6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14998 E. 2010/13106 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temlik yasağı alacağın temliki oy yasağı muvafakat temlik

Atıf yapılan mevzuat: TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmede temlik yasağı öngörüldüğü için temlik alan davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, temellük edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.

B.K’nun 162 v.d maddeleri uyarınca temlik akdi yapılır yapılmaz, alacak temlik alana geçer ve artık borçlu alacağın temlikinin kendisine bildirilmesinden önce iyi niyetle yaptığı ödemeler dışında temellük alana ödeme yapmaksızın borcundan kurtulamaz. B.K’nun 165.maddesi ile aynı Yasa’nın 166.maddesi birlikte değerlendirildiğinde, borçlunun temellük alana değil de, temlik edene yapmış olduğu ödeme nedeniyle borcundan kurtulamayacağı sonucuna varılmakla birlikte esasen, aynı sonuca, M.K’nun 2. maddesi uyarınca da ulaşılması mümkündür. Somut olayda, temlik eden dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti.’nin davalı şirketten 200.000,00 TL tutarındaki alacağını noterde tanzim olunan sözleşmeyle temellük alan davacı banka, bu temlik işlemini davalı firmaya bildirdiğini iddia etmiş olup, davalı da 08.02.2007 tarihi itibariyle bunu tebellüğ ettiğini kabul etmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporuyla da davalının tebliğ tarihinden sonra dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti.’ne ödemeler yaptığı sabittir. Bu durumda, alacağın temlik edildiğinden haberdar olan davalının bu temlik işlemine karşı sessiz kalarak dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti.’ne ödemeler yapması, cevap lahiyasında dahi temlik yasağı içeren sözleşmeye dayalı olarak savunma yapmaması her zaman için düzenlenmesi mümkün olabilen adi yazılı bila tarihli sözleşmeye göre temlikin geçerli olabilmesinin kendisinin yazılı muvafakatına bağlı olduğunu ileri sürmesi MK 2. maddesine aykırıdır. Bu nedenle, davalının dava dışı temlik eden ... İnşaat Ltd.Şti.’ne yaptığı ödemelerin borcu sona erdirdiğinden bahsedilemeyeceğinden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kâr payı dağıtımı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/761 E. 2014/3102 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Muarazanın Giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15887 E. 2012/19843 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12552 E. 2011/6440 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14998 E.  ,  2010/13106 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2007/425-2008/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti’nin davalı firmadan olan 200.000,00 TL tutarındaki alacağını temlik aldığını, temliknamenin 08.02.2007 tarihinde davalıya tebliğ edildiği halde davalının temlik eden firmaya bir borcunun bulunmadığını iddia ederek ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 6.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 16.05.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 175.963,00 TL’na yükseltmiştir.

Davalı vekili, dava dışı taşeron firmanın işçi ücretlerinin ödendiğini, bu nedenle alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmede temlik yasağı öngörüldüğü için temlik alan davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, temellük edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.

B.K’nun 162 v.d maddeleri uyarınca temlik akdi yapılır yapılmaz, alacak temlik alana geçer ve artık borçlu alacağın temlikinin kendisine bildirilmesinden önce iyi niyetle yaptığı ödemeler dışında temellük alana ödeme yapmaksızın borcundan kurtulamaz. B.K’nun 165.maddesi ile aynı Yasa’nın 166.maddesi birlikte değerlendirildiğinde, borçlunun temellük alana değil de, temlik edene yapmış olduğu ödeme nedeniyle borcundan kurtulamayacağı sonucuna varılmakla birlikte esasen, aynı sonuca, M.K’nun 2. maddesi uyarınca da ulaşılması mümkündür. Somut olayda, temlik eden dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti.’nin davalı şirketten 200.000,00 TL tutarındaki alacağını noterde tanzim olunan sözleşmeyle temellük alan davacı banka, bu temlik işlemini davalı firmaya bildirdiğini iddia etmiş olup, davalı da 08.02.2007 tarihi itibariyle bunu tebellüğ ettiğini kabul etmiştir.

Dosyada alınan bilirkişi raporuyla da davalının tebliğ tarihinden sonra dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti.’ne ödemeler yaptığı sabittir. Bu durumda, alacağın temlik edildiğinden haberdar olan davalının bu temlik işlemine karşı sessiz kalarak dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti.’ne ödemeler yapması, cevap lahiyasında dahi temlik yasağı içeren sözleşmeye dayalı olarak savunma yapmaması her zaman için düzenlenmesi mümkün olabilen adi yazılı bila tarihli sözleşmeye göre temlikin geçerli olabilmesinin kendisinin yazılı muvafakatına bağlı olduğunu ileri sürmesi MK 2. maddesine aykırıdır. Bu nedenle, davalının dava dışı temlik eden ... İnşaat Ltd.Şti.’ne yaptığı ödemelerin borcu sona erdirdiğinden bahsedilemeyeceğinden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046794400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.