6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6962 E. 2011/17370 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iştirak halinde mülkiyet veraset ilamı tasarruf yetkisi tereke mirasçılık sulh hukuk mahkemesi sulh sigorta poliçesi temsil

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 640

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, davacılar murisinin dava dışı 3. bir şahıs tarafından öldürülmüş olması nedeniyle, kaza sonucu öldüğünün kabulü ile sigorta poliçesi gereği kredi borcunun sigorta şirketince karşılanması gerektiği, bu nedenle davacıların, kredi kullandıran bankaya karşı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, ferdi kaza sigortasından doğan sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, esasa girilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sigortalı muris ...'nın, Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/605-572 K sayılı veraset ilamı gereğince mirasçıları belirlenmiş ve davacılar dışında da mirasçılarının bulunduğu anlaşılmıştır. TMK 640. maddesine göre, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu, mirasçıların tereke üzerinde tasarruf yetkilerini ancak oy birliği ile kullanabilecekleri, bu nedenle mirasçıların tümünün ortak hareket etmesi suretiyle yada aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye tayin edilecek temsilci tarafından dava açılması gerektiği göz ardı edilerek bir kısım mirasçılar tarafından açılan davada esasa girilmek suretiyle dava şartı sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamış, hükmün öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12328 E. 2017/302 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6361 E. 2012/13255 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11691 E. 2010/2569 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Kar Payı Alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/195 E. 2019/7049 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6962 E.  ,  2011/17370 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2009/204-2010/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin ölü ...'nın mirasçıları olduğunu, murisin davalı Finans […] Ş.'den kredi çektiğini, diğer davalı Fiba […] Ş. tarafından ise ferdi kaza sigortası ile sigortalandığını, murisin dava dışı ... tarafından öldürüldüğünü, öldürülme olayından sonra davalı Fiba Sigorta'nın sigorta bedelini davalı ...'a ödemediğini, davalı ...'ın da bu sigorta şirketi nezdinde bir yasal işlem yapmadığını, fakat kredi alacağı için muris ve kefilleri hakkında taşınır rehninin paraya çevrilmesi suretiyle icra takibine geçtiklerini, kredi alacağının davalı Fiba Sigorta Şirketince ödenmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkillerinin murisi ...'nın davalı ...'a borcu olmadığının tespitini veya takip miktarı olan 68.966,61 TL nin icra takip tarihinden ve de icra takip faiz oranı ile beraber işleyecek faizi ile davalı Fiba Sigorta A.Ş.'den tahsilini talep etmiştir.

Davalı, Finansbank A.Ş. Vekili, müvekkili bankanın muris ile Fiba Sigorta şirketi arasındaki ilişkide taraf olmadığını savunarak davanın husumet yönünden ve esastan reddini istemiştir.

Diğer davalı Fiba Sigorta A.Ş. vekili ise, müvekkili şirketten poliçe teminatını talep etme hakkının sadece Finansbank A Ş.'ye ait olduğunu, davacıların poliçe teminat bedelinin tahsili için açtıkları davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, davacılar murisinin dava dışı 3. bir şahıs tarafından öldürülmüş olması nedeniyle, kaza sonucu öldüğünün kabulü ile sigorta poliçesi gereği kredi borcunun sigorta şirketince karşılanması gerektiği, bu nedenle davacıların, kredi kullandıran bankaya karşı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, ferdi kaza sigortasından doğan sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, esasa girilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sigortalı muris ...'nın, Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/605-572 K sayılı veraset ilamı gereğince mirasçıları belirlenmiş ve davacılar dışında da mirasçılarının bulunduğu anlaşılmıştır. TMK 640. maddesine göre, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu, mirasçıların tereke üzerinde tasarruf yetkilerini ancak oy birliği ile kullanabilecekleri, bu nedenle mirasçıların tümünün ortak hareket etmesi suretiyle yada aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye tayin edilecek temsilci tarafından dava açılması gerektiği göz ardı edilerek bir kısım mirasçılar tarafından açılan davada esasa girilmek suretiyle dava şartı sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamış, hükmün öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte belirtilen nedenle sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045459000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.