6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1 E. 2024/3729 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet tarihi kefalet limiti kefalet sözleşmesi müteselsil kefil denetime elverişlilik kefalet genel kredi sözleşmesi kefil esastan ret geçersizlik kredi sözleşmesi icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 583 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/423 E., 2020/21 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla sadece imzalarının bulunduğunu, kefaletin şekil koşullarına uygun olmadığını, sözleşmede yer alan kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet türü ve kefalet tarihi yazılarının müvekkillerinin eli ürünü olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile kefalet sözleşmesinde yer alan yazılarla davalıların yazıları arasında uyum ve benzerlik bulunmadığının belirlendiği, davalıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesine uygun koşulları taşıyacak şekilde kefaletleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, adli tıp kurumundan rapor alınması yönündeki taleplerine itibar edilmeyerek eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu, davalı şirket yetkililerinin mukayeseye esas imza ve yazı örneklerinin ilgili yerlerden celp edilmediğini, imza ve yazı incelemesi için dava tarihine en yakın tarihli mukayeseye esas örneklerin ilgili yerlerden istenerek dosyaya kazandırılması gerektiğini, fotokopi belge üzerinden inceleme yapıldığını, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 09.07.2012 ve 18.10.2012 tarihli kefalet sözleşmelerinde yer alan kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limitine ilişkin el yazılarının davalı ... ve diğer davalı şirketin sözleşme tarihindeki yetkililerinin eli ürünü olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davalıların 09.07.2012 ve 18.10.2012 tarihli kefalet sözleşmelerinde yer alan kefaletlerinin 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesindeki şekil koşullarına uygun olmadığı, kefaletlerin geçersiz olduğu, davalıların geçersiz kefalet sözleşmesi nedeniyle borçtan sorumlu tutulamayacakları gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/465 E. 2018/7493 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17931 E. 2015/954 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1 E.  ,  2024/3729 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1186 Esas, 2022/1242 Karar

HÜKÜM

Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/423 E., 2020/21 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla sadece imzalarının bulunduğunu, kefaletin şekil koşullarına uygun olmadığını, sözleşmede yer alan kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet türü ve kefalet tarihi yazılarının müvekkillerinin eli ürünü olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile kefalet sözleşmesinde yer alan yazılarla davalıların yazıları arasında uyum ve benzerlik bulunmadığının belirlendiği, davalıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesine uygun koşulları taşıyacak şekilde kefaletleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, adli tıp kurumundan rapor alınması yönündeki taleplerine itibar edilmeyerek eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu, davalı şirket yetkililerinin mukayeseye esas imza ve yazı örneklerinin ilgili yerlerden celp edilmediğini, imza ve yazı incelemesi için dava tarihine en yakın tarihli mukayeseye esas örneklerin ilgili yerlerden istenerek dosyaya kazandırılması gerektiğini, fotokopi belge üzerinden inceleme yapıldığını, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 09.07.2012 ve 18.10.2012 tarihli kefalet sözleşmelerinde yer alan kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limitine ilişkin el yazılarının davalı ... ve diğer davalı şirketin sözleşme tarihindeki yetkililerinin eli ürünü olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davalıların 09.07.2012 ve 18.10.2012 tarihli kefalet sözleşmelerinde yer alan kefaletlerinin 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesindeki şekil koşullarına uygun olmadığı, kefaletlerin geçersiz olduğu, davalıların geçersiz kefalet sözleşmesi nedeniyle borçtan sorumlu tutulamayacakları gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044013500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.