6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2300 E. 2017/4543 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu ttk 309/4 dolaylı zarar yönetici sorumluluğu muhtıra ticari defter ve kayıtlar ortaklar kurulu kararı ticari defter kayıtları kâr kaybı kâr dağıtımı kâr payı ticari defter dava sebebi eksik inceleme e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin kâr kaybına uğradığını iddia ettiğinden davacının mal varlığında doğrudan bir azalma oluşmadığı, şirketin kâr kaybına uğraması dolayısıyla zarar gördüğü iddiasında bulunduğu ancak şirketin kâr dağıtımının belirli koşulların oluşmasının ve belirli kararların alınmasına bağlı olduğu ve istenecek tazminatın dolaylı zararın tazminine ilişkin olması gerektiği, bu kaybın ne kadar olduğuna ilişkin olduğunun ıspat yükünün davacı üzerinde olduğu ancak şirketin tüm ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı için zarar hesabı yapılamadığı, böyle bir zararın mevcudiyeti halinde şirketin kamuya ve üçüncü kişilere olan borçları ödendikten sonra ortaklara payları oranında kâr dağıtımı yapılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı okulun faaliyette olduğu 2006-2008 yıllarına ilişkin kâr payının tahsilini de talep etmiş olup, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kâr payına ilişkin alınmış bir ortaklar kurulu kararı olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı, 2008-2012 yıllarına ilişkin olarak da şirket yöneticisinin sorumluluğundan bahisle, okul faaliyette olsaydı muhtemel kârın tespiti ile şirkete ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece dosya kapsamında bilirkişi raporu alınarak sonuca varılmış ise de, davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları dosyaya sunulmamış ve bilirkişi raporu eksik incelemeye ve varsayıma dayalı olarak düzenlenmiştir. Bu durumda öncelikle davalılara usulüne uygun muhtıra çıkartılması ve davalı şirkete ait tüm ticari defter kayıt ve bilançoların istenmesi, gereği yerine getirildikten sonra da ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak şirkete bağlı Özel Beydağı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin faaliyeti süresince kâr ve zararının ne durumda olduğu, Merkezin kapatılma sebebi ve kapatıldığı tarih itibariyle borç ve alacaklarının tespiti ile davacının ve davalı şirketin bu işletmenin kapatılması nedeniyle bir zararının doğup doğmadığı, 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesine göre şirket yöneticisinin bu hususta sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10662 E. 2012/2274 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/2300 E.  ,  2017/4543 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/09/2015 tarih ve 2012/561-2015/738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin kurucu hissedarı olduğunu, diğer hissedar ve şirket müdürünün davalı ... olduğunu, şirkete bağlı Özel Beydağı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi adındaki okulun işletmesine 20/10/2006 tarihinde başlandığını ancak daha sonra 29/12/2008 tarihinde davalının tek taraflı olarak bu okulu kapattığını, bu konuda müvekkiline bilgi vermediğini ve onayını almadığını, söz konusu okulun şirketin düzenli olarak kâr elde eden tek gelir kaynağı olduğunu, davalının okulu kapattığı tarihten kısa bir süre sonra yakınlarını kurucu göstererek başka bir şirket kurduğunu ileri sürerek okulun faaliyette olduğu döneme ait ve kapatılmamış olsa idi kazanılması muhtemel kâr alacağının ve haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın şirket tüzel kişiliği namına davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; müvekkili ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, şirketin gelir-gider dengesini sağlayamadığını, SGK borçlarını ve kira borçlarını ödeyemediği için zarar ettiğini, 2008 yılından bu yana şirketin çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin kâr kaybına uğradığını iddia ettiğinden davacının mal varlığında doğrudan bir azalma oluşmadığı, şirketin kâr kaybına uğraması dolayısıyla zarar gördüğü iddiasında bulunduğu ancak şirketin kâr dağıtımının belirli koşulların oluşmasının ve belirli kararların alınmasına bağlı olduğu ve istenecek tazminatın dolaylı zararın tazminine ilişkin olması gerektiği, bu kaybın ne kadar olduğuna ilişkin olduğunun ıspat yükünün davacı üzerinde olduğu ancak şirketin tüm ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı için zarar hesabı yapılamadığı, böyle bir zararın mevcudiyeti halinde şirketin kamuya ve üçüncü kişilere olan borçları ödendikten sonra ortaklara payları oranında kâr dağıtımı yapılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı okulun faaliyette olduğu 2006-2008 yıllarına ilişkin kâr payının tahsilini de talep etmiş olup, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kâr payına ilişkin alınmış bir ortaklar kurulu kararı olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı, 2008-2012 yıllarına ilişkin olarak da şirket yöneticisinin sorumluluğundan bahisle, okul faaliyette olsaydı muhtemel kârın tespiti ile şirkete ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece dosya kapsamında bilirkişi raporu alınarak sonuca varılmış ise de, davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları dosyaya sunulmamış ve bilirkişi raporu eksik incelemeye ve varsayıma dayalı olarak düzenlenmiştir. Bu durumda öncelikle davalılara usulüne uygun muhtıra çıkartılması ve davalı şirkete ait tüm ticari defter kayıt ve bilançoların istenmesi, gereği yerine getirildikten sonra da ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak şirkete bağlı Özel Beydağı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin faaliyeti süresince kâr ve zararının ne durumda olduğu, Merkezin kapatılma sebebi ve kapatıldığı tarih itibariyle borç ve alacaklarının tespiti ile davacının ve davalı şirketin bu işletmenin kapatılması nedeniyle bir zararının doğup doğmadığı, 6762 sayılı TTK'nın 309.

maddesine göre şirket yöneticisinin bu hususta sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372973900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.