Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2058 E. 2010/12771 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksper raporu↗ ek mehil↗ işyeri sigorta poliçesi↗ sigorta ettiren↗ gerçek zarar↗ işyeri sigortası↗ tasdik kararı↗ temerrüt tarihi↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ihtar↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait işyerinin davalı nezdinde yangın rizikosunu da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı, 10.10.2007 tarihinde çıkan yangın sonucu bina, demirbaşlar ve emtiaların hasara uğradığı, kasten çıkarıldığı yönündeki savunmanın kanıtlanmadığı, teminat kapsamında meydana geldiği, gerek bilirkişi raporunda gerekse tespit raporlarında yangın tarihinde işyerinde bulunan emtianın davacı defter ve kayıtlarına göre tespit edildiği, ancak bu defter ve kayıtların genel muhasebe kurallarına uygun tutulmadıkları, tasdik işlemlerinin yaptırılmadığı, sahibi lehine kanıt teşkil etmeyecekleri, iddia edilen miktarda emtianın olduğunun başka kanıtlarla da ispat edilemediği, vergi kayıtları ile hesap hareketlerinin de iddiayı doğrulamadığı, davacının gerçek zararı kanıtlayamadığı, davalı şirketin ekspertiz raporu yönünde karar verilmesine yönelik beyanlarının olduğu, bu beyanların mahkemeyi bağlayacağı, bina hasarının mahkemece tespit edildiği, davalı temerrüdünün 3 günlük mehil içeren ihtarname ile gerçekleştiği, bu ihtarnamenin 14.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 162.134.30 TL’nın temerrüt tarihi olan 18.01.2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yangının kasten çıkarıldığının kanıtlanmamış olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinin yangın rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, 10.10.2007 tarihinde bu işyerinde yangın çıktığı, binanın, işyerinde bulunan emtia ve demirbaşların zarar gördüğü hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler dosya kapsamıyla da sabittir. Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, davacının talep edebileceği tazminatın miktarında toplanmaktadır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını söylemek mümkün değildir. Davacı taraf, yangın sonrasında bina ile demirbaşta oluşan hasar karşılığı ile işyerinde bulunan emtia zararını talep etmiştir. Emtia ve demirbaş hasarı, usulüne uygun tutulmuş defter ve kayıtlarla ispat edilememiştir. Ancak, işyerinde yangına maruz kalmış emtialar ve demirbaşların olduğu da çekişmesizdir. Zararın belirlenmesine ilişkin olarak mahkemece bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Dava öncesinde taraflar ayrı ayrı tespit yaptırmışlardır. Ayrıca, zararın belirlenmesine ilişkin olarak iki ayrı ekspertiz raporu düzenlenmiştir. Anılan raporlar çelişkilidir. Mahkemece bu raporları tartışan ve telif eden rapor da alınmamıştır. Bu durum karşısında, inşaat mühendisi, mali müşavir, sigorta hukukçusu ve tekstil mühendisinden bilirkişi kurulu oluşturulup, önceki raporlar da tartışılarak ve tarafların tüm kanıtları değerlendirilerek, işyerinin boyutu, sigorta ettirenin ticari hacmi, emtiaların niteliği ve diğer özellikleri de dikkate alınarak, işyerinde bulunabilecek emtia ve demirbaşların miktarı ile binada meydana gelen hasarın tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Sigorta poliçesinde yangın sonrasında binada meydana gelecek hasarla ilgili olarak da teminat verilmiştir. Esasen, dava dilekçesinde bina hasarı dolayısıyla da tazminat talep edilmiştir. İki ayrı ekspertiz raporunda bina teminatı bakımından eksik sigorta olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu savunma incelenmemiştir. O halde, bina hasarı ile ilgili olarak eksik sigorta bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmeden ve bu savunma üzerinde durulmadan hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalının davacının ihtarı ile temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin zorunlu bir unsuru olan Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.8.1. maddesinde sigortacının kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç bir ay içerisinde sigortalıya ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Tazminat miktarının sigortacı açısından kesinleşmesi ise, ekspertiz raporu ile mümkün olacaktır. Bu durum karşısında, davalının temerrüdü bakımından taraflar arasındaki sözleşme hükmü dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Ortak:riziko · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait işyerinin davalı nezdinde yangın «rizikosunu» da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı, 10.10.2007 tarihinde çıkan yangın sonucu bina, demirbaşlar ve emtiaların «hasara» uğradığı, kasten çıkarıldığı yönündeki savunmanın kanıtlanmadığı, «teminat kapsamında» meydana geldiği, gerek bilirkişi raporunda gerekse tespit raporlarında yangın tarihinde işyerinde bulunan emtianın davacı «defter» ve kayıtlarına göre tespit edildiği, ancak bu defter ve kayıtların genel muhasebe kurallarına uygun tutulmadıkları, «tasdik» işlemlerinin yaptırılmadığı, sahibi lehine kanıt teşkil etmeyecekleri, iddia edilen miktarda emtianın olduğunun başka kanıtlarla da ispat edilemediği, vergi kayıtları ile hesap hareketlerinin de iddiayı doğrulamadığı, davacının «gerçek zararı» kanıtlayamadığı, davalı şirketin «ekspertiz raporu» yönünde karar verilmesine yönelik beyanlarının olduğu, bu beyanların mahkemeyi bağlayacağı, bina hasarının mahkemece tespit edildiği, davalı «temerrüdünün» 3 günlük «mehil» içeren «ihtarname» ile gerçekleştiği, bu ihtarnamenin 14.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 162.134.30 TL’nın «temerrüt tarihi» olan 18.01.2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait işyerinin yangın «rizikosunu» da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, 10.10.2007 tarihinde bu işyerinde yangın çıktığı, binanın, işyerinde bulunan emtia ve demirbaşların zarar gördüğü hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler dosya kapsamıyla da sabittir.
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · acente · acentelik · reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2058 E. , 2010/12771 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2009 tarih ve 2008/121 - 2009/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı müvekkili işyerinin 10.10.2007 tarihinde meydana gelen yangın sonucu tamamen hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, satışa hazır ürünlerin bedeli 300.000.00 YTL, demirbaş bedeli 15.000.00 YTL ve işyeri bina bedeli 85.000.00 YTL tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihinden 3 gün sonrası olan 16.01.2008 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı işyerinde çıkan yangının şüpheli olduğunu, aynı yerde 2005 yılında yangın çıkması sonucu tazminat ödendiğini, önceki yanan emtiaların kayıtlardan düşülmediğini, esasen yangın çıkma tarihinden kısa süre önce büyük miktarlı alımlar yapıldığını, kayıtların düzenli tutulmadığını, kaldı ki tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait işyerinin davalı nezdinde yangın rizikosunu da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı, 10.10.2007 tarihinde çıkan yangın sonucu bina, demirbaşlar ve emtiaların hasara uğradığı, kasten çıkarıldığı yönündeki savunmanın kanıtlanmadığı, teminat kapsamında meydana geldiği, gerek bilirkişi raporunda gerekse tespit raporlarında yangın tarihinde işyerinde bulunan emtianın davacı defter ve kayıtlarına göre tespit edildiği, ancak bu defter ve kayıtların genel muhasebe kurallarına uygun tutulmadıkları, tasdik işlemlerinin yaptırılmadığı, sahibi lehine kanıt teşkil etmeyecekleri, iddia edilen miktarda emtianın olduğunun başka kanıtlarla da ispat edilemediği, vergi kayıtları ile hesap hareketlerinin de iddiayı doğrulamadığı, davacının gerçek zararı kanıtlayamadığı, davalı şirketin ekspertiz raporu yönünde karar verilmesine yönelik beyanlarının olduğu, bu beyanların mahkemeyi bağlayacağı, bina hasarının mahkemece tespit edildiği, davalı temerrüdünün 3 günlük mehil içeren ihtarname ile gerçekleştiği, bu ihtarnamenin 14.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 162.134.30 TL’nın temerrüt tarihi olan 18.01.2008 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yangının kasten çıkarıldığının kanıtlanmamış olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinin yangın rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, 10.10.2007 tarihinde bu işyerinde yangın çıktığı, binanın, işyerinde bulunan emtia ve demirbaşların zarar gördüğü hususları çekişmesiz olup, esasen bu yönler dosya kapsamıyla da sabittir. Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, davacının talep edebileceği tazminatın miktarında toplanmaktadır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını söylemek mümkün değildir. Davacı taraf, yangın sonrasında bina ile demirbaşta oluşan hasar karşılığı ile işyerinde bulunan emtia zararını talep etmiştir.
Emtia ve demirbaş hasarı, usulüne uygun tutulmuş defter ve kayıtlarla ispat edilememiştir. Ancak, işyerinde yangına maruz kalmış emtialar ve demirbaşların olduğu da çekişmesizdir. Zararın belirlenmesine ilişkin olarak mahkemece bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Dava öncesinde taraflar ayrı ayrı tespit yaptırmışlardır. Ayrıca, zararın belirlenmesine ilişkin olarak iki ayrı ekspertiz raporu düzenlenmiştir. Anılan raporlar çelişkilidir. Mahkemece bu raporları tartışan ve telif eden rapor da alınmamıştır. Bu durum karşısında, inşaat mühendisi, mali müşavir, sigorta hukukçusu ve tekstil mühendisinden bilirkişi kurulu oluşturulup, önceki raporlar da tartışılarak ve tarafların tüm kanıtları değerlendirilerek, işyerinin boyutu, sigorta ettirenin ticari hacmi, emtiaların niteliği ve diğer özellikleri de dikkate alınarak, işyerinde bulunabilecek emtia ve demirbaşların miktarı ile binada meydana gelen hasarın tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Sigorta poliçesinde yangın sonrasında binada meydana gelecek hasarla ilgili olarak da teminat verilmiştir. Esasen, dava dilekçesinde bina hasarı dolayısıyla da tazminat talep edilmiştir. İki ayrı ekspertiz raporunda bina teminatı bakımından eksik sigorta olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu savunma incelenmemiştir. O halde, bina hasarı ile ilgili olarak eksik sigorta bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmeden ve bu savunma üzerinde durulmadan hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalının davacının ihtarı ile temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin zorunlu bir unsuru olan Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.8.1. maddesinde sigortacının kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç bir ay içerisinde sigortalıya ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Tazminat miktarının sigortacı açısından kesinleşmesi ise, ekspertiz raporu ile mümkün olacaktır. Bu durum karşısında, davalının temerrüdü bakımından taraflar arasındaki sözleşme hükmü dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046344200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz