6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4096 E. 2024/2101 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyan taşıma işleri komisyoncusu fiili taşıyan taşıyan sıfatı fiili taşıyıcı navlun faturası hukuki dinlenilme hakkı navlun sözleşmesi taşıyanın sorumluluğu ihtarat adil yargılanma hakkı sözlü yargılama savunma hakkının kısıtlanması konşimento sınırlı sorumluluk özen yükümlülüğü savunma hakkı ihbar olunan navlun illiyet bağı kısıtlılık ara karar acentelik ifa komisyon taşıyıcı ihbar fatura taşıyan yükleten (shipper) teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 926TTK 1178TTK 1191

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 07.05.2015 tarih ve 2014/449 E., 2015/363 K. sayılı kararı ile davacının davalı ile arasında navlun sözleşmesini gösterir herhangi bir anlaşma olmadığı, davalının, davacı adına düzenlediği bir faturanın bulunmadığı ve davalının yurtdışı acentesi olarak belirttiği dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin düzenlediği 06.06.2013 tarihli REX 853130114 numaralı konşimento dışında başka bir konşimentonun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin akdi taşıyan olarak davada yer almadığı, davalının somut olayda taşıma işleri komisyoncusu olarak yer aldığı iddiasının aksine 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi gereğince taşıma işini bizzat üstlendiği ve taşıyıcı sayıldığı herhangi bir navlun faturasının bulunmadığı, davalının taşıyan sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, Lahey Kuralları uyarınca da davalının konşimento düzenlememesi nedeniyle Lahey Konvansiyonu m. 1/a ve b bentleri gereğince sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin Lahey Kuralları’na göre sorumluluğunun bulunduğu, fiili taşıyanın ise 6102 sayılı Kanun'un 1178 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1179 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bu sorumluluğunun aynı Kanun'un 1191 inci maddesinden doğduğu, Lahey Kuralları’nca da dava dışı China Shipping Container Lines Co Ltd.’nin sorumluluğunun bulunamayacağı, davacının davalıya karşı gerek Lahey Konvansiyonu ve gerekse 6102 sayılı Kanun anlamında sorumluluğu yoluna gidebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairenin 11.11.2019 tarih ve 2019/106 E., 2019/7051 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği 07.05.2015 tarihli celsede sözlü yargılama aşamasına geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmesinin iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak usulü eksiklik giderilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil davacı firmanın satın alınan ürünlerin taşınması işi ile ilgili olarak davalı firma ile anlaştığını, dolayısı ile davalının taşıyan olarak hareket ettiğini, davalı yanın taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği düşünüldüğünde dahi 6102 sayılı Kanun uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, yük ana gemiye yüklenmeden önce, ara transfer gemisinde iken kaza geçirdiği, navlun sözleşmesi tamamlanmadığı için navlun fatura tanzim olunmadığını, bu nedenle navlun fatura olmadığı gerekçesi ile davalı firmanın taşıyan sıfatı ile sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası değerlendirildiğinde gerek davalı gerekse fiili taşıyanın sorumlu oldukları sonucuna varılacağını, taşıyan sıfatını haiz davalı ve fiili taşıyanın müvekkilin uğradığı zarardan sorumluluğu bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taşıma sırasında zarara uğrayıp teslim edilmeyen mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 926, 1178, 1179 ve 1191 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 1178

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/106 E. 2019/7051 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8990 E. 2023/4518 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4096 E.  ,  2024/2101 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/98 Esas, 2020/580 Karar

İHBAR OLUNAN China Shipping Acenteliği A.Ş. vekili Avukat ...

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satın aldığı 23.736,00 USD bedelli malların ülkemize taşınması hususunda davacı ile anlaştığını, ancak malların teslim edilmediğini, bu hususta bilgi verilmediğini, yapılan araştırma sonucunda davalının anlaştığı dava dışı şirkete ait geminin batması neticesinde bahse konu malların zarar gördüğünden müvekkiline teslim imkanının kalmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) uyarınca davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 23.736,00 USD’nin olay tarihinden itibaren tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin usulüne uygun taşıma organize ederek üstüne düşen yükümlülüğünü ifa ettiğini, zararda kusurunun ve illiyet bağının bulunmadığını, özen yükümlülüğünün ihlal edilmediğini, fiili taşıyıcı ihbar olunana gerekli tüm ihtaratların yapıldığını, olayın hava muhalefetiden vuku bulduğunu, taşımanın FOB taşıma niteliğinden olduğundan malın taşıyıcıya teslimi sonrasında sorumluluğun alıcı davacıya geçtiğini, davacının basiretli davranmayarak malları sigortalatmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 07.05.2015 tarih ve 2014/449 E., 2015/363 K. sayılı kararı ile davacının davalı ile arasında navlun sözleşmesini gösterir herhangi bir anlaşma olmadığı, davalının, davacı adına düzenlediği bir faturanın bulunmadığı ve davalının yurtdışı acentesi olarak belirttiği dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin düzenlediği 06.06.2013 tarihli REX 853130114 numaralı konşimento dışında başka bir konşimentonun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin akdi taşıyan olarak davada yer almadığı, davalının somut olayda taşıma işleri komisyoncusu olarak yer aldığı iddiasının aksine 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi gereğince taşıma işini bizzat üstlendiği ve taşıyıcı sayıldığı herhangi bir navlun faturasının bulunmadığı, davalının taşıyan sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, Lahey Kuralları uyarınca da davalının konşimento düzenlememesi nedeniyle Lahey Konvansiyonu m.

1/a ve b bentleri gereğince sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin Lahey Kuralları’na göre sorumluluğunun bulunduğu, fiili taşıyanın ise 6102 sayılı Kanun'un 1178 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1179 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bu sorumluluğunun aynı Kanun'un 1191 inci maddesinden doğduğu, Lahey Kuralları’nca da dava dışı China Shipping Container Lines Co Ltd.’nin sorumluluğunun bulunamayacağı, davacının davalıya karşı gerek Lahey Konvansiyonu ve gerekse 6102 sayılı Kanun anlamında sorumluluğu yoluna gidebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairenin 11.11.2019 tarih ve 2019/106 E., 2019/7051 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği 07.05.2015 tarihli celsede sözlü yargılama aşamasına geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmesinin iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak usulü eksiklik giderilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil davacı firmanın satın alınan ürünlerin taşınması işi ile ilgili olarak davalı firma ile anlaştığını, dolayısı ile davalının taşıyan olarak hareket ettiğini, davalı yanın taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği düşünüldüğünde dahi 6102 sayılı Kanun uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, yük ana gemiye yüklenmeden önce, ara transfer gemisinde iken kaza geçirdiği, navlun sözleşmesi tamamlanmadığı için navlun fatura tanzim olunmadığını, bu nedenle navlun fatura olmadığı gerekçesi ile davalı firmanın taşıyan sıfatı ile sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası değerlendirildiğinde gerek davalı gerekse fiili taşıyanın sorumlu oldukları sonucuna varılacağını, taşıyan sıfatını haiz davalı ve fiili taşıyanın müvekkilin uğradığı zarardan sorumluluğu bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taşıma sırasında zarara uğrayıp teslim edilmeyen mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 926, 1178, 1179 ve 1191 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051217400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.