YİDK kararının iptali | Tecavüzün tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6922 E. 2024/3868 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu dava arkadaşlığı↗ pasif husumet yokluğu↗ münhasırlık↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ pasif husumet↗ iptal davası↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ( Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi) 01.03.2018 tarihli ve 2017/102 E., 2018/54 K. sayılı kararıyla; taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2019/1632 E., 2021/905 K. sayılı kararıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2016/56652 sayılı “BİG YELLOW TAXİ” ibareli davacı başvurusunun kapsamındaki 43. sınıf: “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması" hizmetleri ile redde mesnet 2016/36204 sayılı “BİG YELLOW TAXİ” ibareli markanın kapsamındaki 43. sınıf hizmetlerin aynı tür olduğu, davaya konu markalar arasında ibareler yönünden de mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine husumetin yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında kazanılmış hak iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın münhasıran "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.03.2023 tarih, 2021/6552 E., ve 2023/1705 K., sayılı kararıyla; "1.Dava, mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacı marka başvurusunun mutlak nedenlerle reddine dair davalı TÜRKPATENT Kurumu YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. Davacının marka başvurusuna konu ibareler ile red gerekçesindeki markaya konu ibareler birebir aynı olmakla birlikte her iki markadaki şekil unsurlarının tamamen farklı olduğu bu nedenle markalar arasında "ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" bulunmadığı halde davanın kabulü gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
"2. Ayrıca, başvurunun mutlak nedenlerle reddine dair davalarda ret gerekçesi yapılan markanın sahibine husumet yöneltilemeyecek olup davalı şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken bu husus göz ardı edilerek esas yönünden karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de re'sen bozulması gerekmiştir. gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. " gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamındaki gerekçeler doğrultusunda davalı Kurum hakkındaki davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline, davalı Şirket hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzurdaki davayı YİDK kararının iptali istemiyle açtıklarını, Yargıtay içtihatları gereğince YİDK kararının iptali istemine ilişkin davalarda davalı Kurum ve marka sahibi zorunlu dava arkadaşı olup bu nedenle husumeti davalı Kurum yanında davalı Şirket'e de yöneltiklerini, davalı Şirket hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında aynı veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki kararda isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4991 E. 2024/970 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… başvurusuna itiraz ettiğini ve başvurularının kapsamından 43. sınıftaki hizmetlerin çıkartıldığını, müvekkilinin marka başvurusu ile ret gerekçesi markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, bütünsel anlamda birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasının tek başına “big yellow taxi” değil, bir bütün olarak logo görse …
… i kuracağı, kaldı ki markalar kapsamındaki emtiaların birebir aynı olduğu bir durumda işaretler arasında da bu denli bir yakınlığın mevcudiyetinin tüketici nezdinde «iltibas» ihtimalini de beraberinde getireceği, yiyecek ve içecek sağlanması sektörü için YELLOW TAXİ, SARI TAKSİ ibaresinin de ayırt edici gücünün düşük olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, tüketicinin iki ayrı marka karşısında olduğunu algılaması halinde dahi bu markaların aynı işletme sahibine ait farklı markalar olduğu, dolayısıyla idari ve iktisadi kaynakta yanılgıya düşmesi sonucunu doğuracağı görüş ve kanaatlerine varılmış olup redde konu 43. sınıf hizmetler açısından markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davacının müktesep hakka konu ettiği 2005/26609 sayılı BENZİN ibareli markanın tescil kapsamının 43. sınıf olduğu, ancak başvuru konusu işaret ile müktesep hakka iddiasına konu işaretin asıl unsurlarının farklı olduğu, dava konusu başvuruda asıl unsur konumunda ''big yellow taxi'' ibaresinin bulunduğu ve şekil unsuru bulunduğu, benzin ibaresinin başvuruda tali unsur konumunda olduğu, ayrıca uzun süreli kullanımın da ispat edilemediği, bu nedenle müktesep hakka konu olamayacağı, yine 2012/34742 sayılı 43. sınıfta tescilli şekil+renk+kelime unsurunda oluşan markada ''big yellow taxi'' ibaresinin yer aldığı gibi yuvarlak şeklin iç kısmında cafe, gassoline, pup, company ibarelerinin ve yıldız şeklinin yer aldığı, söz konusu markanın tescil tarihinin 07.04.2013 olduğu, dava konusu başvuru tarihi 12.04.2016 tarihi itibariyle çekişmesiz hale gelme, uzun süreli kullanım şartını sağlamadığı, işaretlerin farklı kelime unsuru ve şekiller içerdiği, müktesep hakka konu olamayacağı, 2009/61423 sayılı BENZİN asıl unsurlu markanın da tescilli olduğu sınıfların 29 ve 30. sınıflar olup, farklı sınıflar olduğu, müktesep hakka konu olamayacağı, zira «müktesep hak» sağlaması için aynı, aynı tür mal ve hizmet sınıfında olması gerektiği, yine 2016/95719 sayılı big yellow taxi markasının farklı sınıfta 41. sınıfta tescilli olduğ …
… mında bulunduğu, redde konu 43. sınıf hizmetler açısından markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu, davacının müktesep hakka konu ettiği markaları yönünden de kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… i kuracağı, kaldı ki markalar kapsamındaki emtiaların birebir aynı olduğu bir durumda işaretler arasında da bu denli bir yakınlığın mevcudiyetinin tüketici nezdinde «iltibas» ihtimalini de beraberinde getireceği, yiyecek ve içecek sağlanması sektörü için YELLOW TAXİ, SARI TAKSİ ibaresinin de ayırt edici gücünün düşük olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, tüketicinin iki ayrı marka karşısında olduğunu algılaması halinde dahi bu markaların aynı işletme sahibine ait farklı markalar olduğu, dolayısıyla idari ve iktisadi kaynakta yanılgıya düşmesi sonucunu doğuracağı görüş ve kanaatlerine varılmış olup redde konu 43. sınıf hizmetler açısından markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davacının müktesep hakka konu ettiği 2005/26609 sayılı BENZİN ibareli markanın tescil kapsamının 43. sınıf olduğu, ancak başvuru konusu işaret ile müktesep hakka iddiasına konu işaretin asıl unsurlarının farklı olduğu, dava konusu başvuruda asıl unsur konumunda ''big yellow taxi'' ibaresinin bulunduğu ve şekil unsuru bulunduğu, benzin ibaresinin başvuruda tali unsur konumunda olduğu, ayrıca uzun süreli kullanımın da ispat edilemediği, bu nedenle müktesep hakka konu olamayacağı, yine 2012/34742 sayılı 43. sınıfta tescilli şekil+renk+kelime unsurunda oluşan markada ''big yellow taxi'' ibaresinin yer aldığı gibi yuvarlak şeklin iç kısmında cafe, gassoline, pup, company ibarelerinin ve yıldız şeklinin yer aldığı, söz konusu markanın tescil tarihinin 07.04.2013 olduğu, dava konusu başvuru tarihi 12.04.2016 tarihi itibariyle çekişmesiz hale gelme, uzun süreli kullanım şartını sağlamadığı, işaretlerin farklı kelime unsuru ve şekiller içerdiği, müktesep hakka konu olamayacağı, 2009/61423 sayılı BENZİN asıl unsurlu markanın da tescilli olduğu sınıfların 29 ve 30. sınıflar olup, farklı sınıflar olduğu, müktesep hakka konu olamayacağı, zira «müktesep hak» sağlaması için aynı, aynı tür mal ve hizmet sınıfında olması gerektiği, yine 2016/95719 sayılı big yellow taxi markasının farklı sınıfta 41. sınıfta tescilli olduğ …
… nin başvuru yaptığı markanın ve davalının redde dayanak olarak gösterdiği markaların logoları incelendiğinde müvekkilinin marka başvurusunun davalının markaları ile «ortalama tüketiciyi» yanılatacak şekilde benzer olmadığını, davalının sarı taksi + big yellow taxi + şekil tescilini görsel olarak değerlendirip markayı ayırarak incelemesi ve sonuç ol …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/34 E. 2023/3678 K.
Ortak:kazanılmış hak · iptal davası · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürül …
Benzer bu kararda… diğerinin markası ile mal grubuna özel markalar olarak algılanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 21.12.2017 tarih 2017/M-11023 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir.
… kasının zemininin sarı ve ağırlıklı olarak gri renkten oluştuğunu, davacı markasında mavi zeminin bulunmadığını, bu haliyle başvuru markasının davacı markasına göre «ayırt edicilikte» yeterli farkı sağladığını, bu nedenle de mal ve hizmetler ile işaretler arasındaki dolaylı benzerlik birlikte değerlendirildiğinde davaya konu YİDK kararının yerin …
… a bu asıl unsurun yer almaması karşısında anılan önceki tarihli tescilli markasının, işbu davanın konusunu oluşturan marka tescil başvurusu yönünden davalı yararına «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı, zira davalının dava konusu başvurusu ile önceki tarihli markasına değil, davacının 2012/34742 numaralı markasına yanaştığı gerekçesiy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5046 E. 2024/1341 K.
