Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1012 E. 2010/6823 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geç ifa↗ ticari itibar↗ ifa↗ bilirkişi incelemesi↗ ıslah↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı kurumun sebep olduğu gecikmenin 7 ay olup bu gecikme nedeniyle fiyat farkının 44.834.336.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı işin zamanında yapılmamasından dolayı zarara uğradığını ileri sürmüş ve zarar kalemlerini de kiralayana ödenen kira, müteahhite ödenen fazla ödeme ile inşaat maliyetlerindeki artış olarak belirtmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre davacının zarar kalemlerinden sadece fiyat farkı nedeniyle uğranılan zarar kabul edilerek yazılı miktara hükmedilmiştir. Bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve kurulacak hükmü izlemeye imkan verecek şekilde hazırlanması gerekir. Hükme dayanak yapılan rapordan davacının ne şekilde zarara uğradığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, davacıya öncelikle inşaat maliyetleri artışından dolayı ne şekilde zarara uğradığı açıklattırılarak, varsa bu konuda delillerinin ibrazı istenmeli ve buna göre gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hüküm kurulmalıdır. Bu itibarla mahkemece, davacının bina yapımı ile ilgili olarak dava dışı taşeronlarla ne gibi bir anlaşma yaptığı, söz konusu anlaşmalara göre davacının maliyet artışlarından etkilenmesinin söz konusu olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bu hususlar nazara alınmadan eksik incelemeyle oluşturulan hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan tüzel kişi olan davacının manevi tazminat isteyebilmesi için ticari itibarının sarsılmış olması gerekir. Dava konusu olayda davalının edimini geç ifa etmesinin ne gibi bir manevi zarara neden olduğunun gerekçesi açıklanmadan davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6619 E. 2013/23290 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacıya öncelikle inşaat maliyetleri artışından dolayı ne şekilde zarara uğradığı açıklattırılarak, varsa bu konuda delillerinin «ibrazı» istenmeli ve buna göre gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak hüküm kurulmalıdır.
Benzer bu kararda2- Dava, davacıya ait inşaatın yapımının inşaatın üstünden geçen davalıya ait elektrik telleri nedeniyle durması sonucu tesis değişikliği için davalıya gerekli «masrafın» da yatırılmış olmasına rağmen davalının edimini geç yerine getirmiş olması sonucu davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacının bu gecikme nedeniyle uğradığı manevi zararın varlığının kanıtlanamaması nedeniyle manevi tazminata ilişkin isteminin reddi yerinde ise de, «maddi tazminata» ilişkin istemle ilgili olarak mahkemece uğranılan maddi zararın ispatlanamaması nedeniyle bu konudaki istemin de reddine karar verilmiştir.Bozma öncesi verilen kararda, davalı kurumun sebep olduğu gecikmenin 7 ay olup, bu gecikme nedeniyle fiyat farkının 44.834,33 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.834,33 TL üzerinden maddi tazminata karar verilmiş olup, bu kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan bozmada, davacının bina yapımı ile ilgili olarak dava dışı taşeronlarla ne gibi bir anlaşma yaptığı, söz konusu anlaşmalara göre davacının maliyet artışlarından etkilenmesinin söz konusu olup olmadığı üzerinde durulması gerektiği belirtilerek yapılan maddi tazminata ilişkin bozma sonrasında davacı tarafından «ibraz» edilen 15.10.2001 tarihli taşeronluk anlaşmasına göre, inşaat malzemelerinin alımından davacı iş sahibinin sorumlu olduğu, taşeronun bu konuda sorumluluğunun olmadığı ve işin durması halinde bile yüklenicinin aylık ücretini almaya devam edeceği hususları kararlaştırılmıştır.Bu durumda, bozma ilamı uyarınca davacının sunduğu «taşeron sözleşmesi» ve bozma sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre davacının, davalının sebep olduğu gecikme nedeniyle maddi zarara uğradığının anlaşılmış olmasına rağmen bozma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşeron sözleşmesi · dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu kararda2- Dava, davacıya ait inşaatın yapımının inşaatın üstünden geçen davalıya ait elektrik telleri nedeniyle durması sonucu tesis değişikliği için davalıya gerekli «masrafın» da yatırılmış olmasına rağmen davalının edimini geç yerine getirmiş olması sonucu davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacının bu gecikme nedeniyle uğradığı manevi zararın varlığının kanıtlanamaması nedeniyle manevi tazminata ilişkin isteminin reddi yerinde ise de, «maddi tazminata» ilişkin istemle ilgili olarak mahkemece uğranılan maddi zararın ispatlanamaması nedeniyle bu konudaki istemin de reddine karar verilmiştir.Bozma öncesi verilen kararda, davalı kurumun sebep olduğu gecikmenin 7 ay olup, bu gecikme nedeniyle fiyat farkının 44.834,33 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.834,33 TL üzerinden maddi tazminata karar verilmiş olup, bu kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan bozmada, davacının bina yapımı ile ilgili olarak dava dışı taşeronlarla ne gibi bir anlaşma yaptığı, söz konusu anlaşmalara göre davacının maliyet artışlarından etkilenmesinin söz konusu olup olmadığı üzerinde durulması gerektiği belirtilerek yapılan maddi tazminata ilişkin bozma sonrasında davacı tarafından «ibraz» edilen 15.10.2001 tarihli taşeronluk anlaşmasına göre, inşaat malzemelerinin alımından davacı iş sahibinin sorumlu olduğu, taşeronun bu konuda sorumluluğunun olmadığı ve işin durması halinde bile yüklenicinin aylık ücretini almaya devam edeceği hususları kararlaştırılmıştır.Bu durumda, bozma ilamı uyarınca davacının sunduğu «taşeron sözleşmesi» ve bozma sonrasında alınan bilirkişi raporlarına göre davacının, davalının sebep olduğu gecikme nedeniyle maddi zarara uğradığının anlaşılmış olmasına rağmen bozma …
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, davacı vekilinin inşaat maliyetleri artışından dolayı ne şekilde zarara uğradığı hususu ispatlanamadığından davacının ispat edilemeyen «maddi tazminat» talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin ise şartları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11637 E. 2010/13047 K.
Ortak:ıslah · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… nedeniyle fiyat farkının 44.834.336.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin «ıslah» tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin «ıslah» tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1930 E. 2011/14439 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · yargılama giderleri · reeskont faizi · anonim şirket · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında «dağıtılabilir» «kar payı» belirlediği, belirlenen bu miktardan davacının hissesine 2.834 TL düştüğü, bu miktarın davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.834 TL «kar payı alacağının» 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının «kar payı alacağının» 2.834.000 eski Türk Lirası olduğunun tespit edilmesine rağmen, bu husus gözden kaçırılarak 2.834 yeni Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «anonim şirket» «kar payının» tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.
O halde, HUMK’nun 94/2. maddesi uyarınca davalının «yargılama giderlerinden» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının gözetilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1012 E. , 2010/6823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Şanlıurfa Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.09.2008 tarih ve 2007/617-2008/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait elektrik tellerinin müvekkilinin inşaatına engel olması nedeniyle, tellerin yükseltilmesi için davalıya 11.02.2002 tarihinde başvurduklarını, gerekli masrafı yatırdıklarını, davalı tarafça bir yıl sonra Aralık 2002 tarihinde tellerin yükseltildiğini, geçen bu zaman kaybı nedeniyle müvekkili firmanın inşaatı yapmak üzere anlaştığı taşeron ve kişilere fazladan ücret ödemek zorunda kaldığını, paranın alım gücü azaldığı için inşaat malzemelerine gelen zam nedeniyle inşaatın maliyetinin arttığını, inşaatın zamanında bitirilememesi ve plazanın açılmasının gecikmesi nedeniyle müvekkili firmanın mevcut işyeriyle 19.03.2002 tarihinde kira sözleşmesini yenileyerek bir yıl daha kira bedeli ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000.000 TL maddi, 4.000.000.000TL manevi tazminatın, ıslahla 44.834,33 YTL maddi tazminatın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, beton direk bulunamadığı için değişikliğin yapılamadığını, davalının daha sonra yatırdığı paranın iadesini talep ettiğini ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı kurumun sebep olduğu gecikmenin 7 ay olup bu gecikme nedeniyle fiyat farkının 44.834.336.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı işin zamanında yapılmamasından dolayı zarara uğradığını ileri sürmüş ve zarar kalemlerini de kiralayana ödenen kira, müteahhite ödenen fazla ödeme ile inşaat maliyetlerindeki artış olarak belirtmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna göre davacının zarar kalemlerinden sadece fiyat farkı nedeniyle uğranılan zarar kabul edilerek yazılı miktara hükmedilmiştir. Bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve kurulacak hükmü izlemeye imkan verecek şekilde hazırlanması gerekir. Hükme dayanak yapılan rapordan davacının ne şekilde zarara uğradığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, davacıya öncelikle inşaat maliyetleri artışından dolayı ne şekilde zarara uğradığı açıklattırılarak, varsa bu konuda delillerinin ibrazı istenmeli ve buna göre gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla mahkemece, davacının bina yapımı ile ilgili olarak dava dışı taşeronlarla ne gibi bir anlaşma yaptığı, söz konusu anlaşmalara göre davacının maliyet artışlarından etkilenmesinin söz konusu olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bu hususlar nazara alınmadan eksik incelemeyle oluşturulan hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan tüzel kişi olan davacının manevi tazminat isteyebilmesi için ticari itibarının sarsılmış olması gerekir. Dava konusu olayda davalının edimini geç ifa etmesinin ne gibi bir manevi zarara neden olduğunun gerekçesi açıklanmadan davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022758600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz