İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10662 E. 2012/2274 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak↗ yazılı delil↗ ikrar↗ hisse devir sözleşmesi↗ icra takibine itiraz↗ istirdat↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının takip konusu 20.000,-TL'nin 19.000,-TL'sini verdiği, ikrarı ile bunu kabul ettiği, bakiye 1.000,-TL’sinin sonradan kendisine ödenmediğini iddia etmekte ise de bu iddiasını tarafların geçerliğine itiraz edilmeyen imzalarını içeren tutanak içeriğinin aksini kabule götürecek nitelikte HUMK 288-290.m. gereğince yazılı delil ile kanıtlayamadığı, bu durumda davacının davalıya aralarındaki anlaşma gereğince 20.000,-TL para verdiği, bu miktarın Özürlüler Rehabilitasyon Merkezinin % 20 Hissesine karşılık gelmek üzere verildiği ve okulun gelir-giderinde davacının %20 paya sahip olacağının açıkça belirtildiği bu hissenin davacıya verilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 20.000,-TL üzerinden kısmen iptaline, takip konusu faiz alacağına yönelik itirazın Davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından reddine, alacak likit alacak olmadığı için icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hisse devir sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmede rehabilitasyon merkezi açılışı ve iç donanımında kullanmak ve bu okulun işletme hissesinin %20'sine karşılık gelmek üzere davacının davalıya 20.000 TL verdiği belirtilmiş olup, davacı da bu davada verdiği paranın istirdatını talep ettiğine göre icra takibine konu edilen meblağ likittir. Bu nedenle, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13544 E. 2013/10976 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının takip konusu 20.000,-TL'nin 19.000,-TL'sini verdiği, «ikrarı» ile bunu kabul ettiği, bakiye 1.000,-TL’sinin sonradan kendisine ödenmediğini iddia etmekte ise de bu iddiasını tarafların geçerliğine itiraz edilmeyen imzalarını içeren tutanak içeriğinin aksini kabule götürecek nitelikte HUMK 288-290.m. gereğince «yazılı delil» ile kanıtlayamadığı, bu durumda davacının davalıya aralarındaki anlaşma gereğince 20.000,-TL para verdiği, bu miktarın Özürlüler Rehabilitasyon Merkezinin % 20 Hissesine karşılık gelmek üzere verildiği ve okulun gelir-giderinde davacının %20 paya sahip olacağının açıkça belirtildiği bu hissenin davacıya verilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 20.000,-TL üzerinden kısmen iptaline, takip konusu faiz alacağına yönelik itirazın Davalının takip tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğü kanıtlanamadığından reddine, alacak «likit alacak» olmadığı için «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmetmek gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAlacağın yargılamayı gerektirmesi ve ödeme davacının «icra inkar tazminatı» istemesine engel değildir.
Mahkemece anılan husus nazara alınmadan davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet · ilan
Benzer bu kararda… r verilmiş, olayın yargılamayı gerektirdiği davacının alacağını tamamen tahsil ettiği ve davalının da borcu tamamen ödediği gerekçesiyle de tarafların icra inkar ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu edilen alacak, davacı tarafça yapılan «ilan» giderine ilişkin bulunduğundan hesaplanabilir nitelikte yani likittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2300 E. 2017/4543 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · dolaylı zarar · yönetici sorumluluğu · muhtıra · ticari defter ve kayıtlar · ortaklar kurulu kararı · kâr kaybı · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin kâr «kaybına» uğradığını iddia ettiğinden davacının mal varlığında doğrudan bir azalma oluşmadığı, şirketin kâr kaybına uğraması dolayısıyla zarar gördüğü iddiasında bulunduğu ancak şirketin kâr «dağıtımının» belirli koşulların oluşmasının ve belirli kararların alınmasına bağlı olduğu ve istenecek tazminatın «dolaylı zararın» tazminine ilişkin olması gerektiği, bu kaybın ne kadar olduğuna ilişkin olduğunun ıspat yükünün davacı üzerinde olduğu ancak şirketin tüm «ticari defter» ve kayıtlarına ulaşılamadığı için zarar hesabı yapılamadığı, böyle bir zararın mevcudiyeti halinde şirketin kamuya ve üçüncü kişilere olan borçları ödendikten sonr …
2- Davacı, 2008-2012 yıllarına ilişkin olarak da «şirket yöneticisinin sorumluluğundan» bahisle, okul faaliyette olsaydı muhtemel kârın tespiti ile şirkete ödenmesini talep etmiştir.
Bu durumda öncelikle davalılara usulüne uygun «muhtıra» çıkartılması ve davalı şirkete ait tüm «ticari defter kayıt» ve bilançoların istenmesi, gereği yerine getirildikten sonra da ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak şirkete bağlı Özel Beydağı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin faaliyeti süresince kâr ve zararının ne durumda olduğu, Merkezin kapatılma «sebebi» ve kapatıldığı tarih itibariyle borç ve alacaklarının tespiti ile davacının ve davalı şirketin bu işletmenin kapatılması nedeniyle bir zararının doğup doğmadığı, 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesine göre şirket yöneticisinin bu hususta sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Davacı okulun faaliyette olduğu 2006-2008 yıllarına ilişkin kâr «payının» tahsilini de talep etmiş olup, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kâr payına ilişkin alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10662 E. , 2012/2274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2010 tarih ve 2008/13-2010/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının rehabilitasyon merkezi açacağını bildirerek bu merkezin % 20 hissesini verme vaadi ile 20.000,-TL aldığını, ancak aradan uzun süre geçmesine rağmen böyle bir merkezin açılması için girişim olmadığını, 20.000 TL'nin geri ödenmesi için yaplan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, %40 icra-inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin rehabilitasyon merkezi açmak için davacıya ortaklık teklif ettiğini, davacının müvekkili ile aralarında akdettikleri tutanak ile ayrı ayrı 15 milyar ve 4 milyar TL parayı müvekkiline verdiğini, paranın okul inşaatında harcanmak ve geri ödemesiz olmak kaydıyla alındığını, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Özel Rehabilitasyon Merkezlerinin kapatılacağı ve kendilerine para ödenmeyeceği yönündeki haberler üzerine davacının işi yapmaktan vazgeçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının takip konusu 20.000,-TL'nin 19.000,-TL'sini verdiği, ikrarı ile bunu kabul ettiği, bakiye 1.000,-TL’sinin sonradan kendisine ödenmediğini iddia etmekte ise de bu iddiasını tarafların geçerliğine itiraz edilmeyen imzalarını içeren tutanak içeriğinin aksini kabule götürecek nitelikte HUMK 288-290.m. gereğince yazılı delil ile kanıtlayamadığı, bu durumda davacının davalıya aralarındaki anlaşma gereğince 20.000,-TL para verdiği, bu miktarın Özürlüler Rehabilitasyon Merkezinin % 20 Hissesine karşılık gelmek üzere verildiği ve okulun gelir-giderinde davacının %20 paya sahip olacağının açıkça belirtildiği bu hissenin davacıya verilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 20.000,-TL üzerinden kısmen iptaline, takip konusu faiz alacağına yönelik itirazın Davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından reddine, alacak likit alacak olmadığı için icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hisse devir sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmede rehabilitasyon merkezi açılışı ve iç donanımında kullanmak ve bu okulun işletme hissesinin %20'sine karşılık gelmek üzere davacının davalıya 20.000 TL verdiği belirtilmiş olup, davacı da bu davada verdiği paranın istirdatını talep ettiğine göre icra takibine konu edilen meblağ likittir. Bu nedenle, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.170,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047783000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz