Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5171 E. 2024/1375 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf sebebi↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/653 E. - 2019/303 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 87/101090 numaralı “Sementa Kadın Çamaşırları+ Şekil”, 97/018100 numaralı “Sementa+Şekil” , 04/17169 numaralı “Sementa+Şekil”, 07/00999 numaralı “Mary Sementa+Şekil”, 11/107161 no.lu “Sementa+Şekil”, 11/57470 numaralı” Sementa+Şekil” markalarının 1987 yılından bu yana 25. sınıfta tescilli olduğunu, davalı şirketin ise 14.03.2013 tarihinde 2012 17291 tescil numaralı “Sementi Sport” markasını 25. sınıfta tescil ettirdiğini, tescilin müvekkilinin markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik kötü niyetli olduğunu, markanın davacının markası ile benzer olduğunu, davalı tarafın markayı ürünlerde değil mağaza tabelası olarak kullandığını ve bu durumun karışıklığa yol açtığını belirterek, davalıya ait 2012 17291 numaralı “Sementi Sport” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunmasının mümkün olmadığını; çünkü markanın müvekkili tarafından 02.12.2016 tarihinde devralındığını, müvekkilinin markayı devir alırken de kötü niyetli olmadığını, davacı taraf her ne kadar SEMENTA markasını birçok sınıfta tescil ettirmiş ise de, markayı "kadın çamaşırı ve triko üretimi" alanında kullandığını; oysa müvekkilinin markayı erkek gömleklerinde kullandığını, davacı tarafın markasının tanınmış marka olmadığını, markanın tanınmışlık konusunda kabul edilmiş kriterleri de karşılamadığını, davacı tarafa ait markaları ile müvekkilinin markası arasında benzerlik ya da karıştırılma ihtimali olmadığını, aralarında görsel veya işitsel benzerlik olmadığını, markaların fiilen farklı ürünlerde kullanıldığını belirterek, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların esas unsurunun "SEMENTA", davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın esas unsurunun ise "SEMENTİ" olduğu, davacı markalarının davalının markasından daha önce tescil edildiği, davalının markasının tescilli olduğu 25. sınıftaki mal ve hizmetler için davacının markalarının da tescilli oldukları, her iki markanın da giyim eşyaları için tescilli olması nedeniyle ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, markaların esas unsurları olan kelimelerin yalnızca son harflerinde farklılık olduğu, "SEMENTA" ve "SEMENTİ" kelimelerinin görsel ve işitsel olarak karıştırılmaya neden olacak kadar benzer oldukları, her iki kelimenin de Türkçe veya İngilizce bir anlamının bulunmadığı, "SEMENTA" ibaresinin İngilizce konuşulan ülkelerde kadın adı olarak kullanıldığı, bu nedenle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan benzerliğin mevcut olduğu, her ne kadar davacı tarafça davacının markalarının tanınmış marka olduğu iddia edilmişse de, tanınmış marka olduğuna dair delil sunulmadığı ve bu iddianın kanıtlanamadığı, ancak davacı ve davalının aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve davacının "SEMENTA" esas unsurlu pek çok markasının mevcut olması nedeniyle, davalının davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulüne ve davalıya ait 2012 17291 numaralı "SEMENTİ SPORT" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasında yer alan ibarelerden hiçbirinin markanın esaslı unsuru olmadığını, markanın bütününe bakmak gerektiğini, bu durumda görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, davacının SEMENTA markasına farklı ibare ve şekiller ekleyerek kullandığını, Mahkemenin markaların tescil edildikleri mal ve hizmetlerin benzerliği, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri hususundaki kabulünün de hatalı olduğunu, markaların aynı sınıftaki ürünlerde tescil edilmiş olsalar dahi, davacının sadece kadın çamaşır ve kadın triko üretimi yaptığını, müvekkilinin ise erkek gömleklerinde kullandığını, üretim yaptıkları ve sattıkları ürünlerin farklı olduğunu, davacının markasının tanınmış olduğunu ileri sürmüşse de tanınmışlığını ispatlayamadığını, markaların benzerlik karşılaştırması yapılırken bütün olarak bıraktıkları izlenime bakılması gerektiğini, bütün olarak bakıldığında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markayı 02.12.2016 tarihinde devraldığını, markanın kötü niyetli tescil edildiği iddiasının yerinde olmadığını, belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk derece mahkemesince, davacının "Sementa" ibareli markalarının davalı markasından daha önce tescil edildiği, davalı markasının tescil edildiği 25. sınıfta “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri” emtialarında tescil sınıflarının ortak olduğu, Sementa ve Sementi ibaresinin son harf dışında aynı harflerden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, davalı markasının sonuna getirilen "i" harfi ile yanına getirilen "Sport" ibaresinin davalı markasını farklılaştırmadığı, iltibas bulunduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası 25 inci maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna yönelik gerekçesi ve davanın kabulü kararının yerinde olduğu, davalı vekilinin markaların fiili kullanımda taraflarca farklı emtialarda kullanıldığı ve hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğuna yönelik istinaf sebebinin haklı olmadığı, markalar arasında benzerlik karşılaştırması yapılırken tescil sınıflarının karşılaştırmasının yapılması gerektiği, markaların hitap ettikleri tüketici kitlesinin ortalama halk kitlesi olduğu, giysi ürünlerinin kadın, çocuk, erkekler için üretilmesi arasında fark bulunmadığı, ürünleri satın alan tüketicinin dikkat düzeyinin aynı ve ortalama olduğu, markaların farklı işletmelerden geldiğini ve farklı markalar olduğunu ayırt edemeyecekleri gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2012/2448/2012/4531
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2448 E. 2012/4531 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12864 E. 2012/18011 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri” emtialarında tescil sınıflarının ortak olduğu, Sementa ve Sementi ibaresinin «son» harf dışında aynı harflerden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, davalı markasının sonuna getirilen "i" harfi ile yanına getirilen "Sport" ibaresinin davalı markasını farklılaştırmadığı, «iltibas» bulunduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası 25 inci maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna yönelik gerekçesi ve davanın kabulü kararının yerinde olduğu, davalı vekilinin markaların fiili kullanımda taraflarca farklı emtialarda kullanıldığı ve hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» haklı olmadığı, markalar arasında benzerlik karşılaştırması yapılırken tescil sınıflarının karşılaştırmasının yapılması gerektiği, markaların hitap ettikleri tüket …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve «ilan» edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin «iltibasa» neden olacağı, böylece «haksız rekabet» teşkil ettiği sonucuna varıldığı, davacı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olan davalı ...'nın bilahare davalı şirket ortaklarından hisse devralmak suretiyle davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirketi 01.11.2006-13.02.2007 tarihleri arasında münferiden «temsil» ve ilzama yetkili kılındığı, davalı şirketin davalı ...'nın davalı şirket temsilciliğini yürüttüğü dönemde net 45.930,24 TL kar elde ettiği, TTK'nun 335 nci maddesi hükmü dikkate alındığında, davacı şirketin idarecisi durumunda bulunan davalı ...'nın davacı şirket umumi heyetinden izin almaksızın davacı şirketin ticaret alanına giren hususta davalı şirkette yöneticilik yaptığı, bu durumda davacı şirketin de ortağı bulunan Aliona'ın davalı şirkette faaliyette bulunduğu döneme ilişkin olmak üzere davalı şirketin elde ettiği net karı «maddi tazminat» olarak talep edebileceği, davacı tarafın aynı madde hükmü uyarınca süresinde tazminat davasını açtığı, davalıların davacı şirketin ve davacı şirket ortağı Gülten'in şahsiyet haklarına saldırı niteliğinde eylemlerinin bulunmadığı, davalı şirketin tescil ve ilan edilen «ticaret unvanını» kullanmasının TTK'nun 52 nci maddesi uyarınca yasal hakkı olduğu, manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığı, davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi şirket ortakları arasındaki güvenin ve birlikte ticaret yapma iradesinin ortadan kalktığı, haklı sebeple şirketin «fesih» ve tasfiyesi koşullarının oluştuğu, davacı ve davalı tarafın şirket ortağı ve yetkili müdürü olarak yasal yükümlülükleri yerine getirmediği, karşılıklı haksız hare …
2-Dava, davalı şirket unvanındaki "İn Sport" ibaresinin kullanılmasının men'i, davalılar Aliona ve Viecheslav'ın davacı şirket ortaklığından «ıskatı», olmadığı takdirde davacı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacılar vekilince, davalı şirketin ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresini kullanımının «iltibasa» neden olduğu ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edilmiş mahkemece davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve «ilan» edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin iltibasa neden olacağı, bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıskat · ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · fesih · ticaret sicili · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve «ilan» edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin «iltibasa» neden olacağı, böylece «haksız rekabet» teşkil ettiği sonucuna varıldığı, davacı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olan davalı ...'nın bilahare davalı şirket ortaklarından hisse devralmak suretiyle davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirketi 01.11.2006-13.02.2007 tarihleri arasında münferiden «temsil» ve ilzama yetkili kılındığı, davalı şirketin davalı ...'nın davalı şirket temsilciliğini yürüttüğü dönemde net 45.930,24 TL kar elde ettiği, TTK'nun 335 nci maddesi hükmü dikkate alındığında, davacı şirketin idarecisi durumunda bulunan davalı ...'nın davacı şirket umumi heyetinden izin almaksızın davacı şirketin ticaret alanına giren hususta davalı şirkette yöneticilik yaptığı, bu durumda davacı şirketin de ortağı bulunan Aliona'ın davalı şirkette faaliyette bulunduğu döneme ilişkin olmak üzere davalı şirketin elde ettiği net karı «maddi tazminat» olarak talep edebileceği, davacı tarafın aynı madde hükmü uyarınca süresinde tazminat davasını açtığı, davalıların davacı şirketin ve davacı şirket ortağı Gülten'in şahsiyet haklarına saldırı niteliğinde eylemlerinin bulunmadığı, davalı şirketin tescil ve ilan edilen «ticaret unvanını» kullanmasının TTK'nun 52 nci maddesi uyarınca yasal hakkı olduğu, manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığı, davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi şirket ortakları arasındaki güvenin ve birlikte ticaret yapma iradesinin ortadan kalktığı, haklı sebeple şirketin «fesih» ve tasfiyesi koşullarının oluştuğu, davacı ve davalı tarafın şirket ortağı ve yetkili müdürü olarak yasal yükümlülükleri yerine getirmediği, karşılıklı haksız hare …
2-Dava, davalı şirket unvanındaki "İn Sport" ibaresinin kullanılmasının men'i, davalılar Aliona ve Viecheslav'ın davacı şirket ortaklığından «ıskatı», olmadığı takdirde davacı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacılar vekilince, davalı şirketin ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresini kullanımının «iltibasa» neden olduğu ve bu durumun «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edilmiş mahkemece davacı şirketin davalı şirketten önce tescil ve «ilan» edildiği, davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda ticari faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanındaki "İn Sport" ibaresinin iltibasa neden olacağı, bu …
Oysa, davalı şirket yazılı unvanı ile «ticaret siciline tescilli» özel hukuk tüzel kişisi olup, davacı taraf davalı şirketin ticaret sicilinde tescilli ticaret ünvanının terkinini istememiş, yalnızca fiili durumun ortadan kaldırılmasını istemiştir.
2-Öte yandan, şirketin «fesih» ve tasfiyesine yönelik istemde fesih ve tasfiyesi talep edilen şirketin davada davalı olarak yer alması zorunlu olmasına rağmen mahkemece, usul hükümlerine açıkça aykırı olacak biçimde davacı tarafta yer alan davacı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi de keza doğru görülmemiş, kararın bu yönden re'sen bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5171 E. , 2024/1375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/447 Esas 2022/1130 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/653 E. - 2019/303 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 87/101090 numaralı “Sementa Kadın Çamaşırları+ Şekil”, 97/018100 numaralı “Sementa+Şekil” , 04/17169 numaralı “Sementa+Şekil”, 07/00999 numaralı “Mary Sementa+Şekil”, 11/107161 no.lu “Sementa+Şekil”, 11/57470 numaralı” Sementa+Şekil” markalarının 1987 yılından bu yana 25. sınıfta tescilli olduğunu, davalı şirketin ise 14.03.2013 tarihinde 2012 17291 tescil numaralı “Sementi Sport” markasını 25. sınıfta tescil ettirdiğini, tescilin müvekkilinin markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik kötü niyetli olduğunu, markanın davacının markası ile benzer olduğunu, davalı tarafın markayı ürünlerde değil mağaza tabelası olarak kullandığını ve bu durumun karışıklığa yol açtığını belirterek, davalıya ait 2012 17291 numaralı “Sementi Sport” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunmasının mümkün olmadığını; çünkü markanın müvekkili tarafından 02.12.2016 tarihinde devralındığını, müvekkilinin markayı devir alırken de kötü niyetli olmadığını, davacı taraf her ne kadar SEMENTA markasını birçok sınıfta tescil ettirmiş ise de, markayı "kadın çamaşırı ve triko üretimi" alanında kullandığını; oysa müvekkilinin markayı erkek gömleklerinde kullandığını, davacı tarafın markasının tanınmış marka olmadığını, markanın tanınmışlık konusunda kabul edilmiş kriterleri de karşılamadığını, davacı tarafa ait markaları ile müvekkilinin markası arasında benzerlik ya da karıştırılma ihtimali olmadığını, aralarında görsel veya işitsel benzerlik olmadığını, markaların fiilen farklı ürünlerde kullanıldığını belirterek, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait markaların esas unsurunun "SEMENTA", davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın esas unsurunun ise "SEMENTİ" olduğu, davacı markalarının davalının markasından daha önce tescil edildiği, davalının markasının tescilli olduğu 25. sınıftaki mal ve hizmetler için davacının markalarının da tescilli oldukları, her iki markanın da giyim eşyaları için tescilli olması nedeniyle ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, markaların esas unsurları olan kelimelerin yalnızca son harflerinde farklılık olduğu, "SEMENTA" ve "SEMENTİ" kelimelerinin görsel ve işitsel olarak karıştırılmaya neden olacak kadar benzer oldukları, her iki kelimenin de Türkçe veya İngilizce bir anlamının bulunmadığı, "SEMENTA" ibaresinin İngilizce konuşulan ülkelerde kadın adı olarak kullanıldığı, bu nedenle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan benzerliğin mevcut olduğu, her ne kadar davacı tarafça davacının markalarının tanınmış marka olduğu iddia edilmişse de, tanınmış marka olduğuna dair delil sunulmadığı ve bu iddianın kanıtlanamadığı, ancak davacı ve davalının aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve davacının "SEMENTA" esas unsurlu pek çok markasının mevcut olması nedeniyle, davalının davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle;
davanın kabulüne ve davalıya ait 2012 17291 numaralı "SEMENTİ SPORT" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasında yer alan ibarelerden hiçbirinin markanın esaslı unsuru olmadığını, markanın bütününe bakmak gerektiğini, bu durumda görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, davacının SEMENTA markasına farklı ibare ve şekiller ekleyerek kullandığını, Mahkemenin markaların tescil edildikleri mal ve hizmetlerin benzerliği, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri hususundaki kabulünün de hatalı olduğunu, markaların aynı sınıftaki ürünlerde tescil edilmiş olsalar dahi, davacının sadece kadın çamaşır ve kadın triko üretimi yaptığını, müvekkilinin ise erkek gömleklerinde kullandığını, üretim yaptıkları ve sattıkları ürünlerin farklı olduğunu, davacının markasının tanınmış olduğunu ileri sürmüşse de tanınmışlığını ispatlayamadığını, markaların benzerlik karşılaştırması yapılırken bütün olarak bıraktıkları izlenime bakılması gerektiğini, bütün olarak bakıldığında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markayı 02.12.2016 tarihinde devraldığını, markanın kötü niyetli tescil edildiği iddiasının yerinde olmadığını, belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk derece mahkemesince, davacının "Sementa" ibareli markalarının davalı markasından daha önce tescil edildiği, davalı markasının tescil edildiği 25. sınıfta “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri” emtialarında tescil sınıflarının ortak olduğu, Sementa ve Sementi ibaresinin son harf dışında aynı harflerden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, davalı markasının sonuna getirilen "i" harfi ile yanına getirilen "Sport" ibaresinin davalı markasını farklılaştırmadığı, iltibas bulunduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası 25 inci maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna yönelik gerekçesi ve davanın kabulü kararının yerinde olduğu, davalı vekilinin markaların fiili kullanımda taraflarca farklı emtialarda kullanıldığı ve hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğuna yönelik istinaf sebebinin haklı olmadığı, markalar arasında benzerlik karşılaştırması yapılırken tescil sınıflarının karşılaştırmasının yapılması gerektiği, markaların hitap ettikleri tüketici kitlesinin ortalama halk kitlesi olduğu, giysi ürünlerinin kadın, çocuk, erkekler için üretilmesi arasında fark bulunmadığı, ürünleri satın alan tüketicinin dikkat düzeyinin aynı ve ortalama olduğu, markaların farklı işletmelerden geldiğini ve farklı markalar olduğunu ayırt edemeyecekleri gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030856700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz