6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2067 E. 2012/3156 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi zarar müspet zarar direnme kararı taşıyıcı

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizce verilen 20.04.2010 tarihli, emsal nitelikteki İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/72 E. Sayılı dava dosyası içinde bulunan sözleşme ile eldeki dosyada mevcut sözleşmenin kıyaslanarak, davacının elde edeceği kar oranının farklı olmasını gerektiren bir durum bulunup bulunmadığının tespiti yönündeki bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, bozma kararında bildirilen dosya dışında emsal nitelikte bir başka dosya daha bulunduğu ancak serbest piyasa ekonomisi gereğince farklı tarihlerde düzenlenen sözleşmelerin içeriklerinin farklı olduğu, eldeki davada belirlenen %25 oranındaki kâr oranının tarafları aynı olan diğer sözleşmelerin arasında yer alıp uzlaştırıcı bir noktada bulunduğu, her dosyada mevcut kâr oranlarının dosya içerikleri ile uyumlu olup doğru olduğunun kabul edilmesinin gerektiği gerekçesi ile bozma öncesi verilen kararda direnilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak direnme kararını inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan ilk inceleme sonunda, mahkemece verilen kararın, bozma kararından esinlenilerek, bozmaya konu olan sözleşmeler getirtilip incelenmek suretiyle oluşturulan yeni bir karar olduğu ve usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.

Dava, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen miktardan eksik taşıma yaptırılmasına dayalı müspet ve menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Menfi zarara ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve buna ilişkin hüküm kesinleşmiştir.

Mahkemece, davacının müspet zararının tespitinde, taşıma sonucu elde edilecek olan karın % 25 oranında olduğu yolundaki bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle kurulan hüküm, emsal nitelikteki İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/72 E sayılı dosyasında taşıyıcı davacının karının % 15 oranında olduğu yönündeki bilirkişi raporuna dayalı olarak kurulan hükmün Dairemizce onanıp kesinleşmesi ve değinilen dosya ile eldeki dosya bilirkişi raporları arasındaki kâr oranı farklılığının nedeninin belirlenmesi yönünde ek rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı karının % 25 oranında olmasının makul ve ılımlı olduğu belirtilmek suretiyle söz konusu oran benimsenerek kabul hükmü kurulmuştur.

Mahkemece karar gerekçesinde tartışılan ve bozma kararında değinilen, emsal nitelikli bir başka dosyanın daha bulunduğu ve söz konusu dosya içeriği incelendiğinde bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda kâr marjının % 30 oranında olduğu, bu oran kabul edilmek suretiyle kurulan hükmün de Dairemizce onanarak kesinleştiği belirtilerek bu durumda aynı nitelikte üç farklı dosyanın bulunduğu ve her dosyanın kendi özellikleri itibari ile değerlendirilerek sonuca gidilmesinin gerektiği, eldeki dava dosyasındaki kar marjının diğer oranların ortasında kaldığı belirtilmişse de, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/228 E sayılı dosyası incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin eldeki ve emsal İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2006/72 E sayılı dosyasından farklı olarak içki taşımasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim söz konusu dava dosyası içinde mevcut bilirkişi raporu içeriğinde taşımadaki risk faktöründen bahsedildiği ve kâr oranının tespitinde taşeron faturalarına dayanıldığı bildirilmiş olup, bu durumda söz konusu davanın eldeki dava açısından emsal oluşturduğundan söz edilemez.

Bu itibarla, Dairemizin 20.04.2010 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere, emsal nitelikte olan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/72 E sayılı dava dosyası ile eldeki dosyanın dava konu ve sebepleri itibari ile benzer nitelikte bulunduğu göz önüne alınarak, tarafların kâr marjını piyasa koşullarına göre belirlemeyi esas alıp almadıkları ve her iki kâr oranının da doğru olup olmadığının ancak ek rapor alınmak suretiyle belirlenebilecek olması karşısında, mahkeme gerekçesinde yer alan ve sözleşme içeriklerindeki taşıma güzergahları da değerlendirilmek suretiyle her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9969 E. 2010/11610 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11201 E. 2012/2856 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9848 E. 2010/11227 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/2067 E.  ,  2012/3156 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.05.2011 tarih ve 2010/775-2011/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkilinin davalıya ait 20.000 ton emtianın taşınması işini üstlendiğini, davalı idarenin 01.04.2004 tarihli yazısıyla 11.03.2004 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini belirttiğinde müvekkili şirkete 14.395.840 kg taşıma yaptırıldığını ileri sürerek, 5.604.160 kg eksik taşımadan kaynaklanan 17.000 TL müspet ve 3.000 TL menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, Dairemizce verilen 20.04.2010 tarihli, emsal nitelikteki İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/72 E. Sayılı dava dosyası içinde bulunan sözleşme ile eldeki dosyada mevcut sözleşmenin kıyaslanarak, davacının elde edeceği kar oranının farklı olmasını gerektiren bir durum bulunup bulunmadığının tespiti yönündeki bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, bozma kararında bildirilen dosya dışında emsal nitelikte bir başka dosya daha bulunduğu ancak serbest piyasa ekonomisi gereğince farklı tarihlerde düzenlenen sözleşmelerin içeriklerinin farklı olduğu, eldeki davada belirlenen %25 oranındaki kâr oranının tarafları aynı olan diğer sözleşmelerin arasında yer alıp uzlaştırıcı bir noktada bulunduğu, her dosyada mevcut kâr oranlarının dosya içerikleri ile uyumlu olup doğru olduğunun kabul edilmesinin gerektiği gerekçesi ile bozma öncesi verilen kararda direnilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak direnme kararını inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan ilk inceleme sonunda, mahkemece verilen kararın, bozma kararından esinlenilerek, bozmaya konu olan sözleşmeler getirtilip incelenmek suretiyle oluşturulan yeni bir karar olduğu ve usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.

Dava, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen miktardan eksik taşıma yaptırılmasına dayalı müspet ve menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Menfi zarara ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve buna ilişkin hüküm kesinleşmiştir.

Mahkemece, davacının müspet zararının tespitinde, taşıma sonucu elde edilecek olan karın % 25 oranında olduğu yolundaki bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle kurulan hüküm, emsal nitelikteki İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/72 E sayılı dosyasında taşıyıcı davacının karının % 15 oranında olduğu yönündeki bilirkişi raporuna dayalı olarak kurulan hükmün Dairemizce onanıp kesinleşmesi ve değinilen dosya ile eldeki dosya bilirkişi raporları arasındaki kâr oranı farklılığının nedeninin belirlenmesi yönünde ek rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı karının % 25 oranında olmasının makul ve ılımlı olduğu belirtilmek suretiyle söz konusu oran benimsenerek kabul hükmü kurulmuştur.

Mahkemece karar gerekçesinde tartışılan ve bozma kararında değinilen, emsal nitelikli bir başka dosyanın daha bulunduğu ve söz konusu dosya içeriği incelendiğinde bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda kâr marjının % 30 oranında olduğu, bu oran kabul edilmek suretiyle kurulan hükmün de Dairemizce onanarak kesinleştiği belirtilerek bu durumda aynı nitelikte üç farklı dosyanın bulunduğu ve her dosyanın kendi özellikleri itibari ile değerlendirilerek sonuca gidilmesinin gerektiği, eldeki dava dosyasındaki kar marjının diğer oranların ortasında kaldığı belirtilmişse de, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/228 E sayılı dosyası incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin eldeki ve emsal İstanbul 10.

Asliye Ticaret Mahkemesi 2006/72 E sayılı dosyasından farklı olarak içki taşımasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim söz konusu dava dosyası içinde mevcut bilirkişi raporu içeriğinde taşımadaki risk faktöründen bahsedildiği ve kâr oranının tespitinde taşeron faturalarına dayanıldığı bildirilmiş olup, bu durumda söz konusu davanın eldeki dava açısından emsal oluşturduğundan söz edilemez.

Bu itibarla, Dairemizin 20.04.2010 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere, emsal nitelikte olan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/72 E sayılı dava dosyası ile eldeki dosyanın dava konu ve sebepleri itibari ile benzer nitelikte bulunduğu göz önüne alınarak, tarafların kâr marjını piyasa koşullarına göre belirlemeyi esas alıp almadıkları ve her iki kâr oranının da doğru olup olmadığının ancak ek rapor alınmak suretiyle belirlenebilecek olması karşısında, mahkeme gerekçesinde yer alan ve sözleşme içeriklerindeki taşıma güzergahları da değerlendirilmek suretiyle her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048110300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.