Ortak:münhasırlık · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin ortak olarak kullanıldığı ve bu benzerliğin markaların karıştırılmasına yol açacağı, markalarda farklı olarak yer ... unsurların «ayırt ediciliği» sağlamaya yeterli olmadıkları, davacı adına tescilli 2005/26609 sayılı markanın asli unsurunun, dava konusu başvurudan farklı olduğu, bunun dışındaki markasının da …
… YELLOW TAXİ ibareli 43. sınıf hizmetleri içeren 2012/34742 sayılı markalarının tescilli biçimde kullanıldığını, BİG YELLOW TAXİ ibareli markanın kullanma haklarının «münhasıran» müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin önceki kazanılmış haklarına dayanarak seri marka oluşturmak ve tescilli markalarına çeşitlilik kazandırmak amacıyla 11.03.2016 tarihinde "BİG YELLOW TAXİ BENZİN CAFE+ŞEKİL" ibareli 43.sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/22316 numarası verilen başvurunun «ilanına» davalı Şirket tarafından 2009/37006 ve 2014/78888 sayılı markalara dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından, 2009/37006 sayılı "...
… ile davalı muteriz arasında birçok hukuk ve ceza davası bulunduğunu, davalının adına tescilli markayı sicilde gösterildiği biçimde kullanmayıp müvekkili markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanımı nedeniyle gerçekleşen «şikayet» ve «delil tespitleri» üzerine davalı hakkında ceza davası açıldığını, ayrıca davalının tescile uymayan kullanımı nedeniyle 2009/37006 sayılı markasının hükümsüzlüğü için dava açılacağın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · tahkikat · şikayet · ticaret unvanı · kâr kaybı · ortalama tüketici · yetkisizlik kararı · ilan
Benzer bu kararda… rın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) sisteminde TÜRKPATENT'in itiraz anında itiraza mesnet markanın kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili «tahkikat» yapma «yetkisinin» bulunmadığı, kullanımla «ayırt edicilik» kazanan işaretlerin nispi tescil engelinden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlayan bir hükmün 556 sayılı KHK'da yer almadığı, sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» ilkesinin ihlal davalarında savunma aracı olarak ileri sürülebileceği, aynı veya benzer ibareli markalarla ilgili olarak taraflar arasında süren davalarda verilecek kararların işbu davada tesis edilecek hükmü etkilemeyeceği, davacının önceki markasının tescil tarihi ile «son» başvurusu arasında 3 yılllık bir süre geçtiği, bu durumda davacının önceki markası ile davalının redde mesnet markasının ... süreli yanyana kullanılmakla birbirind …
… ile davalı muteriz arasında birçok hukuk ve ceza davası bulunduğunu, davalının adına tescilli markayı sicilde gösterildiği biçimde kullanmayıp müvekkili markası ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanımı nedeniyle gerçekleşen «şikayet» ve «delil tespitleri» üzerine davalı hakkında ceza davası açıldığını, ayrıca davalının tescile uymayan kullanımı nedeniyle 2009/37006 sayılı markasının hükümsüzlüğü için dava açılacağın …
… YELLOW TAXİ ibareli 43. sınıf hizmetleri içeren 2012/34742 sayılı markalarının tescilli biçimde kullanıldığını, BİG YELLOW TAXİ ibareli markanın kullanma haklarının «münhasıran» müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin önceki kazanılmış haklarına dayanarak seri marka oluşturmak ve tescilli markalarına çeşitlilik kazandırmak amacıyla 11.03.2016 tarihinde "BİG YELLOW TAXİ BENZİN CAFE+ŞEKİL" ibareli 43.sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/22316 numarası verilen başvurunun «ilanına» davalı Şirket tarafından 2009/37006 ve 2014/78888 sayılı markalara dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından, 2009/37006 sayılı "...
2-Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin «ticaret unvanının» ayırıcı unsurunun "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinden oluştuğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı biçimde müvekkilinin "BİG YELLOW TAXİ" ibareli markasını sahiplenmeye …
4 benzer karar daha
-
Tecavüzün tespiti ve men'i | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6552 E. 2023/1705 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · münhasırlık · kazanılmış hak · pasif husumet · husumet yokluğu · kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik · iltibas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, başvurunun mutlak nedenlerle reddine dair davalarda ret gerekçesi yapılan markanın sahibine «husumet» yöneltilemeyecek olup davalı şirket yönünden davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerekirken bu husus göz ardı edilerek esas yönünden karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de re'sen bozulması gerekmiştir. gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamındaki gerekçeler doğrultusunda davalı Kurum hakkındaki davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline, davalı Şirket hakkındaki davanın ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "...." ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “...” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "..." ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konus …
Ayrıca, başvurunun mutlak nedenlerle reddine dair davalarda ret gerekçesi yapılan markanın sahibine «husumet» yöneltilemeyecek olup davalı şirket yönünden davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddi gerekirken bu husus göz ardı edilerek esas yönünden karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de re'sen bozulması gerekmiştir.
GASOLİNE ve BENZİN” markalarının cafe, restoran, bar işletmeciliği ve benzeri hizmetlerde kullanma hakkının «münhasıran» müvekkiline ait olduğunu, 29.06.2016 tarihinde önceki kazanılmış haklarına dayanarak seri marka oluşturmak ve tescilli markalarına çeşitlilik kazandırmak amacıyla “...” ibareli markasının tescili istemiyle başvuruda bulunduğunu, 2016/56652 numarası ile kaydedilen başvurunun davalı Kurumun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği kısmen reddedilerek başvuru kapsamından “yiyecek ve içecek sağlanması, geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakımı kreş hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri”nin çıkarıldığını, Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) nezdinde yaptıkları itirazlarının 2016-M-12787 sayılı karar ile nihai olarak reddedildiğini, ancak redde mesnet 2016/36204 “...” markası ile davacı markasının bütünsellik açısından birbirinden farklı olduğunu, «iltibas» oluşturabilecek düzeyde benzer olmadığını ileri sürerek davalı TPMK YİDK'in 28.12.2016 tarihli ve 12787 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · yetkisizlik kararı · dava sebebi · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu kararda… kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru markası ile kısmi redde gerekçe gösterilen markanın esas unsurlarının “...” ibaresi olduğunu, bu ibarenin markalara «ayırt edicilik» özelliğini sağlayan, markaların çekirdeğini oluşturan işaretler olduğunu, başvuru markası bakımından, markada yer alan araba biçimindeki figüratif unsurun “...” kelime unsuru ile verilen anlamsal içeriği desteklemekte olduğundan markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını ve markanın bütünüyle bıraktığı izlenimi “...” ibaresinden farklılaştırmadığını, “...” ibaresinin baskın ve ayırt edici şekilde hem başvuru markasında hem de redde mesnet markada aynı şekilde yer aldığını, markalarda yer alan önemsiz farklılıkların «ortalama tüketici» tarafından fark edilemeyeceğinden, ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve inceleme yapılmasını gerektirmeyecek kadar açık ve net bir biçimde «iltibasın» ortaya çıkacağının «kesin» olarak görüldüğünü, başvuru markasının 43 üncü sınıftaki hizmetler için tescil edilmek istendiğini, redde mesnet markanın kapsamında aynı/aynı tür hizmetlerin bulu …
… KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin yer aldığını ve Kurum tarafından re'sen uygulanacak bir ret «sebebi» olarak kabul edildiğini, kısmi ret gerekçesinin marka ile ilgili bir tescil engeli olduğuna karar verilmediği ya da marka hükümsüz kılınmadığından söz konusu hizmetler bakımından yasal korumasının devam ettiğini, bu bakımdan kısmi ret kararının hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacı tarafından 2016/56652 kodlu marka başvurusunun tesciline karar verilmesinin talep edildiği, bu talebin tescil işlemlerinin mahkemenin «yetkisinde» olmaması nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin başvuru yaptığı marka ile davalının redde mesnet gösterdiği markanın logolarının «ortalama tüketiciyi» yanıltacak düzeyde olmadığını, «ayırt ediciliğin» tespitinin bütüncül yaklaşım ile ele alınması gerektiğini, müvekkilinin daha önce tescil edilmiş ... markasından dolayı kazanılmış hakkının olduğunu, istinaf mahkemesinin yalnız .... ibaresinden dolayı «kazanılmış hak» unsurunun gerçekleşmediğine dair gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin davalı Kurum nezdinde tescilli "..., ..., .., ..." şeklinde muhtelif sınıflarda markalarının olduğunu, ... ibaresinin de müvekkili şirkete ait uzun yıllardan bu yana tescil edilmek suretiyle marka korumasından faydalanan markalar ile seri izlenimi verdiğinin kabulü gerektiğini, seri markaların ortak markalarda mevcut olan bir grupta yer alan işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerden ayırt edilmesi fonksiyonu, teknik yönetmelik gibi özelliklere sahip olması gerekmeyen ve esasen ortak asli unsuru taşımakla birlikte her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markaları olduğunu, istinaf mahkemesince kazanılmış hak iddialarına ilişkin «eksik inceleme» yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Tasarım hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/463 E. 2024/4039 K.
Ortak:kazanılmış hak · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürül …
Benzer bu karardaGıda Turizm İnşaat Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye devredildiği, «son» olarak anılan şirket tarafından 2009/37006 sayılı markanın davalı muterize, 2012/34742 sayılı markanın da davacıya devir olunduğu, tescilde öncelik ilkesinin birden fazla tescilin bulunduğu herhalde geçerli bulunduğu, buna göre tescil sahibinin aynı kişi olmasıyla farklı kişi olması arasında bir farklılık olmadığı, tescilde öncelik ilkesinin, birden fazla markanın sahibi olan kişi tarafından markaların farklı kişilere devri halinde de varlığını sürdürmeye devam edeceği, devrin ilkenin hukuki etkisini sona erdirmeyeceği, anılan hukuki ilkenin doğal sonucu olarak, yargılama konusu bakımından davalı muterizin davacı tasarım tescil başvurusuna itiraz hakkının bulunduğu, şu hale göre davacının tasarım başvuru tarihinden önceki tarihli markasının, davacının yargılama konusu olan son başvurusu için «kazanılmış hak» oluşturmasının mümkün olamayacağı, başkasına ait «marka hakkına tecavüz» oluşturan bir tasarım başvurusunun reddinin gerektiği, yerleşik yargı uygulamasının da bu yönde olduğu, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı olarak bir fikri mülkiyet hakkının «yetkisiz» kullanımını içeren tasarıma yapılan itiraz üzerine, 6769 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca itirazın kabul edilmesi hâlinde sadece o kısmın tescilinin hükümsüz kılınacağına ilişkin bir hüküm 554 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de bulunmadığı, bu sebeple, davacının tasarımının marka unsuru çıkarılsa bile yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı «taşıyıp» taşımadığı yönünde ayrı bir inceleme yapılmasına da gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… oysa müvekkilinin başvurusunun konusu olan tasarımlar ile redde mesnet alınan tasarım ve markaların tamamen farklı olduğunu, başvuru konusu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» vasfına sahip bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2017/T-561 sayılı kararının iptaline ve 016/5602-1 ve 2 no.lu tasarımların tesciline karar verilmesini talep etmiş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» vasfını taşıdıklarını, İlk Derece Mahkemesi kararının marka hukukunun bütünsellik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sahip olduğu markaları korumak, geliştirmek ve seri marka yaratmak amacıyla ciddi yatırım yaptığını, tasarımların tescil ettirilmemesi halinde müvekkilinin ticari hayatının «olumsuz» etkileneceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · taşıyıcı · ortalama tüketici · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaGıda Turizm İnşaat Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye devredildiği, «son» olarak anılan şirket tarafından 2009/37006 sayılı markanın davalı muterize, 2012/34742 sayılı markanın da davacıya devir olunduğu, tescilde öncelik ilkesinin birden fazla tescilin bulunduğu herhalde geçerli bulunduğu, buna göre tescil sahibinin aynı kişi olmasıyla farklı kişi olması arasında bir farklılık olmadığı, tescilde öncelik ilkesinin, birden fazla markanın sahibi olan kişi tarafından markaların farklı kişilere devri halinde de varlığını sürdürmeye devam edeceği, devrin ilkenin hukuki etkisini sona erdirmeyeceği, anılan hukuki ilkenin doğal sonucu olarak, yargılama konusu bakımından davalı muterizin davacı tasarım tescil başvurusuna itiraz hakkının bulunduğu, şu hale göre davacının tasarım başvuru tarihinden önceki tarihli markasının, davacının yargılama konusu olan son başvurusu için «kazanılmış hak» oluşturmasının mümkün olamayacağı, başkasına ait «marka hakkına tecavüz» oluşturan bir tasarım başvurusunun reddinin gerektiği, yerleşik yargı uygulamasının da bu yönde olduğu, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı olarak bir fikri mülkiyet hakkının «yetkisiz» kullanımını içeren tasarıma yapılan itiraz üzerine, 6769 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca itirazın kabul edilmesi hâlinde sadece o kısmın tescilinin hükümsüz kılınacağına ilişkin bir hüküm 554 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de bulunmadığı, bu sebeple, davacının tasarımının marka unsuru çıkarılsa bile yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı «taşıyıp» taşımadığı yönünde ayrı bir inceleme yapılmasına da gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Sİ ibaresinin bulunmasından kaynaklandığı, bir markanın aynısı veya benzerinin karışıklığa yol açacak biçimde aynı tür ürün ve hizmetlerin sunumunda kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davacının işletmesinin yerleşim düzeninde "BIG YELLOW TAKSİ" ibaresinin kullanıldığı görselin tasarım tesciline konu edilmesinin 554 ve 556 sayılı KHK sisteminde marka hakkını ihlal eden bir eylem olduğu, zira bu halin markanın köken gösterme işlevi bakımından karışıklığa neden olacağı, zira «ortalama tüketicilerin» her iki markanın aynı işletmeye ait olduğu veya idari veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde yanılgı yaşayacaklarının yüksek ihtimal olduğu, …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» vasfını taşıdıklarını, İlk Derece Mahkemesi kararının marka hukukunun bütünsellik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sahip olduğu markaları korumak, geliştirmek ve seri marka yaratmak amacıyla ciddi yatırım yaptığını, tasarımların tescil ettirilmemesi halinde müvekkilinin ticari hayatının «olumsuz» etkileneceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Tasarım hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/463 E. 2024/4039 K.
Ortak:kazanılmış hak · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürül …
Benzer bu karardaGıda Turizm İnşaat Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye devredildiği, «son» olarak anılan şirket tarafından 2009/37006 sayılı markanın davalı muterize, 2012/34742 sayılı markanın da davacıya devir olunduğu, tescilde öncelik ilkesinin birden fazla tescilin bulunduğu herhalde geçerli bulunduğu, buna göre tescil sahibinin aynı kişi olmasıyla farklı kişi olması arasında bir farklılık olmadığı, tescilde öncelik ilkesinin, birden fazla markanın sahibi olan kişi tarafından markaların farklı kişilere devri halinde de varlığını sürdürmeye devam edeceği, devrin ilkenin hukuki etkisini sona erdirmeyeceği, anılan hukuki ilkenin doğal sonucu olarak, yargılama konusu bakımından davalı muterizin davacı tasarım tescil başvurusuna itiraz hakkının bulunduğu, şu hale göre davacının tasarım başvuru tarihinden önceki tarihli markasının, davacının yargılama konusu olan son başvurusu için «kazanılmış hak» oluşturmasının mümkün olamayacağı, başkasına ait «marka hakkına tecavüz» oluşturan bir tasarım başvurusunun reddinin gerektiği, yerleşik yargı uygulamasının da bu yönde olduğu, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı olarak bir fikri mülkiyet hakkının «yetkisiz» kullanımını içeren tasarıma yapılan itiraz üzerine, 6769 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca itirazın kabul edilmesi hâlinde sadece o kısmın tescilinin hükümsüz kılınacağına ilişkin bir hüküm 554 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de bulunmadığı, bu sebeple, davacının tasarımının marka unsuru çıkarılsa bile yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı «taşıyıp» taşımadığı yönünde ayrı bir inceleme yapılmasına da gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… oysa müvekkilinin başvurusunun konusu olan tasarımlar ile redde mesnet alınan tasarım ve markaların tamamen farklı olduğunu, başvuru konusu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» vasfına sahip bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2017/T-561 sayılı kararının iptaline ve 016/5602-1 ve 2 no.lu tasarımların tesciline karar verilmesini talep etmiş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» vasfını taşıdıklarını, İlk Derece Mahkemesi kararının marka hukukunun bütünsellik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sahip olduğu markaları korumak, geliştirmek ve seri marka yaratmak amacıyla ciddi yatırım yaptığını, tasarımların tescil ettirilmemesi halinde müvekkilinin ticari hayatının «olumsuz» etkileneceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · taşıyıcı · ortalama tüketici · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaGıda Turizm İnşaat Hizmetleri İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye devredildiği, «son» olarak anılan şirket tarafından 2009/37006 sayılı markanın davalı muterize, 2012/34742 sayılı markanın da davacıya devir olunduğu, tescilde öncelik ilkesinin birden fazla tescilin bulunduğu herhalde geçerli bulunduğu, buna göre tescil sahibinin aynı kişi olmasıyla farklı kişi olması arasında bir farklılık olmadığı, tescilde öncelik ilkesinin, birden fazla markanın sahibi olan kişi tarafından markaların farklı kişilere devri halinde de varlığını sürdürmeye devam edeceği, devrin ilkenin hukuki etkisini sona erdirmeyeceği, anılan hukuki ilkenin doğal sonucu olarak, yargılama konusu bakımından davalı muterizin davacı tasarım tescil başvurusuna itiraz hakkının bulunduğu, şu hale göre davacının tasarım başvuru tarihinden önceki tarihli markasının, davacının yargılama konusu olan son başvurusu için «kazanılmış hak» oluşturmasının mümkün olamayacağı, başkasına ait «marka hakkına tecavüz» oluşturan bir tasarım başvurusunun reddinin gerektiği, yerleşik yargı uygulamasının da bu yönde olduğu, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı olarak bir fikri mülkiyet hakkının «yetkisiz» kullanımını içeren tasarıma yapılan itiraz üzerine, 6769 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca itirazın kabul edilmesi hâlinde sadece o kısmın tescilinin hükümsüz kılınacağına ilişkin bir hüküm 554 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de bulunmadığı, bu sebeple, davacının tasarımının marka unsuru çıkarılsa bile yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı «taşıyıp» taşımadığı yönünde ayrı bir inceleme yapılmasına da gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Sİ ibaresinin bulunmasından kaynaklandığı, bir markanın aynısı veya benzerinin karışıklığa yol açacak biçimde aynı tür ürün ve hizmetlerin sunumunda kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davacının işletmesinin yerleşim düzeninde "BIG YELLOW TAKSİ" ibaresinin kullanıldığı görselin tasarım tesciline konu edilmesinin 554 ve 556 sayılı KHK sisteminde marka hakkını ihlal eden bir eylem olduğu, zira bu halin markanın köken gösterme işlevi bakımından karışıklığa neden olacağı, zira «ortalama tüketicilerin» her iki markanın aynı işletmeye ait olduğu veya idari veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde yanılgı yaşayacaklarının yüksek ihtimal olduğu, …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» vasfını taşıdıklarını, İlk Derece Mahkemesi kararının marka hukukunun bütünsellik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sahip olduğu markaları korumak, geliştirmek ve seri marka yaratmak amacıyla ciddi yatırım yaptığını, tasarımların tescil ettirilmemesi halinde müvekkilinin ticari hayatının «olumsuz» etkileneceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka tescili | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8359 E. 2023/2816 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine «husumetin» yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında «kazanılmış hak» iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve «iltibas» tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın «münhasıran» "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… inci sınıf "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" yönünden reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın YİDK tarafından başvurudan çıkarılan 43 üncü sınıf hizmetler yönünden kısmen kabul edildiğini, oysa redde mesnet marka ile müvekkilinin başvurusu arasında «iltibas» bulunmadığını, davalı şirketin 43 üncü sınıfta tescil alamadığı için kötü niyetle 32, 33 ve 35 inci sınıflarda "BENZİN" markasını tescil ettirdiğini, davalının mar …
… inci sınıf "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" benzer bulunduğundan taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi olduğunu, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… NZİN" ibareli marka ile redde mesnet "BENZİN" ibareli marka işaretlerinin aynı olduğu, anılan ibarenin taraf markaları kapsamında yer alan hizmetler yönünden yüksek «ayırt ediciliğe» sahip bulunduğu, dava konusu başvurunun reddine karar verilen 41 inci sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 35 inci sınıf" Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." nin benzer/ilişkili olduğu, davacının önceki markalarının «müktesep hak» teşkil etmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · dahili dava
Benzer bu kararda… NZİN" ibareli marka ile redde mesnet "BENZİN" ibareli marka işaretlerinin aynı olduğu, anılan ibarenin taraf markaları kapsamında yer alan hizmetler yönünden yüksek «ayırt ediciliğe» sahip bulunduğu, dava konusu başvurunun reddine karar verilen 41 inci sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 35 inci sınıf" Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." nin benzer/ilişkili olduğu, davacının önceki markalarının «müktesep hak» teşkil etmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… sının "BENZİN" ibaresinden oluştuğu, davacının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirmesi yapılırken, markaların benzerliği ile mal ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin unsurların birlikte gözönünde tutulması gerektiği, bu bağlamda davacının başvurusunun reddedildiği 41 inci sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri «dahil»)." ile redde mesnet marka kapsamında 35 inci sınıfta yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." nin ilgili olduğu, davacının 43 üncü sınıfta tescilli 2005/26609 sayılı "BENZİN" ibareli markasının, dava konusu başvurunun reddedildiği 41 inci sınıf bakımından davacı yararına «müktesep hak» teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… inci sınıf "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" yönünden reddine karar verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın YİDK tarafından başvurudan çıkarılan 43 üncü sınıf hizmetler yönünden kısmen kabul edildiğini, oysa redde mesnet marka ile müvekkilinin başvurusu arasında «iltibas» bulunmadığını, davalı şirketin 43 üncü sınıfta tescil alamadığı için kötü niyetle 32, 33 ve 35 inci sınıflarda "BENZİN" markasını tescil ettirdiğini, davalının mar …
… inci sınıf "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»)" benzer bulunduğundan taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi olduğunu, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6922 E. , 2024/3868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1311 Esas, 2023/1315 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı Kurum hakkındaki davanın kabulüne, davalı Şirket hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 20 ilde cafe, restoran işletmeciliği yaptığını, 2005/26609 ve 2012/34742 numaralı markalarının 43. sınıfta tescilli olduğunu, “BİG YELLOW TAXİ GASOLİNE ve BENZİN” markalarının cafe, restoran, bar işletmeciliği ve benzeri hizmetlerde kullanma hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, 29.06.2016 tarihinde önceki kazanılmış haklarına dayanarak seri marka oluşturmak ve tescilli markalarına çeşitlilik kazandırmak amacıyla “BİG YELLOW TAXİ” ibareli markasının tescili istemiyle başvuruda bulunduğunu, 2016/56652 numarası ile kaydedilen başvurunun davalı Kurumun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği kısmen reddedilerek başvuru kapsamından “yiyecek ve içecek sağlanması, geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakımı kreş hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri”nin çıkarıldığını, YİDK nezdinde yaptıkları itirazlarının 2016-M-12787 sayılı karar ile nihai olarak reddedildiğini, ancak redde mesnet 2016/36204 “BİG YELLOW TAXİ” markası ile davacı markasının bütünsellik açısından birbirinden farklı olduğunu, iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olmadığını ileri sürerek davalı TÜRKPATENT YİDK'in 28.12.2016 tarihli ve 12787 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasıyla başvuruya konu markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ( Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi) 01.03.2018 tarihli ve 2017/102 E., 2018/54 K. sayılı kararıyla; taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2019/1632 E., 2021/905 K. sayılı kararıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2016/56652 sayılı “BİG YELLOW TAXİ” ibareli davacı başvurusunun kapsamındaki 43. sınıf: “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması" hizmetleri ile redde mesnet 2016/36204 sayılı “BİG YELLOW TAXİ” ibareli markanın kapsamındaki 43. sınıf hizmetlerin aynı tür olduğu, davaya konu markalar arasında ibareler yönünden de mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet "BİG YELLOW TAXİ" ibaresinin özel bir yaratım ürünü olup ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu, davacının başvurusunda yer alan kelime ve şekil unsurlarının ise başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığı gibi taksi kavramını desteklediği, taraflar arasında açılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları ile suç duyurularının gerçek hak sahibi iddialarına dayalı olup, bu türden iddiaların 556 sayılı KHK 7/1 maddesi (b) bendine dayalı YİDK kararının iptaline ilişkin davada dinlenebilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar mahkemece zikredilen maddeye dayalı bu davada, redde mesnet marka sahibine husumetin yöneltilemeyeceği gözden kaçırılıp, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmemesi doğru değilse de istinaf kanun yoluna başvuranın sadece davacı olması karşısında bu yanlışlığın kararın kaldırılması nedeni yapılamadığı, davacı vekilinin sair istinaf başvurularının esastan reddi gerektiği ancak davacının diğer iddialarının yanında kazanılmış hak iddiasının da bulunduğu, mahkemece bu iddia konusunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacının bu iddiasının doğru olması halinde, davacının marka tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiği, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasının, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunmasının, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde 2005/26609 tescil sayılı “BİG YELLOW TAXİ BENZİN” ibareli markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunun ileri sürüldüğü, davacı tarafça bu markaya dayalı kazanılmış hak iddiasına ne YİDK aşamasında ne de dava dilekçesinde dayanılmadığı, o halde mahkemece bu markanın incelenmemesinin yerinde olduğu, ancak aksinin kabulü halinde dahi anılan markanın münhasıran "BENZİN" ibaresinden oluşması nedeniyle yukarıda açıklanan birinci maddede belirtilen, asli unsurların muhafaza edilmiş olması koşulunu sağlamadığı ve işbu dava konusu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamayacağı, davacının YİDK kararına itiraz ve dava aşamasında dayandığı 2012/34742 numaralı markasının tescil tarihinin ise 08.04.2013 olup anılan markanın 29.06.2016 tarihli işbu dava konusu başvuru yönünden yukarıda belirtilen eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması koşulunu sağlamadığı, davacının 2016/22316, 2016/33017 ve 2016/95719 sayılı markalarının da aynı nedenle davacı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin kararında, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesi yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek davayı reddi gerekirken davacının kazanılmış hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.03.2023 tarih, 2021/6552 E., ve 2023/1705 K., sayılı kararıyla; "1.Dava, mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacı marka başvurusunun mutlak nedenlerle reddine dair davalı TÜRKPATENT Kurumu YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. Davacının marka başvurusuna konu ibareler ile red gerekçesindeki markaya konu ibareler birebir aynı olmakla birlikte her iki markadaki şekil unsurlarının tamamen farklı olduğu bu nedenle markalar arasında "ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" bulunmadığı halde davanın kabulü gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
"2. Ayrıca, başvurunun mutlak nedenlerle reddine dair davalarda ret gerekçesi yapılan markanın sahibine husumet yöneltilemeyecek olup davalı şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken bu husus göz ardı edilerek esas yönünden karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle de re'sen bozulması gerekmiştir. gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. " gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamındaki gerekçeler doğrultusunda davalı Kurum hakkındaki davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline, davalı Şirket hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzurdaki davayı YİDK kararının iptali istemiyle açtıklarını, Yargıtay içtihatları gereğince YİDK kararının iptali istemine ilişkin davalarda davalı Kurum ve marka sahibi zorunlu dava arkadaşı olup bu nedenle husumeti davalı Kurum yanında davalı Şirket'e de yöneltiklerini, davalı Şirket hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında aynı veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki kararda isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ve davalı Kurum vekillerince yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045431100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz