Menfi tespit | İstirdat | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2138 E. 2012/3667 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': ['2004/72']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat↗ istirdat davası↗ mükerrerlik↗ ikrar↗ hak düşürücü süre↗ istirdat↗ haciz↗ taahhütname↗ çek↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, İİK’nun 72/7. maddesi gereğince istirdat davasının borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davacının icra takibinde 12.900,00 TL borcu 11.10.2004 tarihli haciz esnasında düzenlenen haciz tutanağında kabul ve ikrar ederek altı taksitte ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davacının davalının banka hesabına 1.400,00 TL’yi 2000 yılının 3. ve 4. ayları içerisinde ödediği, fazla yapıldığı belirtilen bu ödemelerin kabul edilmiş olması halinde dahi davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 72. maddesi uyarınca açılan istirdat istemine ilişkin olup, davacı takibe konu çek bedellerini daha önce davalıya ödediğini, davalının bu çekleri tekrar takibe koyarak mükerrer tahsilat yaptığını ileri sürerek, icra takibi üzerine ödediği paraların istirdatı için iş bu davayı açmıştır. Bu durumda İİK’nun 72. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin icra takibinde yapılan son ödeme tarihinden itibaren başladığının kabulü gerekmektedir. Davacının son ödeme tarihi icra takip dosyasına göre 05/01/2005 tarihi olduğu, dava da 09/06/2005 tarihinde açıldığına göre, uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | İstirdat | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7215 E. 2014/15772 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · mükerrerlik · istirdat · çek · Menfi tespit | İstirdat, İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, İİK’nun 72. maddesi uyarınca açılan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı takibe konu «çek» bedellerini daha önce davalıya ödediğini, davalının bu çekleri tekrar takibe koyarak «mükerrer tahsilat» yaptığını ileri sürerek, icra takibi üzerine ödediği paraların istirdatı için iş bu davayı açmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, İİK’nun 72/7. maddesi gereğince «istirdat» davasının borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılması gerektiği, davacının icra takibinde 12.900,00 TL borcu 11.10.2004 tarihli «haciz» esnasında düzenlenen haciz tutanağında kabul ve «ikrar» ederek altı taksitte ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, davacının davalının banka hesabına 1.400,00 TL’yi 2000 yılının 3. ve 4. ayları içerisinde ödediği, fazla yapıldığı belirtilen bu ödemelerin kabul edilmiş o …
Benzer bu karardaDava, İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı takibe konu «çek» bedellerini daha önce davalıya ödediğini, davalının bu çekleri tekrar takibe koyarak «mükerrer tahsilat» yaptığını ileri sürerek, icra takibi üzerine ödediği paraların istirdatı için işbu davayı açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin delili · yemin · ispat yükü · eksik inceleme
Benzer bu karardaM.. vekiline «yemin delilini» kullanıp kullanmayacağı hatırlatılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı C..
M.. vekili diğer delilleri yanında «yemin deliline» de dayanmış olmasına rağmen, mahkemece, davalı C..
M.. vekili, davacı tarafın dava dilekçesinde bildirdiği ödemelerin aralarındaki başka bir ticari ilişkiye binaen yapılmış olduğunu ileri sürmüş olup, ileri sürdüğü başka ticari ilişki nedeniyle ödendiğini «ispat yükü», mahkemece de saptandığı üzere, davalı taraftadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · zayi · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2138 E. , 2012/3667 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2005/476 - 2009/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 20.08.1999 keşide tarihli 1.045,00 TL.
31. 08.1999 keşide tarihli 1.045,00 TL. ve 10.09.1999 keşide tarihli 814,00 TL bedelli üç adet çekin hamiline yazılarak davalıya teslim edildiğini, daha sonra müvekkilinin 06.09.1999-11.04.2000 tarihleri arasında çek bedellerini ödediğini, ancak davalının 29.11.1999 tarihinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin 11.04.2004 tarihli haciz sırasında 12.720.00 TL borcu kabul ederek taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı alacaklıya borç miktarından fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek, icra tehdidi altında yapılan fazla ödemenin tespiti ile müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., bankaya yapılan ödemelerin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle olduğunu, ödenmeyen başka çek alacaklarının da bulunduğunu, ödemelerin icra takibine konu alacakla ilgili olmadığını, zamanaşımı süresinin de geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, İİK’nun 72/7. maddesi gereğince istirdat davasının borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davacının icra takibinde 12.900,00 TL borcu 11.10.2004 tarihli haciz esnasında düzenlenen haciz tutanağında kabul ve ikrar ederek altı taksitte ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davacının davalının banka hesabına 1.400,00 TL’yi 2000 yılının 3. ve 4. ayları içerisinde ödediği, fazla yapıldığı belirtilen bu ödemelerin kabul edilmiş olması halinde dahi davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 72. maddesi uyarınca açılan istirdat istemine ilişkin olup, davacı takibe konu çek bedellerini daha önce davalıya ödediğini, davalının bu çekleri tekrar takibe koyarak mükerrer tahsilat yaptığını ileri sürerek, icra takibi üzerine ödediği paraların istirdatı için iş bu davayı açmıştır. Bu durumda İİK’nun 72. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin icra takibinde yapılan son ödeme tarihinden itibaren başladığının kabulü gerekmektedir. Davacının son ödeme tarihi icra takip dosyasına göre 05/01/2005 tarihi olduğu, dava da 09/06/2005 tarihinde açıldığına göre, uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049066200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz