Ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/753 E. 2024/3848 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6183 sayılı kanun↗ kamu alacağı↗ kar payı dağıtımı↗ ortaklıktan çıkma↗ resen terkin↗ kâr payı dağıtımı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ haklı sebep↗ kar payı↗ ek prim↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ kâr payı↗ esastan ret↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1557 E., 2021/475 K.
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eczacı olan müvekkilinin davalı şirkete %001 hisse ile ortak olduğunu, müvekkiline hiç kâr payı ödenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gönderilen ödeme emrinde şirketin prim borçlarının ödenmediğini, şirket ve yönetici ortaklardan tahsilinin de mümkün olmadığını ve müvekkiline müracaat edildiğini, müvekkilinin hissesi oranında kendisine tahakkuk ettirilen borcu ödediğini, müvekkilinin iyi niyet ve güveninin zedelendiğini, şirket ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini belirterek müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafın haklı sebep olarak kendisine kâr payı ödenmemesi ve SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen prim borçlarından kendi hissesine düşen kısmı ödemesi vakıalarına dayanıldığı, kâr payı ödenmemesi vakıası ile ilgili olarak; benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/2348 E. 2019/4042 K. sayılı ilamı dikkate alındığında, "...6102 sayılı TTK'nın 616. madde (6762 sayılı TTK'nin 539/4) hükmüne göre de, genel kurulca kar payının dağılması yönünde karar verilmedikçe, kar payının dağıtılması da mümkün bulunmamaktadır. Kârın dağıtılmasında anasözleşmedeki hükümlerin de ayrıca dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda, davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddiaları ispatlayamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denilmektedir. davacının bu yönde ileri sürdüğü vakıasının ortaklıktan çıkma bakımından haklı bir sebep teşkil etmediği,
SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen prim borçlarının kendi hissesine düşen kısmının ödemesinin yasal düzenleme gereği olduğu, davacının ortak olmasından kaynaklanan sorumluluklara da katlanması gerektiğinden haklı sebep olarak değerlendirilmeyeceği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı şirket kaydi öz sermayesini de koruduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken Betügül Ataseven'in vefat ettiği, dolayısıyla taraf ehliyeti sone erdiği halde karar başlığında adına yer verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinde sayılan hususların tadadi olmadığını, somut olayın özelliklerine göre şirketten çıkma için haklı sebeplerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, emsal bir kararda şirket müdürünün şirket ortağına bilgi vermekten kaçınmasının haklı neden olarak değerlendirildiğini, SGK primlerinin mükellef şirket tarafından ödenmemesinin şirket yönetiminde sergilenen ciddiyetten uzak gevşek tutumu gösterdiğini ve bu durumun haklı sebep olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.01.2018 tarihli ve 2016/5820 E. 2018/89 K. sayılı kararında, "Şirketin amacını gerçekleştiremeyecek derecede borca batık olduğu hususunun ispatı halinde haklı nedenin varlığı kabul edilebilirken, sadece şirketin gayrifaal olması ve primden doğan borçlarının bulunması ise haklı neden teşkil etmemektedir..." denildiği, somut olayda şirketin amacını gerçekleştiremeyecek derecede borca batık olduğu hususunun iddia ve ispat edilmediği, sadece şirketin gayrifaal olması ve primden doğan borçlarının bulunmasının haklı neden teşkil etmediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında usule dair itirazlarına kararda değinilmediğini, İlk Derece Mahkemesince ölü kişi hakkında karar tesis edildiğini, yargılamanın usule uygun yapılmadığını, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi dikkate alındığında, yani öncelikle şirketten tahsil edilmesi gereken kamu alacağının müvekkilinden talep edilip ödenmesine göre şirketin borç ödemekten aczinin sabit olduğunu, zira kamu alacağının şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilememiş olduğunu, istinaf mahkemesi kararında değinilen emsal karara göre şirketin borca batık olması halinin haklı sebep kabul edildiğini, yine şirketin gayri faal oluşunun arandığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda şirketin vergi mükellefiyetinin resen terk edildiğinin belirtildiğini, yani şirketin gayri faal olduğunun tespit edildiğini, kararda emsale aykırı hüküm oluşturulduğunu, muhalefet şerhindeki gerekçenin doğru olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirkette ortak olan davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bazı kararları emsal gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; ortaklıktan çıkma talebi ile ilgili olarak somut her bir olaya göre çıkma için haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
2. Dosyada bulunan SGK yazı cevabına göre davacı pay sahibinin, 2015-2017 yıllarına ilişkin prim borçlarını hissesine düşen oranda ödediği, davacının kâr payı almadığı ve şirketin 2016 yılı kaydi öz sermayesinin 729.619,85 TL olduğu, borca batık olmadığı halde, iki ortaklı şirkette, diğer hakim ortağın yönetici sıfatıyla şirket işlerinde gerekli özeni göstermemesinin sonucu olarak, şirketin prim borçlarını ödemek zorunda bırakılan küçük pay sahibi davacının ortaklığa devam etmesinin beklenemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5820 E. 2018/89 K.
Ortak:haklı sebep · ek prim · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, davacının «haklı sebep» olarak ileri sürdüğü iddiaları ispatlayamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denilmektedir. davacının bu yönde ileri sürdüğü vakıasının «ortaklıktan çıkma» bakımından haklı bir sebep teşkil etmediği, SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen «prim» borçlarının kendi hissesine düşen kısmının ödemesinin yasal düzenleme gereği olduğu, davacının ortak olmasından kaynaklanan sorumluluklara da katlanması gerektiğinden haklı sebep olarak değerlendirilmeyeceği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı şirket «kaydi» öz sermayesini de koruduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafın «haklı sebep» olarak kendisine kâr «payı» ödenmemesi ve SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen «prim» borçlarından kendi hissesine düşen kısmı ödemesi vakıalarına dayanıldığı, kâr payı ödenmemesi vakıası ile ilgili olarak; benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 11.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken Betügül Ataseven'in vefat ettiği, dolayısıyla taraf «ehliyeti» sone erdiği halde karar başlığında adına yer verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinde sayılan hususların tadadi olmadığını, somut olayın özelliklerine göre şirketten çıkma için haklı sebeplerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, emsal bir kararda şirket müdürünün şirket ortağına bilgi vermekten kaçınmasının haklı neden olarak değerlendirildiğini, SGK «primlerinin» mükellef şirket tarafından ödenmemesinin şirket yönetiminde sergilenen ciddiyetten uzak gevşek tutumu gösterdiğini ve bu durumun «haklı sebep» olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDavacı taraf çıkma istemine «haklı sebep» olarak şirketin gayrifaal olduğunu, diğer davalı ...'in dava dışı şirketin işçilerini davalı şirkette çalışan göstermek suretiyle ... «kaydı» yaptırdığını, bu nedenle de davalı şirketin 300.000 TL «prim» borcu olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda, davacı tarafça şirketin amacını gerçekleştiremeyecek derecede borca batık olduğu ya da dava dışı şirketin işçilerinin davalı şirkette çalışan olarak gösterilmek suretiyle ...'ye «prim» borcu doğduğu hususunun ispat edilmesi gerekli iken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · denetime elverişlilik · tüzel kişilik · limited şirket · dava sebebi · husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporları içeriğinin dosyadaki karşılıklı iddiaları ve talepleri yansıttığı ve ayrıca Yargıtay «denetimine elverişli» olduğu, dosyada toplanan ... bilgileri ve davacının iddiaları ile davalı tarafın kendi lehine olabilecek delilleri ve «defterleri» ihtarlı tebliğe rağmen sunmadığı, dosyadaki mevcut delil durumu çerçevesinde artık davacı vekilinin davasını kanıtladığı, gerekçesiyle davanın kabulüne karar veril …
1-Dava, «limited şirket ortağının» şirketten çıkma istemine ilişkindir.
Haklı sebep kavramının her somut olayda mahkeme tarafından takdir edilmesi gerekmekle birlikte, ortaya konulan haklı «sebebin» nesnel ve objektif ölçülere uygun olması gerekir.
2- Limited şirketten çıkma izni davaları kural olarak şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek açılması gerekmektedir.
-
Şirketin fesih ve tasfiyesi | Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1169 E. 2010/7133 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · zayi · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin sermayesinin «zayi» olduğu, borca batık bulunduğu, faal durumda olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dava, şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de davalı, «şirketin feshine» davacının kendi kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu itiraz olarak ileri sürdüğüne göre, anılan husus araştırılmadan hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/753 E. , 2024/3848 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1406 Esas, 2022/1887 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1557 E., 2021/475 K.
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eczacı olan müvekkilinin davalı şirkete %001 hisse ile ortak olduğunu, müvekkiline hiç kâr payı ödenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gönderilen ödeme emrinde şirketin prim borçlarının ödenmediğini, şirket ve yönetici ortaklardan tahsilinin de mümkün olmadığını ve müvekkiline müracaat edildiğini, müvekkilinin hissesi oranında kendisine tahakkuk ettirilen borcu ödediğini, müvekkilinin iyi niyet ve güveninin zedelendiğini, şirket ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini belirterek müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafın haklı sebep olarak kendisine kâr payı ödenmemesi ve SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen prim borçlarından kendi hissesine düşen kısmı ödemesi vakıalarına dayanıldığı, kâr payı ödenmemesi vakıası ile ilgili olarak; benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/2348 E. 2019/4042 K. sayılı ilamı dikkate alındığında, "...6102 sayılı TTK'nın 616. madde (6762 sayılı TTK'nin 539/4) hükmüne göre de, genel kurulca kar payının dağılması yönünde karar verilmedikçe, kar payının dağıtılması da mümkün bulunmamaktadır. Kârın dağıtılmasında anasözleşmedeki hükümlerin de ayrıca dikkate alınması gerekmektedir.
Bu durumda, davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddiaları ispatlayamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denilmektedir. davacının bu yönde ileri sürdüğü vakıasının ortaklıktan çıkma bakımından haklı bir sebep teşkil etmediği,
SGK tarafından şirkete tahakkuk ettirilen prim borçlarının kendi hissesine düşen kısmının ödemesinin yasal düzenleme gereği olduğu, davacının ortak olmasından kaynaklanan sorumluluklara da katlanması gerektiğinden haklı sebep olarak değerlendirilmeyeceği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı şirket kaydi öz sermayesini de koruduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama devam ederken Betügül Ataseven'in vefat ettiği, dolayısıyla taraf ehliyeti sone erdiği halde karar başlığında adına yer verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinde sayılan hususların tadadi olmadığını, somut olayın özelliklerine göre şirketten çıkma için haklı sebeplerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, emsal bir kararda şirket müdürünün şirket ortağına bilgi vermekten kaçınmasının haklı neden olarak değerlendirildiğini, SGK primlerinin mükellef şirket tarafından ödenmemesinin şirket yönetiminde sergilenen ciddiyetten uzak gevşek tutumu gösterdiğini ve bu durumun haklı sebep olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.01.2018 tarihli ve 2016/5820 E. 2018/89 K. sayılı kararında, "Şirketin amacını gerçekleştiremeyecek derecede borca batık olduğu hususunun ispatı halinde haklı nedenin varlığı kabul edilebilirken, sadece şirketin gayrifaal olması ve primden doğan borçlarının bulunması ise haklı neden teşkil etmemektedir..." denildiği, somut olayda şirketin amacını gerçekleştiremeyecek derecede borca batık olduğu hususunun iddia ve ispat edilmediği, sadece şirketin gayrifaal olması ve primden doğan borçlarının bulunmasının haklı neden teşkil etmediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında usule dair itirazlarına kararda değinilmediğini, İlk Derece Mahkemesince ölü kişi hakkında karar tesis edildiğini, yargılamanın usule uygun yapılmadığını, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi dikkate alındığında, yani öncelikle şirketten tahsil edilmesi gereken kamu alacağının müvekkilinden talep edilip ödenmesine göre şirketin borç ödemekten aczinin sabit olduğunu, zira kamu alacağının şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilememiş olduğunu, istinaf mahkemesi kararında değinilen emsal karara göre şirketin borca batık olması halinin haklı sebep kabul edildiğini, yine şirketin gayri faal oluşunun arandığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda şirketin vergi mükellefiyetinin resen terk edildiğinin belirtildiğini, yani şirketin gayri faal olduğunun tespit edildiğini, kararda emsale aykırı hüküm oluşturulduğunu, muhalefet şerhindeki gerekçenin doğru olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirkette ortak olan davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bazı kararları emsal gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; ortaklıktan çıkma talebi ile ilgili olarak somut her bir olaya göre çıkma için haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
2. Dosyada bulunan SGK yazı cevabına göre davacı pay sahibinin, 2015-2017 yıllarına ilişkin prim borçlarını hissesine düşen oranda ödediği, davacının kâr payı almadığı ve şirketin 2016 yılı kaydi öz sermayesinin 729.619,85 TL olduğu, borca batık olmadığı halde, iki ortaklı şirkette, diğer hakim ortağın yönetici sıfatıyla şirket işlerinde gerekli özeni göstermemesinin sonucu olarak, şirketin prim borçlarını ödemek zorunda bırakılan küçük pay sahibi davacının ortaklığa devam etmesinin beklenemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045318400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz