6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2486 E. 2010/6152 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunun belirlediği 20.000 USD ücretin işin riski,kapsamı dikkate alındığında uygun olduğu,belirlenen ücretin likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,itirazın iptaline,takibin 20.000 USD üzerinden devamına,icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan yargılama sonucu davaya konu alacağın belirlenmiş olmasına göre, icra takibine konu alacağın niteliği itibari ile likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Buna göre likit litelikte olmayıp, miktarı ve kapsamının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektiren alacağa ilişkin takibe karşı yapılan borçlu itirazından dolayı açılan itirazın iptali davasında, alacaklı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3625 E. 2011/17210 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2486 E.  ,  2010/6152 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.12.2009 tarih ve 2009/236 - 2009/752 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin murahhas azalığına atandığını, bu görevi yürütürken ödenmesi gereken Ekim 2000 ayına ait ücret alacağının ödenmediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve yüzde 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıya yönetim kurulu kararı ile avans niteliğinde yapılan ödemelerin 02.07.2001 tarihli genel kurul tarafından kabul edilip onaylanmadığını, anasözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı sürece yönetim kurulunun bir üyeye ücret tayin etme yetkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunun belirlediği 20.000 USD ücretin işin riski,kapsamı dikkate alındığında uygun olduğu,belirlenen ücretin likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,itirazın iptaline,takibin 20.000 USD üzerinden devamına,icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, mahkemece icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan yargılama sonucu davaya konu alacağın belirlenmiş olmasına göre, icra takibine konu alacağın niteliği itibari ile likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Buna göre likit litelikte olmayıp, miktarı ve kapsamının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektiren alacağa ilişkin takibe karşı yapılan borçlu itirazından dolayı açılan itirazın iptali davasında, alacaklı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde geçen “% 40 icra inkar tazminatı olan 11.076,15 TL'nın davalıdan tahsiline' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak bu şekli ile davalı taraf yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021065500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.