YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5668 E. 2017/7320 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ ortalama tüketici↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Powerdent Shine" ve "Shine" ibareli markalarıyla davalının "MIRACLE SHINE" ibareli markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, davalının başvurusundan önceki 2007/19086 sayılı markasında "SHINE" ibaresi varsa da bu kelimenin esaslı unsur olmadığı, ayrıca dava konusu marka başvurusunda emtia listesine ekleme yapılarak önceki markanın kapsamın genişletildiği, bu itibarla müktesep hak koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2014-M-11548 sayılı kararının iptaline, 2012/84473 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin ve davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TPE YİDK kararının iptali ve davalı şirket adına başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markaların kapsadıkları ürünlerin benzer tür ürünler olarak nitelendirilebilmesi için piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, dağıtım kanalları, kullanım yöntem ve amaçları ile hedeflenen halk kesimleri gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda başvuruya konu işaretin kapsadığı 3. sınıftaki emtia ile davacı adına tescilli markaların kapsamında yer alan bir kısım 3. ve 21. sınıftaki malların aynı tür/ benzer/ tamamlayıcı mal oldukları mütalaa edilmiştir.
Uyuşmazlığın niteliği itibarıyla ürünlerin aynı ve/veya benzer tür olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapılması hususunun özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği de dikkate alınarak, bu konuda uzman bilirkişi heyetinden görüş alınmalıdır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmışsa da bilirkişi heyetinde uyuşmazlık konusu emtianın aynı ve/veya benzer tür olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır. Bu itibarla içinde kimyager ve eczacı birer bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8722 E. 2023/3006 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Powerdent Shine" ve "Shine" ibareli markalarıyla davalının "MIRACLE SHINE" ibareli markası arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, davalının başvurusundan önceki 2007/19086 sayılı markasında "SHINE" ibaresi varsa da bu kelimenin esaslı unsur olmadığı, ayrıca dava konusu marka başvurusunda emtia listesine ekleme yapılarak önceki markanın kapsamın genişletildiği, bu itibarla «müktesep hak» koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2014-M-11548 sayılı kararının iptaline, 2012/84473 başvuru sayılı markanın hükümsü …
Her ne kadar mahkemece «bilirkişi incelemesi» yapılmışsa da bilirkişi heyetinde «uyuşmazlık konusu» emtianın aynı ve/veya benzer tür olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… le davalının başvurusunun "glamour shine" ibaresinden oluştuğu, başvuruda yazım şeklinin ön planda olmadığı, "glamour" ibaresinin "göz kamaştırıcı" anlamına geldiği «ortalama tüketicilerce» bilinmese de, başvuruda yer alan "shine" ibaresini niteleyici bir ibare olarak algılanacağı, itiraza mesnet davacı markasının ise "shine" esas ibaresinden meydana geldiği, dolayısıyla her iki taraf markalarındaki esas unsurların da "shine" kelimesinden oluştuğu, "shine" ibaresinin «uyuşmazlık konusu» 03 üncü sınıf mallar yönünden dahi tanımlayıcı bir özelliğinin olmadığı, bu nedenle taraf markalarında ayırt edici unsur olarak algılanacağı, davacının mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, başvuruya konu markada yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lemeyeceğini, taraf markalarının 03 üncü sınıf bakımından aynı emtiada tescilinin istenildiğini, davacı markası ile davalı markası arasında görsel ve işitsel açıdan «iltibas» bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… gılaymar şayn” şeklinde birlikte seslendirildiğinden, zayıf bir görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, “Shine” kelimesinin hem İngilizce hem Türkçe olarak «ortalama tüketici» açısından anlamının bilinmesi mümkünse de davalı markası “shine” ibaresine ek olarak ‘glamour’ kelime unsuru eklenmek suretiyle oluştuğundan, direkt olarak davacı şirket ile ilişkilendirilebilecek bir benzerlik bulunmadığı, somut olayda markanın başlangıcındaki ilk kelime olan "glamour" kelimesinin, ilgili tüketici kesimi açısından markaya yeterli «ayırt edicilik» kattığı, marka emtiası kapsamında sıklıkla tercih edilen ve kozmetik sektöründe ilgili tüketici tarafından "parlaklık, parlak" olarak algılanması «sebebi» ile “shine” kelimesinin ayırt edici niteliğinin zayıfladığı, zayıf marka sahibinin bunun sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · dava sebebi
Benzer bu kararda… gılaymar şayn” şeklinde birlikte seslendirildiğinden, zayıf bir görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, “Shine” kelimesinin hem İngilizce hem Türkçe olarak «ortalama tüketici» açısından anlamının bilinmesi mümkünse de davalı markası “shine” ibaresine ek olarak ‘glamour’ kelime unsuru eklenmek suretiyle oluştuğundan, direkt olarak davacı şirket ile ilişkilendirilebilecek bir benzerlik bulunmadığı, somut olayda markanın başlangıcındaki ilk kelime olan "glamour" kelimesinin, ilgili tüketici kesimi açısından markaya yeterli «ayırt edicilik» kattığı, marka emtiası kapsamında sıklıkla tercih edilen ve kozmetik sektöründe ilgili tüketici tarafından "parlaklık, parlak" olarak algılanması «sebebi» ile “shine” kelimesinin ayırt edici niteliğinin zayıfladığı, zayıf marka sahibinin bunun sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilm …
… le davalının başvurusunun "glamour shine" ibaresinden oluştuğu, başvuruda yazım şeklinin ön planda olmadığı, "glamour" ibaresinin "göz kamaştırıcı" anlamına geldiği «ortalama tüketicilerce» bilinmese de, başvuruda yer alan "shine" ibaresini niteleyici bir ibare olarak algılanacağı, itiraza mesnet davacı markasının ise "shine" esas ibaresinden meydana geldiği, dolayısıyla her iki taraf markalarındaki esas unsurların da "shine" kelimesinden oluştuğu, "shine" ibaresinin «uyuşmazlık konusu» 03 üncü sınıf mallar yönünden dahi tanımlayıcı bir özelliğinin olmadığı, bu nedenle taraf markalarında ayırt edici unsur olarak algılanacağı, davacının mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, başvuruya konu markada yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ın tescilli oldukları mal ve hizmetlerin kendisi ya da karakteristik özelliklerini belirtmediğini, bu nedenle cins ve nitelik belirten kelimelerden olmadığını, yani «ayırt edicilik» niteliğini haiz olduğunu, emsal mahkeme kararları ile bir mal ve hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp, akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin dahi ayırt edicil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15502 E. 2013/461 K.
Ortak:kâr dağıtımı · iltibas
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Powerdent Shine" ve "Shine" ibareli markalarıyla davalının "MIRACLE SHINE" ibareli markası arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, davalının başvurusundan önceki 2007/19086 sayılı markasında "SHINE" ibaresi varsa da bu kelimenin esaslı unsur olmadığı, ayrıca dava konusu marka başvurusunda emtia listesine ekleme yapılarak önceki markanın kapsamın genişletildiği, bu itibarla «müktesep hak» koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2014-M-11548 sayılı kararının iptaline, 2012/84473 başvuru sayılı markanın hükümsü …
Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markaların kapsadıkları ürünlerin benzer tür ürünler olarak nitelendirilebilmesi için piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, «dağıtım» kanalları, kullanım yöntem ve amaçları ile hedeflenen halk kesimleri gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… arda yer alan söz konusu hizmet arasında ilişki/benzerlik bulunduğu, markalar arasında başvuru kapsamının tamamı yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» riski bulunduğu, davacının “...” markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi anlamında tanınmış marka olduğu, davalının 17,19 ve 35. sınıfları kapsayan 2004/45059 sayılı "..." markasının başvuru tarihinin 30.12.2004, tescil tarihinin 09.03.2006 olduğu, 17. ve 19. sınıfları kapsayan 2004/45060 sayılı “...” ibareli markasının başvuru tarihinin 30.12.2004, tescil tarihinin ise 19.12.2005 olduğu, dava konusu başvurunun müracaat tarihi 20.04.2009 olup davalı şirketin markalarından kaynaklanan müktesep hakkının 20.04.2009 tarihine göre değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafın önceki markalarının davalının davaya konu müracaatı yaptığı dönemde aleyhine hükümsüzlük talebi ikame edilme süresinin bulunduğu, davacı tarafça söz konusu markaların «hükümsüzlüğünün tespiti» istemli dava açılmış olduğundan davalının 20.04.2009 tarihi itibari ile henüz önceki tarihli markalarına dayanmak sureti ile müktesep hakkının bulunduğunun söylene …
… k kabulü için; piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame ve tamamlama olanağı, «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, amaçları ve hedeflenen halk kesimleri vb. unsurların dikkate alınması gerekir.
Yukarıda açıklanan hususlarda bir değerlendirme yapılmaksızın söz konusu hizmet ve emtiayı içeren işaretlerin «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olduklarına ilişkin mahkemenin kabulü isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · eksik inceleme
Benzer bu kararda… arda yer alan söz konusu hizmet arasında ilişki/benzerlik bulunduğu, markalar arasında başvuru kapsamının tamamı yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» riski bulunduğu, davacının “...” markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi anlamında tanınmış marka olduğu, davalının 17,19 ve 35. sınıfları kapsayan 2004/45059 sayılı "..." markasının başvuru tarihinin 30.12.2004, tescil tarihinin 09.03.2006 olduğu, 17. ve 19. sınıfları kapsayan 2004/45060 sayılı “...” ibareli markasının başvuru tarihinin 30.12.2004, tescil tarihinin ise 19.12.2005 olduğu, dava konusu başvurunun müracaat tarihi 20.04.2009 olup davalı şirketin markalarından kaynaklanan müktesep hakkının 20.04.2009 tarihine göre değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafın önceki markalarının davalının davaya konu müracaatı yaptığı dönemde aleyhine hükümsüzlük talebi ikame edilme süresinin bulunduğu, davacı tarafça söz konusu markaların «hükümsüzlüğünün tespiti» istemli dava açılmış olduğundan davalının 20.04.2009 tarihi itibari ile henüz önceki tarihli markalarına dayanmak sureti ile müktesep hakkının bulunduğunun söylene …
… hususunda gerektiğinde anılan markaların hükümsüzlüğü istemi ile açılan davanın sonucu da beklenilmesi suretiyle hasıl olacak duruma göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5668 E. , 2017/7320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/01/2016 tarih ve 2014/471-2016/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2012/84473 sayılı "MIRACLE SHINE" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "Shine" ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın davalı Kurumun YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, işaretler ve kapsadıkları emtia arasındaki aynılık/benzerlik nedeniyle başvurunun tescilinin iltibasa sebebiyet vereceğini, tüketicinin markalar arasında bağlantı kuracağını ileri sürerek TPE YİDK'nun 2014-M-11548 sayılı kararının iptalini, davalı şirket adına başvurusu yapılan 2012/84473 sayılı işaretin tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markalar arasında bir benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusundaki asıl unsurun "MIRACLE" ibaresi olduğunu, "parlayan" anlamına gelen ve tanımlayıcılık içeren "SHINE" kelimesinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markaların farklı malları kapsadığını, ayrıca müvekkili adına tescilli bir kısım markaların kazanılmış hak sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Powerdent Shine" ve "Shine" ibareli markalarıyla davalının "MIRACLE SHINE" ibareli markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, davalının başvurusundan önceki 2007/19086 sayılı markasında "SHINE" ibaresi varsa da bu kelimenin esaslı unsur olmadığı, ayrıca dava konusu marka başvurusunda emtia listesine ekleme yapılarak önceki markanın kapsamın genişletildiği, bu itibarla müktesep hak koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2014-M-11548 sayılı kararının iptaline, 2012/84473 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin ve davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TPE YİDK kararının iptali ve davalı şirket adına başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dairemizin yerleşik kararları uyarınca markaların kapsadıkları ürünlerin benzer tür ürünler olarak nitelendirilebilmesi için piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, dağıtım kanalları, kullanım yöntem ve amaçları ile hedeflenen halk kesimleri gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda başvuruya konu işaretin kapsadığı 3. sınıftaki emtia ile davacı adına tescilli markaların kapsamında yer alan bir kısım 3.
ve 21. sınıftaki malların aynı tür/ benzer/ tamamlayıcı mal oldukları mütalaa edilmiştir.
Uyuşmazlığın niteliği itibarıyla ürünlerin aynı ve/veya benzer tür olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapılması hususunun özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği de dikkate alınarak, bu konuda uzman bilirkişi heyetinden görüş alınmalıdır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmışsa da bilirkişi heyetinde uyuşmazlık konusu emtianın aynı ve/veya benzer tür olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır. Bu itibarla içinde kimyager ve eczacı birer bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalı TPE ve davalı şirkete iadesine, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388353800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz