Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/276 E. 2011/8161 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi↗ şirket zararı↗ alacak davası↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK’nun 556. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 309.maddesi hükmü uyarınca pay sahiplerinin şirketi zarara uğratan yönetici ortaklar aleyhine böyle bir davayı açabilecekleri, tazminatın ortaklık yararına istenebileceği, şirketin zararı söz konusu iken tarafların zarar tutarının kendilerine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle her iki tarafın alacak davalarının reddine, ortakların birbirlerine karşı güvenlerini yitirdikleri, şirketin 2003 yılından sonra sürekli zarar ettiği ve faal olmadığı, gayrı menkullerinin satışının şirketçe alınan bir karara dayanmaksızın yapılması ve gelirlerin kayıtlara intikal ettirilmemesi gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12875 E. 2011/17817 K.
Ortak:şirketin feshi · şirket zararı · alacak davası
İncelediğiniz kararda… ece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK’nun 556. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 309.maddesi hükmü uyarınca pay sahiplerinin «şirketi zarara» uğratan yönetici ortaklar aleyhine böyle bir davayı açabilecekleri, tazminatın ortaklık yararına istenebileceği, şirketin zararı söz konusu iken tarafların zarar tutarının kendilerine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle her iki tarafın «alacak davalarının» reddine, ortakların birbirlerine karşı güvenlerini yitirdikleri, şirketin 2003 yılından sonra sürekli zarar ettiği ve faal olmadığı, gayrı menkullerinin satışının şirketçe alınan bir karara dayanmaksızın yapılması ve gelirlerin kayıtlara intikal ettirilmemesi gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK’nun 556. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 309.maddesi hükmü uyarınca pay sahiplerinin «şirketi zarara» uğratan yönetici ortaklar aleyhine böyle bir davayı açabilecekleri, tazminatın ortaklık yararına istenebileceği, şirketin zararı söz konusu iken tarafların zarar tutarının kendilerine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle her iki tarafın «alacak davalarının» reddine, ortakların birbirlerine karşı güvenlerini yitirdikleri, şirketin 2003 yılından sonra sürekli zarar ettiği ve faal olmadığı, gayrı menkullerinin satışının şirketçe alınan bir karara dayanmaksızın yapılması ve gelirlerin kayıtlara intikal ettirilmemesi gerekçesiyle «şirketin feshine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.07.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/276 E. , 2011/8161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.09.2009 tarih ve 2006/361 - 2009/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şahısların davalı limited şirkette 1/3 oranında hisse sahibi olduklarını, şirkette temsil yetkisinin 2 ortağın müşterek imzası ile kullanıldığını, davalı iki ortağın şirkete ait gayrı menkulleri müvekkilinden habersiz 3. kişilere muvazaalı olarak devrettiklerini, şirketin hesaplarının boşaltıldığını, kötü niyetli olarak yapılan tüm bu işlemler nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını ve diğer ortaklara güvenini yitirdiğini ileri sürerek, TTK’nun 549/4.maddeye göre şirketin haklı nedenle feshini ve şimdilik 80.000,00 TL zararının davalı ortaklardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili, iddiaların gerçek dışı olduğunu, gayrı menkullerin tamamının şirketin işlerinin yürütülebilmesi amacı ile nakit ihtiyacının karşılanması için teminat olarak verildiğini savunarak davanın reddini, şirketin borçlarından dolayı yapılan ödemelere davacının katılmadığını ileri sürerek, davacının 1/3 hissesine tekabül eden 72.321,96 TL’nın davacıdan tahsili ile müvekkili ortaklara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK’nun 556. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 309.maddesi hükmü uyarınca pay sahiplerinin şirketi zarara uğratan yönetici ortaklar aleyhine böyle bir davayı açabilecekleri, tazminatın ortaklık yararına istenebileceği, şirketin zararı söz konusu iken tarafların zarar tutarının kendilerine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle her iki tarafın alacak davalarının reddine, ortakların birbirlerine karşı güvenlerini yitirdikleri, şirketin 2003 yılından sonra sürekli zarar ettiği ve faal olmadığı, gayrı menkullerinin satışının şirketçe alınan bir karara dayanmaksızın yapılması ve gelirlerin kayıtlara intikal ettirilmemesi gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030401800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz