Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4178 E. 2014/11148 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası yargılama↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ bloke↗ muvafakat↗ içtihadı birleştirme kararı↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu tüketici kredisinin ödenmeyen taksidinden sonra maaş hesabına bloke koyularak kesinti yapıldığı, davalı banka tarafından İİK'nın 82 ve 83 maddeleri gereğince maaşın ancak 1/4 ünün kesilebileceği, bu düzenlemenin aksine olan sözleşmenin 11. maddesinin geçerli olmadığı, dolayısı ile bankanın davacının maaşının tamamından kesinti yapmasının hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 8.280,50 TL kesintinin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince ıslah dilekçesiyle; toplam 14.779,00 TL''nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Kural olarak, ıslahın 1086 Sayılı HUMK'un 84'ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması, 6100 Sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince de tahkikatın sona ermesine kadar yapılması mümkün olup, Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Buna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında yapılan ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen ıslah işlemine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18009 E. 2014/6930 K.
Ortak:tahkikat · ıslah · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince «ıslah» dilekçesiyle; toplam 14.779,00 TL''nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» 1086 Sayılı HUMK'un 84'ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması, 6100 Sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince de «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılması mümkün olup, Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu tüketici kredisinin ödenmeyen taksidinden sonra maaş hesabına «bloke» koyularak kesinti yapıldığı, davalı banka tarafından İİK'nın 82 ve 83 maddeleri gereğince maaşın ancak 1/4 ünün kesilebileceği, bu düzenlemenin aksine olan sözleşmenin 11. maddesinin geçerli olmadığı, dolayısı ile bankanın davacının maaşının tamamından kesinti yapmasının hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 8.280,50 TL kesintinin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, «ıslah» «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · temerrüt tarihi · ihtar · havale · ihtarname · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6041 E. 2011/17528 K.
Ortak:tahkikat · ıslah
İncelediğiniz karardaKural olarak, «ıslahın» 1086 Sayılı HUMK'un 84'ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması, 6100 Sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince de «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılması mümkün olup, Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince «ıslah» dilekçesiyle; toplam 14.779,00 TL''nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Buna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında yapılan ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen «ıslah» işlemine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2.HMK’nun 177/1. maddesine göre «ıslah» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Bu nedenle 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılamaz.
Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, Dairemizin hükmüne uyulan bozma kararından sonra yapılan «ıslah» talebi esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın davalılar lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 2.000,00-TL «maddi tazminat» ile takdiren 2.000,00-TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12700 E. 2012/18814 K.
Ortak:bozma sonrası yargılama · bozma sonrası karar · muvafakat · ıslah · Alacak
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında yapılan ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen «ıslah» işlemine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince «ıslah» dilekçesiyle; toplam 14.779,00 TL''nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» 1086 Sayılı HUMK'un 84'ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması, 6100 Sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince de «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılması mümkün olup, Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Benzer bu karardaBuna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında yapılan ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen «ıslah» işlemine dayalı olarak 31.170 USD'nin davanın açıldığı tarihteki kur karşılığı olan 47.786,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte dav …
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince «ıslah» dilekçesiyle; 31.170 USD talep edilen tazminat alacağı için dava dilekçesinde kur karşılığı bedel ve faiz talep edilmemesine rağmen, 31.170 USD'nin davanın açıldığ …
Kural olarak, «ıslahın» mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK’nun 84’ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7455 E. 2011/17423 K.
Ortak:bozma sonrası yargılama · bozma sonrası karar · muvafakat · ıslah · Alacak
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında yapılan ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen «ıslah» işlemine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince «ıslah» dilekçesiyle; toplam 14.779,00 TL''nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» 1086 Sayılı HUMK'un 84'ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması, 6100 Sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince de «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılması mümkün olup, Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında «ıslah» edilen ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen 26.579,00 TL lik «munzam zarar» alacağına yönelik istemin reddi gerekirken, ıslahla artırılan «müddeabihi» de kapsar şekilde karar verilmiş bulunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, Yargıtay Bozma ilamı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin «ıslah» edilmiş davasının kabulü ile 31.679,00 TL'nin 5.100,00 TL sinin dava tarihi olan 20/04/2005 tarihinden itibaren 26.579,00TL'sinin ıslah tarihi olan 19/10/2009 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı taraf «ıslah» talebinde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · munzam zarar · bono · yasal faiz
Benzer bu kararda2-Dava, «bonoya» dayalı alacağın tahsili ve «munzam zarar» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında «ıslah» edilen ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen 26.579,00 TL lik «munzam zarar» alacağına yönelik istemin reddi gerekirken, ıslahla artırılan «müddeabihi» de kapsar şekilde karar verilmiş bulunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, Yargıtay Bozma ilamı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin «ıslah» edilmiş davasının kabulü ile 31.679,00 TL'nin 5.100,00 TL sinin dava tarihi olan 20/04/2005 tarihinden itibaren 26.579,00TL'sinin ıslah tarihi olan 19/10/2009 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4178 E. , 2014/11148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/10/2013
NUMARASI 2013/270-2013/457
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/10/2013 tarih ve 2013/270-2013/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maaşını davalı banka nezdindeki hesabından aldığını, aynı şubeden kullandığı tüketici kredisinin ödeme gecikmeleri nedeniyle maaşının tamamına ve fazla çalışma ücretine el konulduğunu, bankanın yasal yollara başvurmadan direk maaşın tamamına el koymasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek, Şubat ve Mart ayına ait maaş ve sair ödemeleri olan 3.379,12 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; Dairemiz bozma ilamı sorasında verdiği ıslah dilekçesiyle dava değerini 14.779,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının, imzaladığı tüketici kredi sözleşmesi ile bankanın hesapları üzerindeki rehin hakkını kabul ettiğini ve hesaplarına yatan paraları borcuna karşılık bankaya temlik ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu tüketici kredisinin ödenmeyen taksidinden sonra maaş hesabına bloke koyularak kesinti yapıldığı, davalı banka tarafından İİK'nın 82 ve 83 maddeleri gereğince maaşın ancak 1/4 ünün kesilebileceği, bu düzenlemenin aksine olan sözleşmenin 11. maddesinin geçerli olmadığı, dolayısı ile bankanın davacının maaşının tamamından kesinti yapmasının hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 8.280,50 TL kesintinin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince ıslah dilekçesiyle; toplam 14.779,00 TL''nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Kural olarak, ıslahın 1086 Sayılı HUMK'un 84'ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması, 6100 Sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince de tahkikatın sona ermesine kadar yapılması mümkün olup, Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Buna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında yapılan ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen ıslah işlemine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102094900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz