Mal değişimi | İade | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5680 E. 2024/2036 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp iddiası↗ garanti taahhüdü↗ terditli talep↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ garanti süresi↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ garanti sözleşmesi↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ terditli dava↗ kazanç kaybı↗ ihbar yükümlülüğü↗ ihtirazi kayıt↗ ticari itibar↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ hakkaniyet↗ satım sözleşmesi↗ garantörlük↗ pasif husumet↗ hak düşürücü süre↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ taahhütname↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/495 E., 2021/813 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde bedel iadesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kosifler Oto Servis ve Tic. A.Ş ’den 295.289,44 TL (91.000,00 Euro) bedelle 09.06.2016 tarihinde araç satın aldığını, diğer davalının distribütör olduğunu, müvekkilinin alınan araçta çıkan hatalar, ayıplar nedeni ile araçtan beklediği faydaları sağlayamadığını, aracın satın alındığı tarihinden itibaren 25 kez servise gittiğini ve yaklaşık 220 günü serviste geçirdiğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmaması halinde aracın değerinin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, davaya konu aracın motor değişimi için müvekkili tarafından ihtirazi kayıt ile ödenen bedelin iadesini, aracın serviste kaldığı yaklaşık 220 günlük süre boyunca müvekkili aracı kullanamadığından ve ikame araç kendisine verilmediğinden şimdilik 1.000,00 TL ticari kazanç kaybının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, müvekkilinin ticari itibar kaybının giderilmesine ilişkin 1.000,00 TL’ nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Borusan Otomotiv Pazarlama ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu aracın ithalatçısı olduğunu, satış bedelini tahsil eden taraf olmaması itibari ile mali yükümlülükleri içeren taleplerin müvekkili şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, öncelikle bu yönden müvekkili aleyhindeki davanın reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafça onarım bedelinin ödendiğini, davacı tarafça keşide edilen ihtarname ile sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullandığını, davaya konu seçimlik hakkın değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Kosifler Oto Servis ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta gizli ayıp bulunmadığını, araçta gizli ayıp olduğu kabul edilecek olsa da hak düşürücü sürelerin aşıldığını, ayıp ihbarı için de hak düşürücü sürenin dolduğunu, aracın ücretsiz onarılması ya da bedel indirimi mümkünken bedelinin iadesine karar verilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, araçtan yararlanılan bedelin, iade edilecek araç bedelinden indirilmesi gerektiğini, araç müvekkili şirkete iade edilmediğinden ve fiilen kullanılmaya devam edildiğinden faiz isteminin yerinde olmadığını, davacı tarafın ticari itibarının zedelendiğine yönelik iddia ve taleplerinin bu zarar miktarını nasıl belirlediği veya bu zararın nasıl meydana geldiği belli olmadığından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu aracın 220 gün serviste kaldığına ilişkin iddiaların ve buna bağlı taleplerin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın ve servis kayıtlarının incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu alındığı, dava konusu araçta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 uncu maddesi uyarınca kullanım amacı bakımından aracın değerini veya alıcının araçtan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan bir ayıp bulunmadığı, satıcının ağır kusurunun bulunmadığı, davalı Borusan'ın satım sözleşmesine taraf olmadığı, ayrıca bir garanti taahhüdünde bulunulmadığı, davalının garanti yükümlülüğünün sona erdiği, satım sözleşmesinin taraflar arasında geçerli olduğu, bu sözleşmeden kaynaklanan defilerin üçüncü kişilere ileri sürülemeyeceği, davalının kanundan kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunmadığı, araçta ayıp söz konusu olmadığından onarım ve yedek parçadan kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davalı Borusan...A.Ş hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davalı Kosifler...A.Ş. tarafından ileri sürülen zamanaşımı hakkında yapılan değerlendirmede; satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmamasına göre uygulanacak zamanaşımı süresinin değişebileceği dikkate alınarak öncelikle bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi incelemesinde aracın ayıplı olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davalı satıcının ağır kusurunun bulunmadığı, bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 231 nci mddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, somut olayda satım sözleşmesinin 07.06.2016 tarihinde yapıldığı, dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımını durduran veya kesen bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kosifler Oto Servis Tic. A.Ş hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Borusan Otomotiv Paz. ve Tic. A.Ş hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, garanti süresi içinde iki defa turbo soğutucunun değiştirilmiş olduğunu, dolayısıyla aracın esaslı unsurunda gerçekleşen ayıbın gizlendiğini, müvekkiline bilgilendirme yapılmadan aracın iade edildiğini, bahsi geçen sebeplerle motor değişiminin gerçekleştiğini, serviste geçen sürelerin zamanaşımını kestiğini, somut olayda açık ayıbın değil gizli ayıbın söz konusu olduğunu, dolayısıyla ayıbın inceleme yaptırılmak suretiyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp olmadığını, nitelikleri gereği gizli ayıplar için gözden geçirme külfeti bulunmadığını, gizli ayıplar için hak düşürücü sürenin ayıpların fark edildiği andan itibaren başlaması gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını terditli olarak talep ettiğini, aracın serviste olmadığı diğer zamanlarda tekrarlanan arızalardan dolayı araçta sürekli parça değişiminin gerçekleştiğini, bu sebeple müvekkilinin aracı kullanamadığını, ayrıca parça değişim ücretleri ile bakım ve onarım ücretleri ödemek zorunda kaldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince satım sözleşmesinin tarafı olan davalı Kosifler Oto'ya karşı açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, ancak Mahkeme gerekçesinde aracın iki yıl süreyle garantili araç olduğunun belirtildiği, ithalatçı firmanın ayıplı araçdan ötürü sorumlu olması için araca ait garanti belgesinde garantör sıfatının bulunması gerektiği, e-faturada Borusan Otomotiv'in ithalatçı firma olarak unvanının yer aldığı, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta davalılardan Borusan Otomotiv'in de garanti sözleşmesinden dolayı davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, ilk derece mahkemesince bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği fakat kararın anılan nedenle re'sen düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, her iki davalı aleyhindeki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından aracın ağır kusurlu olduğunun defalarca sözlü olarak davalıya bildirildiğini, davalının aracın eksik ve hatalarının serviste giderileceği belirtilerek müvekkilinin oyalandığını, davalı Kosifler Oto yetkilisine 18.05.2019 tarihinde e-mail gönderildiğini, araçtan faydayı göremediklerini ve bu sebeple aracın iadesi veya yenisi ile değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, 29.05.2019 tarihinde ihtarname gönderilerek araçtaki ayıp ve sair tüm hususlar muhataplara bildirilerek müvekkilinin sözleşmeden döndüğü, aracın iadesi ile müvekkilin ödemiş olduğu satış bedeli ile birlikte, aracın serviste kaldığı 210 gün boyunca araç kullanılmadığından dolayı oluşan zararın ödenmesinin talep edildiği, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, araçtaki ayıp farkedilir edilmez davalıya bildirildiğini bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediğini, satıcının ağır kusurunun bulunduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 231 nci madde hükmünün somut olaya uygulanamayacağını, müvekkilinin seçimlik haklarını terditli olarak kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aracın ayıplı çıkması nedeniyle aracın misli ile değiştirilmesi, satımın feshi ile semenin faizi ile birlikte iadesi, aracın kullanılmadığı günler için oluşan zararın tahsil ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3.6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219, 223, 227 ve 231 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5634 E. 2023/360 K.
Ortak:garanti süresi · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · garantörlük · ihbar · zamanaşımı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, «garanti süresi» içinde iki defa turbo soğutucunun değiştirilmiş olduğunu, dolayısıyla aracın esaslı unsurunda gerçekleşen ayıbın gizlendiğini, müvekkiline bilgilendirme yapılmadan aracın iade edildiğini, bahsi geçen sebeplerle motor değişiminin gerçekleştiğini, serviste geçen sürelerin «zamanaşımını» kestiğini, somut olayda açık ayıbın değil gizli ayıbın söz konusu olduğunu, dolayısıyla ayıbın inceleme yaptırılmak suretiyle ortaya çıkarılabilecek bir «ayıp» olmadığını, nitelikleri gereği «gizli ayıplar» için gözden geçirme külfeti bulunmadığını, gizli ayıplar için «hak düşürücü sürenin» ayıpların fark edildiği andan itibaren başlaması gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlenen «seçimlik haklarını» «terditli» olarak talep ettiğini, aracın serviste olmadığı diğer zamanlarda tekrarlanan arızalardan dolayı araçta sürekli parça değişiminin gerçekleştiğini, bu sebeple müvekk …
2-Davalı Kosifler Oto Servis ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta «gizli ayıp» bulunmadığını, araçta gizli ayıp olduğu kabul edilecek olsa da hak düşürücü sürelerin aşıldığını, «ayıp ihbarı» için de «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, aracın ücretsiz onarılması ya da «bedel indirimi» mümkünken bedelinin iadesine karar verilmesinin «hakkaniyete» aykırılık teşkil ettiğini, araçtan yararlanılan «bedelin, iade» edilecek araç bedelinden indirilmesi gerektiğini, araç müvekkili şirkete iade edilmediğinden ve fiilen kullanılmaya devam edildiğinden faiz isteminin yerinde olmadığını, davacı tarafın «ticari itibarının zedelendiğine» yönelik iddia ve taleplerinin bu zarar miktarını nasıl belirlediği veya bu zararın nasıl meydana geldiği belli olmadığından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, da …
… ri içeren taleplerin müvekkili şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, öncelikle bu yönden müvekkili aleyhindeki davanın reddi gerektiğini, davacının taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, «ayıp iddialarını» kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve «ihbar yükümlülüğüne» uygun davranmadığını; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafça onarım bedelinin ödendiğini, davacı tarafça keşide edilen «ihtarname» ile «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullandığını, davaya konu seçimlik hakkın değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım ha …
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın «garanti süresi» geçtikten sonra açıldığını, «zamanaşımı» süresinin geçtiğini, «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını aracın ayıplı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, bu nedenle «zamanaşımı» süresinin söz konusu olmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan «ayıp» olup olmadığı, ayıp var ise süresinde «ihbarda» bulunulup yine süresinde davanın açılıp açılmadığı, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ya da tazminata karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar
Benzer bu kararda… aracılığı ile tespit yaptırdığı, davanın 14.07.2015 tarihinde açıldığı, araçtaki arızanın davaya konu aracın su birikintisine girmesi sonucunda oluştuğu bu konudaki «ihtarın» kullanım kılavuzu ile davacıya yapıldığı, davalıların ağır kusurunun olmadığı, davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1715 E. 2023/5437 K.
Ortak:ayıp iddiası · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ihbar yükümlülüğü · ihtirazi kayıt · ayıp · kâr kaybı · ihbar
İncelediğiniz kararda… ri içeren taleplerin müvekkili şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, öncelikle bu yönden müvekkili aleyhindeki davanın reddi gerektiğini, davacının taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, «ayıp iddialarını» kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve «ihbar yükümlülüğüne» uygun davranmadığını; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafça onarım bedelinin ödendiğini, davacı tarafça keşide edilen «ihtarname» ile «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullandığını, davaya konu seçimlik hakkın değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım ha …
2-Davalı Kosifler Oto Servis ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta «gizli ayıp» bulunmadığını, araçta gizli ayıp olduğu kabul edilecek olsa da hak düşürücü sürelerin aşıldığını, «ayıp ihbarı» için de «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, aracın ücretsiz onarılması ya da «bedel indirimi» mümkünken bedelinin iadesine karar verilmesinin «hakkaniyete» aykırılık teşkil ettiğini, araçtan yararlanılan «bedelin, iade» edilecek araç bedelinden indirilmesi gerektiğini, araç müvekkili şirkete iade edilmediğinden ve fiilen kullanılmaya devam edildiğinden faiz isteminin yerinde olmadığını, davacı tarafın «ticari itibarının zedelendiğine» yönelik iddia ve taleplerinin bu zarar miktarını nasıl belirlediği veya bu zararın nasıl meydana geldiği belli olmadığından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, da …
… den 295.289,44 TL (91.000,00 Euro) bedelle 09.06.2016 tarihinde araç satın aldığını, diğer davalının distribütör olduğunu, müvekkilinin alınan araçta çıkan hatalar, «ayıplar» nedeni ile araçtan beklediği faydaları sağlayamadığını, aracın satın alındığı tarihinden itibaren 25 kez servise gittiğini ve yaklaşık 220 günü serviste geçirdiğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmaması halinde aracın değerinin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, davaya konu aracın motor değişimi için müvekkili tarafından «ihtirazi kayıt» ile ödenen bedelin iadesini, aracın serviste kaldığı yaklaşık 220 günlük süre boyunca müvekkili aracı kullanamadığından ve ikame araç kendisine verilmediğinden şimdilik 1.000,00 TL ticari «kazanç kaybının» faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, müvekkilinin «ticari itibar» kaybının giderilmesine ilişkin 1.000,00 TL’ nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, «ayıp ihbarının» süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın u …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıptan sorumluluk · ihbar süresi · değer kaybı · özen yükümlülüğü · keşif · şikayet · ifa · kamu düzeni
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
A.Ş.'ye «ihbarını» talep ettiklerini, dava konusu araçta «ayıp» bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü «şikayetinin» dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin aracı «teslim» aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, «ayıp ihbarının» süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın u …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5680 E. , 2024/2036 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/688 Esas, 2022/731 Karar
DAVALILAR 1. Borusan Otomotiv Pazarlama ve Tic. A.Ş.
vekili Avukat ...
:
2. Kosifler Oto Servis ve Ticaret A.Ş.vekili Avukat ...
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/495 E., 2021/813 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde bedel iadesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kosifler Oto Servis ve Tic. A.Ş ’den 295.289,44 TL (91.000,00 Euro) bedelle 09.06.2016 tarihinde araç satın aldığını, diğer davalının distribütör olduğunu, müvekkilinin alınan araçta çıkan hatalar, ayıplar nedeni ile araçtan beklediği faydaları sağlayamadığını, aracın satın alındığı tarihinden itibaren 25 kez servise gittiğini ve yaklaşık 220 günü serviste geçirdiğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, mümkün olmaması halinde aracın değerinin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, davaya konu aracın motor değişimi için müvekkili tarafından ihtirazi kayıt ile ödenen bedelin iadesini, aracın serviste kaldığı yaklaşık 220 günlük süre boyunca müvekkili aracı kullanamadığından ve ikame araç kendisine verilmediğinden şimdilik 1.000,00 TL ticari kazanç kaybının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, müvekkilinin ticari itibar kaybının giderilmesine ilişkin 1.000,00 TL’ nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Borusan Otomotiv Pazarlama ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu aracın ithalatçısı olduğunu, satış bedelini tahsil eden taraf olmaması itibari ile mali yükümlülükleri içeren taleplerin müvekkili şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, öncelikle bu yönden müvekkili aleyhindeki davanın reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafça onarım bedelinin ödendiğini, davacı tarafça keşide edilen ihtarname ile sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullandığını, davaya konu seçimlik hakkın değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Kosifler Oto Servis ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta gizli ayıp bulunmadığını, araçta gizli ayıp olduğu kabul edilecek olsa da hak düşürücü sürelerin aşıldığını, ayıp ihbarı için de hak düşürücü sürenin dolduğunu, aracın ücretsiz onarılması ya da bedel indirimi mümkünken bedelinin iadesine karar verilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, araçtan yararlanılan bedelin, iade edilecek araç bedelinden indirilmesi gerektiğini, araç müvekkili şirkete iade edilmediğinden ve fiilen kullanılmaya devam edildiğinden faiz isteminin yerinde olmadığını, davacı tarafın ticari itibarının zedelendiğine yönelik iddia ve taleplerinin bu zarar miktarını nasıl belirlediği veya bu zararın nasıl meydana geldiği belli olmadığından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu aracın 220 gün serviste kaldığına ilişkin iddiaların ve buna bağlı taleplerin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu aracın ve servis kayıtlarının incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu alındığı, dava konusu araçta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 uncu maddesi uyarınca kullanım amacı bakımından aracın değerini veya alıcının araçtan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan bir ayıp bulunmadığı, satıcının ağır kusurunun bulunmadığı, davalı Borusan'ın satım sözleşmesine taraf olmadığı, ayrıca bir garanti taahhüdünde bulunulmadığı, davalının garanti yükümlülüğünün sona erdiği, satım sözleşmesinin taraflar arasında geçerli olduğu, bu sözleşmeden kaynaklanan defilerin üçüncü kişilere ileri sürülemeyeceği, davalının kanundan kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunmadığı, araçta ayıp söz konusu olmadığından onarım ve yedek parçadan kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle davalı Borusan...A.Ş hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davalı Kosifler...A.Ş.
tarafından ileri sürülen zamanaşımı hakkında yapılan değerlendirmede; satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmamasına göre uygulanacak zamanaşımı süresinin değişebileceği dikkate alınarak öncelikle bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi incelemesinde aracın ayıplı olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davalı satıcının ağır kusurunun bulunmadığı, bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 231 nci mddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, somut olayda satım sözleşmesinin 07.06.2016 tarihinde yapıldığı, dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımını durduran veya kesen bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kosifler Oto Servis Tic.
A.Ş hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Borusan Otomotiv Paz. ve Tic. A.Ş hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, garanti süresi içinde iki defa turbo soğutucunun değiştirilmiş olduğunu, dolayısıyla aracın esaslı unsurunda gerçekleşen ayıbın gizlendiğini, müvekkiline bilgilendirme yapılmadan aracın iade edildiğini, bahsi geçen sebeplerle motor değişiminin gerçekleştiğini, serviste geçen sürelerin zamanaşımını kestiğini, somut olayda açık ayıbın değil gizli ayıbın söz konusu olduğunu, dolayısıyla ayıbın inceleme yaptırılmak suretiyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp olmadığını, nitelikleri gereği gizli ayıplar için gözden geçirme külfeti bulunmadığını, gizli ayıplar için hak düşürücü sürenin ayıpların fark edildiği andan itibaren başlaması gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını terditli olarak talep ettiğini, aracın serviste olmadığı diğer zamanlarda tekrarlanan arızalardan dolayı araçta sürekli parça değişiminin gerçekleştiğini, bu sebeple müvekkilinin aracı kullanamadığını, ayrıca parça değişim ücretleri ile bakım ve onarım ücretleri ödemek zorunda kaldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince satım sözleşmesinin tarafı olan davalı Kosifler Oto'ya karşı açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, ancak Mahkeme gerekçesinde aracın iki yıl süreyle garantili araç olduğunun belirtildiği, ithalatçı firmanın ayıplı araçdan ötürü sorumlu olması için araca ait garanti belgesinde garantör sıfatının bulunması gerektiği, e-faturada Borusan Otomotiv'in ithalatçı firma olarak unvanının yer aldığı, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta davalılardan Borusan Otomotiv'in de garanti sözleşmesinden dolayı davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, ilk derece mahkemesince bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği fakat kararın anılan nedenle re'sen düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, her iki davalı aleyhindeki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından aracın ağır kusurlu olduğunun defalarca sözlü olarak davalıya bildirildiğini, davalının aracın eksik ve hatalarının serviste giderileceği belirtilerek müvekkilinin oyalandığını, davalı Kosifler Oto yetkilisine 18.05.2019 tarihinde e-mail gönderildiğini, araçtan faydayı göremediklerini ve bu sebeple aracın iadesi veya yenisi ile değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, 29.05.2019 tarihinde ihtarname gönderilerek araçtaki ayıp ve sair tüm hususlar muhataplara bildirilerek müvekkilinin sözleşmeden döndüğü, aracın iadesi ile müvekkilin ödemiş olduğu satış bedeli ile birlikte, aracın serviste kaldığı 210 gün boyunca araç kullanılmadığından dolayı oluşan zararın ödenmesinin talep edildiği, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, araçtaki ayıp farkedilir edilmez davalıya bildirildiğini bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediğini, satıcının ağır kusurunun bulunduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 231 nci madde hükmünün somut olaya uygulanamayacağını, müvekkilinin seçimlik haklarını terditli olarak kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aracın ayıplı çıkması nedeniyle aracın misli ile değiştirilmesi, satımın feshi ile semenin faizi ile birlikte iadesi, aracın kullanılmadığı günler için oluşan zararın tahsil ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3.6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219, 223, 227 ve 231 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051146300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz