Çekişmesiz yargı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13124 E. 2012/3820 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ zilyetlik↗ zayi↗ hamil↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre, davacı şirket yetkilisinin karakolda alınan beyanında dava konusu hamiline yazılı hisse senetlerinden bahsetmediği, davacının zilyetlik ve zayi olma durumunu kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK'nun 563 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, davacı temsilcisi bulunan kişinin aracında dava dilekçesinde belirttiği hisse senetlerinin de çalındığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. TTK'nun yukarıda bellirtilen maddeleri uyarınca açılmış bulunan davalar, senet sahibine hakkını senetsiz olarak dermeyan veya yerine yeni bir senet ihdasını talep yetkisi veren kararlar olup kesin hüküm sonuçlarını doğurmazlar. Davaların bu niteliği itibariylede ki (01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'da çekişmesiz yargı olarak nitelendirilmiştir) böyle bir uyuşmazlıkta delillerin diğer davalar gibi değerlendirilmesi gerekmez. Dava konusu uyuşmazlıkta daha sonra karakola verdiği ek beyanında dava konusu senetlerin de çalındığını bildiren şirket yetkilisinin olayın sıcağı sıcağına verdiği karakoldaki ilk ifadesinde iptali istenen senetlerden bahsetmemiş olması davacı aleyhine bir sonuç yaratmaz. Kaldı ki, mahkemece davacı tarafın iddiası başlangıçta kabul edilebilir nitelikte bulunarak ilanların yapılması cihetine gidilmiştir. Bu aşamadan sonra, verilen ilk ifade de senetlerden söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2486 E. 2010/6152 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunun belirlediği 20.000 USD ücretin işin riski,kapsamı dikkate alındığında uygun olduğu,belirlenen ücretin likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,itirazın iptaline,takibin 20.000 USD üzerinden devamına,«icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece «icra inkar tazminatının» kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan yargılama sonucu davaya konu alacağın belirlenmiş olmasına göre, icra takibine konu alacağın niteliği itibari ile likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
… mının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektiren alacağa ilişkin takibe karşı yapılan borçlu itirazından dolayı açılan itirazın iptali davasında, alacaklı lehine «icra inkar tazminatına» karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HU …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10846 E. 2018/2998 K.
Ortak:hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve toplanan delillere göre, davacı şirket yetkilisinin karakolda alınan beyanında dava konusu «hamiline» yazılı hisse senetlerinden bahsetmediği, davacının «zilyetlik» ve «zayi» olma durumunu kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptalini» talep hakkı «hamiline» ait olduğu, keşide edenin aracından «çek» çalındığı iddiası olduğundan «keşidecinin» «ödemeden men» isteği ile dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacının «yetkili hamil» olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tensiple yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · ödemeden men kararı · tahsilat makbuzu · yetkili hamil · kıymetli evrak · çek iptali · lehtar · şikayet
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın iptalini» talep hakkı «hamiline» ait olduğu, keşide edenin aracından «çek» çalındığı iddiası olduğundan «keşidecinin» «ödemeden men» isteği ile dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı şirket tarafından dava konusu çekin fotokopisi, «şikayet» dilekçesi ve çekin çalındığına dair tutanak ile «tahsilat makbuzları» dosyaya sunulmuş olup, belge içeriğinden dava konusu çekin «keşidecisinin» davacı olmadığı, dava dışı ... adlı şahıs olduğu, «çek» «lehtarı» dava dışı şirketten çek bedelinin 20/05/2016 tarihli makbuz ile davacı şirket tarafından tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «keşideci» tarafından açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacının «yetkili hamil» olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tensiple yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/308 E. 2022/4366 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işveren mali sorumluluk sigortası · haricen tahsil · hizmet akdi · mali sorumluluk sigortası · rücuen tahsil · sorumluluk sigortası · riziko · rücuen tazminat
Benzer bu karardaDava «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, somut uyuşmazlıkta, davacının 25/02/2015 tarihli «protokol» gereğince dava dışı işçiye ödediği bedeli «mali sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında davalıdan talep ettiği, davacı vekili daha sonra kazanın «riziko» adresinde gerçekleştiğini, işçinin kendi işçisi olduğunu, işçinin açtığı davada «husumeti» yanlış gösterdiği iddiasına dayandığı, davacı protokole göre, işçinin aldığı ilamın dayanak yapıldığı Bursa 11.
İş Mahkemesinin 2013/46 Esas sayılı dosyasında hükmedilen tazminatı yapılmış olan «protokol» ile ödediği ve ödediği bu miktarı davalı ... şirketine «sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tahsili» için icra takibi başlattığı takibe itiraz üzerine takibin durduğu, davalı ... şirketinin savunmasında ise İş Mahkemesinde görülen davada davacının değil dava dışı firmanın davalı olduğu dolayısıyla bu davalı ile aralarında imzalanan bir poliçe bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, yine davalı yan cevap dilekçesinde dava dışı ...'ın davacı Recai Karakoç’un işçisi olduğunu kabul ettiğinin anlaşıldığı, her ne kadar İş Mahkemesinde görülen dava, davacının yetkilisi olduğu şirket aleyhine açılmış ve sonuçlandırılmış ise de sigorta poliçesine konu edilen «rizikonun» gerçekleştiği ve İş Mahkemesince hükmedilen tazminatın davacı yanca karşılandığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir Karara karşı, davalı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
A.Ş.'nin olay tarihi itibari davalı nezdinde düzenlenmiş «mali sorumluluk sigorta poliçesi» ve alacağının bulunmadığı, kaldı ki, davacının takip ve davanın «temlik» hükümleri gereğince açıldığı konusunda bir iddiasınınn da olmadığı, davacının Karakoç Kalıp Metal Form San.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13124 E. , 2012/3820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Hasımsız olarak görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2009/583-2010/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket adına satın alınan 10.240,00 TL değerinde Yeni Gimat İşyerleri İşletmesi A.Ş. tarafından ihraç edilmiş muhtelif hamiline yazılı hisse senetlerinin şirket yetkilisinin arabasında iken çalındığını ileri sürerek hamiline yazılı hisse senetlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre, davacı şirket yetkilisinin karakolda alınan beyanında dava konusu hamiline yazılı hisse senetlerinden bahsetmediği, davacının zilyetlik ve zayi olma durumunu kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK'nun 563 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, davacı temsilcisi bulunan kişinin aracında dava dilekçesinde belirttiği hisse senetlerinin de çalındığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. TTK'nun yukarıda bellirtilen maddeleri uyarınca açılmış bulunan davalar, senet sahibine hakkını senetsiz olarak dermeyan veya yerine yeni bir senet ihdasını talep yetkisi veren kararlar olup kesin hüküm sonuçlarını doğurmazlar. Davaların bu niteliği itibariylede ki (01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'da çekişmesiz yargı olarak nitelendirilmiştir) böyle bir uyuşmazlıkta delillerin diğer davalar gibi değerlendirilmesi gerekmez. Dava konusu uyuşmazlıkta daha sonra karakola verdiği ek beyanında dava konusu senetlerin de çalındığını bildiren şirket yetkilisinin olayın sıcağı sıcağına verdiği karakoldaki ilk ifadesinde iptali istenen senetlerden bahsetmemiş olması davacı aleyhine bir sonuç yaratmaz.
Kaldı ki, mahkemece davacı tarafın iddiası başlangıçta kabul edilebilir nitelikte bulunarak ilanların yapılması cihetine gidilmiştir. Bu aşamadan sonra, verilen ilk ifade de senetlerden söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049314000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz