Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14076 E. 2013/21712 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ ba formu↗ sözleşmeye aykırılık↗ garantörlük↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/7689 Esas, 2013/11257 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği e-mail yazışmalarında ana para garantisi olduğu belirtilmekte ise de bu garantinin Lehmann Brothers tarafından mı, yoksa davalı banka tarafından mı verildiği açıkça anlaşılmamaktadır. Taraflar arasındaki 28.03.2007 tarihli Yapılandırılmış Tahviller Alış/Satış Talimat Formu'nun 8. maddesinde davalı bankanın ana para garantisi vermediği belirtilmesine ve 16. madde de bankanın tahvilin satın alınması aşamasında tavsiye veya öneride bulunamayacağı hüküm altına alınmış olmasına karşın söz konusu formun imza aşamasından önce taraflar arasındaki yazışmalardan banka çalışanı ...'in tavsiye ve öneri niteliğinde beyanlarda bulunduğu ve bu durumun taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinin anlaşılması karşısında davalı bankanın doğan zarardan sorumlu olduğuna dair yerel mahkemece ulaşılan sonucun usul ve yasaya uygun görülmesine nazaran Dairemizin 2011/7689 Esas, 2013/11257 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tazmini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5155 E. 2013/22626 K.
Ortak:ba formu · garantörlük
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki 28.03.2007 tarihli Yapılandırılmış Tahviller Alış/Satış Talimat Formu'nun 8. maddesinde davalı bankanın ana para «garantisi» vermediği belirtilmesine ve 16. madde de bankanın tahvilin satın alınması aşamasında tavsiye veya öneride bulunamayacağı hüküm altına alınmış olmasına karşın söz konusu «formun» imza aşamasından önce taraflar arasındaki yazışmalardan banka çalışanı ...'in tavsiye ve öneri niteliğinde beyanlarda bulunduğu ve bu durumun taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğinin anlaşılması karşısında davalı bankanın doğan zarardan sorumlu olduğuna dair yerel mahkemece ulaşılan sonucun usul ve yasaya uygun görülmesine naza …
Davacı vekilinin dosyaya «ibraz» ettiği e-mail yazışmalarında ana para «garantisi» olduğu belirtilmekte ise de bu garantinin Lehmann Brothers tarafından mı, yoksa davalı banka tarafından mı verildiği açıkça anlaşılmamaktadır.
Benzer bu karardaTaraflar arasında düzenlenen 28.03.2007 tarihli Yapılandırılmış Tahviller Alış/Satış Talimat Formu'nun 8. maddesinde davalı Banka'nın anapara «garantisi» vermediği belirtilmesine ve 16. maddede de davalı Banka'nın tahvil satın alınması aşamasında tavsiye ve öneride bulunmayacağı hüküm altına alınmış olmasına rağmen, dava konusu tahvillerin alımı öncesinde, davalı Banka tarafından davacının da içinde bulunduğu müşterilerine sunulan “termesheet” (ürün açıklaması) belgesinde dava konusu tahviller bakımından ana para garantisi olduğu belirtildiği gibi, davacı tarafından sunulan ve davacı ile davalı Banka'nın «müşteri temsilcisi» arasında geçen e-mail yazışmalarından da davalı Banka'nın başlangıçta anapara garantisi verdiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:faks talimatı · müşterek temsilci · bankacılık sözleşmesi · icazet · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 3. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın tahvil alım - satım işinde aracılık «yetkisinin» bulunduğu ve dava konusu tahvilin alımı için aracılık edildiği, tahvil ihracının yurt dışı şirket tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu ürünün ana para korumalı ve 5 yıllık tahvil alımı olduğu, bu durumun ve risklerinin davacıya açıklandığı, «faks talimatı» ile işlem yapılmasının taraflar arasındaki «bankacılık sözleşmesine» göre mümkün olduğu, bir an için talimattaki imzanın davacıya ait olmadığı varsayılsa dahi, gerek iddianın ileri sürülüşü, gerekse davacının inkar etmediği mail yazışmaları doğrultusunda, yapılan işleme «icazet» verdiği, ancak sonrasında parayı bağladığına pişman olduğu yolunda mail gönderdiği, bununla sadece riski bulunan bu işlemden zarar görmesinden duyduğu rahatsızlığı …
Taraflar arasında düzenlenen 28.03.2007 tarihli Yapılandırılmış Tahviller Alış/Satış Talimat Formu'nun 8. maddesinde davalı Banka'nın anapara «garantisi» vermediği belirtilmesine ve 16. maddede de davalı Banka'nın tahvil satın alınması aşamasında tavsiye ve öneride bulunmayacağı hüküm altına alınmış olmasına rağmen, dava konusu tahvillerin alımı öncesinde, davalı Banka tarafından davacının da içinde bulunduğu müşterilerine sunulan “termesheet” (ürün açıklaması) belgesinde dava konusu tahviller bakımından ana para garantisi olduğu belirtildiği gibi, davacı tarafından sunulan ve davacı ile davalı Banka'nın «müşteri temsilcisi» arasında geçen e-mail yazışmalarından da davalı Banka'nın başlangıçta anapara garantisi verdiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2288 E. 2010/4014 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin devri · ihtarname
Benzer bu kararda… rici sebeplere, şirket hisse devir bedelinin 08.11.2005 tarihli sözleşmede nakit olarak kararlaştırılıp bedelin peşin ödendiği belirtilmiş ise de 14.11.2005 tarihli «sözleşmede devrin», bilöbedel yapılacağının kararlaştırılmış olmasına ve tarafların devir esnasında yaptıkları yazışmalar ile karşılıklı olarak gönderdikleri «ihtarnameler» kapsamına göre davacının bedeli ödediğinin mevcut delillerle ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ih …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14076 E. , 2013/21712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 gün ve 2009/275-2011/83 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.05.2013 gün ve 2011/7689-2013/11257 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır tüm yatırımlarını davalı bankanın Beşiktaş Şubesi nezdinde değerlendirdiğini, davalı bankanın yatırım uzmanlarının yönlendirme ve telkinleri ile Lehman Brothers ‘a ait (5.000.000) birim 5 YR-Water Stock Note–usd 12 apr.12:XSO hissesinin satın alındığını, banka yatırım uzmanlarınca bu hisselerin anapara garantili olduğunun özellikle vurgulandığını, daha sonra Lehman Brothers Bankası'nın iflas ettiğini, davalı bankanın ise bu hisselerin satışına aracılık edilişinde kendi fonksiyonunu gizleme gayreti içine girdiğini ve tamamen alıcılarının talepleri doğrultusunda aracılık etmekten ibaret bir fonksiyonlarının bulunduğu yönünde savunmalar geliştirdiğini, davalı bankanın ayrıca SPK'nun Seri lll No:20 “Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının Kurul Kaydına Alınmasına ve Satışına İlişkin Esaslar Tebliği'ne” aykırı hareket ederek, iflas edeceğini bildiği bankanın hisselerini alacaklarına mahsuben alarak yatırımcılara kötüniyetli olarak pazarladığını, bu nedenle gerek bankacılık mevzuatı gerek SPK mevzuatı ve gerekse Borçlar Kanunu'ndaki adam çalıştıranın sorumluluğu ilkelerine göre oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 500.000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/7689 Esas, 2013/11257 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği e-mail yazışmalarında ana para garantisi olduğu belirtilmekte ise de bu garantinin Lehmann Brothers tarafından mı, yoksa davalı banka tarafından mı verildiği açıkça anlaşılmamaktadır. Taraflar arasındaki 28.03.2007 tarihli Yapılandırılmış Tahviller Alış/Satış Talimat Formu'nun 8. maddesinde davalı bankanın ana para garantisi vermediği belirtilmesine ve 16. madde de bankanın tahvilin satın alınması aşamasında tavsiye veya öneride bulunamayacağı hüküm altına alınmış olmasına karşın söz konusu formun imza aşamasından önce taraflar arasındaki yazışmalardan banka çalışanı ...'in tavsiye ve öneri niteliğinde beyanlarda bulunduğu ve bu durumun taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinin anlaşılması karşısında davalı bankanın doğan zarardan sorumlu olduğuna dair yerel mahkemece ulaşılan sonucun usul ve yasaya uygun görülmesine nazaran Dairemizin 2011/7689 Esas, 2013/11257 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2011/7689 Esas, 2013/11257 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, önceki temyizin davalı lehine bozulması nedeniyle 11.647,00 TL temyiz ilam harcı iade edilmiş ise de bozma kararının kaldırılması nedeniyle alınmadığı anlaşılan 90.00 TL temiz başvuru ile 53.575,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046178800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz