Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4096 E. 2024/2101 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyan↗ taşıma işleri komisyoncusu↗ fiili taşıyan↗ taşıyan sıfatı↗ fiili taşıyıcı↗ navlun faturası↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ navlun sözleşmesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ ihtarat↗ adil yargılanma hakkı↗ sözlü yargılama↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ konşimento↗ sınırlı sorumluluk↗ özen yükümlülüğü↗ savunma hakkı↗ ihbar olunan↗ navlun↗ illiyet bağı↗ kısıtlılık↗ ara karar↗ acentelik↗ ifa↗ komisyon↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ fatura↗ taşıyan↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 07.05.2015 tarih ve 2014/449 E., 2015/363 K. sayılı kararı ile davacının davalı ile arasında navlun sözleşmesini gösterir herhangi bir anlaşma olmadığı, davalının, davacı adına düzenlediği bir faturanın bulunmadığı ve davalının yurtdışı acentesi olarak belirttiği dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin düzenlediği 06.06.2013 tarihli REX 853130114 numaralı konşimento dışında başka bir konşimentonun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin akdi taşıyan olarak davada yer almadığı, davalının somut olayda taşıma işleri komisyoncusu olarak yer aldığı iddiasının aksine 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi gereğince taşıma işini bizzat üstlendiği ve taşıyıcı sayıldığı herhangi bir navlun faturasının bulunmadığı, davalının taşıyan sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, Lahey Kuralları uyarınca da davalının konşimento düzenlememesi nedeniyle Lahey Konvansiyonu m. 1/a ve b bentleri gereğince sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin Lahey Kuralları’na göre sorumluluğunun bulunduğu, fiili taşıyanın ise 6102 sayılı Kanun'un 1178 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1179 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bu sorumluluğunun aynı Kanun'un 1191 inci maddesinden doğduğu, Lahey Kuralları’nca da dava dışı China Shipping Container Lines Co Ltd.’nin sorumluluğunun bulunamayacağı, davacının davalıya karşı gerek Lahey Konvansiyonu ve gerekse 6102 sayılı Kanun anlamında sorumluluğu yoluna gidebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairenin 11.11.2019 tarih ve 2019/106 E., 2019/7051 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği 07.05.2015 tarihli celsede sözlü yargılama aşamasına geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmesinin iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak usulü eksiklik giderilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil davacı firmanın satın alınan ürünlerin taşınması işi ile ilgili olarak davalı firma ile anlaştığını, dolayısı ile davalının taşıyan olarak hareket ettiğini, davalı yanın taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği düşünüldüğünde dahi 6102 sayılı Kanun uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, yük ana gemiye yüklenmeden önce, ara transfer gemisinde iken kaza geçirdiği, navlun sözleşmesi tamamlanmadığı için navlun fatura tanzim olunmadığını, bu nedenle navlun fatura olmadığı gerekçesi ile davalı firmanın taşıyan sıfatı ile sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası değerlendirildiğinde gerek davalı gerekse fiili taşıyanın sorumlu oldukları sonucuna varılacağını, taşıyan sıfatını haiz davalı ve fiili taşıyanın müvekkilin uğradığı zarardan sorumluluğu bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma sırasında zarara uğrayıp teslim edilmeyen mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 926, 1178, 1179 ve 1191 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/106 E. 2019/7051 K.
Ortak:akdi taşıyan · taşıma işleri komisyoncusu · fiili taşıyan · navlun faturası · hukuki dinlenilme hakkı · navlun sözleşmesi · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama
İncelediğiniz karardaMahkemece 07.05.2015 tarih ve 2014/449 E., 2015/363 K. sayılı kararı ile davacının davalı ile arasında «navlun sözleşmesini» gösterir herhangi bir anlaşma olmadığı, davalının, davacı adına düzenlediği bir faturanın bulunmadığı ve davalının yurtdışı «acentesi» olarak belirttiği dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin düzenlediği 06.06.2013 tarihli REX 853130114 numaralı «konşimento» dışında başka bir konşimentonun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin «akdi taşıyan» olarak davada yer almadığı, davalının somut olayda «taşıma işleri komisyoncusu» olarak yer aldığı iddiasının aksine 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi gereğince taşıma işini bizzat üstlendiği ve «taşıyıcı» sayıldığı herhangi bir «navlun faturasının» bulunmadığı, davalının taşıyan sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, Lahey Kuralları uyarınca da davalının konşimento düzenlememesi nedeniyle Lahey Konvansi …
Bozma Kararı Dairenin 11.11.2019 tarih ve 2019/106 E., 2019/7051 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği 07.05.2015 tarihli celsede «sözlü yargılama» aşamasına geçildiği bildirilmeden ve taraflara «son» sözleri sorulmadan karar verilmesinin iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
… ili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil davacı firmanın satın alınan ürünlerin taşınması işi ile ilgili olarak davalı firma ile anlaştığını, dolayısı ile davalının «taşıyan» olarak hareket ettiğini, davalı yanın «taşıma işleri komisyoncusu» olarak hareket ettiği düşünüldüğünde dahi 6102 sayılı Kanun uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, yük ana gemiye yüklenmeden önce, «ara» transfer gemisinde iken kaza geçirdiği, «navlun sözleşmesi» tamamlanmadığı için navlun «fatura» tanzim olunmadığını, bu nedenle navlun fatura olmadığı gerekçesi ile davalı firmanın «taşıyan sıfatı» ile sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası değerlendirildiğinde gerek davalı gerekse «fiili taşıyanın sorumlu» oldukları sonucuna varılacağını, taşıyan sıfatını haiz davalı ve fiili taşıyanın müvekkilin uğradığı zarardan sorumluluğu bulunduğunu, davanın reddine karar verilm …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile arasında «navlun sözleşmesini» gösterir herhangi bir anlaşma olmadığı, davalının, davacı adına düzenlediği bir faturanın bulunmadığı ve davalının yurtdışı «acentesi» olarak belirttiği dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin düzenlediği 06.06.2013 tarihli REX 853130114 numaralı «konşimento» dışında başka bir konşimentonun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin «akdi taşıyan» olarak davada yer almadığı, davalının somut olayda «taşıma işleri komisyoncusu» olarak yer aldığı iddiasının aksine TTK m.
Yukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırı olup mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
926 gereğince taşıma işini bizzat üstlendiği ve «taşıyıcı» sayıldığı herhangi bir «navlun faturasının» bulunmadığı, davalının «taşıyan» sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, Lahey Kuralları uyarınca da davalının «konşimento» düzenlememesi nedeniyle Lahey Konvansiyonu m.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · yokluk
Benzer bu karardaAncak, 6100 sayılı Yasa’nın 184. maddesine göre, hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Mahkeme tarafların «tahkikatın» tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Anılan madde uyarınca mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8990 E. 2023/4518 K.
Ortak:akdi taşıyan · fiili taşıyan · taşıyan sıfatı · navlun faturası · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · konşimento · sınırlı sorumluluk
İncelediğiniz karardaMahkemece 07.05.2015 tarih ve 2014/449 E., 2015/363 K. sayılı kararı ile davacının davalı ile arasında «navlun sözleşmesini» gösterir herhangi bir anlaşma olmadığı, davalının, davacı adına düzenlediği bir faturanın bulunmadığı ve davalının yurtdışı «acentesi» olarak belirttiği dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin düzenlediği 06.06.2013 tarihli REX 853130114 numaralı «konşimento» dışında başka bir konşimentonun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin «akdi taşıyan» olarak davada yer almadığı, davalının somut olayda «taşıma işleri komisyoncusu» olarak yer aldığı iddiasının aksine 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi gereğince taşıma işini bizzat üstlendiği ve «taşıyıcı» sayıldığı herhangi bir «navlun faturasının» bulunmadığı, davalının taşıyan sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, Lahey Kuralları uyarınca da davalının konşimento düzenlememesi nedeniyle Lahey Konvansi …
… ili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil davacı firmanın satın alınan ürünlerin taşınması işi ile ilgili olarak davalı firma ile anlaştığını, dolayısı ile davalının «taşıyan» olarak hareket ettiğini, davalı yanın «taşıma işleri komisyoncusu» olarak hareket ettiği düşünüldüğünde dahi 6102 sayılı Kanun uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, yük ana gemiye yüklenmeden önce, «ara» transfer gemisinde iken kaza geçirdiği, «navlun sözleşmesi» tamamlanmadığı için navlun «fatura» tanzim olunmadığını, bu nedenle navlun fatura olmadığı gerekçesi ile davalı firmanın «taşıyan sıfatı» ile sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası değerlendirildiğinde gerek davalı gerekse «fiili taşıyanın sorumlu» oldukları sonucuna varılacağını, taşıyan sıfatını haiz davalı ve fiili taşıyanın müvekkilin uğradığı zarardan sorumluluğu bulunduğunu, davanın reddine karar verilm …
1/a ve b bentleri gereğince sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin Lahey Kuralları’na göre sorumluluğunun bulunduğu, «fiili taşıyanın» ise 6102 sayılı Kanun'un 1178 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1179 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bu sorumlulu …
Benzer bu kararda… ı, 1187 maddesi kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği noktasında toplandığı, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği 1187 maddesinin uygulanması bir diğer deyişle «sorumluluk sınırının» olayda uygulanması için «taşıyanın» eyleminin kasten yapılması yahut «geç teslim» olasılığını hiçe sayan, bu olasılığı düşüncesizce göze alan pervasız bir davranış niteliğinde olması ve bu davranış neticesinde eşyanın geç teslim edilme olasılığının yüksek olduğunun bilinmesi gerektiği, ayrıca taşıyanın kendi şahsi kastı veya «pervasızca hareketinin» gecikmeye neden olmuş olması gerekli olmakla bu itibarla, taşıyanın adamlarının yahut «fiili taşıyanın» ya da onun «acentesinin» kasten veya «pervasızca davranışlarının» gecikmeye veya zarara sebebiyet vermesinin taşıyanın «sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını kaybetmesine neden olmayacağı, ayrıca taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının «kaybına» neden olabilecek derecede kasti veya pervasızca bir davranışının olduğu hususunun bunu iddia eden tarafça ispatı gerektiği, eldeki dosyada davalının gecikme nedeniyle kanunda aranan şekilde bir kastı yahut sonuçlarını öngörür şekilde bir eyleminin olduğu kanaatinin mahkemede oluşmadığı, öte yandan davacının her ne kadar davalının mali yazışmalarında «kusuru» ve zararı karşılamayı kabul ettiğini beyan etmişse de, dosyaya sunulan mail yazışmaları incelendiğinde davacı tarafın zararı karşılamayı kabule yönelik açık ve anlaşılır bir kabulü görülemediği, mail yazışmalarında dava dışı şirket tarafından kesilecek faturanın davalı sigorta şirketince karşılanabilmesi amacıyla gerekli düzenlemelerin yapılmasından bahsedildiği ancak davalı tarafça bizzat zararın ödeneceğine ilişkin bir beyan bulunmadığı, sigorta şirketince dava konusu faturanın ödenebilmesi için yapıldığı anlaşılan yazışmaların mahkemece davacının zararı karşılamayı «taahhüt» ve kabulü şeklinde değerlendirilmediği, 6102 sayılı Kanun'un 1186 ncı maddesinin 6 ncı maddesinde gecikme zararları bakımından «taşıyanın sorumluluğunun» üst sınırı belirlendiği, hükümde taşıyanın, «navlun sözleşmesine» konu eşyanın geç tesliminden doğan sorumluluğu, geciken eşya için ödenecek navlunun iki buçuk katı ile sınırlıdır ancak bu tutarın, navlun sözleşmesi uyarınca ödenecek toplam navlun miktarından fazla olamayacağının belirtildiği, dava dosyasında yapılan incelemelerde; 84 top kumaş yükünün taşınması için taşıyana ödenen toplam «navlun bedeli» 55,50 USD olduğundan taşıyan ve fiili taşıyanın, 6102 sayılı Kanun'un 1186 ncı maddesinin 6 ncı maddesi uyarınca, geciken yük için ödenen toplam navlun bedeli ile sınırlı olarak yükle ilgilinin gecikmeden kaynaklanan zararlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, 121,00 TL «asıl alacak» bakımından takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi itibariyle «yasal faiz» uygluanmasına, fazlaya dair talebin reddine, borç miktarının yargılama neticesinde anlaşıldığı gerekçesiyle «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Ltd firmasına «teslim» edilmesi hususunda anlaşıldığını, «navlun» ücretinin davalıya peşin olarak ödendiğini, sözleşme konusu malların tamamını 21.08.2013 tarihli 541402 numaralı «konşimento» ile «taşıyan» davalı firmaya teslim edildiğini, «navlun faturası» gereğince davalının «taşıyan sıfatını» kazandığını, 23.08.2013 tarihli Srei A 965322 numaları deniz navlunu faturası «konişmento» ile davalıya teslim edilen malların aynı şekilde «fatura» üzerinde de yer aldığını, malların limanda konteyner içerisinde gemiye yüklenmeye hazır durumda olmasına rağmen davalının ihmali sonucu hem konteynerin hemde içerisindeki malların «taşıyıcı» firma tarafından gemiye yüklenmesinin unutulması nedeniyle taşımanın gerçekleşmediğini, müvekkilinin telafisi olmayan zarara uğradığını, davalı tarafın müvekkili ile irtibata geçerek hatayı telfai etmeye hazır olduklarını tüm zararı da ödemeye hazır olduklarını bildirdiklerini, müvekkili firmanın bu gecikmeden dolayı müşteri firmanın zararını üstlenmek zorunda kaldığını, tutarın 44.571,32 USD olduğunu, bu faturayı müvekkilinin davalı tarfın yerine ödediğini, 14.04.2014 tarihli Seri B 552083 sıra numaralı 44.571,32 USD tutarlı faturanın kesilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın faturayı iade ettiğini, fatura tutarı kadar alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek itirazın durduğunu belirterek itirazın iptaline, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafa ait yükün hasarsız olarak taşındığını, 21.10.2013 tarihinde alıcısına «teslim» edildiğini, yükün belirlenen teslim süresinin bitimini müteakip 60 günlük süreyi geçmeden taşındığını, «zayi» edilmediğini, müvekkilinin emtiayı HJCU 804662-8 nolu konteyner ile deniz yoluyla taşımayı üstlenen «akdi taşıyan» olduğunu, müvekkilinin 23.08.2013 tarih ve Seri A 965322 nolu 55,50 USD miktarlı «navlun faturasını» düzenleyerek davacıya verdiğini, müvekkilinin yükün taşınmasını ....'den talep ettiğini, .... yükü China Shipping Cntainer Lines Co.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pervasızca hareket · gönderilen sıfatı · taşıtan sıfatı · pervasızca davranış · aleyhe bozma yasağı · ordino · sorumluluk sınırı · hava taşıması
Benzer bu kararda… ı, 1187 maddesi kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği noktasında toplandığı, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği 1187 maddesinin uygulanması bir diğer deyişle «sorumluluk sınırının» olayda uygulanması için «taşıyanın» eyleminin kasten yapılması yahut «geç teslim» olasılığını hiçe sayan, bu olasılığı düşüncesizce göze alan pervasız bir davranış niteliğinde olması ve bu davranış neticesinde eşyanın geç teslim edilme olasılığının yüksek olduğunun bilinmesi gerektiği, ayrıca taşıyanın kendi şahsi kastı veya «pervasızca hareketinin» gecikmeye neden olmuş olması gerekli olmakla bu itibarla, taşıyanın adamlarının yahut «fiili taşıyanın» ya da onun «acentesinin» kasten veya «pervasızca davranışlarının» gecikmeye veya zarara sebebiyet vermesinin taşıyanın «sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını kaybetmesine neden olmayacağı, ayrıca taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının «kaybına» neden olabilecek derecede kasti veya pervasızca bir davranışının olduğu hususunun bunu iddia eden tarafça ispatı gerektiği, eldeki dosyada davalının gecikme nedeniyle kanunda aranan şekilde bir kastı yahut sonuçlarını öngörür şekilde bir eyleminin olduğu kanaatinin mahkemede oluşmadığı, öte yandan davacının her ne kadar davalının mali yazışmalarında «kusuru» ve zararı karşılamayı kabul ettiğini beyan etmişse de, dosyaya sunulan mail yazışmaları incelendiğinde davacı tarafın zararı karşılamayı kabule yönelik açık ve anlaşılır bir kabulü görülemediği, mail yazışmalarında dava dışı şirket tarafından kesilecek faturanın davalı sigorta şirketince karşılanabilmesi amacıyla gerekli düzenlemelerin yapılmasından bahsedildiği ancak davalı tarafça bizzat zararın ödeneceğine ilişkin bir beyan bulunmadığı, sigorta şirketince dava konusu faturanın ödenebilmesi için yapıldığı anlaşılan yazışmaların mahkemece davacının zararı karşılamayı «taahhüt» ve kabulü şeklinde değerlendirilmediği, 6102 sayılı Kanun'un 1186 ncı maddesinin 6 ncı maddesinde gecikme zararları bakımından «taşıyanın sorumluluğunun» üst sınırı belirlendiği, hükümde taşıyanın, «navlun sözleşmesine» konu eşyanın geç tesliminden doğan sorumluluğu, geciken eşya için ödenecek navlunun iki buçuk katı ile sınırlıdır ancak bu tutarın, navlun sözleşmesi uyarınca ödenecek toplam navlun miktarından fazla olamayacağının belirtildiği, dava dosyasında yapılan incelemelerde; 84 top kumaş yükünün taşınması için taşıyana ödenen toplam «navlun bedeli» 55,50 USD olduğundan taşıyan ve fiili taşıyanın, 6102 sayılı Kanun'un 1186 ncı maddesinin 6 ncı maddesi uyarınca, geciken yük için ödenen toplam navlun bedeli ile sınırlı olarak yükle ilgilinin gecikmeden kaynaklanan zararlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, 121,00 TL «asıl alacak» bakımından takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi itibariyle «yasal faiz» uygluanmasına, fazlaya dair talebin reddine, borç miktarının yargılama neticesinde anlaşıldığı gerekçesiyle «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… ini, yeni tahliye planı yapıldığının davacıya bildirildiğini, ikinci gemi ile taşınan yükün 19.10.2013 tarihinde Shangai limanında tahliye edildiğini, alıcıya varma «ihbarının» yapıldığını, alıcı Changzhou Tooku Garments Co Ltd şirketi 21.10.2013 tarihinde «ordinoyu» alarak yükü tesellüm ettiğini, dava konusu taşımaya ilişkin yükün belirlenen «teslim» tarihinden 24 gün sonra 19.10.2013 tarihi itibariyle hasarsız olarak taşınarak alıcısına teslim edildiğini, davanın yasal «hak düşürücü sürede» açılmadığını, meydana gelen gecikmede müvekkilinin hiçbir «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını, mamul ürünlerinin Çin'den 17 ülkeye «dağıtımı» ile ilgili hava nakliye ücretlerini ödemeyi kabul ettiğine dair hiçbir anlaşmanın olmadığını, davacı tarafın «hile» yaptığını, dava konusu taşımadaki gönderilenin ödediği hiçbir hava «navlun faturası» bulunmadığını, «ibraz» edilen hava navlun faturalarının gönderilen tarfından ödenmiş faturalar olmadığını, davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini …
Şti. arasında «navlun sözleşmesi» akdedildiği, davacı ...Ş.'nin «taşıtan sıfatına», davalı MCL Uluslararası Konsol ve Liman Hiz.
Ltd. şirketinin «gönderilen sıfatına» sahip olduğu, ....'nin China Shipping Container Lines Co.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4096 E. , 2024/2101 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/98 Esas, 2020/580 Karar
İHBAR OLUNAN China Shipping Acenteliği A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satın aldığı 23.736,00 USD bedelli malların ülkemize taşınması hususunda davacı ile anlaştığını, ancak malların teslim edilmediğini, bu hususta bilgi verilmediğini, yapılan araştırma sonucunda davalının anlaştığı dava dışı şirkete ait geminin batması neticesinde bahse konu malların zarar gördüğünden müvekkiline teslim imkanının kalmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) uyarınca davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 23.736,00 USD’nin olay tarihinden itibaren tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin usulüne uygun taşıma organize ederek üstüne düşen yükümlülüğünü ifa ettiğini, zararda kusurunun ve illiyet bağının bulunmadığını, özen yükümlülüğünün ihlal edilmediğini, fiili taşıyıcı ihbar olunana gerekli tüm ihtaratların yapıldığını, olayın hava muhalefetiden vuku bulduğunu, taşımanın FOB taşıma niteliğinden olduğundan malın taşıyıcıya teslimi sonrasında sorumluluğun alıcı davacıya geçtiğini, davacının basiretli davranmayarak malları sigortalatmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 07.05.2015 tarih ve 2014/449 E., 2015/363 K. sayılı kararı ile davacının davalı ile arasında navlun sözleşmesini gösterir herhangi bir anlaşma olmadığı, davalının, davacı adına düzenlediği bir faturanın bulunmadığı ve davalının yurtdışı acentesi olarak belirttiği dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin düzenlediği 06.06.2013 tarihli REX 853130114 numaralı konşimento dışında başka bir konşimentonun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin akdi taşıyan olarak davada yer almadığı, davalının somut olayda taşıma işleri komisyoncusu olarak yer aldığı iddiasının aksine 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi gereğince taşıma işini bizzat üstlendiği ve taşıyıcı sayıldığı herhangi bir navlun faturasının bulunmadığı, davalının taşıyan sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, Lahey Kuralları uyarınca da davalının konşimento düzenlememesi nedeniyle Lahey Konvansiyonu m.
1/a ve b bentleri gereğince sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı Rex İnternational Forwarding Co Ltd.’nin Lahey Kuralları’na göre sorumluluğunun bulunduğu, fiili taşıyanın ise 6102 sayılı Kanun'un 1178 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1179 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, bu sorumluluğunun aynı Kanun'un 1191 inci maddesinden doğduğu, Lahey Kuralları’nca da dava dışı China Shipping Container Lines Co Ltd.’nin sorumluluğunun bulunamayacağı, davacının davalıya karşı gerek Lahey Konvansiyonu ve gerekse 6102 sayılı Kanun anlamında sorumluluğu yoluna gidebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairenin 11.11.2019 tarih ve 2019/106 E., 2019/7051 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği 07.05.2015 tarihli celsede sözlü yargılama aşamasına geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmesinin iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak usulü eksiklik giderilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil davacı firmanın satın alınan ürünlerin taşınması işi ile ilgili olarak davalı firma ile anlaştığını, dolayısı ile davalının taşıyan olarak hareket ettiğini, davalı yanın taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiği düşünüldüğünde dahi 6102 sayılı Kanun uyarınca sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, yük ana gemiye yüklenmeden önce, ara transfer gemisinde iken kaza geçirdiği, navlun sözleşmesi tamamlanmadığı için navlun fatura tanzim olunmadığını, bu nedenle navlun fatura olmadığı gerekçesi ile davalı firmanın taşıyan sıfatı ile sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası değerlendirildiğinde gerek davalı gerekse fiili taşıyanın sorumlu oldukları sonucuna varılacağını, taşıyan sıfatını haiz davalı ve fiili taşıyanın müvekkilin uğradığı zarardan sorumluluğu bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma sırasında zarara uğrayıp teslim edilmeyen mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 926, 1178, 1179 ve 1191 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051217400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz