Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5437 E. 2024/1775 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfaat dengesi↗ seçimlik hak↗ ba/bs formları↗ ticaret unvanının terkini↗ kar kaybı↗ yoksun kalınan kâr↗ ba beyannamesi↗ delil tespiti↗ ticari işletme↗ haksız eylem↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr kaybı↗ ihtar↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ fatura↗ sulh↗ terkin↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/138 E., 2019/49 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Odak Gözlük Optik Lens Saat Gıda İth. Mad. San. Tic. Ltd. Şti" unvanı ile çok uzun yıllardır İzmir'de faaliyet gösterdiğini, 2007/41046 ve 2011/114913 sayılı 07, 08, 09, 35 ve 40. sınıflarda "Odak Optik" marka tescilleri bulunduğunu, davalının Manisa'da perakende gözlük satım işiyle iştigal ettiğini, müvekkili ile arasında bayilik veya lisans sözleşmesi bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin bayiisi intibaı oluşturacak şekilde "ODAK OPTİK" ve "mosODAK Optik" ibaresini işyerinde haksız ve yetkisiz olarak kullandığını, ticaret unvanında da "mosODAK optik-..." ibarelerine yer verdiğini, müvekkilinin gönderdiği ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/4 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davalının işyerinde "ODAK OPTİK" ibaresini tabelalarında, sipariş formlarında, yazar kasa fişlerinde ve resmi evraklarda kullandığının tespit edildiğini, tespit sonrası davalının gönderdiği cevabi ihtarnamede işyerinin tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm fatura ve kaşelerini, marka baskını sonrasında mosODAK olarak değiştirdiğini bildirdiğini, bu şekilde davalının ODAK ibaresini ön plana çıkartacak şekilde "mosODAK" adı altında markasal kullanıma devam ettiğini, müvekkili ile davalı aynı sektörde faaliyet gösterdiği için bu durumun iltibasa yol açtığını, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ibare bulunan emteaların üzerindeki markaların silinmesine, bu mümkün değilse imhasına, tecavüz teşkil eden ibarenin ticaret unvanından terkinine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerini açmadan önce Odak Optik isminin başka bir şirkete marka olarak tescil edildiğini bilmeden kullandığını, aynı iş yerinde Odak Optik markalı eşya bulunmadığını, işyerini tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm fatura ve kaşelerin MOSODAK OPTİK olarak değiştirdiğini, ayrıca bu ismi almak amacıyla TPE'de tescil başvurusunda bulunduğunu belirttiğini, işletmeyi 25.09.2016 tarihinde satın aldığınında ticari işletmenin adının Odak Optik olarak ticaret siciline kayıtlı olduğunu, Odak Optik ibaresini sadece işletme unvanı olarak kullandığını, davacının İzmir'de, kendisinin ise Manisa'da faaliyet gösterdiği için hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, davacının maddi zararı oluştuğuna dair bir delil sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bir takım evraklarında; sipariş formlarında, yazar kasa fişinde, optisyenlik ruhsatnamesinde "ODAK OPTİK" ibaresini markasal kullandığı, binasının dış cephesinde "odak optik" ibaresinin belirgin bir şekilde yer aldığı, bu tespitin üzerine davacı tarafından marka sahipliğine dayanan uyarı yapıldığı ve tebliğ üzerine davalının "mos odak" şeklindeki kullanıma döndüğü, 2018/14 D.iş dosyasında alınan rapordan ihlale ilişkin bulgular bulunduğu, bilirkişinin fiili ''odak optik'' işletme adı kullanımını tabela, camekan, sipariş evrakı, optisyen ruhsatı, satış fişi üzerinde tespit ettiği, bundan ayrı muhasıp ve marka uzmanı bilirkişi görevlendirilerek rapor alındığı, davalının hukuka aykırı, marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan kullanımları değerlendirilerek, davacının tercih ettiği yönteme göre, 19.01.2018 ihtarname tarihinden başlayarak dava tarihine kadar geçen dönem bakımından, davalı firmanın haksız kullanımı olmasaydı, davacının elde edeceği kâr, tarafların coğrafi konumları, eylemlerin boyutları ve sonuçları dikkate alınarak hesaplandığı, ihtarname tarihi ile davanın açıldığı 08.05.2018 tarihleri arasında kalan haksız kullanım hesap dönemi bakımından 5.892,43 TL kar kaybı olduğu, her ne kadar davalı ihtar üzerine kullanımını ''mosodak optik" değiştirdiğini belirterek itirazda bulunmuşsa da haksız kullanımın etkilerinin bir anda ortadan yok olmayacağı, bir süre devam edeceği, mali anlamda dava tarihine kadar haksız eylemin sonuçlarının süreceği, dolayısıyla, hesaplanan zararın kayıt dışı ticari faaliyet alışkanlıklarının da dikkate alınması suretiyle dosya kapsamına uygun olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci, 52 nci maddeleri kapsamında taraf menfaat dengelerine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "odak optik" ibaresini ayırt edici olmayan eklerle birlikte veya yalnız kullanmasını marka hakkına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunu tespitine, markasallık arz eden "odak optik" ibarelerinin tabela, camekan, sipariş evrakı, satış fişi, optisyenlik ruhsatı belgelerinden çıkartılmasına, kaldırılmasına, silinmesine, 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Odak Optik ismini, başka bir firma tarafından tescil edildiğini bilmeden sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, 07.03.2018 tarihli cevabi ihtarname ile müvekkilince davacıya bu durumun bildirildiğini, işyerinde Odak Optik markalı eşya bulunmadığının beyan edildiğini, müvekkiline ait iş yerinin tabelası, vergi kayıtları, iş yerinde kullanılan tüm fatura ve kaşelerin Mosodak Optik olarak değiştirildiğini, yapılan delil tespitinde hiçbir gözlük üzerinde Odak Optik ibaresi bulunmadığını, davacının İzmir ilinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise Manisa ilinde iştigal ettiğini, müvekkilinin Odak Optik ibaresini sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, hiçbir reklam, tanıtım faaliyetinin mevcut olmadığı için davacının zarara uğramadığını, bilirkişi raporunun mahallinde inceleme yapılmadan delil tespiti raporuna göre dosya üzerinden hazırlandığını, 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında ticari defter, emsal lisans sözleşmeleri incelenmesi ve kazanç ya da gelir kayıplarının hesaplanması gerektiğini, 28.11.2018 tarihli raporda sadece 2. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi baz alınarak kâr kaybı miktarı belirlendiğini, dava dilekçesinde yoksun kalınan kazanç bakımından zarar tespitine dayalı seçimlik hakkın belirlenmesine rağmen bilirkişilerce bu seçimlik hak doğrultusunda bir inceleme yapılmadan tamamen talep dışı kriterler kullanılarak kar kaybı hesabı yapıldığını, davalı adına üç işletme bulunduğunu, üç işletmenin tamamı müvekkilinin şahsı üzerine kayıtlı tek bir vergi numarasına tabi olduğundan bilirkişi raporuna esas alınan 2. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi de bu 3 işletmenin karı olarak tespit ettiğini, müvvekkilinin Odak Optik isimli ibareyi kullanmayı TÜRKPATENT'e başvuru tarihi olan 05.02.2018 tarihi itibari ile bırakıldığını, aynı tarihte cevap dilekçesinde de sundukları görüntülerle işyerinde mevcut tüm Odak Optik ibareleri kaldırıldığını, yapılan hesaplamanın bitiş tarihinin hatalı alındığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hüküm altına alınan 1.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün niteliğine, süresine, kapsamına göre makul bulunduğu, bakiye maddi tazminat isteminin ileride açılacak tazminat davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, ticaret unvanının terkini ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi.
3. 6098 sayılı Kanun'un 51 inci ve 52 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4630 E. 2024/445 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesinin 2018/4 D.İş sayılı dosyası ile «delil tespiti» yaptırıldığını, davalının işyerinde "ODAK OPTİK" ibaresini tabelalarında, sipariş «formlarında», yazar kasa fişlerinde ve resmi evraklarda kullandığının tespit edildiğini, tespit sonrası davalının gönderdiği cevabi «ihtarnamede» işyerinin tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm «fatura» ve kaşelerini, marka baskını sonrasında mosODAK olarak değiştirdiğini bildirdiğini, bu şekilde davalının ODAK ibaresini ön plana çıkartacak şekilde "mosODAK" adı altında markasal kullanıma devam ettiğini, müvekkili ile davalı aynı sektörde faaliyet gösterdiği için bu durumun «iltibasa» yol açtığını, davalının müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ibare bulunan emteaların üzerindeki markaların silinmesine, bu mümkün değilse imhasına, tecavüz teşkil eden ibarenin ticaret unvanından terkinine, hükmün «ilanına», fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1.000,00 TL «maddi tazminatın» tecavüzün vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… ünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede ... ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya anılan madde kapsamında yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk · ayırt edicilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "odak «arabuluculuk»" ibareli başvuru ile redde mesnet "odak" ibareli marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, ilk derece mahkemesi kararının «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede ... ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya anılan madde kapsamında yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1158 E. 2021/1715 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · franchise sözleşmesi · kanuna karşı hile · hile · sözleşmeden doğan dava · kira sözleşmesi · cezai şart · iş bölümü
Benzer bu karardaŞti. olduğu kanaatini uyandırılmak istendiği, bu durumun anlaşılması üzerine davacının Odak AŞ'ye «cezai şart» ödemek zorunda kaldığı, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ek «protokolün» bir «inanç sözleşmesi» olduğu belirtilmiş ise de bu sözleşmenin niteliği itibariyle bir inanç sözleşmesi olmayıp tıpkı «kanuna karşı hilede» olduğu gibi asıl sözleşmeye karşı (Odak A.Ş. ile yapılan «kira sözleşmesi») bu sözleşmenin cezai şart hükümlerinin uygulanmaması için yapılan bir dolanma sözleşmesi olduğu, «franchise sözleşmesinde» asıl olan unsur tarafların bağımsızlığı ve davalı franchise alanın franchise verenden bağımsız olarak hareket etmesi olup, somut olayda bu bağımsızlık unsurunun gerçekleşmediği, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığı, davacı franchise verenin davalı franchise alana sözleşmenin yapıldığı 16.11.2012 tarihinde faaliyet göstereceği işyerini temin edemediği, daha sonra 10.12.2012 tarihli ek protokolle de işyerinin «teslim» edilemediği, franchise alanın kendi adına ticari faaliyet gösteremediği, davacının Franchise Sözleşmesinin geçerli olduğunu iddia etmesi ve bu «sözleşmeden doğan» haklarını talep etmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 16.11.2012 tarihli Franchise Sözleşmesi ile dava konusu bağımsız «bölümün» davacı ve dava dışı Agora AVM işleteni Odak A.Ş arasında imzalanan «kira sözleşmesinin» 13.5 maddesine aykırı olarak kiralayanın yazılı «muvafakatı» olmaksızın 3. şahıs olan davalıya kiralandığı, Franchise Sözleşmesine ek olarak 10.12.2012 tarihli ek «protokol» ve tadil sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile tarafların Odak A.Ş.’ye karşı hileli olarak kira sözleşmesinin devam etmesini sağlamak amacıyla "Franchise alanın …
Franchise alan ve kefilleri Franchise Sözleşmesine «dahil» olmayan, ancak bu işbu mağazayı franchise verenin vergi levhası altında işletmesi nedeniyle işbu adresteki mağazaya ilişkin her türlü resim, vergi, «harç» ve sair tüm yasal sorumlulukların kendilerine ait olduğunu kabul ve «taahhüt» etmişlerdir." hükmü kararlaştırılarak «kira sözleşmesinde» yasaklandığı halde Odak A.Ş.'ye karşı «hile» yolu ile işletmecinin davalı Forum Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5409 E. 2023/7318 K.
Ortak:ihtar · ticari defter · ihtarname · e-defter
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Odak Optik ismini, başka bir firma tarafından tescil edildiğini bilmeden sadece «ticaret unvanı» olarak kullandığını, 07.03.2018 tarihli cevabi «ihtarname» ile müvekkilince davacıya bu durumun bildirildiğini, işyerinde Odak Optik markalı eşya bulunmadığının beyan edildiğini, müvekkiline ait iş yerinin tabelası, vergi kayıtları, iş yerinde kullanılan tüm «fatura» ve kaşelerin Mosodak Optik olarak değiştirildiğini, yapılan «delil tespitinde» hiçbir gözlük üzerinde Odak Optik ibaresi bulunmadığını, davacının İzmir ilinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise Manisa ilinde iştigal ettiğini, müvekkilinin Odak Optik ibaresini sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, hiçbir reklam, tanıtım faaliyetinin mevcut olmadığı için davacının zarara uğramadığını, bilirkişi raporunun mahallinde inceleme yapılmadan delil tespiti raporuna göre dosya üzerinden hazırlandığını, 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi uyarınca «yoksun kalınan» kazancın hesaplanmasında «ticari defter», emsal lisans sözleşmeleri incelenmesi ve kazanç ya da gelir kayıplarının hesaplanması gerektiğini, 28.11.2018 tarihli raporda sadece 2.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bir takım evraklarında; sipariş «formlarında», yazar kasa fişinde, optisyenlik ruhsatnamesinde "ODAK OPTİK" ibaresini markasal kullandığı, binasının dış cephesinde "odak optik" ibaresinin belirgin bir şekilde yer aldığı, bu tespitin üzerine davacı tarafından marka sahipliğine dayanan uyarı yapıldığı ve tebliğ üzerine davalının "mos odak" şeklindeki kullanıma döndüğü, 2018/14 D.iş dosyasında alınan rapordan ihlale ilişkin bulgular bulunduğu, bilirkişinin fiili ''odak optik'' işletme adı kullanımını tabela, camekan, sipariş evrakı, optisyen ruhsatı, satış fişi üzerinde tespit ettiği, bundan ayrı muhasıp ve marka uzmanı bilirkişi «görevlendirilerek» rapor alındığı, davalının hukuka aykırı, marka ihlali ve «haksız rekabet» oluşturan kullanımları değerlendirilerek, davacının tercih ettiği yönteme göre, 19.01.2018 «ihtarname» tarihinden başlayarak dava tarihine kadar geçen dönem bakımından, davalı firmanın haksız kullanımı olmasaydı, davacının elde edeceği kâr, tarafların coğrafi konumları, eylemlerin boyutları ve sonuçları dikkate alınarak hesaplandığı, ihtarname tarihi ile davanın açıldığı 08.05.2018 tarihleri arasında kalan haksız kullanım hesap dönemi bakımından 5.892,43 TL «kar kaybı» olduğu, her ne kadar davalı «ihtar» üzerine kullanımını ''mosodak optik" değiştirdiğini belirterek itirazda bulunmuşsa da haksız kullanımın etkilerinin bir anda ortadan yok olmayacağı, bir süre devam edeceği, mali anlamda dava tarihine kadar «haksız eylemin» sonuçlarının süreceği, dolayısıyla, hesaplanan zararın kayıt dışı ticari faaliyet alışkanlıklarının da dikkate alınması suretiyle dosya kapsamına uygun olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci, 52 nci maddeleri kapsamında taraf «menfaat dengelerine» uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "odak optik" ibaresini ayırt edici olmayan eklerle birlikte veya yalnız kullanmasını «marka hakkına tecavüz», haksız rekabet oluşturduğunu tespitine, markasallık arz eden "odak optik" ibarelerinin tabela, camekan, sipariş evrakı, satış fişi, optisyenlik ruhsatı belgelerinden çıkartılmasına, kaldırılmasına, silinmesine, 1.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… lik veya lisans sözleşmesi bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin bayiisi intibaı oluşturacak şekilde "ODAK OPTİK" ve "mosODAK Optik" ibaresini işyerinde haksız ve «yetkisiz» olarak kullandığını, ticaret unvanında da "mosODAK optik-..." ibarelerine yer verdiğini, müvekkilinin gönderdiği «ihtarnameden» sonuç alınamaması üzerine Manisa 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu ödemelerin davalılar tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı ... kişilerin «kefaletinin» geçerli olup olmadığına ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2049 E. 2024/5006 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaSulh Hukuk Mahkemesinin 2018/4 D.İş sayılı dosyası ile «delil tespiti» yaptırıldığını, davalının işyerinde "ODAK OPTİK" ibaresini tabelalarında, sipariş «formlarında», yazar kasa fişlerinde ve resmi evraklarda kullandığının tespit edildiğini, tespit sonrası davalının gönderdiği cevabi «ihtarnamede» işyerinin tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm «fatura» ve kaşelerini, marka baskını sonrasında mosODAK olarak değiştirdiğini bildirdiğini, bu şekilde davalının ODAK ibaresini ön plana çıkartacak şekilde "mosODAK" adı altında markasal kullanıma devam ettiğini, müvekkili ile davalı aynı sektörde faaliyet gösterdiği için bu durumun «iltibasa» yol açtığını, davalının müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ibare bulunan emteaların üzerindeki markaların silinmesine, bu mümkün değilse imhasına, tecavüz teşkil eden ibarenin ticaret unvanından terkinine, hükmün «ilanına», fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1.000,00 TL «maddi tazminatın» tecavüzün vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… uğunu, müvekkilinin de ... ilçesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, anılan ibarenin herkes tarafından kullanılabileceğini, başvuruda yer alan "..." ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığını, markalar arasında «iltibas» bulunmadığını ileri sürerek, 2016-M-10345 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
… metlerle aynı/aynı tür bulunduğu, ancak marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» koşullarının bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "...(Lı)" ibaresinin Konya'nın bir ilçesi olduğu, anılan ibarenin bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün bulunmadığı, gerek davacıya gerekse davalıya ait gözlük mağazasının ... ilçesinde faaliyet gösterdiğini, anılan ibarenin farklı işaret ve eklerle tescilinin engellenemeyeceğini, yine markalarda ortak olarak yer alan "optik" ibaresinin de «uyuşmazlık konusu»“09/03 Manyetik, optik kayıt «taşıyıcılar» ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar.” ile “09/09 Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kurulan, kılıfları, parçalan ve aksesuarları.” emtiası ve bunların satış hizmetleri bakımından tanımlayıcı/vasıf bildirici nitelikte bulunduğu, buna göre dava konusu başvurunun asli unsurunu "..." ibaresi, redde menset markanın ise "..." ibaresinin oluşturduğu, diğer taraftan 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların da bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, tescilin «idari işlem» olması nedeniyle başvurunun tescili isteminin reddine karar verilmiştir.
Optik" ibaresinin oluşturduğunu, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · uyuşmazlık konusu · taşıyıcı · kötü niyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… metlerle aynı/aynı tür bulunduğu, ancak marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» koşullarının bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "...(Lı)" ibaresinin Konya'nın bir ilçesi olduğu, anılan ibarenin bir kişinin tekeline bırakılmasının mümkün bulunmadığı, gerek davacıya gerekse davalıya ait gözlük mağazasının ... ilçesinde faaliyet gösterdiğini, anılan ibarenin farklı işaret ve eklerle tescilinin engellenemeyeceğini, yine markalarda ortak olarak yer alan "optik" ibaresinin de «uyuşmazlık konusu»“09/03 Manyetik, optik kayıt «taşıyıcılar» ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar.” ile “09/09 Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kurulan, kılıfları, parçalan ve aksesuarları.” emtiası ve bunların satış hizmetleri bakımından tanımlayıcı/vasıf bildirici nitelikte bulunduğu, buna göre dava konusu başvurunun asli unsurunu "..." ibaresi, redde menset markanın ise "..." ibaresinin oluşturduğu, diğer taraftan 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların da bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline, tescilin «idari işlem» olması nedeniyle başvurunun tescili isteminin reddine karar verilmiştir.
… uğunu, müvekkilinin de ... ilçesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, anılan ibarenin herkes tarafından kullanılabileceğini, başvuruda yer alan "..." ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığını, markalar arasında «iltibas» bulunmadığını ileri sürerek, 2016-M-10345 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Optik" ibareli marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesindeki «iltibas» koşullarının oluşmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak bulunan "..." ibaresinin, herkesin kullanımına açık bir coğrafi yer adı olduğu, "Optik" ibaresinin de tarafların markalarının kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı, bir kısım mal ve hizmetler yönünden ise «ayırt ediciliği» düşük bir ibare olduğu, dolayısıyla başvuruda yer alan "..." ibaresinin, ayırt ediciliği sağlamakta yeterli bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf ba …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5437 E. , 2024/1775 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1207 Esas, 2022/1054 Karar
DAVA TARİHİ 08.05.2018
HÜKÜM/KARAR Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/138 E., 2019/49 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Odak Gözlük Optik Lens Saat Gıda İth. Mad. San. Tic. Ltd. Şti" unvanı ile çok uzun yıllardır İzmir'de faaliyet gösterdiğini, 2007/41046 ve 2011/114913 sayılı 07, 08, 09, 35 ve 40. sınıflarda "Odak Optik" marka tescilleri bulunduğunu, davalının Manisa'da perakende gözlük satım işiyle iştigal ettiğini, müvekkili ile arasında bayilik veya lisans sözleşmesi bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin bayiisi intibaı oluşturacak şekilde "ODAK OPTİK" ve "mosODAK Optik" ibaresini işyerinde haksız ve yetkisiz olarak kullandığını, ticaret unvanında da "mosODAK optik-..." ibarelerine yer verdiğini, müvekkilinin gönderdiği ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine Manisa 1.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/4 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davalının işyerinde "ODAK OPTİK" ibaresini tabelalarında, sipariş formlarında, yazar kasa fişlerinde ve resmi evraklarda kullandığının tespit edildiğini, tespit sonrası davalının gönderdiği cevabi ihtarnamede işyerinin tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm fatura ve kaşelerini, marka baskını sonrasında mosODAK olarak değiştirdiğini bildirdiğini, bu şekilde davalının ODAK ibaresini ön plana çıkartacak şekilde "mosODAK" adı altında markasal kullanıma devam ettiğini, müvekkili ile davalı aynı sektörde faaliyet gösterdiği için bu durumun iltibasa yol açtığını, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ibare bulunan emteaların üzerindeki markaların silinmesine, bu mümkün değilse imhasına, tecavüz teşkil eden ibarenin ticaret unvanından terkinine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerini açmadan önce Odak Optik isminin başka bir şirkete marka olarak tescil edildiğini bilmeden kullandığını, aynı iş yerinde Odak Optik markalı eşya bulunmadığını, işyerini tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm fatura ve kaşelerin MOSODAK OPTİK olarak değiştirdiğini, ayrıca bu ismi almak amacıyla TPE'de tescil başvurusunda bulunduğunu belirttiğini, işletmeyi 25.09.2016 tarihinde satın aldığınında ticari işletmenin adının Odak Optik olarak ticaret siciline kayıtlı olduğunu, Odak Optik ibaresini sadece işletme unvanı olarak kullandığını, davacının İzmir'de, kendisinin ise Manisa'da faaliyet gösterdiği için hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, davacının maddi zararı oluştuğuna dair bir delil sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bir takım evraklarında; sipariş formlarında, yazar kasa fişinde, optisyenlik ruhsatnamesinde "ODAK OPTİK" ibaresini markasal kullandığı, binasının dış cephesinde "odak optik" ibaresinin belirgin bir şekilde yer aldığı, bu tespitin üzerine davacı tarafından marka sahipliğine dayanan uyarı yapıldığı ve tebliğ üzerine davalının "mos odak" şeklindeki kullanıma döndüğü, 2018/14 D.iş dosyasında alınan rapordan ihlale ilişkin bulgular bulunduğu, bilirkişinin fiili ''odak optik'' işletme adı kullanımını tabela, camekan, sipariş evrakı, optisyen ruhsatı, satış fişi üzerinde tespit ettiği, bundan ayrı muhasıp ve marka uzmanı bilirkişi görevlendirilerek rapor alındığı, davalının hukuka aykırı, marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan kullanımları değerlendirilerek, davacının tercih ettiği yönteme göre, 19.01.2018 ihtarname tarihinden başlayarak dava tarihine kadar geçen dönem bakımından, davalı firmanın haksız kullanımı olmasaydı, davacının elde edeceği kâr, tarafların coğrafi konumları, eylemlerin boyutları ve sonuçları dikkate alınarak hesaplandığı, ihtarname tarihi ile davanın açıldığı 08.05.2018 tarihleri arasında kalan haksız kullanım hesap dönemi bakımından 5.892,43 TL kar kaybı olduğu, her ne kadar davalı ihtar üzerine kullanımını ''mosodak optik" değiştirdiğini belirterek itirazda bulunmuşsa da haksız kullanımın etkilerinin bir anda ortadan yok olmayacağı, bir süre devam edeceği, mali anlamda dava tarihine kadar haksız eylemin sonuçlarının süreceği, dolayısıyla, hesaplanan zararın kayıt dışı ticari faaliyet alışkanlıklarının da dikkate alınması suretiyle dosya kapsamına uygun olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci, 52 nci maddeleri kapsamında taraf menfaat dengelerine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "odak optik" ibaresini ayırt edici olmayan eklerle birlikte veya yalnız kullanmasını marka hakkına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunu tespitine, markasallık arz eden "odak optik" ibarelerinin tabela, camekan, sipariş evrakı, satış fişi, optisyenlik ruhsatı belgelerinden çıkartılmasına, kaldırılmasına, silinmesine, 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Odak Optik ismini, başka bir firma tarafından tescil edildiğini bilmeden sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, 07.03.2018 tarihli cevabi ihtarname ile müvekkilince davacıya bu durumun bildirildiğini, işyerinde Odak Optik markalı eşya bulunmadığının beyan edildiğini, müvekkiline ait iş yerinin tabelası, vergi kayıtları, iş yerinde kullanılan tüm fatura ve kaşelerin Mosodak Optik olarak değiştirildiğini, yapılan delil tespitinde hiçbir gözlük üzerinde Odak Optik ibaresi bulunmadığını, davacının İzmir ilinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise Manisa ilinde iştigal ettiğini, müvekkilinin Odak Optik ibaresini sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, hiçbir reklam, tanıtım faaliyetinin mevcut olmadığı için davacının zarara uğramadığını, bilirkişi raporunun mahallinde inceleme yapılmadan delil tespiti raporuna göre dosya üzerinden hazırlandığını, 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında ticari defter, emsal lisans sözleşmeleri incelenmesi ve kazanç ya da gelir kayıplarının hesaplanması gerektiğini, 28.11.2018 tarihli raporda sadece 2.
Dönem Geçici Vergi Beyannamesi baz alınarak kâr kaybı miktarı belirlendiğini, dava dilekçesinde yoksun kalınan kazanç bakımından zarar tespitine dayalı seçimlik hakkın belirlenmesine rağmen bilirkişilerce bu seçimlik hak doğrultusunda bir inceleme yapılmadan tamamen talep dışı kriterler kullanılarak kar kaybı hesabı yapıldığını, davalı adına üç işletme bulunduğunu, üç işletmenin tamamı müvekkilinin şahsı üzerine kayıtlı tek bir vergi numarasına tabi olduğundan bilirkişi raporuna esas alınan 2. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi de bu 3 işletmenin karı olarak tespit ettiğini, müvvekkilinin Odak Optik isimli ibareyi kullanmayı TÜRKPATENT'e başvuru tarihi olan 05.02.2018 tarihi itibari ile bırakıldığını, aynı tarihte cevap dilekçesinde de sundukları görüntülerle işyerinde mevcut tüm Odak Optik ibareleri kaldırıldığını, yapılan hesaplamanın bitiş tarihinin hatalı alındığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hüküm altına alınan 1.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün niteliğine, süresine, kapsamına göre makul bulunduğu, bakiye maddi tazminat isteminin ileride açılacak tazminat davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, ticaret unvanının terkini ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi.
3. 6098 sayılı Kanun'un 51 inci ve 52 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051019500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz