Asıl taşıyıcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6806 E. 2013/21592 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asıl taşıyıcı↗ üst taşıyıcı↗ alt taşıyıcı↗ aaüt↗ nispi vekalet ücreti↗ vekalet ücreti takdiri↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kesinleşen dava dosyasında alt taşıyıcıya karşı dava açtıktan sonra asıl taşıyıcıya karşı dava açmasında dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece isabetli şekilde mülga 6762 Sayılı TTK'nın 787/1. maddesi hükmü gereği alt taşıyıcıya karşı dava açıldıktan sonra üst taşıyıcıya karşı dava açılamayacağı belirtilmiş olup, bu durumda davanın esastan reddi ve karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, davanın dava şartının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti tayini doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1357 E. 2017/4130 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece isabetli şekilde mülga 6762 Sayılı TTK'nın 787/1. maddesi hükmü gereği «alt taşıyıcıya» karşı dava açıldıktan sonra «üst taşıyıcıya» karşı dava açılamayacağı belirtilmiş olup, bu durumda davanın esastan reddi ve karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca «nispi vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davanın dava şartının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti tayini doğru olmamış ve kararın …
Benzer bu karardaMahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücretine» hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4934 E. 2014/12816 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece isabetli şekilde mülga 6762 Sayılı TTK'nın 787/1. maddesi hükmü gereği «alt taşıyıcıya» karşı dava açıldıktan sonra «üst taşıyıcıya» karşı dava açılamayacağı belirtilmiş olup, bu durumda davanın esastan reddi ve karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca «nispi vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davanın dava şartının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti tayini doğru olmamış ve kararın …
Benzer bu karardaAAÜT’de Fikri Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek «vekalet ücreti» genel mahkemelerden farklı olarak düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, reddedilen taleplerin her biri için davalı yararına üç ayrı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine göre karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:def'i · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve önceye dayalı hak iddiasının «marka hakkına tecavüz» davasında «def»'i olarak ileri sürülebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların kullanımları daha eskiye dayandığından davacının markasına tecavüz oluşturmadığı, herhangi bir «haksız rekabet» unsuru taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12251 E. 2015/11106 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · usulden reddi · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece isabetli şekilde mülga 6762 Sayılı TTK'nın 787/1. maddesi hükmü gereği «alt taşıyıcıya» karşı dava açıldıktan sonra «üst taşıyıcıya» karşı dava açılamayacağı belirtilmiş olup, bu durumda davanın esastan reddi ve karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca «nispi vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davanın dava şartının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti tayini doğru olmamış ve kararın …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kesinleşen dava dosyasında «alt taşıyıcıya» karşı dava açtıktan sonra «asıl taşıyıcıya» karşı dava açmasında dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2) Ancak, mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi nedeniyle AAÜT 7/2. maddesi gereğince maktu vekelet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
… vacının iddia etmiş olduğu sözleşmenin davalı tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle HMK 6.maddeye göre davanın açıldığı ve takibin yapıldığı tarihte davalının «yerleşim yeri» mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olduğu, davalı «şirketin merkezinin» B. ilçesi olması nedeniyle S. «icra dairesinin yetkisine itirazının» yerinde olduğu, dava tarihinde ve takip tarihinde yetkili icra müdürlüğünde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · şirket merkezi mahkemesi · dava şartı yokluğu · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… vacının iddia etmiş olduğu sözleşmenin davalı tarafından kabul edilmemiş olması nedeniyle HMK 6.maddeye göre davanın açıldığı ve takibin yapıldığı tarihte davalının «yerleşim yeri» mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olduğu, davalı «şirketin merkezinin» B. ilçesi olması nedeniyle S. «icra dairesinin yetkisine itirazının» yerinde olduğu, dava tarihinde ve takip tarihinde yetkili icra müdürlüğünde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
2) Ancak, mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi nedeniyle AAÜT 7/2. maddesi gereğince maktu vekelet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1626 E. 2019/3233 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece isabetli şekilde mülga 6762 Sayılı TTK'nın 787/1. maddesi hükmü gereği «alt taşıyıcıya» karşı dava açıldıktan sonra «üst taşıyıcıya» karşı dava açılamayacağı belirtilmiş olup, bu durumda davanın esastan reddi ve karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca «nispi vekalet ücreti takdiri» gerekirken, davanın dava şartının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti tayini doğru olmamış ve kararın …
Benzer bu karardaKararı, davalı TMSF vekili «vekalet ücreti» yönünden temyiz etmiştir.
Davalı TMSF, davada kendisini vekille «temsil» ettirdiğine göre, mahkemece davalı TMSF yararına AAÜT 7/1 maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmayıp bu nedenle kararın davalı TMSF yararına bozulması gerekmekte ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yenileme · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilince, 20.10.2015 tarihli celsede, davalılar aleyhine açılan davanın takip edilmeyeceğinin beyan edildiği, bu nedenle davanın 20.10.2015 tarihinde 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», yasal süresinde de «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 150. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davalı TMSF, davada kendisini vekille «temsil» ettirdiğine göre, mahkemece davalı TMSF yararına AAÜT 7/1 maddesi uyarınca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmayıp bu nedenle kararın davalı TMSF yararına bozulması gerekmekte ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6806 E. , 2013/21592 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2010/392-2012/2012/991 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı enjeksiyon makinasının Bursa'dan İstanbul'a nakledilmek üzere davalı tarafından temin edilen araca davalı tarafından yüklendiğini, makinanın meydana gelen kazada ağır zarar gördüğünü, sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini, olay nedeniyle Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada dava dışı araç maliki ... firmasının %25, davalının ise % 75 oranında kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, kusur oranına göre 122.892 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK'nın 787/1. maddesi hükmü gereği üst ve alt taşıyıcılar arasında müteselsil sorumluluk olmadığından davanın ya üst taşıyıcıya ya da alt taşıyıcıya karşı açılabileceğini, davacının bu kusurdan dolayı rücu hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kesinleşen dava dosyasında alt taşıyıcıya karşı dava açtıktan sonra asıl taşıyıcıya karşı dava açmasında dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece isabetli şekilde mülga 6762 Sayılı TTK'nın 787/1. maddesi hükmü gereği alt taşıyıcıya karşı dava açıldıktan sonra üst taşıyıcıya karşı dava açılamayacağı belirtilmiş olup, bu durumda davanın esastan reddi ve karar tarihindeki AAÜT'nin 12/1. maddesi uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, davanın dava şartının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti tayini doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 5. bendindeki "7/2" ve "1.200" ibareleri hükümden çıkartılarak, yerlerine "12/1" ve "11.787,35" ibarelerinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045838800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz