6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12875 E. 2011/17817 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi şirket zararı alacak davası

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440 · TTK — TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, TTK’nun 556. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 309.maddesi hükmü uyarınca pay sahiplerinin şirketi zarara uğratan yönetici ortaklar aleyhine böyle bir davayı açabilecekleri, tazminatın ortaklık yararına istenebileceği, şirketin zararı söz konusu iken tarafların zarar tutarının kendilerine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle her iki tarafın alacak davalarının reddine, ortakların birbirlerine karşı güvenlerini yitirdikleri, şirketin 2003 yılından sonra sürekli zarar ettiği ve faal olmadığı, gayrı menkullerinin satışının şirketçe alınan bir karara dayanmaksızın yapılması ve gelirlerin kayıtlara intikal ettirilmemesi gerekçesiyle şirketin feshine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.07.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.

Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/276 E. 2011/8161 K.

    Ortak:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12875 E.  ,  2011/17817 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/09/2009 gün ve 2006/361-2009/433 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.07.2011 gün ve 2010/276 - 2011/8161 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şahısların davalı limited şirkette 1/3 oranında hisse sahibi olduklarını, şirkette temsil yetkisinin 2 ortağın müşterek imzası ile kullanıldığını, davalı iki ortağın şirkete ait gayrı menkulleri müvekkilinden habersiz 3. kişilere muvazaalı olarak devrettiklerini, şirketin hesaplarının boşaltıldığını, kötü niyetli olarak yapılan tüm bu işlemler nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını ve diğer ortaklara güvenini yitirdiğini ileri sürerek, TTK’nun 549/4.maddeye göre şirketin haklı nedenle feshini ve şimdilik 80.000,00 TL zararının davalı ortaklardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacılar vekili, iddiaların gerçek dışı olduğunu, gayrı menkullerin tamamının şirketin işlerinin yürütülebilmesi amacı ile nakit ihtiyacının karşılanması için teminat olarak verildiğini savunarak davanın reddini, şirketin borçlarından dolayı yapılan ödemelere davacının katılmadığını ileri sürerek, davacının 1/3 hissesine tekabül eden 72.321,96 TL’nın davacıdan tahsili ile müvekkili ortaklara verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, TTK’nun 556. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 309.maddesi hükmü uyarınca pay sahiplerinin şirketi zarara uğratan yönetici ortaklar aleyhine böyle bir davayı açabilecekleri, tazminatın ortaklık yararına istenebileceği, şirketin zararı söz konusu iken tarafların zarar tutarının kendilerine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle her iki tarafın alacak davalarının reddine, ortakların birbirlerine karşı güvenlerini yitirdikleri, şirketin 2003 yılından sonra sürekli zarar ettiği ve faal olmadığı, gayrı menkullerinin satışının şirketçe alınan bir karara dayanmaksızın yapılması ve gelirlerin kayıtlara intikal ettirilmemesi gerekçesiyle şirketin feshine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.07.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.

Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045116800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.