Sigorta acentelik sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4013 E. 2013/20553 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi↗ sigorta acenteliği↗ ticari itibar↗ acentelik sözleşmesi↗ kişilik hakları↗ sözleşmenin feshi↗ sözleşmeye aykırılık↗ acentelik↗ fesih↗ ihbar↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sigorta acentelik sözleşmesinin 10. ve 27. maddelerine aykırı davrandığı belirtilerek davalı ile yapılan acentelik sözleşmesinin feshedilmesinin yerinde olmadığı, davacının fesih sebebi olarak gösterilen eylemlerinin acentelik sözleşmesinin feshine
sebebiyet verecek nitelikte eylemlerden bulunmadığı, bu haliyle sözleşmeye aykırılık olmadığı, tazminat kalemlerinin TTK 127. (Yeni TTK 117) maddesi bağlamında olağan masraflar içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davacının yapmış olduğu masraflar sebebiyle bir zararının oluşmadığı, önceden beri süre gelmekte olan sigortacılık işine devam ettiği, hatta davalı ile acentelik sözleşmesinin fesih ihbarını tebliğ aldığı 03.02.2011 tarihinden sonra 08.02.2011 tarihinde Axa Sigorta, 24.02.2011 tarihinde Ak Sigorta A.Ş.'ye başvurarak bu şirketlerden acentelik aldığı, aynı iş yerinde aynı personeller ile çalışmaya devam ettiği, davalının reklam yapılması , açılış yapılması gibi her hangi bir talebi olmadan davacının bu işleri yaptığı, kaldı ki yapılan açılış ve reklamlarda davacının isminin ve şirket ünvanı olan Beşirli Sigorta adının ön plana çıkartıldığı gerekçesiyle, davacının davasının maddi tazminat talepleri yönünden reddine, davalının acentelik sözleşmesini feshetmesinde haksız olduğu ayrıca davacının acentelik sözleşmesinin feshi ile birlikte ticari yaşamını sürdürdüğü çevrede iş sahiplerine karşı kişilik haklarında zedelenme oluşacağı ve davacının acentelik sözleşmesinin feshi sebebiyle ticari itibarını sarstığı gerekçesiyle, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir,.
2- Mahkemece her ne kadar davacı yönünden manevi tazminata da hükmedilmişse de BK'nın 49 ve MK'nın 24. maddesi hükümlerine göre, sadece acentelik sözleşmesinin feshi yüzünden manevi tazminat koşullarının oluşmaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yerine görülmeyen gerekçeyle bu yoldaki istemin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1896 E. 2021/254 K.
Ortak:acentelik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «sigorta acentelik sözleşmesinin» 10. ve 27. maddelerine aykırı davrandığı belirtilerek davalı ile yapılan acentelik sözleşmesinin feshedilmesinin yerinde olmadığı, davacının «fesih» «sebebi» olarak gösterilen eylemlerinin acentelik «sözleşmesinin feshine» sebebiyet verecek nitelikte eylemlerden bulunmadığı, bu haliyle «sözleşmeye aykırılık» olmadığı, tazminat kalemlerinin TTK 127. (Yeni TTK 117) maddesi bağlamında olağan «masraflar» içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davacının yapmış olduğu masraflar sebebiyle bir zararının oluşmadığı, önceden beri süre gelmekte olan sigortacılık işine devam ettiği, hatta davalı ile acentelik sözleşmesinin fesih «ihbarını» tebliğ aldığı 03.02.2011 tarihinden sonra 08.02.2011 tarihinde Axa Sigorta, 24.02.2011 tarihinde Ak Sigorta A.Ş.'ye başvurarak bu şirketlerden acentelik aldığı, aynı iş yerinde aynı personeller ile çalışmaya devam ettiği, davalının reklam yapılması , açılış yapılması gibi her hangi bir talebi olmadan davacının bu işleri yaptığı, kaldı ki yapılan açılış ve reklamlarda davacının isminin ve şirket ünvanı olan Beşirli Sigorta adının ön plana çıkartıldığı gerekçesiyle, davacının davasının «maddi tazminat» talepleri yönünden reddine, davalının acentelik sözleşmesini feshetmesinde haksız olduğu ayrıca davacının acentelik sözleşmesinin feshi ile birlikte ticari yaşamını sürdürdüğü çevrede iş sahiplerine karşı «kişilik haklarında» zedelenme oluşacağı ve davacının acentelik sözleşmesinin feshi sebebiyle «ticari itibarını» sarstığı gerekçesiyle, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Mahkemece her ne kadar davacı yönünden manevi tazminata da hükmedilmişse de BK'nın 49 ve MK'nın 24. maddesi hükümlerine göre, sadece «acentelik sözleşmesinin feshi» yüzünden manevi tazminat koşullarının oluşmaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yerine görülmeyen gerekçeyle bu yoldaki istemin kabulüne …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta şirketinin «acentesi» olması nedeniyle davacının «sigorta sözleşmesine» ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle olayda TTK'da belirtilen sigorta sözleşmelerine ait «zamanaşımı» hükümlerinin uygulanacağını, ilamsız icra takibinde en «son» "14.09.2005 tarihli «sigorta prim alacağının»" takibe konu edildiğini, dava açılış tarihi olan 29.06.2009 tarihine göre, alacağın 29.06.2011 günü zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verile …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · prim alacağı · sigorta sözleşmesi · ek prim · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta şirketinin «acentesi» olması nedeniyle davacının «sigorta sözleşmesine» ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle olayda TTK'da belirtilen sigorta sözleşmelerine ait «zamanaşımı» hükümlerinin uygulanacağını, ilamsız icra takibinde en «son» "14.09.2005 tarihli «sigorta prim alacağının»" takibe konu edildiğini, dava açılış tarihi olan 29.06.2009 tarihine göre, alacağın 29.06.2011 günü zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10799 E. 2018/5160 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15660 E. 2012/5812 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · özen yükümlülüğü
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın basiretli davranmayarak «özen yükümlülüğünü» ihlal ettiğini, gerekli güvenlik önlemlerini almaması dolayısıyla ilgili olaylar açısından asli kusurlu olması gerekçesiyle davanın kabulüyle 20.000,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4013 E. , 2013/20553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2012 tarih ve 2011/44-2012/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile 30.12.2010 tarihli süresiz acentecilik sözleşmesi akdettiğini, davalı ... şirketinin, acentelik sözleşmesinin akdedildiği tarihin üzerinden 28 gün geçtikten sonra, resmi açılışa 9 gün kala müvekkile tebliğ edilen Beşiktaş 16. Noterliği'nin 28.01.2011 tarih ve 6055 yevmiye nolu ihtarıyla mezkur sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini bildirdiğini, fesih dayanağı olarak acentelik sözleşmesinin 10. ve 27. maddelerine işaret edildiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin maddi-manevi zarara uğradığını ileri sürerek; acenteliğin tanıtımı için yapılan açık hava reklam bedeli, tv-radyo ve gazete reklam bedeli, açılış organizasyon bedeli, kartvizit ve açılış davetiye bedeli, acentelik için kiralanan ve iş yeri için peşin ödenen 1 yıllık kira bedeli, davalı ...
logolu araç giydirme masrafı , belediyeye ödenen iş yeri ruhsat harç ve giderleri olmak üzere toplam 45.692,30 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 95.692,30 TL tazminatın davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete acentelik müracaatını içerir başvuru dilekçesinde özellikle diğer bir acenteleri olan Başaran Sigorta ile ilgili olarak "... veya müşterilerini almaya uğraşmak gibi düşüncemiz yoktur. Kesinlikle de olamaz...." şeklinde açık bir teminat verdiğini, tüm sözlü ve yazılı talimatlara rağmen diğer acente Başaran Sigorta müşterilerine yönelik çalışma yaparak daha önce bu acente tarafından keşide edilen poliçelerin yenilemelerini yaptığını, basın- yayın yolu ile yapmış olduğu reklam ve ilanlarda gerek müvekkil şirketi gerekse müşterilerini yanıltıcı mahiyette bilgilere yer verdiğini, davacının Beşirli Sigorta olarak açılışını yaptığını, hiçbir hak kaybı söz konusu olmadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin hiçbir dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini telep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sigorta acentelik sözleşmesinin 10. ve 27. maddelerine aykırı davrandığı belirtilerek davalı ile yapılan acentelik sözleşmesinin feshedilmesinin yerinde olmadığı, davacının fesih sebebi olarak gösterilen eylemlerinin acentelik sözleşmesinin feshine
sebebiyet verecek nitelikte eylemlerden bulunmadığı, bu haliyle sözleşmeye aykırılık olmadığı, tazminat kalemlerinin TTK 127. (Yeni TTK 117) maddesi bağlamında olağan masraflar içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davacının yapmış olduğu masraflar sebebiyle bir zararının oluşmadığı, önceden beri süre gelmekte olan sigortacılık işine devam ettiği, hatta davalı ile acentelik sözleşmesinin fesih ihbarını tebliğ aldığı 03.02.2011 tarihinden sonra 08.02.2011 tarihinde Axa Sigorta, 24.02.2011 tarihinde Ak Sigorta A.Ş.'ye başvurarak bu şirketlerden acentelik aldığı, aynı iş yerinde aynı personeller ile çalışmaya devam ettiği, davalının reklam yapılması , açılış yapılması gibi her hangi bir talebi olmadan davacının bu işleri yaptığı, kaldı ki yapılan açılış ve reklamlarda davacının isminin ve şirket ünvanı olan Beşirli Sigorta adının ön plana çıkartıldığı gerekçesiyle, davacının davasının maddi tazminat talepleri yönünden reddine, davalının acentelik sözleşmesini feshetmesinde haksız olduğu ayrıca davacının acentelik sözleşmesinin feshi ile birlikte ticari yaşamını sürdürdüğü çevrede iş sahiplerine karşı kişilik haklarında zedelenme oluşacağı ve davacının acentelik sözleşmesinin feshi sebebiyle ticari itibarını sarstığı gerekçesiyle, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir,.
2- Mahkemece her ne kadar davacı yönünden manevi tazminata da hükmedilmişse de BK'nın 49 ve MK'nın 24. maddesi hükümlerine göre, sadece acentelik sözleşmesinin feshi yüzünden manevi tazminat koşullarının oluşmaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yerine görülmeyen gerekçeyle bu yoldaki istemin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki (2). bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 272,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasında 30.12.2010 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, davalının ise sözleşmeyi 03.02.2011 tarihli ihtarname ile feshettiği, mahkemece ve Dairece de aktin feshinin haksız olduğu kabul edilmiştir.
Davacı sözleşmenin devam edeceği inancıyla gazetelere reklam vermiş ve 12 Şubat günü saat 13.30'da açılış töreni düzenlemiş ve buna göre açılış davetiyelerinin de dağıtıldığı anlaşılmaktadır. Dinlenen tanık beyanlarından da açılış günü olarak belirlenen günde gittiklerini ancak davacının fesih nedeniyle poliçe düzenleyemediği, çok üzgün olduğu, gelenler arasında ticari itibarının zarar gördüğü anlaşılmıştır.
Davacının bir tacir olup açılışa 9 gün kala aktin haksız olarak feshedilmesi neticesinde ticari itibarının sarsıldığının kabulü gerekir. Bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığından, manevi tazminat yönünden yapılan bozmaya karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045569600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz