Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4369 E. 2024/1794 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Zamanaşımı
- 3 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari örf ve adet↗ ticaret unvanının terkini↗ istinaf sebebi↗ erişimin engellenmesi↗ delil tespiti↗ şirket merkezi mahkemesi↗ basiretli tacir↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ticaret sicili↗ fatura↗ sulh↗ terkin↗ kötüniyet↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2017 tarih, 2017/431 E. ve 2017/351 K. sayılı kararıyla; davalının ticaret unvanı ve alan adı kullanımının haksız olmadığı, tescile uygun olarak unvanı kullanma hakkının olduğu, ancak internet sitesi ve tanıtım vasıtalarında kullanmakta olduğu “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımlarının ise davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kullandığı “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarih, 2018/2234 E. ve 2021/974 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin ticaret unvanının 16.04.2008 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adının tescil ettirildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu, alan adında kullanmakta haklı olduğu, tüzel kişi tacir olan ve basiretli davranmakla yükümlü olan davacı şirketin, davalının tescilli ticaret unvanının ve alan adının terkini için dava açmakta uzun süre sessiz kalarak 19.01.2017 tarihinde dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, markaya tecavüz fiili yönünden internet sitesi içerisindeki markasal kullanımlar nedeniyle davanın kabul kararı verildiği, her bir talebin koşulları ve karar gerekçelerinin farklı olduğu, verilen kararın çelişki yarattığından bahis edilemeyeceği, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/138 D.İş. sayılı dosyasında davalının web sitesinde yapılan inceleme ile, davalı şirketin web sitesi sayfalarında başlık kısmında, "hakkımızda" başlıklı tanıtım sayfası içeriğinde, ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın ticaret unvanı kullanımı şeklinde olmadığı gibi, "By" ibaresinin İngilizce "tarafından" anlamında kullanıldığı, davalının kullanımının Türkçe karşılığının "ZARA tarafından" anlamına geldiği ve iltibas yaratacak şekilde olduğu, mahkemece markaya tecavüzün meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından davalının markasal kullanımının hangi tarihte başladığı tespit edilemediği gibi, markasal kullanımın eski tarihli olduğu ve kullanımdan davacının haberdar olduğu, buna rağmen sessiz kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik dava yönünden sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davalı vekilinin, ticaret unvanı ve alan adına yönelik davanın sessiz kalma suretiyle reddine ilişkin mahkemenin gerekçesine yönelik istinaf sebebi ile, davacı vekili lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf sebeplerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 14.12.2022 tarih, 2021/4776 E. ve 2022/9040 K. sayılı kararıyla davalının davacıya ait tescilli marka ile karıştırılmaya sebebiyet verecek nitelikte benzer işareti tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı gibi, internet alan adı olarak da kullandığının sabit olması karşısında, Mahkemece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi yollamasıyla anılan Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ticaret unvanının terkinine, (f) bendi uyarınca da alan adının tahsisinin iptaline (terkinine) karar vermek suretiyle marka hakkına tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasının temini gerekirken hatalı gerekçeyle ticaret unvanı yönünden davanın tamamen reddine, alan adı yönünden ise sadece içeriğin çıkartılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan, tek başına ticaret unvanı tescil ettirilmesi ya da alan adının tahsisi marka hakkına tecavüz teşkil etmeyip, ancak markasal olarak, diğer bir anlatımla mal veya hizmetlerin ayırt edici işareti olarak kullanılması halinde marka hakkına tecavüz teşkil edeceğinin kabulünden hareketle, davalının ticaret unvanını ve alan adını ciddi surette markasal olarak kullanımının üzerinden 5 yıldan daha fazla bir sürenin geçtiği davalı tarafça iddia ve ispat edilemediğine göre, Daire içtihatları ile varlığı kabul edilen 5 yıllık sessiz kalma sebebiyle hak kaybının, ticaret unvanı ve alan adının tescili tarihinden itibaren başlatılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticaret unvanının 16.04.2008 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adını tescil ettirdiği anlaşılıyorsa da, davalının ticaret unvanı ve alan adını tescil tarihinden itibaren ciddi surette markasal olarak kullandığına dair dosya kapsamında somut delil ya da tespit bulunmadığından ve ciddi kullanımın hangi tarihten başladığı anlaşılamadığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, ZARA ve ZARA HOME markalarının 24 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davacının ZARA markasının 01.02.2011 tarihinde T/01479 numarası ile tanınmış marka olarak özel sicile kaydedildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu davacı markaları ile iltibas yaratacak şekilde tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı, alan adında ve internet sitesi içeriğinde ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının ticaret unvanından "BY ZARA" ibaresinin terkinine, davalının www.byzara.com alan adının terkinine ve alan adına erişimin engellenmesine, belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından bir marka veya markasal kullanım söz konusu olmadığından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin davalı şirket merkezinin bulunduğu Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 9 yıldır müvekkili şirket adına tescilli olan ticaret unvanına ilişkin olarak, davacı tarafından ileri sürülebilecek tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi raporu alınmadığını, delillerinin toplanmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde ürün üzerinde ticaret unvanı veya Zara ibaresi ve markasını kullanımının mevcut olmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını ve alan adını usul ve yasaya uygun olarak ZARA'lı olması nedeniyle seçtiğini, 2008 yılında tescil edildiğini, hiçbir kötüniyet taşımaksızın ticari örf adet ve dürüstlük kuralına uygun şekilde tescil tarihinden itibaren kullandığına dair 2008 ve 2010 yılına ait fatura örneklerini cevap dilekçeleri ekinde sunduklarını, davacının basiretli tacir olarak Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ticaret ünvanını bilmediğini öne süremeyeceğini, www.byzara.com.tr alan adının iptal edildiğini, web sitesinde ve diğer her yerdeki "Byzara" ibaresini içeren kullanımın kaldırıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait ticaret unvanının terkini ve davalıya ait www.byzara.com alan adına erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4776 E. 2022/9040 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · istinaf sebebi · erişimin engellenmesi · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · ticaret sicili · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… kısmında, "hakkımızda" başlıklı tanıtım sayfası içeriğinde, ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın «ticaret unvanı» kullanımı şeklinde olmadığı gibi, "By" ibaresinin İngilizce "tarafından" anlamında kullanıldığı, davalının kullanımının Türkçe karşılığının "ZARA tarafından" anlamına geldiği ve «iltibas» yaratacak şekilde olduğu, mahkemece markaya tecavüzün meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından davalının markasal kullanımının hangi tarihte başladığı tespit edilemediği gibi, markasal kullanımın eski tarihli olduğu ve kullanımdan davacının haberdar olduğu, buna rağmen sessiz kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve «haksız rekabete» yönelik dava yönünden sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davalı vekilinin, ticaret unvanı ve alan adına yönelik davanın sessiz kalma suretiyle reddine ilişkin mahkemenin gerekçesine yönelik «istinaf sebebi» ile, davacı vekili lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf sebeplerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye «erişimin engellenmesine», belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecralarda kullanımını …
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin «ticaret unvanının» 16.04.2008 tarihinde «ticaret siciline» kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adını tescil ettirdiği anlaşılıyorsa da, davalının ticaret unvanı ve alan adını tescil tarihinden itibaren ciddi surette markasal olarak kullandığına dair dosya kapsamında somut delil ya da tespit bulunmadığından ve ciddi kullanımın hangi tarihten başladığı anlaşılamadığından davalı tarafın «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, ZARA ve ZARA HOME markalarının 24 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davacının ZARA markasının 01.02.2011 tarihinde T/01479 numarası ile tanınmış marka olarak özel sicile kaydedildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu davacı markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı, alan adında ve internet sitesi içeriğinde ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve «haksız rekabetinin» tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının ticaret unvanından "BY ZARA" ibaresinin terkinine, davalının www.byzara.com alan adının terkinine ve alan adına «erişimin engellenmesine», belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait «ticaret unvanının terkini» ve davalıya ait www.byzara.com alan adına «erişimin engellenmesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kısmında, "hakkımızda" başlıklı tanıtım sayfası içeriğinde, ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın «ticaret unvanı» kullanımı şeklinde olmadığı gibi, "By" ibaresinin İngilizce "tarafından" anlamında kullanıldığı, davalının kullanımının Türkçe karşılığının "ZARA tarafından" anlamına geldiği ve «iltibas» yaratacak şekilde olduğu, mahkemece markaya tecavüzün meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından davalının markasal kullanımının hangi tarihte başladığı tespit edilemediği gibi, markasal kullanımın eski tarihli olduğu ve kullanımdan davacının haberdar olduğu, buna rağmen sessiz kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve «haksız rekabete» yönelik dava yönünden sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davalı vekilinin, ticaret unvanı ve alan adına yönelik davanın sessiz kalma suretiyle reddine ilişkin mahkemenin gerekçesine yönelik «istinaf sebebi» ile, davacı vekili lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf sebeplerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye «erişimin engellenmesine», belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecralarda kullanımını …
2- Davacı tarafın temyiz itirazına gelince; dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait «ticaret unvanının terkini» ve davalıya ait www.byzara.com alan adına «erişimin engellenmesi» taleplerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının «ticaret unvanı» ve alan adı kullanımının haksız olmadığı, tescile uygun olarak unvanı kullanma hakkının olduğu, ancak internet sitesi ve tanıtım vasıtalarında kullanmakta olduğu “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımlarının ise davacı «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının kullandığı “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye «erişimin engellenmesine», markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecralarda kullanımının önlenmesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · ticari işletme
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, tescilli markalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, 6769 Sayılı SMK 156. madde gereğince «ihtisas» mahkemesi sıfatıyla Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu, internet sitesi aracılığıyla markaya tecavüze ilişkin davada, fiilin etkisinin tüm Türkiye'de görüleceğinden SMK 156/3 maddesi gereğince davacının istediği yerde davayı açabileceği, davalı şirketin «ticaret unvanının» 16/04/2008 tarihinde Ticaret Sicile kaydedildiği ve 12/04/2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adının tescil ettirildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu, alan adında kullanmakta haklı olduğu, tüzel kişi «tacir» olan ve basiretli davranmakla yükümlü olan davacı şirketin, davalının tescilli ticaret unvanının ve alan adının «terkini» için dava açmakta uzun süre sessiz kalarak 19/01/2017 tarihinde dava açmasının TMK 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, markaya tecavüz fiili yönünden internet sitesi içerisindeki markasal kullanımlar nedeniyle davanın kabul kararı verildiği, her bir talebin koşulları …
Kanun’un konuya ilişkin madde gerekçesinde yer alan “Maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri maddeye yeni eklenen bentler olup, bu anlamda özellikle 2015/2436 sayılı AB Direktifine ve uluslararası uygulamalara uyum sağlanmıştır” ifadesi uyarınca, «ticaret unvanı» ile «ticari işletme» adlarının hangi kullanım şeklinin tecavüz oluşturacağının AB Marka Direktifinde (Yönergesinde) yer alan düzenlemelere göre yorumlanmasında isabet olacaktır.
Maddesinde de, markanın ticari unvanı veya «ticari işletme» adı olarak kullanılmasının markanın kullanılma şekillerinden biri ve marka sahibinin tekelinde olan haklar arasında sayılmıştır.
Anılan 19 no’lu önsöz maddesinde, “İşaretin «ticaret unvanı» veya ticaret hayatında kullanılan başka bir ad veya işaret olarak kullanımı da, bu kullanım mal veya hizmetlerin ayırt edilmesi amacına hizmet ettiği takdirde, markaya tecavüz olarak kabul edilmelidir” şeklindeki düzenlemeden, markaya konu işaretin ticaret unvanına veya «ticari işletme» adına tecavüz teşkil edebilmesi, bu işaretlerin ancak mal veya hizmetlerin ayırt edilmesinde ayırt edici işaret olarak kullanılması halinde, diğer bir anlatımla ticaret unvanının marka gibi tanıtıcı işaret olarak kullanılması halinde «marka hakkına tecavüz» teşkil edeceği kabul edilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9743 E. 2011/2684 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · ibraz
Benzer bu karardaDava, davacı bankanın Zara Şubesi’ne tahsil için «ibraz» edilen senedin bankanın Ulaş Şubesi yerine sehven borçlunun adresine gönderilmesi nedeniyle «istirdat» istemine ilişkindir.
Dava konusu senedin davacı bankanın Zara Şubesi’ne 20.06.2008 tarihinde «ibraz» edildiği, aynı tarihte senet giriş belgesi ve senet gönderme mektubu düzenlendiğinin dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmasına rağmen, mahkemece sadece dava dil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/390 E. 2010/2222 K.
Ortak:vekalet ücreti · iltibas
İncelediğiniz kararda… kısmında, "hakkımızda" başlıklı tanıtım sayfası içeriğinde, ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın «ticaret unvanı» kullanımı şeklinde olmadığı gibi, "By" ibaresinin İngilizce "tarafından" anlamında kullanıldığı, davalının kullanımının Türkçe karşılığının "ZARA tarafından" anlamına geldiği ve «iltibas» yaratacak şekilde olduğu, mahkemece markaya tecavüzün meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından davalının markasal kullanımının hangi tarihte başladığı tespit edilemediği gibi, markasal kullanımın eski tarihli olduğu ve kullanımdan davacının haberdar olduğu, buna rağmen sessiz kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve «haksız rekabete» yönelik dava yönünden sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davalı vekilinin, ticaret unvanı ve alan adına yönelik davanın sessiz kalma suretiyle reddine ilişkin mahkemenin gerekçesine yönelik «istinaf sebebi» ile, davacı vekili lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf sebeplerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye «erişimin engellenmesine», belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecralarda kullanımını …
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin «ticaret unvanının» 16.04.2008 tarihinde «ticaret siciline» kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adını tescil ettirdiği anlaşılıyorsa da, davalının ticaret unvanı ve alan adını tescil tarihinden itibaren ciddi surette markasal olarak kullandığına dair dosya kapsamında somut delil ya da tespit bulunmadığından ve ciddi kullanımın hangi tarihten başladığı anlaşılamadığından davalı tarafın «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, ZARA ve ZARA HOME markalarının 24 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davacının ZARA markasının 01.02.2011 tarihinde T/01479 numarası ile tanınmış marka olarak özel sicile kaydedildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu davacı markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı, alan adında ve internet sitesi içeriğinde ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve «haksız rekabetinin» tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının ticaret unvanından "BY ZARA" ibaresinin terkinine, davalının www.byzara.com alan adının terkinine ve alan adına «erişimin engellenmesine», belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanı …
Benzer bu kararda… ARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle «terditli» açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava
Benzer bu kararda… ARA" ibaresi olduğu, davalının markasında yer alan CCOM" ibaresinin belirgin bir farklılık yaratmadığı ve markaların 556 sayılı Kararnamenin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi yaratacak biçimde benzer olduğu, ayrıca davacı markasının tanınmış marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibariyle henüz tescile bağlanmadığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili ile davalı TPE vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2009 tarihli kararıyla davalı TPE vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle «terditli» açılan davada davalı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin davalı TPE lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7144 E. 2024/4394 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · fatura · kötüniyet · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2017 tarih, 2017/431 E. ve 2017/351 K. sayılı kararıyla; davalının «ticaret unvanı» ve alan adı kullanımının haksız olmadığı, tescile uygun olarak unvanı kullanma hakkının olduğu, ancak internet sitesi ve tanıtım vasıtalarında kullanmakta olduğu “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımlarının ise davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kullandığı “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye «erişimin engellenmesine», markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanımının önlen …
… kısmında, "hakkımızda" başlıklı tanıtım sayfası içeriğinde, ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın «ticaret unvanı» kullanımı şeklinde olmadığı gibi, "By" ibaresinin İngilizce "tarafından" anlamında kullanıldığı, davalının kullanımının Türkçe karşılığının "ZARA tarafından" anlamına geldiği ve «iltibas» yaratacak şekilde olduğu, mahkemece markaya tecavüzün meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından davalının markasal kullanımının hangi tarihte başladığı tespit edilemediği gibi, markasal kullanımın eski tarihli olduğu ve kullanımdan davacının haberdar olduğu, buna rağmen sessiz kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve «haksız rekabete» yönelik dava yönünden sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davalı vekilinin, ticaret unvanı ve alan adına yönelik davanın sessiz kalma suretiyle reddine ilişkin mahkemenin gerekçesine yönelik «istinaf sebebi» ile, davacı vekili lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf sebeplerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye «erişimin engellenmesine», belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecralarda kullanımını …
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin «ticaret unvanının» 16.04.2008 tarihinde «ticaret siciline» kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adını tescil ettirdiği anlaşılıyorsa da, davalının ticaret unvanı ve alan adını tescil tarihinden itibaren ciddi surette markasal olarak kullandığına dair dosya kapsamında somut delil ya da tespit bulunmadığından ve ciddi kullanımın hangi tarihten başladığı anlaşılamadığından davalı tarafın «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, ZARA ve ZARA HOME markalarının 24 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davacının ZARA markasının 01.02.2011 tarihinde T/01479 numarası ile tanınmış marka olarak özel sicile kaydedildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu davacı markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı, alan adında ve internet sitesi içeriğinde ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve «haksız rekabetinin» tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının ticaret unvanından "BY ZARA" ibaresinin terkinine, davalının www.byzara.com alan adının terkinine ve alan adına «erişimin engellenmesine», belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanı …
Benzer bu kararda… irtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin talebin sessiz kalma hak «kaybına» uğranıldığı, davalı tarafın «kötüniyetinin» ispat edilemediği gerekçesiyle reddine, davalının tescilli markasını tescilli olduğu şekilde kullanmayıp markasal olarak kullandığı gerekçesiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine ve ref’ine, davacının ''ZARA'' ibareli markası ile «iltibas» oluşturan ve davalılarca markasal olarak kullanılan "ZARA" ve "Zara®" ibarelerinden oluşan markaları «taşıyan» halı ürününde ve tanıtımlarda bu ibarelerin çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların satışının ve «dağıtımının» tedbiren engellenmesine, davalı-karşı davacının ürünlerinde ürünün cinsini belirtmek için kullandığı cins belirtici "Type veya cins karşılığı olarak belirtilen ZARA" şeklindeki kullanımının markasal olmadığı gerekçesiyle SİVAS ili ZARA İlçesine has halı cinsini belirtmede kullanılan kullanımlara ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin reddine, davalıların www.icihali.com alan adlı internet sitesinde davacının tescilli "ZARA" ibaresi ile satışta bulunduğu gerekçesiyle, söz konusu internet sitesinden "Zara®" ibaresinin tedbiren çıkartılmasına, uzantısı sebebiyle bu mümkün olmadığı takdirde siteye dava sonuçlanıncaya kadar Türkiye'den «erişimin engellenmesine», davalı-karşı davacıya ait web sitesindeki ürünün cinsini belirtmeye yönelik tanıtımlar bakımından taleplerin reddine, icra müdürlüğünün 2016/30318 no.lu «haciz» tutanağı ile halılar üzerinden sökülen ve «yediemin» olarak davacı vekiline «teslim» edilen etiketlerin karar kesinleştiğinde imhasına, karar kesinleştiğinde yatırılan «teminatın» davacıya iadesine, davalının tek başına halı cinsi haricinde, dürüst ticari kullanım haricindeki ZARA markasını tek başına taşıyan «ilan», reklam, bröşür, tanıtım malzemelerinin «hükmün kesinleşmesini» mütakip el konularak imha edilmesine, «fatura» benzeri ticari evrak niteliğindeki ticari iş evrakların ise ticari hayattaki güven ilkesi gereği 3. kişilerin hukuki işlem güvenliğinin korunması adına imha ve el «koyma» işlemi dışında tutulmasına, karşı davanın ise, ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
… lu "ICI ZARA" marka tescilini 3. kişilere devrinin önlenmesi, davalıların tescilsiz ve izinsiz kullanımları aleyhine tedbir kararı verilerek kullanımının satışının, «dağıtımının», depolamasının, tanıtımının durdurulması davalıların web sitesine «erişiminin engellenmesi», davalıların tescilsiz kullandığı "Zara ®" ve "ZARA" markalarını kullandığı ürünler reklam, broşör, faturalar vb. her türlü ticari evrak ve malzemeye el konulması, toplanması şeklinde tedbir kararı verilmesini, davalı ... adına tescilli 06/39171 nolu "ICI ZARA" markasının kullanmama sebebiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü madde kapsamında iptali, aynı zamanda markanın 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü ve beşinci fıkraları ve 556 sayılı KHK'nın 35 inci maddesi uyarınca hükümsüzlüğü, davalıların davacıya ait ZARA ve ZARA ŞEKİL markalarını izinsiz kullanımları sebebiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i ile www.icihali.com sitesindeki içeriklere erişimin engellenmesini talep etmiştir.
… alanmak amacıyla ICI ZARA markasını tescil ettirdikleri ve ticaret hayatında “ZARA” ve ''Zara ®'' markalarını kullandıkları, işbu kullanımlarının müvekkili aleyhine «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği dikkate alındığında davalının davaya konu “ICI ZARA” markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğinin sabit olduğunu, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» bir «def»'i olduğunu, taraflarca ileri sürülmemesine rağmen, Mahkemece re'sen dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle Mahkemece sessiz kalma yoluyla hak ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tedbirin infazı · yediemin · hükmün kesinleşmesi · el koyma · ispat külfeti · hakkın kötüye kullanılması · münhasırlık · ihtiyati tedbir
Benzer bu kararda… irtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin talebin sessiz kalma hak «kaybına» uğranıldığı, davalı tarafın «kötüniyetinin» ispat edilemediği gerekçesiyle reddine, davalının tescilli markasını tescilli olduğu şekilde kullanmayıp markasal olarak kullandığı gerekçesiyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine ve ref’ine, davacının ''ZARA'' ibareli markası ile «iltibas» oluşturan ve davalılarca markasal olarak kullanılan "ZARA" ve "Zara®" ibarelerinden oluşan markaları «taşıyan» halı ürününde ve tanıtımlarda bu ibarelerin çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların satışının ve «dağıtımının» tedbiren engellenmesine, davalı-karşı davacının ürünlerinde ürünün cinsini belirtmek için kullandığı cins belirtici "Type veya cins karşılığı olarak belirtilen ZARA" şeklindeki kullanımının markasal olmadığı gerekçesiyle SİVAS ili ZARA İlçesine has halı cinsini belirtmede kullanılan kullanımlara ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin reddine, davalıların www.icihali.com alan adlı internet sitesinde davacının tescilli "ZARA" ibaresi ile satışta bulunduğu gerekçesiyle, söz konusu internet sitesinden "Zara®" ibaresinin tedbiren çıkartılmasına, uzantısı sebebiyle bu mümkün olmadığı takdirde siteye dava sonuçlanıncaya kadar Türkiye'den «erişimin engellenmesine», davalı-karşı davacıya ait web sitesindeki ürünün cinsini belirtmeye yönelik tanıtımlar bakımından taleplerin reddine, icra müdürlüğünün 2016/30318 no.lu «haciz» tutanağı ile halılar üzerinden sökülen ve «yediemin» olarak davacı vekiline «teslim» edilen etiketlerin karar kesinleştiğinde imhasına, karar kesinleştiğinde yatırılan «teminatın» davacıya iadesine, davalının tek başına halı cinsi haricinde, dürüst ticari kullanım haricindeki ZARA markasını tek başına taşıyan «ilan», reklam, bröşür, tanıtım malzemelerinin «hükmün kesinleşmesini» mütakip el konularak imha edilmesine, «fatura» benzeri ticari evrak niteliğindeki ticari iş evrakların ise ticari hayattaki güven ilkesi gereği 3. kişilerin hukuki işlem güvenliğinin korunması adına imha ve el «koyma» işlemi dışında tutulmasına, karşı davanın ise, ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
2.Karşı davacılar vekili dava dilekçesinde; «ihtiyati tedbirin infazı» sırasında halıların üzerindeki etiketlerin kesilerek halılara zarar verildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü ileri sürerek 10.000,00 TL maddi, 10.000,00TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
… raporunda tespit edildiğini, davalıların bu fiillerinin müvekkilinin ZARA markası üzerindeki haklarına tecavüz oluşturduğunu, konu ile ilgili davalılara çektikleri «ihtara» «olumsuz» yanıt aldıklarını, davalıların izinsiz kullanımının, müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» olduğunu, ayrıca «haksız rekabet» de teşkil ettiğini, davalılara ait tescilin "Zara®" ve "ZARA" kullanma hakkı vermediğini, zira tescilli "ICI ZARA" markası ile tescilsiz kullanılan "Zara ®" ve "ZARA" markalarının tamamen farklı markalar olduğunu, kaldı ki davalıların söz konusu tescilinin de haksız bir tescil olduğunu, bu sebeple de hükümsüz kılınması gerektiğini, bu konu ile ilgili benzer davalar bulunduğunu, "ICI ZARA" markasının müvekkilinin "ZARA" markasını aynen içermekte olduğunu, ICI ibaresinin markayı farklı kılmadığını, ZARA ibaresinin asli unsur olduğunu ve müvekkilininki ile birebir aynısının kullanıldığını, davalı ile müvekkilinin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, yine müvekkilinin "www.zara.com" alan adının sahibi olup, yine ZARA ibaresinin bu alan adının esas unsuru olduğunu, bu sebeple de davalıya ait markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, kaldı ki davalının "ICI ZARA" markasını da kullanmadığı için iptal edilmesi gerektiğini, tescilli markanın kullanıldığını «ispat külfetinin» davalı yanda olduğunu ileri sürerek davalılardan ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sessiz kalma sebebiyle dava açılamayacağı yönündeki savunma bir «def»’i olmayıp itiraz olduğu, zira sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» ilkesinin dayanağının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi olduğuna göre, dava açılması açıkça «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde ise, bu durumda dava dosyasından ortaya konulabiliyorsa, sessiz kalma yoluyla hak kaybı bir itiraz olarak kabul edilip hâkim tarafından resen dikkate alınması gerektiği, bu nedenle, davacı her ne kadar sessiz kalma yoluyla hak kaybının bir def'i olduğunu, taraflarca ileri sürülmemesine rağmen, Mahkemece re'sen dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş ise de bu yöndeki istinaf isteminin yerinde görülmediği, sessiz kalmanın ne kadar süre geçtikten sonra hak kaybına sebep olacağı, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'da düzenlenmediği, bununla birlikte 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirildiği, 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin altıncı fıkrasına göre marka hükümsüzlük davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin uygulanabilmesi için beş yıllık sürenin geçmiş olması gerektiği, ancak somut olay yönünden mevzuatta bir süre belirlemesi bulunmadığından 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi de gözetilmek suretiyle her somut olayın özellikleri dikkate alınarak sürenin belirlenmesi gerekmekte olup, uygulamada genellikle bu sürenin beş yıl olarak yerleştiği, davacı adına kayıtlı ''ZARA'' markasının 2005 yılından bu yana tekstil alanında tanınmış marka olduğu gerek bilirkişi raporu ile gerekse davacının 05.07.2005 tarihinde yapmış olduğu başvuru akabinde TÜRKPATENT tarafından T/01479 SAYI ile tanınmış marka olarak özel koruma altına alındığı, davalının ise 2006 39171 tescil no.lu “ICI ZARA” markasını 11.08.2006 tarihinde tescil ettirmiş olup, davacı hükümsüzlük davasını 2016 yılında, aradan 10 yıl geçtikten sonra ikame etmiş olup, uygulamada kabul edilen beş yıllık sürenin geçtiğini, diğer yandan «kötüniyetin» varlığı halinde süreye bakılmaz ise de; davalı adına tescilli «ticaret unvanının» “ICI” ibaresini içerdiği, şirkete ait ICI Samsun, ICI Sivas vb. markalarının mevcut olduğu, şirketin, unvanıyla birlikte markalaşma yoluna gittiği, bu markaların esas unsurlarının ''ICI'' ibaresi olduğu, davalı adına tescilli markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı şirketi tarifleyen ve genellikle yöresel olarak halılarıyla ünlü coğrafi yerlerin isimleri kullanılarak marka oluşturma yoluna gidildiği, dava konusu markanın da bu markalardan birisi olduğu, davalının halıcılık sektöründe faaliyet gösterdiği, dolayısıyla her ne kadar davalı kullanımının tescilin dışına çıktığı bilirkişi raporu ve dosya kapsamı ile sabit ise de; davalının markanın tescilinde kötüniyetli hareket ettiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı ve davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçeleriyle hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizliği görülmediğ gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, 25.10.2022 tarihli ek kararı ile de davalı-karşı davacı tarafça İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmediğinden kararın davalı-karşı davacı yönünden şekli anlamda «kesin» hüküm içerdiği ve bu yönüyle tarafın temyiz hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4369 E. , 2024/1794 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/472 Esas, 2023/836 Karar
DAVA TARİHİ 19.01.2017
HÜKÜM
Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait ticaret unvanının terkini ve davalıya ait www.byzara.com alan adına erişimin engellenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “ZARA” markasını çeşitli yazı stilleri ve renklerle 1963 yılından beri kullandığını, tüm dünyada ZARA kelimesinin müvekkili firma ile özdeşleştiğini, markasını ilk kez 1979 yılında İspanya'da tescil ettirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde de ilk kez 1994 yılında 153527 sayı ile tescil ettirdiğini, “ZARA” ibaresinin TÜRKPATENT tarafından da T/01479 sayı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalının "ZARA" markasını aynen içeren www.byzara.com alan adını kendi adına tescil ettirdiğini ve ilgili alan adı ile işletilen websitesi üzerinde, tescilli ve tanınmış "ZARA" markasını "BY" ve "BAY" ibareleri ile "BY ZARA" ve "BAY ZARA"şeklinde müvekkilinin ana faaliyeti olan tekstil sektöründe markaları ile karıştırılmaya yol açacak şekilde izinsiz ve tescilsiz olarak kullandığını ileri sürerek davalının müvekkili adına tescilli markaları kullanımı ile yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait ticaret unvanının terkini ve davalıya ait www.byzara.com alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız rekabete ilişkin iddiaların 3 yıl geçmesi sonucu zamanaşımına uğrayacağını, tüm talepler yönünden zamanaşımının bulunduğunu, davalı şirket sahiplerinin nüfus aile kayıt tablosundan da görüleceği üzere ZARA'lı olduklarını, Zara'lı olan şirket sahibi ailenin, memleketine olan sevgi ve bağlılığı nedeni ile ticaret unvanını "BAY ZARA" olarak belirleyerek tescil ettirdiğini, davacı tarafın müvekkilinin kötüniyetli olduğu, haksız kazanç ve yarar sağlamaya çalıştığı yönündeki iddialarını ve İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/138 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davalı tarafından kullanılan http://byzara.com.tr şeklindeki internet alan adının da şirket kuruluşuna paralel olarak 12.04.2008 yılında alındığını, eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2017 tarih, 2017/431 E. ve 2017/351 K. sayılı kararıyla; davalının ticaret unvanı ve alan adı kullanımının haksız olmadığı, tescile uygun olarak unvanı kullanma hakkının olduğu, ancak internet sitesi ve tanıtım vasıtalarında kullanmakta olduğu “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımlarının ise davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kullandığı “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarih, 2018/2234 E. ve 2021/974 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin ticaret unvanının 16.04.2008 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adının tescil ettirildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu, alan adında kullanmakta haklı olduğu, tüzel kişi tacir olan ve basiretli davranmakla yükümlü olan davacı şirketin, davalının tescilli ticaret unvanının ve alan adının terkini için dava açmakta uzun süre sessiz kalarak 19.01.2017 tarihinde dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, markaya tecavüz fiili yönünden internet sitesi içerisindeki markasal kullanımlar nedeniyle davanın kabul kararı verildiği, her bir talebin koşulları ve karar gerekçelerinin farklı olduğu, verilen kararın çelişki yarattığından bahis edilemeyeceği, İstanbul 9.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/138 D.İş. sayılı dosyasında davalının web sitesinde yapılan inceleme ile, davalı şirketin web sitesi sayfalarında başlık kısmında, "hakkımızda" başlıklı tanıtım sayfası içeriğinde, ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın ticaret unvanı kullanımı şeklinde olmadığı gibi, "By" ibaresinin İngilizce "tarafından" anlamında kullanıldığı, davalının kullanımının Türkçe karşılığının "ZARA tarafından" anlamına geldiği ve iltibas yaratacak şekilde olduğu, mahkemece markaya tecavüzün meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından davalının markasal kullanımının hangi tarihte başladığı tespit edilemediği gibi, markasal kullanımın eski tarihli olduğu ve kullanımdan davacının haberdar olduğu, buna rağmen sessiz kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik dava yönünden sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davalı vekilinin, ticaret unvanı ve alan adına yönelik davanın sessiz kalma suretiyle reddine ilişkin mahkemenin gerekçesine yönelik istinaf sebebi ile, davacı vekili lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf sebeplerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs.
her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 14.12.2022 tarih, 2021/4776 E. ve 2022/9040 K. sayılı kararıyla davalının davacıya ait tescilli marka ile karıştırılmaya sebebiyet verecek nitelikte benzer işareti tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı gibi, internet alan adı olarak da kullandığının sabit olması karşısında, Mahkemece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi yollamasıyla anılan Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ticaret unvanının terkinine, (f) bendi uyarınca da alan adının tahsisinin iptaline (terkinine) karar vermek suretiyle marka hakkına tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasının temini gerekirken hatalı gerekçeyle ticaret unvanı yönünden davanın tamamen reddine, alan adı yönünden ise sadece içeriğin çıkartılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan, tek başına ticaret unvanı tescil ettirilmesi ya da alan adının tahsisi marka hakkına tecavüz teşkil etmeyip, ancak markasal olarak, diğer bir anlatımla mal veya hizmetlerin ayırt edici işareti olarak kullanılması halinde marka hakkına tecavüz teşkil edeceğinin kabulünden hareketle, davalının ticaret unvanını ve alan adını ciddi surette markasal olarak kullanımının üzerinden 5 yıldan daha fazla bir sürenin geçtiği davalı tarafça iddia ve ispat edilemediğine göre, Daire içtihatları ile varlığı kabul edilen 5 yıllık sessiz kalma sebebiyle hak kaybının, ticaret unvanı ve alan adının tescili tarihinden itibaren başlatılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticaret unvanının 16.04.2008 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adını tescil ettirdiği anlaşılıyorsa da, davalının ticaret unvanı ve alan adını tescil tarihinden itibaren ciddi surette markasal olarak kullandığına dair dosya kapsamında somut delil ya da tespit bulunmadığından ve ciddi kullanımın hangi tarihten başladığı anlaşılamadığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, ZARA ve ZARA HOME markalarının 24 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davacının ZARA markasının 01.02.2011 tarihinde T/01479 numarası ile tanınmış marka olarak özel sicile kaydedildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu davacı markaları ile iltibas yaratacak şekilde tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı, alan adında ve internet sitesi içeriğinde ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının ticaret unvanından "BY ZARA" ibaresinin terkinine, davalının www.byzara.com alan adının terkinine ve alan adına erişimin engellenmesine, belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından bir marka veya markasal kullanım söz konusu olmadığından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin davalı şirket merkezinin bulunduğu Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 9 yıldır müvekkili şirket adına tescilli olan ticaret unvanına ilişkin olarak, davacı tarafından ileri sürülebilecek tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi raporu alınmadığını, delillerinin toplanmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde ürün üzerinde ticaret unvanı veya Zara ibaresi ve markasını kullanımının mevcut olmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını ve alan adını usul ve yasaya uygun olarak ZARA'lı olması nedeniyle seçtiğini, 2008 yılında tescil edildiğini, hiçbir kötüniyet taşımaksızın ticari örf adet ve dürüstlük kuralına uygun şekilde tescil tarihinden itibaren kullandığına dair 2008 ve 2010 yılına ait fatura örneklerini cevap dilekçeleri ekinde sunduklarını, davacının basiretli tacir olarak Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ticaret ünvanını bilmediğini öne süremeyeceğini, www.byzara.com.tr alan adının iptal edildiğini, web sitesinde ve diğer her yerdeki "Byzara" ibaresini içeren kullanımın kaldırıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait ticaret unvanının terkini ve davalıya ait www.byzara.com alan adına erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051029000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz