6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2620 E. 2012/1922 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya uyuşmazlık konusu ayırt edicilik ilan iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının tescilini istediği ‘SHINE BLACK LABEL SERIES’ ibareli marka ile redde mesnet tescilli ‘SHINESTORE’ markasının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olup olmadığı noktasında toplandığı, aynı sınıf emtialar üzerinde kullanılacakları, markaların aynı olmadığı, davacının markasının birden ziyade unsurdan ibaret bulunduğu, asıl unsurun ‘SHINE’ ibaresi olduğu, diğer kısımların daha küçük puntoyla yazıldığı ve siyah etiket serisi anlamına geldiği, tescilli redde mesnet markanın ise birlikte yazıldığı, davacının tescilini istediği markanın göze çarpan kısmının ‘SHINE’ ibaresi bulunduğu ve ışık anlamı olduğu, tescilli markanın ‘STORE’ kısmının ise, dükkan anlamına geldiği, ‘SHINE’ ibaresinin anlamını ve ayırt ediciliğini etkilemediği, her iki markanın esaslı unsurunun ‘SHINE’ olduğu, birbirleriyle ayırt edilemeyecek benzerlik içerdikleri, kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.

Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair davalı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacının ‘SHINE BLACK LABEL SERIES’ ibareli markasının tescili için davalı Kuruma başvurduğu, aynı sınıf emtialarda kullanılmak üzere tescil edilen ‘SHINESTORE’ ibareli tescilli markanın varlığı nedeniyle istemin 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Mahkemece, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

556 sayılı KHK’nin 32.maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.

556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi hükmüne göre, TPE tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK’nin 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır.

Yine KHK'nin 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Somut olayda davacıya ait başvuru ile redde dayanak markada 9. sınıf emtialar olmakla 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. Şu halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, olmadığı incelenmelidir. Taraf markalarının aynı olmadığı tartışmasızdır. Bahse konu işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, olmadığına gelince, her ne kadar işaretler arasında esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de, davacı başvurusunda bulunan ‘BLACK LABEL SERIES’ ibaresiyle ile redde mesnet markadaki ‘’STORE’ unsurlarından kaynaklanan görsel, işitsel, semantik farklılıklar karşısında davaya konu markaların gözde ve kulakta bıraktığı intiba farklılaşmakta, bu farklılıklar davacının marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markadan "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan çıkartmaktadır.

Bu durum karşısında, davanın kabulü ile davalı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ayırt edicilik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11605 E. 2012/15849 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13322 E. 2011/14579 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5668 E. 2017/7320 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2620 E.  ,  2012/1922 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2007/441 - 2009/303 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ‘SHINE BLACK LABEL SERIES’ ibareli markanın adına tescili için davalıya başvurduğunu, ‘SHINESTOR’ ibareli tescilli markanın varlığını gerekçe göstererek 556 sayılı KHK.nin 7/1-b uyarınca reddine karar verildiğini, markaların benzemediğini, bir bütün olarak değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu, itirazlarının kabul edilmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının tescilini istediği ‘SHINE BLACK LABEL SERIES’ ibareli marka ile redde mesnet tescilli ‘SHINESTORE’ markasının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olup olmadığı noktasında toplandığı, aynı sınıf emtialar üzerinde kullanılacakları, markaların aynı olmadığı, davacının markasının birden ziyade unsurdan ibaret bulunduğu, asıl unsurun ‘SHINE’ ibaresi olduğu, diğer kısımların daha küçük puntoyla yazıldığı ve siyah etiket serisi anlamına geldiği, tescilli redde mesnet markanın ise birlikte yazıldığı, davacının tescilini istediği markanın göze çarpan kısmının ‘SHINE’ ibaresi bulunduğu ve ışık anlamı olduğu, tescilli markanın ‘STORE’ kısmının ise, dükkan anlamına geldiği, ‘SHINE’ ibaresinin anlamını ve ayırt ediciliğini etkilemediği, her iki markanın esaslı unsurunun ‘SHINE’ olduğu, birbirleriyle ayırt edilemeyecek benzerlik içerdikleri, kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.

Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair davalı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacının ‘SHINE BLACK LABEL SERIES’ ibareli markasının tescili için davalı Kuruma başvurduğu, aynı sınıf emtialarda kullanılmak üzere tescil edilen ‘SHINESTORE’ ibareli tescilli markanın varlığı nedeniyle istemin 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Mahkemece, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

556 sayılı KHK’nin 32.maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.

556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi hükmüne göre, TPE tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK’nin 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır.

Yine KHK'nin 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Somut olayda davacıya ait başvuru ile redde dayanak markada 9. sınıf emtialar olmakla 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. Şu halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, olmadığı incelenmelidir. Taraf markalarının aynı olmadığı tartışmasızdır.

Bahse konu işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, olmadığına gelince, her ne kadar işaretler arasında esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de, davacı başvurusunda bulunan ‘BLACK LABEL SERIES’ ibaresiyle ile redde mesnet markadaki ‘’STORE’ unsurlarından kaynaklanan görsel, işitsel, semantik farklılıklar karşısında davaya konu markaların gözde ve kulakta bıraktığı intiba farklılaşmakta, bu farklılıklar davacının marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markadan "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan çıkartmaktadır.

Bu durum karşısında, davanın kabulü ile davalı TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047438300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.