6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12031 E. 2012/3292 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini ticaret unvanı marka hakkına tecavüz kâr kaybı ticaret sicili terkin ilan haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “Divan Oteli” işletme adının 1957 yılında Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, “Divan Oteli” ve “Divan Otelcilik” markalarının ise 2003 yılında tescil olunduğu, davalının ise “Alanya ...” işletme adını 1966 yılından itibaren kullandığını, her iki işletme adının asli unsurunun “ Divan” ibaresinden oluştuğu, aynı hizmet sınıfına ilişkin bulundukları, davalının iptali istenen işletme adını kullanmasının vasat tüketici nazarında Divan Oteli'nin Alanya Şubesi gibi algılanacağı, söz konusu “Divan” ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının kullanmakta olduğu “Alanya ...”, “Hotel Divan” isminde geçen “Divan” ibaresinin iptaline, birleşen davanın kabulüne, davalının “Divan” ibaresini içeren ticaret unvanının terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Asıl ve birleşen dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile meni ve ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere "Divan" ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğu hususu doğru ise de, davalının da bu ibareyi 1966 yılından beri işletme adı olarak otelcilik hizmetinde kullandığı, ayrıca ticaret unvanında da 1994 yılından beri "Divan" ibaresinin esaslı unsur olarak yer aldığı dikkate alınarak, davalının uzunca bir süredir kullanmakta olduğu "Divan" ibaresine karşı aynı sektörde faaliyet gösteren davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığının, bir başka deyişle uzunca bir süre davalı kullanımına sessiz kalan davacının işbu asıl ve birleşen davaları açmasının MK'nun 2. maddesine aykırı davranış olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğinin tartışılmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7230 E. 2013/9885 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Unvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12031 E.  ,  2012/3292 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/294 E.

Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2007/475-2010/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında uzun yıllardan beri tanınmış olan “DİVAN”, “DİVAN OTELİ”, “DİVAN CATERİNG”, “DİVAN ZİYAFET SERVİSİ”, “DİVAN PUB”, “DİVAN GOURMET” ve “DİVAN PASTANESİ” markalarını 23.03.2006 tarihinde müvekkilinin devraldığını, davalının ise “... Alanya, Hotel Divan” ismi altında otelcilik hizmetleri verdiğinin müvekkili tarafından tespit edildiğini, davalıya müvekkilinin marka sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüzünü durdurması için gönderilen ihtarnameden sonuç alınamadığını, davalının eyleminin aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının eylemelerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin menine, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturan basılı evrak, tabela ve sair vasıtalara el konulmasına, el konulan ürünlerdeki markaların silinmesine, bu mümkün olmaz ise söz konusu malzemelerin imhasına, hükmün ilanına, davalının “DİVAN” ibaresini içeren ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Türkiye'nin en büyük firmalarından olan Koç grubu üyesi Divan Otelcilik ile müvekkiline ait küçük bir şehir oteli arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin Turizm İşletme Belgesi'nin tarihinin 29.09.1966 olduğunu, dolayısıyla taklit etme halinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “Divan Oteli” işletme adının 1957 yılında Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, “Divan Oteli” ve “Divan Otelcilik” markalarının ise 2003 yılında tescil olunduğu, davalının ise “Alanya ...” işletme adını 1966 yılından itibaren kullandığını, her iki işletme adının asli unsurunun “ Divan” ibaresinden oluştuğu, aynı hizmet sınıfına ilişkin bulundukları, davalının iptali istenen işletme adını kullanmasının vasat tüketici nazarında Divan Oteli'nin Alanya Şubesi gibi algılanacağı, söz konusu “Divan” ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının kullanmakta olduğu “Alanya ...”, “Hotel Divan” isminde geçen “Divan” ibaresinin iptaline, birleşen davanın kabulüne, davalının “Divan” ibaresini içeren ticaret unvanının terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Asıl ve birleşen dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile meni ve ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere "Divan" ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğu hususu doğru ise de, davalının da bu ibareyi 1966 yılından beri işletme adı olarak otelcilik hizmetinde kullandığı, ayrıca ticaret unvanında da 1994 yılından beri "Divan" ibaresinin esaslı unsur olarak yer aldığı dikkate alınarak, davalının uzunca bir süredir kullanmakta olduğu "Divan" ibaresine karşı aynı sektörde faaliyet gösteren davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığının, bir başka deyişle uzunca bir süre davalı kullanımına sessiz kalan davacının işbu asıl ve birleşen davaları açmasının MK'nun 2.

maddesine aykırı davranış olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğinin tartışılmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048293100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.