6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2669 E. 2013/21469 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
10 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin tasfiyesi zamanaşımı def'i olumsuz oy fesih def'i limited şirket kâr payı havale avans faizi zamanaşımı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ortağı ile davalının karı koca oldukları, şirketin feshinden önce boşandıkları, vaki boşanma nedeniyle davacının, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ettiği, davalı şirketin

iki ortağı bulunduğu ve bunların karı koca iken şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşandıkları, şirketin devamının bu durumda mümkün olamayacağından şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, şirketin incelenen defterlerine göre mevcut ve alacakları ile borçlarının dökümünden davalı ... tarafından 1.045.688 TL'nin şirkete ait banka hesaplarından çekildiği, şirkette %50 ortaklık payı bulunması nedeniyle diğer ortak rızasının bulunmadığının anlaşıldığı, şirketin tasfiyesinin yapılabilmesi için bankadan diğer ortak tarafından rızasız çekilen 1.045.688,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, limited şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davalı vekili, süresi içerisinde verdiği 13.04.2010 havale tarihli dilekçesi ile cevap süresinin uzatılmasını talep etmiş olup mahkemece talep doğrultusunda tayin edilen sürede verdiği cevap dilekçesinde ise, davacı şirketin 29.06.2000 tarihinde kurulduğunu ve müvekkilinin banka hesaplarından para çekilme işlemlerinin 10 yıllık süreye yayıldığını belirterek zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemece, zamanaşımı def'i konusunda olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Adi senet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14007 E. 2010/2532 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Pay Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11826 E. 2010/12933 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2669 E.  ,  2013/21469 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2012 tarih ve 2011/452-2012/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin iki ortaklı olduğunu ve her iki ortağın da şirkete 10 yıl müddetle müdür olarak atandıklarını, her ikisinin de münferiden şirketi tek imza ile temsil etme hak ve yükümlülüklerinin bulunduğunu, davalı şirket ortağının kendisine verilen bu yetkiyi kötüye kullanarak müvekkili şirketin tüm parasını kendi şahsi hesaplarına göndermek suretiyle şirketi tamamen parasız duruma düşürdüğünü, davalı ortağın bu şekildeki davranışı nedeniyle müvekkili şirketin hiçbir harcamasını,sigorta primlerini, vergi ödemesini yapamaz duruma geldiğini ileri sürerek, 1.267.919,81 TL'nin davalının şahsi hesabına geçirildiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın şirketin diğer ortağı Hasan Mahmut İlkova tarafından asaleten açılması mümkün olmasına rağmen, münferit temsil yetkisine dayanarak, davayı şirket adına açtırmasının usul hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin hukuken %50 ortağı olduğu ve münferiden temsile yetkili olduğu şirketin kendi aleyhine dava açmasına asla izni bulunmadığını, davalı şirketin 29.06.2000 tarihinde kurulduğunu ve müvekkilinin banka hesaplarından çekmiş olduğu paraların 10 yıllık bir süreye yayıldığını, bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, bu davanın şirket ortakları arasında görülmekte olan boşanma davasında haksız maddi taleplerin gerçekleşmesi için açıldığını, davanın MK'nun 2. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin her ne kadar şirketin hukuken % 50 oranında ortağı olarak görünmekte ise de şirketin gelirlerinin %90'ının müvekkilinin yapmış olduğu hekimlik faaliyeti sonucunda elde edildiğini, müvekkilinin tüm hekimlik faaliyetinde kazandığı bu bedellerin davacı şirket hesaplarına geçmiş olması nedeniyle, bir hekim standardında yaşamak durumunda olan müvekkilinin geçim ve her türlü masraflarını da kazandığı iş bu bedellerden karşılamasından daha doğal bir durum olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ortağı ile davalının karı koca oldukları, şirketin feshinden önce boşandıkları, vaki boşanma nedeniyle davacının, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ettiği, davalı şirketin

iki ortağı bulunduğu ve bunların karı koca iken şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşandıkları, şirketin devamının bu durumda mümkün olamayacağından şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, şirketin incelenen defterlerine göre mevcut ve alacakları ile borçlarının dökümünden davalı ... tarafından 1.045.688 TL'nin şirkete ait banka hesaplarından çekildiği, şirkette %50 ortaklık payı bulunması nedeniyle diğer ortak rızasının bulunmadığının anlaşıldığı, şirketin tasfiyesinin yapılabilmesi için bankadan diğer ortak tarafından rızasız çekilen 1.045.688,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, limited şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davalı vekili, süresi içerisinde verdiği 13.04.2010 havale tarihli dilekçesi ile cevap süresinin uzatılmasını talep etmiş olup mahkemece talep doğrultusunda tayin edilen sürede verdiği cevap dilekçesinde ise, davacı şirketin 29.06.2000 tarihinde kurulduğunu ve müvekkilinin banka hesaplarından para çekilme işlemlerinin 10 yıllık süreye yayıldığını belirterek zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemece, zamanaşımı def'i konusunda olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046104500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.