Yargıtay 11. HD 2012/2448/2012/4531
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2448 E. 2012/4531 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/5905 Esas, 2011/17291 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davacılar yararına bozulmuştur.
Davalılardan ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5171 E. 2024/1375 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · ortalama tüketici · dava sebebi · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri” emtialarında tescil sınıflarının ortak olduğu, Sementa ve Sementi ibaresinin «son» harf dışında aynı harflerden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, davalı markasının sonuna getirilen "i" harfi ile yanına getirilen "Sport" ibaresinin davalı markasını farklılaştırmadığı, «iltibas» bulunduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası 25 inci maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna yönelik gerekçesi ve davanın kabulü kararının yerinde olduğu, davalı vekilinin markaların fiili kullanımda taraflarca farklı emtialarda kullanıldığı ve hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» haklı olmadığı, markalar arasında benzerlik karşılaştırması yapılırken tescil sınıflarının karşılaştırmasının yapılması gerektiği, markaların hitap ettikleri tüket …
… tescilli olduğu 25. sınıftaki mal ve hizmetler için davacının markalarının da tescilli oldukları, her iki markanın da giyim eşyaları için tescilli olması nedeniyle «ortalama tüketici» kitlesine hitap ettiği, markaların esas unsurları olan kelimelerin yalnızca «son» harflerinde farklılık olduğu, "SEMENTA" ve "SEMENTİ" kelimelerinin görsel ve işitsel olarak karıştırılmaya neden olacak kadar benzer oldukları, her iki kelimenin d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14529 E. 2012/5091 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ıslah · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, HUMK'nun 388/«son» ve HMK'nun 297/2. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü talep edilen 89886 ve 2004/35897 sayılı markalarla ilgili olarak, hüküm kısmında açık şekilde olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, kararın gerekçe kısmında yapılan açıklamalarla yetinilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Ancak; dava markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece hükümsüzlüğü talep edilen 89886 numaralı marka hakkında davanın zuhulen açıldığının «ıslah» dilekçesinde belirtildiği, yine 2004/35897 numaralı marka yönünden ise yargılama sırasında henüz başvuru aşamasında olduğu gerekçeleriyle, anılan markalar yönünden hüküm tesis edilmemiştir.
Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 388/«son» ve temyiz aşamasında yürürlüğe giren HMK’nun 297/2. maddeleri uyarınca, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5905 E. 2024/3462 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer icra takibi · mükerrer takip · tahsilde tekerrür olmamak kaydı · kat ihtarı · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · ilamsız icra takibi · mükerrerlik
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2017/10102 E. sayılı «ilamsız icra takibi» yapıldığının anlaşıldığı, takibin aynı kişiler arasında, aynı «kredi sözleşmesinden» kaynaklanması karşısında «mükerrer» bir takibin bulunduğu, yukarıdaki açıklamalar ışıığında «mükerrer takip» yapılamayacağı hususu değerlendirilmeksizin «kefilin» «kefalet» akdinden doğan sorumluluğunun süre aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının …
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davadaki «derdestlik» gibi icra takibinde de derdestliğin takip hukukuna uygun düştüğü ölçüde Mahkemece kendiliğinden gözetileceği, taraflarca takibin/davanın her aşamasında ileri sürülebileceği, bir takip şartı olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda «mükerrer icra takibi» bulunduğu, «mükerrer takip» yapılmayacağı, gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlular, borca konu evraklar, borç miktarları gibi unsurlar incelenmeden gerek «derdestlik» gerekse itfa ya da «ifa» gibi ödemeye dayalı hiçbir defi ya da iddianın incelenemeyeceğini, «genel kredi sözleşmesi» asıllarının dosyaya sunulması için yeterli süre ve dosyayı «temlik» aldıklarından araştırma için «kesin süre» verilmediğini, «zamanaşımı» süresi 20 yıl olduğundan davanın zamanında açıldığını, bu yönden bir değerlendirme yapılmadığını, derdestlik hususunda dosyanın incelenmediğini, tekerrür olmadığı hususuna değinilmediğini, derdestlik hususunu kabul etmemekle beraber «kefil» değişikliği ya da borca dayanak teşkil eden unsurlar «sebebi» ile «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile bir takip daha açılabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
İcra Müdürlüğünün 2017/10102 E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, bu takibe de borçluların itiraz ettiğini, banka kayıtları, «kat ihtarı» ve diğer evraklar ile alacağın varlığının sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2448 E. , 2012/4531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 gün ve 2006/284 - 2009/296 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.12.2011 gün ve 2010/5905 - 2011/17291 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı bulunduğu, şirketin Ortaklarından ...'ın öldüğünü, müvekkillerinin TTK'nun 418/4. maddesi uyarınca ölenin bağlı nama yazılı payları üzerinde kanuni ön alım haklarını kullanmak istediklerini, davalıların da bu kişinin mirasçıları olduğu, müvekkillerinin anılan haklarına dayanarak açtıkları önceki davanın kabulüne karar verilip davalı ... dışındaki davalılara isabet eden payların müvekkilleri adına şirket defterine kaydedildiğini, davalı ... hakkındaki kararın henüz kesinleşmediğini, bu arada Baki tarafından davalı şirkete keşide edilen 16.03.2006 tarihli ihtar ile diğer mirasçıların paylarının haricen satın alındığının bildirilip adına tescilinin talep edildiğini, böyle bir devir işleminin geçerli olmadığını ileri sürerek, anılan devir işleminin geçersiz olduğunun tespitini, İbrahim mirasçılarına intikal edecek paylardan Baki'ye düşecek pay dışındaki payların müvekkilleri adına şirket pay defterine tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, derdestlik, hak düşürücü süre ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/5905 Esas, 2011/17291 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davacılar yararına bozulmuştur.
Davalılardan ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049015800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz