6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10021 E. 2012/1822 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası savunma hakkı mirasçılık haksız fiil husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 73

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, kazaya sebebiyet veren sürücünün olayda tam kusurlu olduğu, davacıların murisinin otobüs yolcusu olup, kusurunun bulunmadığı, davacıların ölenin anne, baba ve kardeşleri olup meydana gelen haksız fiil nedeni ile derin üzüntü ve acı yaşadıkları, asıl dava ve birleşen davada Erçevikler Gıda Ltd.Şti.'nin olayda sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davalı ...aleyhine açılmış davanın ölü kişi aleyhine dava açılamayacağından ve mirasçılarının davaya katılması yolu ile davaya devam imkanı bulunmadığından reddine, davalı Şen Pazar Seyahat Ltd.Şti.'nin kaza tarihinden sonra kurulduğu anlaşılmış olmakla bu davalı aleyhine açılmış davanın husumet yönünden reddine, davalı .... Şti. hakkında açılmış davanın kısmen kabulü ile ... ve... lehine ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2005 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, diğer davacılar için 2.500,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı .... Şti. temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... Şti. vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Birleşen davada davalı ....Şti. aleyhine 08.02.2007 tarihinde dava açıldığı, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya tebliğ edilmediği, 31.05.2007 tarihinde asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak birleştirme kararının da tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. HUMK'nun 73. maddesine göre, hakim tarafları iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmü veremez. Bu husus Anayasa'nın 36. maddesiyle de güvence altına alınmıştır. Mahkemece, birleşen davaya ilişkin olarak dava dilekçesinin ve birleştirme kararı ile duruşma gün ve saatinin davalı şirkete tebliği ile bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından ve davalı şirkete savunma hakkı tanınmasından sonra karar verilmesi gerekirken birleşen davada davanın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2807 E. 2014/20299 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10842 E. 2018/4832 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/10021 E.  ,  2012/1822 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

KADIKÖY 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2007/121 ESAS

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2009 tarih ve 2006/545 - 2009/945 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı ....Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin kızı Ve kardeşleri ...'ın davalıların işleteni ve maliki olduğu 34 RIL 43 Plakalı otobüste yolcu iken meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirdiğini, davalı ....'nin aracın maliki, davalı ...'in ise aracın işleteni olduğunu bildirerek davacı ... için 30.000 TL diğer davacılar için 5.000 TL'den 30.000 TL manevi tazminatın 22.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı .... Şti. davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, kazaya sebebiyet veren sürücünün olayda tam kusurlu olduğu, davacıların murisinin otobüs yolcusu olup, kusurunun bulunmadığı, davacıların ölenin anne, baba ve kardeşleri olup meydana gelen haksız fiil nedeni ile derin üzüntü ve acı yaşadıkları, asıl dava ve birleşen davada Erçevikler Gıda Ltd.Şti.'nin olayda sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davalı ...aleyhine açılmış davanın ölü kişi aleyhine dava açılamayacağından ve mirasçılarının davaya katılması yolu ile davaya devam imkanı bulunmadığından reddine, davalı Şen Pazar Seyahat Ltd.Şti.'nin kaza tarihinden sonra kurulduğu anlaşılmış olmakla bu davalı aleyhine açılmış davanın husumet yönünden reddine, davalı .... Şti.

hakkında açılmış davanın kısmen kabulü ile ... ve... lehine ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2005 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, diğer davacılar için 2.500,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı .... Şti. temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... Şti. vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Birleşen davada davalı ....Şti. aleyhine 08.02.2007 tarihinde dava açıldığı, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya tebliğ edilmediği, 31.05.2007 tarihinde asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak birleştirme kararının da tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. HUMK'nun 73. maddesine göre, hakim tarafları iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmü veremez. Bu husus Anayasa'nın 36. maddesiyle de güvence altına alınmıştır. Mahkemece, birleşen davaya ilişkin olarak dava dilekçesinin ve birleştirme kararı ile duruşma gün ve saatinin davalı şirkete tebliği ile bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından ve davalı şirkete savunma hakkı tanınmasından sonra karar verilmesi gerekirken birleşen davada davanın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı .... Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ....Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı .... Şti. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047346000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.