Sözleşme iptal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1158 E. 2021/1715 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inanç sözleşmesi↗ franchise sözleşmesi↗ kanuna karşı hile↗ hile↗ sözleşmeden doğan dava↗ kira sözleşmesi↗ cezai şart↗ iş bölümü↗ muvafakat↗ protokol↗ taahhütname↗ harç↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 16.11.2012 tarihli Franchise Sözleşmesi ile dava konusu bağımsız bölümün davacı ve dava dışı Agora AVM işleteni Odak A.Ş arasında imzalanan kira sözleşmesinin 13.5 maddesine aykırı olarak kiralayanın yazılı muvafakatı olmaksızın 3. şahıs olan davalıya kiralandığı, Franchise Sözleşmesine ek olarak 10.12.2012 tarihli ek protokol ve tadil sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile tarafların Odak A.Ş.’ye karşı hileli olarak kira sözleşmesinin devam etmesini sağlamak amacıyla "Franchise alanın işbu sözleşmedeki her türlü hak ve yükümlülükleri eksiksiz olarak geçerli olmak kaydıyla, franchise verenin vergi levhası altında işletilmesine karar vermişlerdir. Franchise alan ve kefilleri Franchise Sözleşmesine dahil olmayan, ancak bu işbu mağazayı franchise verenin vergi levhası altında işletmesi nedeniyle işbu adresteki mağazaya ilişkin her türlü resim, vergi, harç ve sair tüm yasal sorumlulukların kendilerine ait olduğunu kabul ve taahhüt etmişlerdir." hükmü kararlaştırılarak kira sözleşmesinde yasaklandığı halde Odak A.Ş.'ye karşı hile yolu ile işletmecinin davalı Forum Ltd. Şti. değil davacı Aspar Ltd. Şti. olduğu kanaatini uyandırılmak istendiği, bu durumun anlaşılması üzerine davacının Odak AŞ'ye cezai şart ödemek zorunda kaldığı, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ek protokolün bir inanç sözleşmesi olduğu belirtilmiş ise de bu sözleşmenin niteliği itibariyle bir inanç sözleşmesi olmayıp tıpkı kanuna karşı hilede olduğu gibi asıl sözleşmeye karşı (Odak A.Ş. ile yapılan kira sözleşmesi) bu sözleşmenin cezai şart hükümlerinin uygulanmaması için yapılan bir dolanma sözleşmesi olduğu, franchise sözleşmesinde asıl olan unsur tarafların bağımsızlığı ve davalı franchise alanın franchise verenden bağımsız olarak hareket etmesi olup, somut olayda bu bağımsızlık unsurunun gerçekleşmediği, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığı, davacı franchise verenin davalı franchise alana sözleşmenin yapıldığı 16.11.2012 tarihinde faaliyet göstereceği işyerini temin edemediği, daha sonra 10.12.2012 tarihli ek protokolle de işyerinin teslim edilemediği, franchise alanın kendi adına ticari faaliyet gösteremediği, davacının Franchise Sözleşmesinin geçerli olduğunu iddia etmesi ve bu sözleşmeden doğan haklarını talep etmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5409 E. 2023/7318 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · hile · kira sözleşmesi · cezai şart · iş bölümü · muvafakat · protokol · dahili dava
İncelediğiniz karardaŞti. olduğu kanaatini uyandırılmak istendiği, bu durumun anlaşılması üzerine davacının Odak AŞ'ye «cezai şart» ödemek zorunda kaldığı, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ek «protokolün» bir «inanç sözleşmesi» olduğu belirtilmiş ise de bu sözleşmenin niteliği itibariyle bir inanç sözleşmesi olmayıp tıpkı «kanuna karşı hilede» olduğu gibi asıl sözleşmeye karşı (Odak A.Ş. ile yapılan «kira sözleşmesi») bu sözleşmenin cezai şart hükümlerinin uygulanmaması için yapılan bir dolanma sözleşmesi olduğu, «franchise sözleşmesinde» asıl olan unsur tarafların bağımsızlığı ve davalı franchise alanın franchise verenden bağımsız olarak hareket etmesi olup, somut olayda bu bağımsızlık unsurunun gerçekleşmediği, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığı, davacı franchise verenin davalı franchise alana sözleşmenin yapıldığı 16.11.2012 tarihinde faaliyet göstereceği işyerini temin edemediği, daha sonra 10.12.2012 tarihli ek protokolle de işyerinin «teslim» edilemediği, franchise alanın kendi adına ticari faaliyet gösteremediği, davacının Franchise Sözleşmesinin geçerli olduğunu iddia etmesi ve bu «sözleşmeden doğan» haklarını talep etmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 16.11.2012 tarihli Franchise Sözleşmesi ile dava konusu bağımsız «bölümün» davacı ve dava dışı Agora AVM işleteni Odak A.Ş arasında imzalanan «kira sözleşmesinin» 13.5 maddesine aykırı olarak kiralayanın yazılı «muvafakatı» olmaksızın 3. şahıs olan davalıya kiralandığı, Franchise Sözleşmesine ek olarak 10.12.2012 tarihli ek «protokol» ve tadil sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile tarafların Odak A.Ş.’ye karşı hileli olarak kira sözleşmesinin devam etmesini sağlamak amacıyla "Franchise alanın …
Franchise alan ve kefilleri Franchise Sözleşmesine «dahil» olmayan, ancak bu işbu mağazayı franchise verenin vergi levhası altında işletmesi nedeniyle işbu adresteki mağazaya ilişkin her türlü resim, vergi, «harç» ve sair tüm yasal sorumlulukların kendilerine ait olduğunu kabul ve «taahhüt» etmişlerdir." hükmü kararlaştırılarak «kira sözleşmesinde» yasaklandığı halde Odak A.Ş.'ye karşı «hile» yolu ile işletmecinin davalı Forum Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefalet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu ödemelerin davalılar tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı ... kişilerin «kefaletinin» geçerli olup olmadığına ilişkindir.
-
Tazminat | Sözleşme iptal | Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14311 E. 2018/6702 K.
Ortak:inanç sözleşmesi · franchise sözleşmesi · kanuna karşı hile · hile · sözleşmeden doğan dava · kira sözleşmesi · cezai şart · iş bölümü
İncelediğiniz karardaŞti. olduğu kanaatini uyandırılmak istendiği, bu durumun anlaşılması üzerine davacının Odak AŞ'ye «cezai şart» ödemek zorunda kaldığı, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ek «protokolün» bir «inanç sözleşmesi» olduğu belirtilmiş ise de bu sözleşmenin niteliği itibariyle bir inanç sözleşmesi olmayıp tıpkı «kanuna karşı hilede» olduğu gibi asıl sözleşmeye karşı (Odak A.Ş. ile yapılan «kira sözleşmesi») bu sözleşmenin cezai şart hükümlerinin uygulanmaması için yapılan bir dolanma sözleşmesi olduğu, «franchise sözleşmesinde» asıl olan unsur tarafların bağımsızlığı ve davalı franchise alanın franchise verenden bağımsız olarak hareket etmesi olup, somut olayda bu bağımsızlık unsurunun gerçekleşmediği, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığı, davacı franchise verenin davalı franchise alana sözleşmenin yapıldığı 16.11.2012 tarihinde faaliyet göstereceği işyerini temin edemediği, daha sonra 10.12.2012 tarihli ek protokolle de işyerinin «teslim» edilemediği, franchise alanın kendi adına ticari faaliyet gösteremediği, davacının Franchise Sözleşmesinin geçerli olduğunu iddia etmesi ve bu «sözleşmeden doğan» haklarını talep etmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce boz …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 16.11.2012 tarihli Franchise Sözleşmesi ile dava konusu bağımsız «bölümün» davacı ve dava dışı Agora AVM işleteni Odak A.Ş arasında imzalanan «kira sözleşmesinin» 13.5 maddesine aykırı olarak kiralayanın yazılı «muvafakatı» olmaksızın 3. şahıs olan davalıya kiralandığı, Franchise Sözleşmesine ek olarak 10.12.2012 tarihli ek «protokol» ve tadil sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile tarafların Odak A.Ş.’ye karşı hileli olarak kira sözleşmesinin devam etmesini sağlamak amacıyla "Franchise alanın …
Franchise alan ve kefilleri Franchise Sözleşmesine «dahil» olmayan, ancak bu işbu mağazayı franchise verenin vergi levhası altında işletmesi nedeniyle işbu adresteki mağazaya ilişkin her türlü resim, vergi, «harç» ve sair tüm yasal sorumlulukların kendilerine ait olduğunu kabul ve «taahhüt» etmişlerdir." hükmü kararlaştırılarak «kira sözleşmesinde» yasaklandığı halde Odak A.Ş.'ye karşı «hile» yolu ile işletmecinin davalı Forum Ltd.
Benzer bu karardaAŞ'ye «cezai şart» ödemek zorunda kaldığı, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ek «protokolün» bir «inanç sözleşmesi» olduğu belirtilmiş ise de bu sözleşmenin niteliği itibariyle bir inanç sözleşmesi olmayıp tıpkı «kanuna karşı hilede» olduğu gibi asıl sözleşmeye karşı (...
A.Ş. ile yapılan «kira sözleşmesi») bu sözleşmenin «cezai şart» hükümlerinin uygulanmaması için yapılan bir dolanma sözleşmesi olduğu, «franchise sözleşmesinde» asıl olan unsur tarafların bağımsızlığı ve davalı franchise alanın franchise verenden bağımsız olarak hareket etmesi olup, somut olayda bu bağımsızlık unsurunun gerçekleşmediği, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığı, davacı franchise verenin davalı franchise alana sözleşmenin yapıldığı 16.11.2012 tarihinde faaliyet göstereceği işyerini temin edemediği, daha sonra 10.12.2012 tarihli ek «protokolle» de işyerinin «teslim» edilemediği, franchise alanın kendi adına ticari faaliyet gösteremediği, davacının Franchise Sözleşmesinin geçerli olduğunu iddia etmesi ve bu «sözleşmeden doğan» haklarını talep etmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 16.11.2012 tarihli Franchise Sözleşmesi ile dava konusu bağımsız «bölümün» davacı ve dava dışı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tutanağı · hizmet bedeli · cari hesap · sebepsiz zenginleşme · uyuşmazlık konusu · kâr payı · ticari defter · ibraz
Benzer bu karardaİnş A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenen kira, katkı «payı» ve «hizmet bedeli» faturalarının «cari hesap» hareketleri içinde davacıya ait banka hesabından dava dışı ...
Bu itibarla mahkemece davacının kira, katkı «payı» ve «hizmet bedeli» adı altında talep ettiği alacak kalemlerini 6098 sayılı TBK’nun 77. ve devamı maddelerinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edebileceği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe anılan alacak kalemi yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
A.Ş. arasındaki kiraya ilişkin sorun çözümlenemeyince davalıların 29.06.2013 tarihli anahtar «teslim tutanağı» ile dava konusu taşınmazın anahtarlarını davacıya iade ettiği «uyuşmalık konusu» değildir.
A.Ş.’ye EFT şeklinde ödendiği, davalı tarafa ait «ticari defter» ve kayıtların incelenmesinde 02.01.2013 tarihinden 10.05.2013 tarihine kadar kira ve ortak kullanım gideri açıklamasıyla 54.590,00 TL’nin ... tarafından elden davacıya ödendiği şeklinde kayıt olmasına rağmen anılan ödemelerin tevsik edici belgeye daynamadığının, kira ve katkı «payı» olarak kaydedilmiş ödemelerin davacıya ya da dava dışı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1158 E. , 2021/1715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.04.2016 gün ve 2014/1240 - 2016/494 sayılı kararı bozan Daire'nin 25.10.2018 gün ve 2016/14311 - 2018/6702 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 16.11.2012 tarihli Franchise Sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı olarak “Ek Protokol ve Tadil Sözleşmesi” imzalanarak Agora Alışveriş merkezindeki dava konusu bağımsız bölümün davalılara teslim edildiğini, bu işyerinin sözleşme çerçevesinde davalılarca işletilmeye başlandığını, davalıların edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözlü olarak uyarılmalarına rağmen, 06.06.2013 tarihinde ihtarname göndererek sözleşmeyi tek taraflı fesih edeceklerini ... ve ... ın kefilliklerinin sona ereceğini, taşınmazı tahliye edeceklerini bildirdiklerini, müvekkilinin 10.06.2013 tarihli ihtarname ile davalıların taleplerini kabul etmediğini, davalıların 05.06.2013 tarihinden itibaren mağazada ürün teşhir etmeyip satış yapmamaya başladıklarını, dava konusu taşınmazı müvekkile kiralayan Odak İnşaat A.Ş.
tarafından müvekkile ihtar çekilerek akde aykırılığın giderilmesi ve cezai şart talep edildiğini, davalıların 29.06.2013 tarihinde mağazayı tahliye ettiklerini, sözleşmeye aykırı davranışları ve haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, Franchise Sözleşmesinin 6.4 maddesi gereği ödenmesi gerekli 12.500 Euro+ KDV olmak üzere 14.750,00 Euro, sözleşmenin 6.7 maddesi ODAK inşaat A.Ş. ile imzalanan kira sözleşmesi ve bunun eki ana taşınmaz yönetim planı, Agora teknik yönetmeliği, işletme yönetmeliği ve teknik şartname kapsamında ödenmesi gerekli kira bedeli, ortak alan gideri, pazarlama fonu payı ve KDV olmak üzere 57.456,14 TL, bu bedellerin iki katı oranında cezai şart tutarı olan 114.912,28 TL, müvekkilinin Odak İnşaat A.Ş’ye ödemek zorunda kaldığı 25.000,00 TL cezai şart, bu cezai şartın iki katı nakdi ceza 50.000 TL, sözleşmenin 19.
maddesi gereği 60.000,00 Euro nakdi ceza+ KDV dahil 70.800,00 Euro, davalıların sözleşmenin sona ermesine kadar ödemesi gereken 4 yıllık toplam 50.000 Euro + KDV dahil 59.000 Euro olmak üzere toplam 114.550,00 Euro ve 247.368,42 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 16.11.2012 tarihli Franchise Sözleşmesi ile dava konusu bağımsız bölümün davacı ve dava dışı Agora AVM işleteni Odak A.Ş arasında imzalanan kira sözleşmesinin 13.5 maddesine aykırı olarak kiralayanın yazılı muvafakatı olmaksızın 3. şahıs olan davalıya kiralandığı, Franchise Sözleşmesine ek olarak 10.12.2012 tarihli ek protokol ve tadil sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile tarafların Odak A.Ş.’ye karşı hileli olarak kira sözleşmesinin devam etmesini sağlamak amacıyla "Franchise alanın işbu sözleşmedeki her türlü hak ve yükümlülükleri eksiksiz olarak geçerli olmak kaydıyla, franchise verenin vergi levhası altında işletilmesine karar vermişlerdir.
Franchise alan ve kefilleri Franchise Sözleşmesine dahil olmayan, ancak bu işbu mağazayı franchise verenin vergi levhası altında işletmesi nedeniyle işbu adresteki mağazaya ilişkin her türlü resim, vergi, harç ve sair tüm yasal sorumlulukların kendilerine ait olduğunu kabul ve taahhüt etmişlerdir." hükmü kararlaştırılarak kira sözleşmesinde yasaklandığı halde Odak A.Ş.'ye karşı hile yolu ile işletmecinin davalı Forum Ltd. Şti. değil davacı Aspar Ltd. Şti. olduğu kanaatini uyandırılmak istendiği, bu durumun anlaşılması üzerine davacının Odak AŞ'ye cezai şart ödemek zorunda kaldığı, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ek protokolün bir inanç sözleşmesi olduğu belirtilmiş ise de bu sözleşmenin niteliği itibariyle bir inanç sözleşmesi olmayıp tıpkı kanuna karşı hilede olduğu gibi asıl sözleşmeye karşı (Odak A.Ş.
ile yapılan kira sözleşmesi) bu sözleşmenin cezai şart hükümlerinin uygulanmaması için yapılan bir dolanma sözleşmesi olduğu, franchise sözleşmesinde asıl olan unsur tarafların bağımsızlığı ve davalı franchise alanın franchise verenden bağımsız olarak hareket etmesi olup, somut olayda bu bağımsızlık unsurunun gerçekleşmediği, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığı, davacı franchise verenin davalı franchise alana sözleşmenin yapıldığı 16.11.2012 tarihinde faaliyet göstereceği işyerini temin edemediği, daha sonra 10.12.2012 tarihli ek protokolle de işyerinin teslim edilemediği, franchise alanın kendi adına ticari faaliyet gösteremediği, davacının Franchise Sözleşmesinin geçerli olduğunu iddia etmesi ve bu sözleşmeden doğan haklarını talep etmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 48,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 25.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655767500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz