Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11790 E. 2014/3133 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ temerrüt faizi↗ harç↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, .... şahıs alacaklıya yapılan ödemelerin yarısından davalı ...’nin sorumlu olduğu avans faizinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın taleple bağlı kalmak üzere kabulü ile ....200 TL’nin 16.04.2010 tarihinden işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Ancak, dava konusu alacak davacının ödediği zarar miktarından davalıya düşen miktarın faizinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ödenen yasal faiz tutarı ile ödenmesi gereken avans faizi tutarı arasındaki farka hükmedilmiş, ancak Mülga 818 sayılı BK.’nın 104. maddesinin son fıkrasına aykırı olarak bu faiz alacağına tekrar temerrüt faizi yürütülmesine hükmedilmesi doğru görülmemiş ayrıca, davalı ..., 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması da doğru olmayıp, kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3893 E. 2015/10826 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… lacak davacının ödediği zarar miktarından davalıya düşen miktarın faizinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ödenen «yasal faiz» tutarı ile ödenmesi gereken «avans faizi» tutarı arasındaki farka hükmedilmiş, ancak Mülga 818 sayılı BK.’nın 104. maddesinin «son» fıkrasına aykırı olarak bu faiz alacağına tekrar «temerrüt faizi» yürütülmesine hükmedilmesi doğru görülmemiş ayrıca, davalı ..., 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması da doğru olmayıp, kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinde …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ortak oldukları «limited şirketin» 01/08/2006 tarihinde «tasfiye» edildiği, limited şirketin kira borcu nedeniyle kiralayan tarafından şirket ortakları olan davacı ve davalı aleyhine takip yapıldığı, davacının 13.030,00TL kira borcunu ödediği ve yarısını davalıdan talep etmekte haklı olduğu, davalının kira borcunu davacı tarafından ödeyeceği yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, bu durumda ödenen kira borcunun yarısından davalının sorumlu olduğu, şirketin KDV borcu olarak 2.556,00 TL'yi ödediği iddiasını ise davacının ispatlayamadığı için davacının bu talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.515,00 TL alacağın 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · tüzel kişilik · alacak davası · limited şirket · ek tasfiye
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortağı» olan davacının şirketin kira borcunu ödediğinden bahisle diğer ortağa karşı açtığı «alacak davası» olup, mahkemece davanın kabulüne verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ortak oldukları «limited şirketin» 01/08/2006 tarihinde «tasfiye» edildiği, limited şirketin kira borcu nedeniyle kiralayan tarafından şirket ortakları olan davacı ve davalı aleyhine takip yapıldığı, davacının 13.030,00TL kira borcunu ödediği ve yarısını davalıdan talep etmekte haklı olduğu, davalının kira borcunu davacı tarafından ödeyeceği yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, bu durumda ödenen kira borcunun yarısından davalının sorumlu olduğu, şirketin KDV borcu olarak 2.556,00 TL'yi ödediği iddiasını ise davacının ispatlayamadığı için davacının bu talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.515,00 TL alacağın 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı, şirketin kira borcunun tahsili için kendisi ve davalı ortak aleyhine icra takibi yapıldığını, bu nedenle kira borcunu ödemek zorunda kaldığını, ödediği miktarın yarısından da diğer ortağın sorumlu olması gerektiğini iddia etmiş ise de davacı yanca şirkete ait bir borç ödenmiş olduğundan yaptığı ödemeyi ancak şirket «tüzel kişiliğinden» istemesi mümkündür.
Şirketin tüm alacak ve borçları tespit ve «tasfiye» edilmeden yapılan tasfiye eksik yapılmış sayılır.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6534 E. 2013/5221 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · delil tespiti · kısıtlılık · ticari defter · yargılama gideri · ihtarname · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı şirketin kayıtları ve «defterleri» üzerinde inceleme taleplerine, noter «ihtarnamelerine», ayrıca «delil tespiti» talebine rağmen davalı şirket defterleri şirkette pay sahibi olan davacının bilgisine sunulmamış olduğundan, «bilgi alma hakkının» «kısıtlandığı», bu durumda da davacının ancak maddi zararının oluşabileceği, manevi zararının oluşmadığı, yargılama sırasında şirket kayıt ve belgeleri, defterleri bilirkişiler tarafından incelendiğinden ve kayıtlar açıklığa kavuşturulduğu gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin reddine, davalı şirketin tüm «ticari defterleri» ile diğer belgelerin mahkemeye tevdii edilip davacı tarafça incelenmesinin sağlanması yönündeki talep ile ilgili olarak ise karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (...)Mahkemece, davalı şirket «defterlerinin» şirkette pay sahibi olan davacının bilgisine sunulmaması sebebiyle, davacının «bilgi alma hakkının» «kısıtlandığı» tespit edilip, yargılama aşamasında bilirkişiler tarafından şirket kayıt ve belgelerinin incelendiği ve kayıtların açıklığa kavuşturulduğu gerekçesiyle, davacının şirket defter ve kayıtlarını inceleme talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olmasına rağmen, davacının «yargılama giderlerinin» yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeni …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11790 E. , 2014/3133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/03/2013 tarih ve 2011/375-2013/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... Denizcilik ve Tic. A.Ş tarafından davalı fon ile müvekkili banka aleyhine ...
1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/11132 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, takibe itiraz üzerine davalı ve müvekkili banka aleyhine ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2001/1146 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2008/381-557 E-K sayılı ilam ile itirazın kısmen iptali ile 99.000 USD alacak yönünden takibine devamına karar verilmiş ve kararın aşamalardan geçerek kesinleşmiş olduğunu, ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda ...
1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/23458 esas sayılı dosyası üzerinden takibe devam edilerek davacı bankaya ....2008 tarihi itibariyle yapılan hesaplama tablosunun tebliğ edilerek, dosya borcunun 304.557,61 TL olduğunun bildirildiğini, ancak icra müdürlüğünde yapılan hesaplamada fahiş hatalar bulunması nedeniyle ... .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/32 esas sayılı dosyasında şikayet yoluna gidildiğini, davalının da bu davaya müdahil olduğunu, yargılama sırasında ...
1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/23458 esas sayılı dosyasına 03.06.2009 tarihinde 270.271,00 TL’nin ihtirazi kayıtla ödendiğini, daha sonra dava dışı alacaklı ... A.Ş ile mutabık kalınarak 7.200 TL daha işlemiş faiz yönünden ödeme yapılarak ibralaşılması hususunda anlaşıldığını, böylelikle 18.238,00 TL avantaj sağlandığını, yapılan ödemeler sonrasında davalıdan 11.02.2010 tarihli dilekçe ile icra dosyasına yapılan toplam 277.921,00 TL’nin davalının hissesine düşen 138.960,50 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, davalının 16.04.2010 tarihli cevap yazısı ile kendilerine geç müracaat nedeniyle avans değil yasal faiz ödeyeceklerini, hisselerine düşen bedelden temyiz harcı, tahsil harcı ve mahkeme harcı düşülmesinden sonra faizsiz olarak 128.537,00 TL düştüğünü ve bunun ....04.2010 tarihi itibariyle 138.522,00 TL'ye ulaştığı belirtilerek bu rakamın hesaplarının yatırıldığını, davalının eksik ödeme yaptığını, davalının yasal faiz üzerinden ödeme yapmasının kabul edilemeyeceğini ve ....200 TL’nin faizi ile birlikte ödenmesi yönünde tekrar bildirimde bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere eksik ödenen ....200,00 TL’nin 16.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, .... şahıs alacaklıya yapılan ödemelerin yarısından davalı ...’nin sorumlu olduğu avans faizinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın taleple bağlı kalmak üzere kabulü ile ....200 TL’nin 16.04.2010 tarihinden işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Ancak, dava konusu alacak davacının ödediği zarar miktarından davalıya düşen miktarın faizinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ödenen yasal faiz tutarı ile ödenmesi gereken avans faizi tutarı arasındaki farka hükmedilmiş, ancak Mülga 818 sayılı BK.’nın 104. maddesinin son fıkrasına aykırı olarak bu faiz alacağına tekrar temerrüt faizi yürütülmesine hükmedilmesi doğru görülmemiş ayrıca, davalı ..., 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması da doğru olmayıp, kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “…….16.04.2010 tarihinden işleyecek değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile ……” kelimelerinin çıkarılmasına, hüküm fıkrasının davalıya bakiye harç yükleyen ... numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı ... harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 151,50-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/469662500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz