6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5107 E. 2010/12828 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muacceliyet ihtarı sigorta acentelik sözleşmesi cari hesap bakiyesi sigorta acenteliği acentelik sözleşmesi yemin teklifi acente cari hesap sözleşmenin feshi yemin acentelik muacceliyet ipotek icra takibine itiraz ihtar ticari defter icra inkar tazminatı inkar tazminatı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TMK · TTK — TTK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın ticari defterlerine göre alacaklı göründüğü, sözleşme hükmü uyarınca davacı ticari defterlerinin tek delil olarak kabul edildiği ayrıca davacıya TTK 83. maddesi uyarınca resen tamamlayıcı yemin teklifiyle borcun bulunduğu yönünde davacı şirket yetkililerince yemin de edilmiş olduğu, davalılardan ipotek maliki ... hakkında ise MK 803 maddesi uyarınca muacceliyet ihtarı gönderilmediğinden bu kişi hakkındaki davanın reddini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... hakkındaki davanı reddine, icra takibinin davalı şirket aleyhinde 5.474,48 TL olarak devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, davacı ... ile acentesi arasındaki acentelik sözleşmenin feshi sonrası bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu, uyuşmazlığın çözümü için yeterli değildir. Zira, taraflar arasında sigorta acentelik sözleşmesi yapılmış olup davacı taraf cari hesap bakiyesinde var olduğunu ileri sürdüğü alacağının tahsilini istemekte ancak bu alacağın kaynağını dava dilekçesinde somut olarak açıklamadığı gibi bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere davacı tarafın ticari defterlerine göre bu konuda bir belirleme yapılamadığı belirtilmiştir.

Bu durumda mahkemece, davacının işbu davada var olduğunu ileri sürdüğü alacağının kaynağının ve nedeninin belirlemek için şirket kayıtlarında poliçe bazındaki ilişki belirlenmek ve davacı ticari defterlerinde görünen hesap bakiye tutarının dayanak belgeleri ile birlikte araştırılarak davacı alacağının dayanağının denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan acente yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6554 E. 2011/6791 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5107 E.  ,  2010/12828 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2004/299 - 2009/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile yetkili acentesi olarak çalışan davalı şirket arasındaki sözleşmenin fesih edildiğini, davalı acentenin borcunu ödememesi üzerine 5.524,48 TL’nin tahsili için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe davalılar itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinden istene paranın kaynağını belli olmadığını, afaki bir miktarın istendiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın ticari defterlerine göre alacaklı göründüğü, sözleşme hükmü uyarınca davacı ticari defterlerinin tek delil olarak kabul edildiği ayrıca davacıya TTK 83. maddesi uyarınca resen tamamlayıcı yemin teklifiyle borcun bulunduğu yönünde davacı şirket yetkililerince yemin de edilmiş olduğu, davalılardan ipotek maliki ... hakkında ise MK 803 maddesi uyarınca muacceliyet ihtarı gönderilmediğinden bu kişi hakkındaki davanın reddini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... hakkındaki davanı reddine, icra takibinin davalı şirket aleyhinde 5.474,48 TL olarak devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, davacı ... ile acentesi arasındaki acentelik sözleşmenin feshi sonrası bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu, uyuşmazlığın çözümü için yeterli değildir. Zira, taraflar arasında sigorta acentelik sözleşmesi yapılmış olup davacı taraf cari hesap bakiyesinde var olduğunu ileri sürdüğü alacağının tahsilini istemekte ancak bu alacağın kaynağını dava dilekçesinde somut olarak açıklamadığı gibi bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere davacı tarafın ticari defterlerine göre bu konuda bir belirleme yapılamadığı belirtilmiştir.

Bu durumda mahkemece, davacının işbu davada var olduğunu ileri sürdüğü alacağının kaynağının ve nedeninin belirlemek için şirket kayıtlarında poliçe bazındaki ilişki belirlenmek ve davacı ticari defterlerinde görünen hesap bakiye tutarının dayanak belgeleri ile birlikte araştırılarak davacı alacağının dayanağının denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan acente yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalardan acente yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı sigortaya iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046443900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.