Huzur hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4410 E. 2012/4236 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ yönetim kurulu üyeliği↗ hukuki menfaat↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 312. ve 333. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde yönetim kurulu üyelerinin üstlenmiş oldukları görev ve sorumluluk gereği huzur hakkı alacağının fiilen yönetim kurulu üyesi olan gerçek kişiye ait olması gerektiği, huzur hakkı borcundan davalı Arpaş AŞ. sorumlu olduğu, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı Marport AŞ. yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Arpaş AŞ. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, huzur hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının davalılardan Marport AŞ.’yi temsilen yaklaşık 22 ay davalı Arpaş AŞ.’nin yönetim kuruluna katıldığı ve bu şirket tarafından yönetim kurulu üyeliğinden doğan huzur hakkı bedelinin davacının aynı zamanda genel müdür olarak görev yaptığı davalı Marport AŞ.’nin hesabına yatırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, huzur hakkı bedelinin kime ait olduğu, daha doğru bir ifade ile bizzat yönetim kuruluna katılan davacıya mı, yoksa davacının temsilen katıldığı davalı Arpaş AŞ.’nin ortağı olan davalı Marport AŞ.’ye mi ait olduğu noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece angaryanın yasak olduğu belirtilerek huzur hakkı alacağının bizzat yönetim kuruluna katılan kişiye ait olacağı isabetli olarak kabul edilmiş ise de, huzur hakkı bedeli davacının yönetim kuruluna temsilcisi olarak katıldığı davalı Marport AŞ.’nin banka hesabına 22 ay boyunca yatırılmış olup, davacının bu şirketin genel müdürü olması nedeniyle şirketin gelir-gider, muhasebe ve diğer işlemlerinden sorumlu olduğu gözetildiğinde yatırılan bu paradan haberdar olduğu, dolayısı ile bu duruma uzun süre sessiz kaldıktan sonra davacının davalılar aleyhine temyize konu davayı açması MK’nun 2. maddesine aykırıdır.
Bu itibarla, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalılardan Marport AŞ.’nin temyiz itirazlarına gelince, HUMK'nun 427. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesi uyarınca, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın kaldırılmasında veya değiştirilmesinde korunmaya değer bir hukuki menfaatinin bulunması gerekir.
Mahkemece, davalı Marport AŞ. hakkındaki dava huzur hakkı bedelinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş olup, davacı tarafından da verilen karar temyiz edilmemiş olması nedeniyle adı geçen davalı vekilinin yaptığı temyizde hukuki menfaat bulunmadığı sonucuna varılmış olup, temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Huzur hakkı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13038 E. 2012/18235 K.
Ortak:huzur hakkı · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 312. ve 333. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde «yönetim kurulu» üyelerinin üstlenmiş oldukları görev ve sorumluluk gereği «huzur hakkı» alacağının fiilen yönetim kurulu üyesi olan gerçek kişiye ait olması gerektiği, huzur hakkı borcundan davalı Arpaş AŞ. sorumlu olduğu, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı Marport AŞ. yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, davacının davalılardan Marport AŞ.’yi «temsilen» yaklaşık 22 ay davalı Arpaş AŞ.’nin yönetim kuruluna katıldığı ve bu şirket tarafından «yönetim kurulu üyeliğinden» doğan «huzur hakkı» bedelinin davacının aynı zamanda genel müdür olarak görev yaptığı davalı Marport AŞ.’nin hesabına yatırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
2- Dava, «huzur hakkı» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 312. ve 333. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde «yönetim kurulu» üyelerinin üstlenmiş oldukları görev ve sorumluluk gereği «huzur hakkı» alacağının fiilen yönetim kurulu üyesi olan gerçek kişiye ait olması gerektiği, huzur hakkı borcundan davalı Arpaş AŞ. sorumlu olduğu, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı Marport AŞ. yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4909 E. 2011/15641 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · vekalet ücreti · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada ise, davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olup, her iki davalı lehine de «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı sonrasında dava dosyasının taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle davanın HUMK'nun 409/5. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, konteynerin aynen «teslimi», olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Marport Liman İşletmeleri A.Ş. hakkında verilen önceki hüküm Dairemizce onanarak kesinleştiğinden, bozma ilamı sonrasında yeniden anılan davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirse de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu husus yönünden hükmün HUMK’nun 438/7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/599 E. 2017/690 K.
Ortak:huzur hakkı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 312. ve 333. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde «yönetim kurulu» üyelerinin üstlenmiş oldukları görev ve sorumluluk gereği «huzur hakkı» alacağının fiilen yönetim kurulu üyesi olan gerçek kişiye ait olması gerektiği, huzur hakkı borcundan davalı Arpaş AŞ. sorumlu olduğu, diğer davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı Marport AŞ. yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, «huzur hakkı» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının davalılardan Marport AŞ.’yi «temsilen» yaklaşık 22 ay davalı Arpaş AŞ.’nin yönetim kuruluna katıldığı ve bu şirket tarafından «yönetim kurulu üyeliğinden» doğan «huzur hakkı» bedelinin davacının aynı zamanda genel müdür olarak görev yaptığı davalı Marport AŞ.’nin hesabına yatırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davacılar, birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce «huzur hakkı» yönünden bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4410 E. , 2012/4236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2009 tarih ve 2009/95-2009/731 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekillerince ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Arpaş Amparlı Römorkaj Pilotaj Tic. A.Ş. vekili Av. ... ile davalı Marport Liman İşl. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerden Marport AŞ.’nin diğer davalının hissedarı olduğunu, müvekkilinin Marport AŞ.’nin temsilcisi olarak diğer davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, talep edilmesine rağmen huzur hakkının ödenmediğini ileri sürerek, 44.185,25 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Marport AŞ. vekili, davacının müvekkilinin çalışanı olarak temsilci sıfatıyla diğer davalı şirketin yönetim kuruluna katıldığını, şirket hissedarının müvekkili olduğunu, davacının diğer davalı şirkette hisse sahibi olmadığını, bu nedenle huzur hakkı alacağının müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, huzur hakkının müvekkili şirketin ortağı olan davalı Marport AŞ.’ye ödendiğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olmadığını, davalı Marport AŞ.’yi temsilen yönetim kurulu üyesi olarak atandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 312. ve 333. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde yönetim kurulu üyelerinin üstlenmiş oldukları görev ve sorumluluk gereği huzur hakkı alacağının fiilen yönetim kurulu üyesi olan gerçek kişiye ait olması gerektiği, huzur hakkı borcundan davalı Arpaş AŞ. sorumlu olduğu, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı Marport AŞ. yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Arpaş AŞ. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, huzur hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının davalılardan Marport AŞ.’yi temsilen yaklaşık 22 ay davalı Arpaş AŞ.’nin yönetim kuruluna katıldığı ve bu şirket tarafından yönetim kurulu üyeliğinden doğan huzur hakkı bedelinin davacının aynı zamanda genel müdür olarak görev yaptığı davalı Marport AŞ.’nin hesabına yatırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, huzur hakkı bedelinin kime ait olduğu, daha doğru bir ifade ile bizzat yönetim kuruluna katılan davacıya mı, yoksa davacının temsilen katıldığı davalı Arpaş AŞ.’nin ortağı olan davalı Marport AŞ.’ye mi ait olduğu noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece angaryanın yasak olduğu belirtilerek huzur hakkı alacağının bizzat yönetim kuruluna katılan kişiye ait olacağı isabetli olarak kabul edilmiş ise de, huzur hakkı bedeli davacının yönetim kuruluna temsilcisi olarak katıldığı davalı Marport AŞ.’nin banka hesabına 22 ay boyunca yatırılmış olup, davacının bu şirketin genel müdürü olması nedeniyle şirketin gelir-gider, muhasebe ve diğer işlemlerinden sorumlu olduğu gözetildiğinde yatırılan bu paradan haberdar olduğu, dolayısı ile bu duruma uzun süre sessiz kaldıktan sonra davacının davalılar aleyhine temyize konu davayı açması MK’nun 2. maddesine aykırıdır.
Bu itibarla, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalılardan Marport AŞ.’nin temyiz itirazlarına gelince, HUMK'nun 427. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesi uyarınca, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın kaldırılmasında veya değiştirilmesinde korunmaya değer bir hukuki menfaatinin bulunması gerekir.
Mahkemece, davalı Marport AŞ. hakkındaki dava huzur hakkı bedelinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş olup, davacı tarafından da verilen karar temyiz edilmemiş olması nedeniyle adı geçen davalı vekilinin yaptığı temyizde hukuki menfaat bulunmadığı sonucuna varılmış olup, temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Arpaş AŞ. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Arpaş AŞ. yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Marport AŞ. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...ye verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 944,85 TL harcın temyiz eden davalı Marport Liman İşl. San ve Tic A.Ş'ye iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049425600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz