Hisse devir protokolü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7233 E. 2011/17422 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/520', '818/26']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü↗ limited şirket ortağı↗ hisse devri sözleşmesi↗ şekil şartı↗ pay devri↗ tahkikat↗ şirketin tasfiyesi↗ tasdik kararı↗ ortaklar kurulu kararı↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ tasfiye memuru↗ muvafakat↗ vade↗ protokol↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ ek tasfiye↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 26/4. maddesi gereğince zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, TTK'nun 520. maddesinde şirket ortaklarının payının devrinin mutlaka yazılı şekilde yapılması, ayrıca noter tarafından onaylanması şartının yer aldığını, aksi halde devrin geçersiz olacağını, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olsa bile imzaların noterce tasdik edilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının halen şirkete ortak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortağı bulunan davacının pay devri hakkındaki sözleşmeye dayalı olarak başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 28/06/2002 tarihli hisse devir protokolüne istinaden düzenlenen icra takibine konu senetler, 30/05/2003, 30/06/2003, 30/07/2003, 30/08/2003 ve 30/09/2003 vade tarihli olup, icra takibi 15/01/2008 tarihlidir. Borçlar Kanunu'nun maddesi gereğince dava beş yıllık zaman aşımına tabi ise de icra takibine konu senetlerin vade tarihleri ile icra takip tarihi arasında beş yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca, Dairemizin içtihatlarına göre Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesinde düzenlenen şekil şartına uymayan limited şirket hisse devir sözleşmesi geçersiz ise de; 15/07/2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile taraflar arasındaki hisse devrine muvafakat edildiği, Ticaret Sicil Memurluğu'ndan gelen evraklara göre, davalının taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesinden sonra şirket ortağı olduğunun şirketçe benimsendiği, davalının da şirket ortağı olarak faaliyette bulunduğu, şirketin tasfiyesine ilişkin 25/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararında diğer ortakla birlikte tasfiyeye ve tasfiye memuru tayinine karar verdiği görülmektedir. Bundan sonra sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesi Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olacağı gibi davalının şirket ortağı olmadığı ve sözleşmenin geçersizliği yönünde bir savunması da bulunmadığı halde yazılı gerekçelerle davanın reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, davalının diğer savunmalarının tahkiki yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse devri sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7193 E. 2012/9891 K.
Ortak:hisse devri sözleşmesi · şekil şartı · tasdik kararı · hisse devri · protokol · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 26/4. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı, TTK'nun 520. maddesinde şirket ortaklarının «payının» devrinin mutlaka yazılı şekilde yapılması, ayrıca noter tarafından onaylanması şartının yer aldığını, aksi halde devrin «geçersiz» olacağını, taraflar arasındaki «hisse devri sözleşmesinin» yazılı şekilde yapılmış olsa bile imzaların noterce «tasdik» edilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının halen şirkete ortak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, Dairemizin içtihatlarına göre Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesinde düzenlenen «şekil şartına» uymayan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» «geçersiz» ise de; 15/07/2002 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile taraflar arasındaki «hisse devrine» «muvafakat» edildiği, Ticaret Sicil Memurluğu'ndan gelen evraklara göre, davalının taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesinden sonra şirket ortağı olduğunun şirketçe benimsendiği, davalının da şirket ortağı olarak faaliyette bulunduğu, «şirketin tasfiyesine» ilişkin 25/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararında diğer ortakla birlikte tasfiyeye ve «tasfiye memuru» tayinine karar verdiği görülmektedir.
Dava, «limited şirket ortağı» bulunan davacının «pay devri» hakkındaki sözleşmeye dayalı olarak başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın, TTK'nun 520. maddesi kapsamında «limited şirket hisse devri sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunduğu, «protokolün», TTK'nun 520. maddesinde belirtilen noterce «tasdik» edilme şartına haiz olmadığından «şekil şartının» yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.03.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri
Benzer bu karardaMahkemece, davanın, TTK'nun 520. maddesi kapsamında «limited şirket hisse devri sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunduğu, «protokolün», TTK'nun 520. maddesinde belirtilen noterce «tasdik» edilme şartına haiz olmadığından «şekil şartının» yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.03.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8322 E. 2012/580 K.
Ortak:pay devri · tasdik kararı · protokol · limited şirket · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 26/4. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı, TTK'nun 520. maddesinde şirket ortaklarının «payının» devrinin mutlaka yazılı şekilde yapılması, ayrıca noter tarafından onaylanması şartının yer aldığını, aksi halde devrin «geçersiz» olacağını, taraflar arasındaki «hisse devri sözleşmesinin» yazılı şekilde yapılmış olsa bile imzaların noterce «tasdik» edilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının halen şirkete ortak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket ortağı» bulunan davacının «pay devri» hakkındaki sözleşmeye dayalı olarak başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ayrıca, Dairemizin içtihatlarına göre Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesinde düzenlenen «şekil şartına» uymayan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» «geçersiz» ise de; 15/07/2002 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile taraflar arasındaki «hisse devrine» «muvafakat» edildiği, Ticaret Sicil Memurluğu'ndan gelen evraklara göre, davalının taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesinden sonra şirket ortağı olduğunun şirketçe benimsendiği, davalının da şirket ortağı olarak faaliyette bulunduğu, «şirketin tasfiyesine» ilişkin 25/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararında diğer ortakla birlikte tasfiyeye ve «tasfiye memuru» tayinine karar verdiği görülmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 520. maddesi gereğince «pay devri» veya devir vaadinin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği, «geçersiz» olan sözleşmeye göre de herhangi bir alacağın veya borcun istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının davalıya limited şirket hisselerini devredip devretmediği, bu devre mukabil aralarındaki «protokol» gereğince davalı şirketten iki aracın tescilini ve bir aracın satışı bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasındaki «protokolün» TTK’nun 520. maddesi gereğince imzasının noterce «tasdik» ettirilmediği, ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaOysa, davacı taraf aralarındaki «protokol» gereğince üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiklerini ileri sürmüş, ancak bu iddiaya ilişkin olarak davalı şirket sicil kayıtları incelenip değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir. .../... -2- Bu itibarla mahkemece, davalı şirkete ait sicil kayıtları getirtilip, davacının iddia ettiği gibi protokolün 2. maddesi gereğince % 48,5 hissesini davalı ...’a devredip devretmediği, bu protokole göre davalılardan talepte bulunup bulunamayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10178 E. 2012/5401 K.
Ortak:tasdik kararı · hisse devri · limited şirket · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 26/4. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı, TTK'nun 520. maddesinde şirket ortaklarının «payının» devrinin mutlaka yazılı şekilde yapılması, ayrıca noter tarafından onaylanması şartının yer aldığını, aksi halde devrin «geçersiz» olacağını, taraflar arasındaki «hisse devri sözleşmesinin» yazılı şekilde yapılmış olsa bile imzaların noterce «tasdik» edilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının halen şirkete ortak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, Dairemizin içtihatlarına göre Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesinde düzenlenen «şekil şartına» uymayan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» «geçersiz» ise de; 15/07/2002 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile taraflar arasındaki «hisse devrine» «muvafakat» edildiği, Ticaret Sicil Memurluğu'ndan gelen evraklara göre, davalının taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesinden sonra şirket ortağı olduğunun şirketçe benimsendiği, davalının da şirket ortağı olarak faaliyette bulunduğu, «şirketin tasfiyesine» ilişkin 25/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararında diğer ortakla birlikte tasfiyeye ve «tasfiye memuru» tayinine karar verdiği görülmektedir.
Dava, «limited şirket ortağı» bulunan davacının «pay devri» hakkındaki sözleşmeye dayalı olarak başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket hisse devrinin» TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle «geçersiz sözleşmeye» dayalı «cezai şart» isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nun 520/5. maddesinde «limited şirket hisse devri» veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğindeki bu ön sözleşme yapıldıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nun 520. maddesine uygun bir şekilde hisse devrini gerçekleştirmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi yazılı sözleşme · limited şirket hisse devri · geçersiz sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket hisse devrinin» TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle «geçersiz sözleşmeye» dayalı «cezai şart» isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece, «geçersiz» olan bu sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından «hisse devri» ediminin usulüne uygun olarak yerine getirildiği gözetilerek anılan sözleşmedeki «cezai şartın» istenebileceğinin kabulü ile taraflar arasında düzenlenen bu sözleşmenin buna göre değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1743 E. 2013/18835 K.
Ortak:hisse devri sözleşmesi · tasdik kararı · hisse devri · limited şirket · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 26/4. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı, TTK'nun 520. maddesinde şirket ortaklarının «payının» devrinin mutlaka yazılı şekilde yapılması, ayrıca noter tarafından onaylanması şartının yer aldığını, aksi halde devrin «geçersiz» olacağını, taraflar arasındaki «hisse devri sözleşmesinin» yazılı şekilde yapılmış olsa bile imzaların noterce «tasdik» edilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının halen şirkete ortak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, Dairemizin içtihatlarına göre Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesinde düzenlenen «şekil şartına» uymayan «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» «geçersiz» ise de; 15/07/2002 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile taraflar arasındaki «hisse devrine» «muvafakat» edildiği, Ticaret Sicil Memurluğu'ndan gelen evraklara göre, davalının taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesinden sonra şirket ortağı olduğunun şirketçe benimsendiği, davalının da şirket ortağı olarak faaliyette bulunduğu, «şirketin tasfiyesine» ilişkin 25/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararında diğer ortakla birlikte tasfiyeye ve «tasfiye memuru» tayinine karar verdiği görülmektedir.
Dava, «limited şirket ortağı» bulunan davacının «pay devri» hakkındaki sözleşmeye dayalı olarak başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… a, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki adi yazılı devir anlaşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesinde «limited şirkette» "payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmez." hükmünün öngörüldüğü, «emredici» bu kanun hükmü karşısında imzası noterce tasdik ettirilmemiş olan ve sadece taraflar arasında adi yazılı olarak yapılan ve 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesi karşısında «geçersiz» olan «limitet şirkette hisse devri sözleşmesine» dayalı olarak bir hak talep edilemeyeceği, 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesi uyarınca imzalar noterce tasdik ettirilmediğinden limitet şirkette hisse devrine iliş …
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin ardından sözleşmeye konu davacıya ait hisselerin noter işlemi ile ... isimli şahsa devredildiği taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlığın esasen davaya konu edilen sözleşmede «limitet şirket hisse devrinin» üçüncü bir kişiye yapılması, bedelin belirlenmesi ve ödemenin davalı tarafından üstelenilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, davacıya ait «limitet şirket» hisselerinin «üçüncü kişiye» devrine ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · emredici hüküm · icra takibine itiraz · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… a, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki adi yazılı devir anlaşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesinde «limited şirkette» "payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmez." hükmünün öngörüldüğü, «emredici» bu kanun hükmü karşısında imzası noterce tasdik ettirilmemiş olan ve sadece taraflar arasında adi yazılı olarak yapılan ve 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesi karşısında «geçersiz» olan «limitet şirkette hisse devri sözleşmesine» dayalı olarak bir hak talep edilemeyeceği, 6762 sayılı TTK'nın 520/5. maddesi uyarınca imzalar noterce tasdik ettirilmediğinden limitet şirkette hisse devrine iliş …
Dava, davacıya ait «limitet şirket» hisselerinin «üçüncü kişiye» devrine ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin ardından sözleşmeye konu davacıya ait hisselerin noter işlemi ile ... isimli şahsa devredildiği taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlığın esasen davaya konu edilen sözleşmede «limitet şirket hisse devrinin» üçüncü bir kişiye yapılması, bedelin belirlenmesi ve ödemenin davalı tarafından üstelenilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7233 E. , 2011/17422 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2010 tarih ve 2009/8 - 2010/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının %50 hissedarı bulunduğu Işıl Kuyumculuk Çerez Gıda İnşaat Turizm Dekorasyon Ticaret ve Pazarlama Ltd.Şirketi'ndeki hissesini 28/06/2002 tarihli devir protokolü ile ...’e devrettiğini, bu protokolde belirlenen altın karşılığı belirlenmiş senetleri müvekkiline verdiğini, ancak dava konusu senet bedellerini ödemediğini, alacağının tahsilin sağlamak amacıyla İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/571 esas sayılı dosyası ile takibe başladığını belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, takibe konu senet bedellerinin davacıya ödendiğini, ödenmemiş olsa bile alacağın zamanaşımına uğradığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 26/4. maddesi gereğince zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, TTK'nun 520. maddesinde şirket ortaklarının payının devrinin mutlaka yazılı şekilde yapılması, ayrıca noter tarafından onaylanması şartının yer aldığını, aksi halde devrin geçersiz olacağını, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olsa bile imzaların noterce tasdik edilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının halen şirkete ortak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortağı bulunan davacının pay devri hakkındaki sözleşmeye dayalı olarak başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 28/06/2002 tarihli hisse devir protokolüne istinaden düzenlenen icra takibine konu senetler, 30/05/2003, 30/06/2003, 30/07/2003, 30/08/2003 ve 30/09/2003 vade tarihli olup, icra takibi 15/01/2008 tarihlidir. Borçlar Kanunu'nun maddesi gereğince dava beş yıllık zaman aşımına tabi ise de icra takibine konu senetlerin vade tarihleri ile icra takip tarihi arasında beş yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca, Dairemizin içtihatlarına göre Türk Ticaret Kanunu'nun 520. maddesinde düzenlenen şekil şartına uymayan limited şirket hisse devir sözleşmesi geçersiz ise de; 15/07/2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile taraflar arasındaki hisse devrine muvafakat edildiği, Ticaret Sicil Memurluğu'ndan gelen evraklara göre, davalının taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesinden sonra şirket ortağı olduğunun şirketçe benimsendiği, davalının da şirket ortağı olarak faaliyette bulunduğu, şirketin tasfiyesine ilişkin 25/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararında diğer ortakla birlikte tasfiyeye ve tasfiye memuru tayinine karar verdiği görülmektedir. Bundan sonra sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesi Türk Medeni Kanunu'nun 2.
maddesine aykırı olacağı gibi davalının şirket ortağı olmadığı ve sözleşmenin geçersizliği yönünde bir savunması da bulunmadığı halde yazılı gerekçelerle davanın reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, davalının diğer savunmalarının tahkiki yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045465000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz