6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7455 E. 2011/17423 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası yargılama müddeabih munzam zarar bozma sonrası karar muvafakat bono içtihadı birleştirme kararı ıslah yasal faiz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, Yargıtay Bozma ilamı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ıslah edilmiş davasının kabulü ile 31.679,00 TL'nin 5.100,00 TL sinin dava tarihi olan 20/04/2005 tarihinden itibaren 26.579,00TL'sinin ıslah tarihi olan 19/10/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, bonoya dayalı alacağın tahsili ve munzam zarar istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı taraf ıslah talebinde bulunmuştur. Kural olarak, ıslahın HUMK’un 84’ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen 26.579,00 TL lik munzam zarar alacağına yönelik istemin reddi gerekirken, ıslahla artırılan müddeabihi de kapsar şekilde karar verilmiş bulunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12700 E. 2012/18814 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14748 E. 2015/149 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4178 E. 2014/11148 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7455 E.  ,  2011/17423 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2007/307-2009/510 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının 150.000.000-TL.lik bono nedeni ile müvekkiline borçlu olduğunu, yapılan icra takibinin kesinleştiğini ve davalının taşınmazının haczedildiğini, taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını, taşınmazın icra kanalı ile satışa çıkarıldığını, ancak ihalenin fesh edildiğini, icra takibinin halen devam ettiğini, müvekkilinin ödenmeyen alacağı nedeniyle munzam zararının oluştuğunu ileri sürerek, 150.000.000-TL. alacak için hacizli bulunan gayrimenkul üzerinde keşif yapılarak bulunacak değerinin uyarlama oranı ile endekslenerek alacak miktarının tespiti ile borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı senedin 1,5 milyon TL lik olduğunu, davacının bonoyu 150 milyon TL yapıp işleme koyduğunu, evinin ihale ile satıldığını beyan etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma, Yargıtay Bozma ilamı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ıslah edilmiş davasının kabulü ile 31.679,00 TL'nin 5.100,00 TL sinin dava tarihi olan 20/04/2005 tarihinden itibaren 26.579,00TL'sinin ıslah tarihi olan 19/10/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, bonoya dayalı alacağın tahsili ve munzam zarar istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı taraf ıslah talebinde bulunmuştur. Kural olarak, ıslahın HUMK’un 84’ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen 26.579,00 TL lik munzam zarar alacağına yönelik istemin reddi gerekirken, ıslahla artırılan müddeabihi de kapsar şekilde karar verilmiş bulunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045465500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.