Muhatap banka
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10750 E. 2012/1798 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhatap banka↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ istirdat↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu çekin keşide tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra, davacı banka tarafından sehven davalıya ödendiği, bankanın ödediği miktarı keşideciye iade ettiği, davalının sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.450 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ibraz müddeti geçtikten sonra davalı hamile ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nun 711/2. maddesi “Çekten cayılmamışsa muhatap, ibraz müddetinin geçmesinden sonra dahi çeki ödeyebilir ” hükmünü haiz olup, ibraz müddeti geçtikten sonra çekten cayılmamışsa muhatap banka ibraz olunan çek bedelini ödeyip ödememek hususunda serbesttir, öderse keşideci buna itiraz edemez ve keşideciye karşı muhatap bankanın herhangi bir sorumluluğu söz konusu olamaz.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ve ilkeler doğrultusunda, çekte cayılmamış olması nedeniyle ödeme yapan davacı muhatap bankanın keşideciye karşı sorumluluğu değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/463 E. 2018/1037 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaBu durumda «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin gözetilerek karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · sigorta acenteliği · prim alacağı · karine · acente · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim
Benzer bu karardaDava, «sigorta acentesi» tarafından aracılık yaptığı sözleşme dolayısıyla sigortalıya karşı «prim alacağının» tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak davacı «acente», davalı yerine «sigorta sözleşmesinin» tarafı olan dava dışı sigorta şirketine «prim» ödediği iddiasıyla icra takibi başlatmıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; poliçe metninin altında davalının imzasının olmadığı, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığı, ortada kurulmuş bir sözleşme olsa dahi sigortacının «cayma hakkı» olduğu, bunun yanında «muacceliyetten» sonra 3 ay içinde talep edilmemişse sigortadan cayılmış sayılacağı yönünde «karine» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının sigorta «primlerini» ödediğine ilişkin beyanı dikkate alındığında, taraflar arasında «sigorta sözleşmesinin» kurulmuş olduğu hususu tartışmasız olmasına rağmen mahkemece taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13914 E. 2017/7191 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · kısmi ödeme · prim alacağı · karine · acente · mükerrerlik · ek prim · muacceliyet
Benzer bu karardaDavacı, davalı tarafa ait aracın kasko ve trafik sigortası için poliçe düzenlediğini ancak primlerin bir kısmını tahsil edemediğini, bakiye «prim alacağı» bulunduğunu iddia etmiş ve iddiasını ispat için poliçeleri ve davalı tarafından yapılan «kısmi ödeme» kayıtlarını sunmuş ise de; işbu davada öncelikle davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla, düzenlemiş olduğu poliçe bedellerini sigorta şirketine ödeyip ödemediğinin ve prime tahsili yetkili «acente» olup olmadığının araştırılması, sonrasında ise, poliçelere konu edilen davalıya ait aracın aynı tarih aralıkları için başka bir sigorta şirketi nezdinde «mükerrer» şekilde sigortalı olup olmadığının Tramer kayıtlarından araştırılması, ayrıca davacının sunduğu kayıtlarda görülen 105,00 TL ödemenin kim tarafından ve hangi ticari ilişki nedeniyle yapılmış olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekirken bu hususlarda gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
… li Sorumluluk Sigorta Poliçesini davalının kabulüne ilişkin delil sunulmadığı, sözleşmenin kurulduğu varsayılsa dahi TTK'nin 1434. madde hükmü uyarınca sigortacının «cayma hakkı» olduğu, bunun yanında «muacceliyetten» sonra 3 ay içinde talep edilmemişse sigortadan cayılmış sayılacağı yönünde «karine» bulunduğu, bu durumda davalının ödemekle yükümlü olduğu «prim» borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10750 E. , 2012/1798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.09.2009 tarih ve 2007/76 - 2009/1189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirket tarafından keşide edilen, 5.450 TL bedelli, 30.07.2005 keşide tarihli çekin davalı tarafından 31.07.2006 tarihinde müvekkil bankanın Antalya/Sanayi Çarşısı şubesine ibraz edildiğini, çek bedelinin davalı hamile ödendiğini, ancak çekteki keşideci imzasının şirket yetkililerine ait olmadığını, ibraz süresi geçmiş çekin sehven davalıya ödendiğini, davacının ödediği miktarı keşideciye iade ettiğini, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, 5.450 TL'nın 31.07.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu, keşideci tarafından çekten cayılmadığı sürece ibraz müddeti geçtikten sonra dahi ödemede bulunulabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu çekin keşide tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra, davacı banka tarafından sehven davalıya ödendiği, bankanın ödediği miktarı keşideciye iade ettiği, davalının sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.450 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ibraz müddeti geçtikten sonra davalı hamile ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nun 711/2. maddesi “Çekten cayılmamışsa muhatap, ibraz müddetinin geçmesinden sonra dahi çeki ödeyebilir ” hükmünü haiz olup, ibraz müddeti geçtikten sonra çekten cayılmamışsa muhatap banka ibraz olunan çek bedelini ödeyip ödememek hususunda serbesttir, öderse keşideci buna itiraz edemez ve keşideciye karşı muhatap bankanın herhangi bir sorumluluğu söz konusu olamaz.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ve ilkeler doğrultusunda, çekte cayılmamış olması nedeniyle ödeme yapan davacı muhatap bankanın keşideciye karşı sorumluluğu değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047321200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz