Ayıplı jeneratör satımından kaynaklanan tazminat davasında görevli mahkeme
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi · 2024/567 E. 2024/1019 K. ·
Kesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ deniz alacağı↗ ayıplı mal satımı↗ ihtiyati haciz↗ genel görevli asliye ticaret mahkemesi↗
Gerekçe özeti
Bir alacağın TTK'nın 1352. maddesinde deniz alacağı olarak sayılmış olması, tek başına o uyuşmazlığa denizcilik ihtisas mahkemesinin bakmasını gerektirmez; bu sayımın hukuki sonucu geminin ihtiyati hacziyle sınırlıdır. Denizcilik ihtisas mahkemesinin görevli olabilmesi için uyuşmazlığın TTK'nın deniz ticaretine ilişkin kitabında düzenlenen bir husustan ya da deniz sigortalarından kaynaklanması gerekir; uyuşmazlık ayıplı mal satımı gibi genel borçlar/ticaret hukuku ilişkisinden kaynaklanıyorsa, malın gemide kullanılacak olması görevi denizcilik ihtisas mahkemesine kaydırmaz ve dava genel görevli asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Ele alınan sorunlar
Ayıplı mal satımından kaynaklanan davada denizcilik ihtisas mahkemesinin görevli olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin görevsizliğine dair kararın kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Uyuşmazlık, TBK'nın 227. maddesi kapsamında ayıplı mal satımından kaynaklandığından, TTK'nın deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin 5. bölümünde yer alan bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir alacağın TTK'nın 1352. maddesinde sayılan deniz alacaklarından olması, tek başına mahkemenin görevinin belirlenmesi için yeterli değildir; zira bu maddedeki sayımın hukuki sonucu geminin ihtiyati hacziyle ilgilidir, orada sayılan alacak kalemlerine ilişkin esas uyuşmazlıklara denizcilik ihtisas mahkemesinin bakması söz konusu değildir. Denizcilik ihtisas mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlığın TTK'nın 5. kitabında düzenlenen bir husustan ya da deniz sigortalarından kaynaklanması gerekir. Eldeki davada uyuşmazlık TBK'da düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklandığından ihtisas mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemez; davaya bakma görevi TTK'nın 4 ve 5. maddelerine göre asliye ticaret mahkemelerinin görevine girmektedir. Bu nedenle davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği yönündeki ilk derece kararı isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davanın esasına ilişkin istinaf nedenlerinin (husumet, belirsiz alacak davası vb.) bu aşamada incelenip incelenmeyeceği → tartışılmadı
İddia: Davalı vekili, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, jeneratördeki arızanın yanlış yakıt kullanımından kaynaklandığını, garanti şartlarının ihlal edildiğini ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde mahkemenin görevsizlik kararına yönelik istinaf nedeni dışında ileri sürdüğü ve davanın esasına ilişkin nedenler, görevli mahkemece yapılacak yargılamada değerlendirilecek hususlar olup, görevsizlik kararının istinafı kapsamında bu aşamada incelenecek hususlar değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 1352'de sayılan deniz alacaklarının, tek başına denizcilik ihtisas mahkemesinin görevini doğurmadığı; bu sayımın ihtiyati haciz taleplerine özgü olduğu ve esas uyuşmazlığın görevli mahkemesinin, uyuşmazlığın kaynaklandığı temel hukuki ilişkiye (burada ayıplı mal satımı) göre belirlenmesi gerektiği yönünde bölgesel ikna edici bir tespit içermektedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Ayıplı mal satımından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, satılan malın gemide kullanılacak olması tek başına denizcilik ihtisas mahkemesini görevli kılmaz; uyuşmazlık TTK'nın deniz ticaretine ilişkin kitabında düzenlenen bir husustan veya deniz sigortasından kaynaklanmadıkça, davaya bakma görevi genel görevli asliye ticaret mahkemesine aittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/567
KARAR NO 2024/1019
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ 11.01.2024
NUMARASI 2023/491 Esas - 2024/7 Karar
DAVA
Tazminat
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; .... Ltd. ... gemisinin emniyetli yönetim şirketi olduğunu, ilgili jeneratöre ilişkin ödemenin bu şirket tarafından gerçekleştirildiğini, ... Ltd. şirketi, ödemenin kendisi tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle zarara uğradığını, .... Ltd.'nin ise ... gemisinin sahibi olduğunu, bu yüzden ... A.Ş. ile imza altına alınan ilgili sözleşmede .... Ltd. alıcı sıfatını haiz olduğunu, malikinin ... Ltd. olan ve acentelik faaliyetleri Türkiye'de müvekkili şirket ... A.Ş. tarafından yürütülen ... isimli, ... IMO numaralı, Palau Cumhuriyeti bayraklı gemide kullanılmak üzere, ... A.Ş.'den ... marka ... model ve .... Seri No'lu dizel jeneratör satın alındığını, ...
gemisinin İskenderun Limanı'na yanaşmış vaziyette iken gemide görevli çarkçıların jeneratörden bir uğultunun geldiğini fark etmeleri üzerine jeneratörün çalışmasının durdurulduğunu, karterin açılarak içine bakıldığını ve neticede karterin içerisinde düzeneğin içinde bulunmaması gereken metal parçalarının bulunduğunun fark edildiğini, öncelikle jeneratörün satın alındığı ve markanın Türkiye distribütörü olan davalı şirket ile temasa geçildiğini, yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketçe de söz konusu jeneratörün arızalı olduğu kabul edildiğini lakin arızanın jeneratörde kullanılan yakıttan kaynaklandığının belirtildiğini, satın alma sözleşmesi gereğince yakıttan kaynaklanan arızaların garanti kapsamında olmadığı belirtilerek servis, bakım ve yedek parça hizmetleri için ücret talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin söz konusu makineyi tamir ettirdiğini ve bu çerçevede davalı karşı tarafa 10.363,91 USD (22.09.2023 tarihi itibariyle Merkez Bankası Döviz Satış Kuruna Göre 27.152,80 TL) ödeme yapıldığını, ilgili jeneratörün tamiri için taraflarınca ödenen tutarın taraflarına ödenmesine, jeneratörün kullanıldığı ...
gemisinin jeneratörün tamiri gerekçesiyle tersaneye çekilmesi nedeniyle geminin sabit giderleri, yakıt kumanya gibi sarf malzemlerinin tutarları, tersaneye giriş çıkış ücretleri, geminin yapacağı seferlerden mahrum kaldığı kâr başta olmak üzere tarafların uğradığı bütün zararların öncelikle yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi ve sonrasında karşılanmasına, bütün alacak kalemlerine temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın, davacı tarafın dava sıfatı yokluğundan husumetten reddi gerektiğini, dava konusu jeneratörün, yanlış yakıt kullanımı nedeniyle arızalandığını, jeneratöre yetkili servis dışında müdehale yapıldığını,, her anlamda sözleşmesel garanti şartlarının ihlal edildiğini, ...
firmasına ait ... gemisine konulan ... ... marin dizel jeneratör seti 11.11.2022 tarihinde İskenderun limanında ... servis tarafından ayarları yapılarak gemi yüküyle test sonrası sorunsuz şekilde teslim edildiğini, 10.02.2023 tarihinde ... gemisinde bulunan motorda bir uğultu sebebiyle jeneratör karterini kontrol için gemi personeli tarafından açtıklarında metal parçaları bulduklarını söylenerek, 15.02.2023 tarihinde müvekkilden servis talep ettiğini, 17.02.2023 tarihinde gemiye teknik ekip gönderildiğini ve jeneratörün incelendiğini, teknik ekip ilk olarak motor karterinin daha önce yetkili servis gözetimi olmadan gemi personeli tarafından söküldüğünü ve yağın tamamen boşaltılmış olduğununun gözlemlendiğini, gemiye gönderilen yetkili servisin, ilk olarak motorda görsel olarak direkt ana yatak ve kol yatağı kontrollerinin yapıldığını, yataklarda ve gezi aylarında herhangi bir problem görülmediğini, makine kasnak tarafından el ile döndürüldüğünü ve herhangi bir sıkışma veya sürtünme görülmediğini, daha sonra altı numaralı gözde sıcaklığa dayanaklı özel alaşım metalden üretildiğini, piston tepesinin tamamen eridiğinin gözlemlendiğini, bunun sebebi yanma odasında yakıt kaynaklı aşırı yanma olduğunu, buna yakıtın kalitesi, yakıtın temizliği, yakıtın bulunduğu tankın temizliği ve yakıtın kükürt oranı gibi etkenler sebep olmadığını, makinenin normal çalışma prensibinde erime kaynaklı hasar olması mümkün olmadığını, akabinde beş nolu pistonda kısmi hasar ve gömleklerde piston hasarı sebepli krepaj gözlemlendiğini, bunun nedeni altı numaralı gözdeki yakıt kaynaklı aşırı yanma sonucu oluşan erime olduğunu, motorda gözlemlenen yanma kaynaklı hasarın oluşma nedeni yakıt kaynaklı olduğu ilk incelemede dahi açıkça anlaşıldığını, söz konusu zararı veren yakıt, yanma sonrası makineye zarar vermiş ve yanma sonucu parçalarda erime meydana geldiğini, bu derece bir zararın makinenin kendi çalışma prensibi çerçevesinde harici bir etki olmadan meydana gelmesi ya da üretim kaynaklı olmasının mümkün olmadığını, ...
Gemisi ve alım satım konusu jeneratör üzerinden yapılmayan tespiti; ne teknik ne de hukuken kabulü mümkün olmadığını, işbu dava, muhteviyatı gereği belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, belirli ve belirlenebilir alacağın belirsiz olarak açılması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...TTK 1352. Maddesinde geminin işletilmesi, yönetimi, korunması ve bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerlar dahil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetler deniz alacağı olarak kabul edilmiş ise de bu husus "cebri icraya ilişkin özel hükümler" başlığı altında düzenlenmiş olup, ihtiyati haciz taleplerine ilişkindir. Görev tayininde taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin esas alınması gerekmektedir. Nitekim deniz ticaretinde kullanılacak konteynerın satışına ilişkin olarak Mahkememizin 2022/128 Esas 2022/158 Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararının istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemede İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Hukuk Dairesinin 2022/1523 Esas 2022/1187 Karar sayılı ilamında da taşıma ilişkisinden bağımsız olarak yapılan konteyner satışında Mahkememizin görevli olmadığı, bu durumda taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre 26/04/2022 tarihli sözleşme ile satın alınan jeneratörün gemide kullanılacak olmasının ihtiyati haciz talebi dışındaki esas davada Mahkememizi görevli hale getirmeyeceği, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ticari satımdan kaynaklandığı anlaşılmakla davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İş bu davada alıcı olmayan davacının alım satım sözleşmesinden bahisle, müvekkiline yöneltmiş olduğu taleplerini havi iş bu davada taraf sıfatı yokluğu gerekçesiyle husumetten redde mahkum olduğunu, zira davada husumet ve husumet konusu tarafların hukuki olarak doğru teşkili sağlanmadığını, davanın, davacı tarafın dava sıfatı yokluğundan husumetten reddi gerektiğini, Dava konusu jeneratörün, yanlış yakıt kullanımı nedeniyle arızalandığını, jeneratöre yetkili servis dışında müdehale yapıldığını, her anlamda sözleşmesel garanti şartlarının ihlal edildiğini, ... Gemisi ve alım satım konusu jeneratör üzerinden yapılmayan tespitin, ne teknik ne de hukuken kabulünün mümkün olmadığını, İş bu davanın, muhteviyatı gereği belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, belirli ve belirlenebilir alacağın belirsiz olarak açılması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, Huzurunuzdaki dava türünün, belirli bir alacağa dayalı olduğu halde belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, bu açıdan dava dilekçesinin usule aykırı ve hatalı olup bu hali ile değerlendirmeye alınması mümkün olmadığını, zira, dava dilekçesinde, açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesinin zorunlu olduğunu, dava türünün, hukuki korumanın, verilecek hükmün ve ileride oluşacak kesin hükmün sınırlarını belirleyen bir kategoriyi ifade edeceğini, davalı tarafın savunma haklarını kısıtlayan bu durum sebebi ile koşulların sağlanmadığı durumlarda belirsiz alacak davası açılamayacağını, dolayısıyla talep sonucunun, dava türününü inşa eden bir kategori olduğundan dava türünün dava dilekçesi ile belirtilmesinin zorunlu olduğunu, öncelikle dava şartı niteliğinde olan bu husus davacı tarafça atlanmış olup, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalıdan satın alınan jeneratörün ayıplı olup arızalanması nedeniyle, arızanın giderilmesi için davalıya ödenen tutarların ve ayıbın giderilmesi için uğranılan zararların davalı satıcıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davada genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, davalıdan satın alınan ve ... gemisine takılan jeneratörün arızalanması üzerine, davalı satıcıya arızanın giderilmesi karşılığı ödenen tutarın ve uğranılan zararın, jeneratörün ayıplı olması nedeniyle tahsili istemiyle açılmıştır.Davanın ilk olarak açıldığı anlaşılan İstanbul Anadolu 1 ATM tarafından TTK'nın 1352.
maddesinin 1. bendi uyarınca "Geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dahil bu amaçlarla verilen hizmetlerin" deniz alacağı olduğu gerekçesiyle, davaya bakma görevinin denizcilik ihtisas mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, dava dosyasının deniz ticaretinden ve deniz sigortalarından doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, dava dosyası kendisine gönderilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince de yazılı gerekçe ile karşı görevsizlik kararı verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, TBK'nın 227.maddesi kapsamında ayıplı mal satımından kaynaklandığından, olayda TTK'nın 5.
bölümünde yer alan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir alacağın TTK'nın 1352. maddesinde sayılan deniz alacaklarından olması, tek başına mahkemenin görevinin belirlenmesi için yeterli değildir. Zira anılan maddede sayılan pek çok deniz alacağı mevcut olup bu sayımın hukuki sonucu, geminin ihtiyati hacziyle ilgilidir. Yoksa orada sayılan tüm alacak kalemleri bakımından ortaya çıkacak esas uyuşmazlıklara denizcilik ihtisas mahkemesinin bakması söz konusu değildir. Denizcilik ihtisas mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlığın, TTK'nın 5.kitabında düzenlenen bir husustan ya da deniz sigortalarından kaynaklanması gerekir. Eldeki davada uyuşmazlık, TBK'da düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklandığına göre, ihtisas mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemez.
Bu nedenle davaya bakma görevi TTK 4 ve 5. maddelerine göre asliye ticaret mahkemelerinin görevine girdiğinden ve uyuşmazlık TTK'nın 5. kitabında veya diğer kanunlarda yer alan deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmadığından, mahkemece davaya bakma görevinin genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle verilen karar isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafı yerinde değildir.Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde mahkemenin görevsizlik kararına yönelik istinaf nedeni dışında ileri sürdüğü ve davanın esasına ilişkin nedenler, görevli mahkemece yapılacak yargılamada değerlendirilecek hususlar olup görevsizlik kararının istinafı kapsamında bu aşamada incelenecek hususlar değildir.İlk derce mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1- HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;
3- Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
12. 06.2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048653800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz