Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13459 E. 2012/3841 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin ihyası↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ pasif husumet ehliyeti↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ husumet ehliyeti↗ sicilden terkin↗ tazminat davası↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete icra emrinin 30.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin aleyhine olan tazminat davası ile icra takibinden haberdar olmasına rağmen 10.07.2003 tarihinde tasfiyesine karar
verildiği, 02.06.2006 tarihinde sicilden terkin edildiği, tüzel kişiliğin devam ettiği bir süreçte derdest olan bir dava söz konusu iken şirketin 30.05.2006 tarihi itibariyle tasfiye işlemlerini tamamlayarak sicilden terkin edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle, T.C. İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen “Tasfiye Halinde Yapı Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin” İstanbul 2. İş Mahkemesinin 1998-1427 esas sayılı dava dosyası yönünden ihyasına ve Ticaret Sicili'ne tescil edilerek yeniden tüzel kişilik kazandırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İşbu, anonim şirketin tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki; terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece ... yönünden davanın husumetten reddi gerekirken pasif husumet ehliyeti varmış gibi bu davalı yönünden de esastan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17688 E. 2015/12487 K.
Ortak:tüzel kişiliğin ihyası · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · sicilden terkin · derdestlik · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİşbu, «anonim şirketin» «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki; «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmektedir.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete icra emrinin 30.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin aleyhine olan «tazminat davası» ile icra takibinden haberdar olmasına rağmen 10.07.2003 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 02.06.2006 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, «tüzel kişiliğin» devam ettiği bir süreçte «derdest» olan bir dava söz konusu iken şirketin 30.05.2006 tarihi itibariyle «tasfiye» işlemlerini tamamlayarak sicilden terkin edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle, T.C.
Benzer bu karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ihyası» istenilen şirkete karşı açılmış olan «derdest» davaların bulunduğu, bu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılarak şirketin «sicilden terkin» edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, söz konusu şirketin ihyasına ve eski «tasfiye» memurunun «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
Bu itibarla; mahkemece, davacı tarafa «ticaret sicil» memurluğuna karşı ayrı bir dava açılması için «mehil» verilip, açıldığında her iki dava birleştirilerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10082 E. 2012/13176 K.
Ortak:tüzel kişiliğin ihyası · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · ticaret sicili · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİşbu, «anonim şirketin» «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki; «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmektedir.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete icra emrinin 30.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin aleyhine olan «tazminat davası» ile icra takibinden haberdar olmasına rağmen 10.07.2003 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 02.06.2006 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, «tüzel kişiliğin» devam ettiği bir süreçte «derdest» olan bir dava söz konusu iken şirketin 30.05.2006 tarihi itibariyle «tasfiye» işlemlerini tamamlayarak sicilden terkin edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle, T.C.
Benzer bu karardaAncak, şirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte olup somut olayda da ihyası istenilen şirketin tasfiye memuru ile ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltildiğine göre mahkemece …
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin davada hasım olmasının gerektiği, davalı ...'nın işbu dava ile ilgisinin bulunmadığı, diğer davalının ise ancak ihyası istenen şirket ile birlikte hasım olmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1200 E. 2012/7046 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · ticaret sicili tescili · ihya · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİşbu, «anonim şirketin» «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki; «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmektedir.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete icra emrinin 30.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin aleyhine olan «tazminat davası» ile icra takibinden haberdar olmasına rağmen 10.07.2003 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 02.06.2006 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, «tüzel kişiliğin» devam ettiği bir süreçte «derdest» olan bir dava söz konusu iken şirketin 30.05.2006 tarihi itibariyle «tasfiye» işlemlerini tamamlayarak sicilden terkin edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle, T.C.
Benzer bu karardaTüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin usulüne uygun olarak tasfiyesinin tamamlandığı ve «ticaret sicilinden terkin» edildiği, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'nin yeniden «ihyası» ile «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, davanın niteliği gereği kendisine «husumet» düşen sicil memurluğunun, davanın kabulüne karar verilmesi halinde «harç», «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu yönden davalı ... yararına bozulması gerekirse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3454 E. 2018/5606 K.
Ortak:tüzel kişiliğin ihyası · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · tazminat davası · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİşbu, «anonim şirketin» «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki; «terkin» işlemini yapan «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmektedir.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete icra emrinin 30.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin aleyhine olan «tazminat davası» ile icra takibinden haberdar olmasına rağmen 10.07.2003 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 02.06.2006 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, «tüzel kişiliğin» devam ettiği bir süreçte «derdest» olan bir dava söz konusu iken şirketin 30.05.2006 tarihi itibariyle «tasfiye» işlemlerini tamamlayarak sicilden terkin edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle, T.C.
Benzer bu karardaŞirket «tüzel kişiliğinin ihyası» davasının, ihyası istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan «tasfiye» kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki «terkin» işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
İlk derece mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün «ihyası» istenilen şirketin ortakları oldukları, «tasfiye memuru» olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine; ihyası talep edilen şirketin 09.07.2013 tarihinde tasfiyesinin sona ermesi nedeni ile «kaydının» silindiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu nedenle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı ...
1) Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilerek «tüzel kişiliği» ortadan kalkmış bulunan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · rücuen tazminat · yargılama giderleri · husumet yokluğu · yargılama gideri · cy/cy kaydı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalılar ... ve ...'ün «ihyası» istenilen şirketin ortakları oldukları, «tasfiye memuru» olmadıkları gerekçesiyle bu davalılar yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine; ihyası talep edilen şirketin 09.07.2013 tarihinde tasfiyesinin sona ermesi nedeni ile «kaydının» silindiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu nedenle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı ...
Müdürlüğü aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Müdürlüğünün «yasal hasım» olması ve «ihyası» istenilen şirketin sicilden silinmesinde herhangi bir kusurunun bulunmaması dikkate alınarak, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13459 E. , 2012/3841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2010 tarih ve 2008/839 - 2010/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş kazası nedeniyle Yapı Endüstri ve Ticaret A.Ş. aleyhine açmış olduğu tazminat davasının 19.02.2003 tarihinde kendi lehine sonuçlandığını, kesinleşen kararın Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/3025 E. sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, icra emrinin şirkete 30.05.2003 tarihinde tebliğ edildiğini, şirketin, icra dosyasına mal beyanında bulunduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, buna rağmen, 10.07.2003 tarihinde şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak da ...’nun seçilmesine karar verildiğini, müvekkilin tazminat alacağını tahsil edebilmesi için karşısında bir muhatap bulunması gerektiğini ileri sürerek, tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin yeniden ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı şirket yönetim kurulu başkanı sıfatıyla müvekkilinin davalı gösterildiğini, müvekkilinin davalı sıfatının olmadığını, tasfiye işleminin tasfiye memurunca yürütüldüğünü ve sonuçlandırıldığını, davacının davayı açmasında hukuki yararının olmadığını, şirketin ihyasının, derdest olan bir davada, davalı şirketin feshedilmesi sebebiyle taraf teşkili sağlanamamış olması hali için başvurulan bir yol olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı tasfiye memuru ...’na ve dahili davalı ... Odası Ticaret Sicil Memurluğu’na dava dilekçesi tebliğ edilmiş, duruşmalara katılmamışlar davaya cevaplarını sunmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete icra emrinin 30.05.2003 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin aleyhine olan tazminat davası ile icra takibinden haberdar olmasına rağmen 10.07.2003 tarihinde tasfiyesine karar
verildiği, 02.06.2006 tarihinde sicilden terkin edildiği, tüzel kişiliğin devam ettiği bir süreçte derdest olan bir dava söz konusu iken şirketin 30.05.2006 tarihi itibariyle tasfiye işlemlerini tamamlayarak sicilden terkin edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle, T.C. İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen “Tasfiye Halinde Yapı Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin” İstanbul 2. İş Mahkemesinin 1998-1427 esas sayılı dava dosyası yönünden ihyasına ve Ticaret Sicili'ne tescil edilerek yeniden tüzel kişilik kazandırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İşbu, anonim şirketin tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki; terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece ... yönünden davanın husumetten reddi gerekirken pasif husumet ehliyeti varmış gibi bu davalı yönünden de esastan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049340800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz