6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekişmesiz yargı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13124 E. 2012/3820 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı zilyetlik zayi hamil temsil kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 563

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre, davacı şirket yetkilisinin karakolda alınan beyanında dava konusu hamiline yazılı hisse senetlerinden bahsetmediği, davacının zilyetlik ve zayi olma durumunu kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava TTK'nun 563 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, davacı temsilcisi bulunan kişinin aracında dava dilekçesinde belirttiği hisse senetlerinin de çalındığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. TTK'nun yukarıda bellirtilen maddeleri uyarınca açılmış bulunan davalar, senet sahibine hakkını senetsiz olarak dermeyan veya yerine yeni bir senet ihdasını talep yetkisi veren kararlar olup kesin hüküm sonuçlarını doğurmazlar. Davaların bu niteliği itibariylede ki (01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'da çekişmesiz yargı olarak nitelendirilmiştir) böyle bir uyuşmazlıkta delillerin diğer davalar gibi değerlendirilmesi gerekmez. Dava konusu uyuşmazlıkta daha sonra karakola verdiği ek beyanında dava konusu senetlerin de çalındığını bildiren şirket yetkilisinin olayın sıcağı sıcağına verdiği karakoldaki ilk ifadesinde iptali istenen senetlerden bahsetmemiş olması davacı aleyhine bir sonuç yaratmaz. Kaldı ki, mahkemece davacı tarafın iddiası başlangıçta kabul edilebilir nitelikte bulunarak ilanların yapılması cihetine gidilmiştir. Bu aşamadan sonra, verilen ilk ifade de senetlerden söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2486 E. 2010/6152 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10846 E. 2018/2998 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/308 E. 2022/4366 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13124 E.  ,  2012/3820 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Hasımsız olarak görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2009/583-2010/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirket adına satın alınan 10.240,00 TL değerinde Yeni Gimat İşyerleri İşletmesi A.Ş. tarafından ihraç edilmiş muhtelif hamiline yazılı hisse senetlerinin şirket yetkilisinin arabasında iken çalındığını ileri sürerek hamiline yazılı hisse senetlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre, davacı şirket yetkilisinin karakolda alınan beyanında dava konusu hamiline yazılı hisse senetlerinden bahsetmediği, davacının zilyetlik ve zayi olma durumunu kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava TTK'nun 563 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, davacı temsilcisi bulunan kişinin aracında dava dilekçesinde belirttiği hisse senetlerinin de çalındığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. TTK'nun yukarıda bellirtilen maddeleri uyarınca açılmış bulunan davalar, senet sahibine hakkını senetsiz olarak dermeyan veya yerine yeni bir senet ihdasını talep yetkisi veren kararlar olup kesin hüküm sonuçlarını doğurmazlar. Davaların bu niteliği itibariylede ki (01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'da çekişmesiz yargı olarak nitelendirilmiştir) böyle bir uyuşmazlıkta delillerin diğer davalar gibi değerlendirilmesi gerekmez. Dava konusu uyuşmazlıkta daha sonra karakola verdiği ek beyanında dava konusu senetlerin de çalındığını bildiren şirket yetkilisinin olayın sıcağı sıcağına verdiği karakoldaki ilk ifadesinde iptali istenen senetlerden bahsetmemiş olması davacı aleyhine bir sonuç yaratmaz.

Kaldı ki, mahkemece davacı tarafın iddiası başlangıçta kabul edilebilir nitelikte bulunarak ilanların yapılması cihetine gidilmiştir. Bu aşamadan sonra, verilen ilk ifade de senetlerden söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049314000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.