ve sağlam teslim ile davalı THY A.O’nun «sorumluluktan kurtulduğu» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3213 E. 2014/11299 K.
Ortak:hava taşıması
İncelediğiniz kararda… ahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taşımaya konu emtianın davalı tarafından «hava taşıması» yolu ile, dava dışı DHL'nin «ifa yardımcısı»/«acentesi» konumundaki Saudi Cargo firmasına «teslim» edildiği, böylece THY'nin taşıma sürecindeki edimini tam olarak yerine getirdiği, kaldı ki emtianın dava dışı alıcısına da tam, sağlam ve iyi durumda teslim edildi …
Benzer bu karardaUyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.500,00 TL maddi tazminatın «masrafların» yapıldığı tarihten itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabu …
Uyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13934 E. 2018/1451 K.
Ortak:fiili taşıyıcı · hava taşıması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda… 935 E., 2018/889 K. sayılı kararıyla; sigortalı şirket tarafından dava dışı şirkete gönderilen emtianın davalı şirket tarafından taşındığı, emtianın eksiksiz olarak «teslim» edildiği hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın 2.489-SDR karşılığı TL olduğu, Montreal Konvansiyonu'na göre taşımanın niteliğine göre dolaylı zararların istenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı» olduğu kabul edilip 2.489-SDR' nin karar tarihi itibariyle karşılığı olan 16.532,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise taşımanın niteliği ve «sınırlı sorumluluk» ilkeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, karara pasif direnildiğini, Saudi Cargo'nun davalının «ifa yardımcısı» olduğunu, «fiili taşıyıcının» malın alıcıya «tesliminden» sorumlu olduğunu, teslimin gerçekleştiğinin ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… onu hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiğini, davacı tarafın alacağına dayanak yaptığı her iki gönderinin de eksiksiz bir şekilde Riyad' a ulaştırılıp alıcısına «teslim» edildiğini, bu nedenlerle istemin tümden reddedilmesi gerektiğini, eğer mahkemece teslim hususu kabul edilmeyecek ise Montreal Konvansiyonu'na göre «sınırlı sorumluluk» ilkesinin geçerli olduğunu, bu bağlamda değerlendirme yapılmasını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Benzer bu kararda41. maddesinde «fiili taşıyıcının» eylemin gerçek taşıyıcının eylemi sayılacağının düzenlendiği, bu nedenle müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, kg başına ..... ile «sınırlı sorumluluğun» bulunduğu, bu durumda 703 SDR ile sınırlı sorumluluğun bulunduğu, 1 SDR = 3.7704 TL x703SDR = 2.650,59 TL sorumluluğun tespit edildiği, gerekçesiyle bu miktarın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın 37 kg olduğu ve alıcına «teslim» edilmediği, davalı....asıl «taşıyan» olduğu, emtiayı AHT13-00425 sayılı «konşimentoya» kayden davacıdan teslim alıp ....sayılı hava yolu konşimentosu ile diğer davalı THY'ye taşıttığı, 37 kg'lik yükün kaybolmasında.....
Somut uyuşmazlıkta «hava taşımasının» yapıldığı ....
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyan · konşimento · müteselsil sorumluluk · taşıma sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaDava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan zararın asıl ve «fiili taşıyandan» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın 37 kg olduğu ve alıcına «teslim» edilmediği, davalı....asıl «taşıyan» olduğu, emtiayı AHT13-00425 sayılı «konşimentoya» kayden davacıdan teslim alıp ....sayılı hava yolu konşimentosu ile diğer davalı THY'ye taşıttığı, 37 kg'lik yükün kaybolmasında.....
41. maddesinde «fiili taşıyıcının» eylemin gerçek taşıyıcının eylemi sayılacağının düzenlendiği, bu nedenle müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, kg başına ..... ile «sınırlı sorumluluğun» bulunduğu, bu durumda 703 SDR ile sınırlı sorumluluğun bulunduğu, 1 SDR = 3.7704 TL x703SDR = 2.650,59 TL sorumluluğun tespit edildiği, gerekçesiyle bu miktarın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · vekalet ücreti · teslim
İncelediğiniz kararda… onu hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiğini, davacı tarafın alacağına dayanak yaptığı her iki gönderinin de eksiksiz bir şekilde Riyad' a ulaştırılıp alıcısına «teslim» edildiğini, bu nedenlerle istemin tümden reddedilmesi gerektiğini, eğer mahkemece teslim hususu kabul edilmeyecek ise Montreal Konvansiyonu'na göre «sınırlı sorumluluk» ilkesinin geçerli olduğunu, bu bağlamda değerlendirme yapılmasını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
… 935 E., 2018/889 K. sayılı kararıyla; sigortalı şirket tarafından dava dışı şirkete gönderilen emtianın davalı şirket tarafından taşındığı, emtianın eksiksiz olarak «teslim» edildiği hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın 2.489-SDR karşılığı TL olduğu, Montreal Konvansiyonu'na göre taşımanın niteliğine göre dolaylı zararların istenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı» olduğu kabul edilip 2.489-SDR' nin karar tarihi itibariyle karşılığı olan 16.532,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise taşımanın niteliği ve «sınırlı sorumluluk» ilkeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
… ndows lisansları yapışık olarak bulunan DVD emtiasını sattığını, söz konusu emtianın hava yolu ile ve davalı THY aracılığıyla gönderildiğini, ancak gönderinin eksik «teslim» edildiğini, bu nedenlerle oluşan zararın sigortalı şirkete ödendiğini, zararın oluşumunda davalı tarafın tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek, toplam 674.756,00 TL ödemenin davalıdan «rücuen tazminine» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · taşıma sözleşmesi · protokol · yargılama gideri · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/274 E. , 2024/2105 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/515 Esas, 2022/1604 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/935 E., 2018/889 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline sigortalı şirket tarafından Microsoft'un Suudi Arabistan Krallığında mukim distribütörüne üzerine Windows lisansları yapışık olarak bulunan DVD emtiasını sattığını, söz konusu emtianın hava yolu ile ve davalı THY aracılığıyla gönderildiğini, ancak gönderinin eksik teslim edildiğini, bu nedenlerle oluşan zararın sigortalı şirkete ödendiğini, zararın oluşumunda davalı tarafın tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek, toplam 674.756,00 TL ödemenin davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ihtilafın 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiğini, davacı tarafın alacağına dayanak yaptığı her iki gönderinin de eksiksiz bir şekilde Riyad' a ulaştırılıp alıcısına teslim edildiğini, bu nedenlerle istemin tümden reddedilmesi gerektiğini, eğer mahkemece teslim hususu kabul edilmeyecek ise Montreal Konvansiyonu'na göre sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olduğunu, bu bağlamda değerlendirme yapılmasını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2018 tarih ve 2016/935 E., 2018/889 K. sayılı kararıyla; sigortalı şirket tarafından dava dışı şirkete gönderilen emtianın davalı şirket tarafından taşındığı, emtianın eksiksiz olarak teslim edildiği hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın 2.489-SDR karşılığı TL olduğu, Montreal Konvansiyonu'na göre taşımanın niteliğine göre dolaylı zararların istenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu kabul edilip 2.489-SDR' nin karar tarihi itibariyle karşılığı olan 16.532,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise taşımanın niteliği ve sınırlı sorumluluk ilkeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2019 tarih ve 2018/1444 E., 2019/1812 K. sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.12.2021 tarih, 2020/344 E., 2021/7014 E., ve Karar sayılı kararıyla Saudi Cargo’nun sıfatının THY'nin ifa yarıdımcısı olup olmadığının ve davalı THY A.O ile ilişkisinin mahiyetinin tam olarak belirlenmediği, yine dosyadaki belgelerin anlamının ve özellikle Saudi Cargo tarafından düzenlenen ‘delivery notification’ başlıklı teslim bildirimi/varış ihbarı belgesinin Saudi Cargo’ya yapılan teslimi mi, Saudi Cargo tarafından alıcıya yapılan malın geldiğine ilişkin ihbarı mı yoksa Saudi Cargo tarafından malın alıcısına teslimini mi ifade ettiği konusunun müphem olduğu, bu hususlarda net bir belirleme yapılmadan, davalının sorumluluğu konusunda herhangi bir yargıya varılması mümkün olmadığı, Mahkemece, içerisinde gümrük konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taşımaya konu emtianın davalı tarafından hava taşıması yolu ile, dava dışı DHL'nin ifa yardımcısı/acentesi konumundaki Saudi Cargo firmasına teslim edildiği, böylece THY'nin taşıma sürecindeki edimini tam olarak yerine getirdiği, kaldı ki emtianın dava dışı alıcısına da tam, sağlam ve iyi durumda teslim edildiğinin varış bildirimi belgeleri ile sabit olduğu, davalı tarafından, her iki taşımaya konu emtianın kaybolduğu ve bu tam zıyadan davalının sorumlu olduğu yönündeki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, karara pasif direnildiğini, Saudi Cargo'nun davalının ifa yardımcısı olduğunu, fiili taşıyıcının malın alıcıya tesliminden sorumlu olduğunu, teslimin gerçekleştiğinin ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uluslararası havayolu taşımacılığından kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051218800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz