Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10928 E. 2012/2386 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari faiz↗ maddi ve manevi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ maddi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait işyerinin ismini, davacının markasını ve logosunu kullanarak 556 sayılı KHK'nun 62. maddesi hükmüne muhalefet ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.056,62 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer talepler yönünden verilen karar onanmış olduğundan bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli markaya tecavüzün meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davalının elde etmesi mümkün görülen kazancın tahsiline karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 2005 yılının son iki ayında ve 2006 yılının tamamında elde ettiği gelire göre hesaplama yapılmış olup, işbu dava ise 08.02.2006 tarihinde açılmıştır. Kural olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Dava tarihinden sonra doğacak haklar için görülmekte olan davada karar verilmesi mümkün değildir. Bu durumda davanın açıldığı tarih dikkate alınarak, bu tarih itibariyle davalının elde etmesi mümkün görülen kazancın hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden sonra elde edilen kazancı da kapsayacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5352 E. 2020/5821 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 150.056,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/773 E. 2011/8663 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tescilli markasını «iltibasa» neden olacak şekilde kullandığı, bu durumun «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, markanın sicilden terkinine, 4.435,34 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2- Ancak, dava «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup; mahkemece, 556 KHK’nin 66/b maddesi gereğince, marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla e …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8839 E. 2014/11422 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · mutabakat · denetime elverişlilik · kefil
Benzer bu kararda… k aracın çalıştırılmasından elde edilecek kazancın hesaplanması ve gelirin paylaşımı konusunda tarafların delilleri de değerlendirilerek yeterli ayrıntıyı içerir ve «denetime elverişli rapor» düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün da …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin dayanağı sözleşmenin araç devir koşullarına ilişkin düzenlemeler içerdiği, aracın çalıştırılmasından elde edilecek gelirin paylaşma biçimi konusunda «mutabakat» bulunmadığı, dosyadaki belgelerin davacının alacak isteminin tespitine yeterli olmadığı, davacının alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Banka yazı cevabından, kredi borcunun davacı ve dava dışı «kefil» tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10928 E. , 2012/2386 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2010 tarih ve 2009/311-2010/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Hatay İli’nde 1999 yılından beri künefe tatlısının imalatı, satışı ve diğer işlerle ilgilendiğini, bu faaliyetlerinde de 04.04.2002 tarihinden itibaren tescil ettirdiği ‘HATAY KRAL KÜNEFE’ markasını ‘taç’ logosu ile kullandığını, davalının İskenderun’daki işyerinde ve şubesinde ‘KRAL KÜNEFE’ markasını kullanarak aynı alanda faaliyet gösterdiğini, karışıklığa neden olması ve markaya tecavüz etmesi nedeniyle çekilen ihtara uymadığını, marka hakkına tecavüz etmeye devam ettiğini ileri sürerek, tescilli markaya tecavüzün men’ine, tabelaların, basılı evrakların ve emtiaların toplatılmasına, 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili,bu marka ve logoyu öncesinde müvekkilinin akrabasının kullandığını, kendisinin ise “ANTAKYALILAR AYKRAL KÜNEFE” markası ve künefe yapan usta logosuyla faaliyet gösterdiğini, benzerlik ve markaya tecavüzün olmadığını, esasen başka marka ve logonun tescili için TPE’ne başvuruda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait işyerinin ismini, davacının markasını ve logosunu kullanarak 556 sayılı KHK'nun 62. maddesi hükmüne muhalefet ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.056,62 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer talepler yönünden verilen karar onanmış olduğundan bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli markaya tecavüzün meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davalının elde etmesi mümkün görülen kazancın tahsiline karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 2005 yılının son iki ayında ve 2006 yılının tamamında elde ettiği gelire göre hesaplama yapılmış olup, işbu dava ise 08.02.2006 tarihinde açılmıştır. Kural olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Dava tarihinden sonra doğacak haklar için görülmekte olan davada karar verilmesi mümkün değildir. Bu durumda davanın açıldığı tarih dikkate alınarak, bu tarih itibariyle davalının elde etmesi mümkün görülen kazancın hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden sonra elde edilen kazancı da kapsayacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047356100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz