6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1906 E. 2013/19116 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz mükerrerlik hakkaniyet dürüstlük kuralı ticaret unvanı olumsuz oy hak düşürücü süre marka hakkına tecavüz kâr kaybı maddi ve manevi tazminat maddi tazminat yasal faiz haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TMK — TMK 2

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların kullandığı markada esas unsurun "KAFKAS" ibaresi olduğu, markalar arasında bağlantı kurulması mümkün olup iltibas oluşturacak kadar benzer oldukları, kuyumculuk sektöründe KAFKAS ibaresini ilk kullanan ve gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu ancak davalının markasının esaslı unsurlarını yaklaşık 14 yıldır tescilsiz kullandığı gözetildiğinde davacı şirketin sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı, davalı markasının hükümsüzlüğünün istenmesinin MK’nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olacağı, davalı tarafça marka ve unvanının tescil edildiği biçimde değil, davacının marka ve ticaret unvanıyla benzeşmeye yol açacak biçimde "KAFKAS KUYUMCULUK" olarak kullanıldığı, bu kullanımın hakkaniyete uygun olmayıp davacının markasına ve ticaret unvanına tecavüz oluşturduğu, davalı tarafın kusurlu olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafın "KAFKAS KUYUMCULUK" olarak kullanımının davacı şirketin ticaret unvanına tecavüz oluşturduğu ve haksız rekabet olduğunun tespitine, davalı adına tescilli "... KAFKAS KUYUMCULUK" ibareli 2008 51684 nolu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin istemin MK’nın 2. maddesi nazara alınarak reddine, bu kapsamda davacı tarafın markasına tecavüzün tespiti isteminin reddine, toplam 16.493,00 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 11.493,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafça davaya konu markasının tescil ettirildiğinden farklı biçimde kullanıldığı ve bu kullanmanın da davacı tarafın tescilli 2004/38145 sayılı markasına tecavüz niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin dava, davalı tarafça markasının esaslı unsurlarının yaklaşık 14 yıldır tescilsiz kullandığı ve davacı şirketin sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı, hükümsüzlük isteminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olacağı gerekçesi ile reddedilmiştir. Ancak, asıl olan markada tescil ve öncelik ilkesi olup 556 sayılı KHK hükümleri itibariyle önceki markayla aynı veya benzer olan işaretlerin mükerrer olarak sicile tescili kural olarak mümkün değildir. Kaldı ki, davacıya ait marka 23.11.2004 tarihinde ve davalıya ait marka tescil tarihi olan 01.09.2008 tarihinden önce tescil edilmiş olup somut davanın sicile tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve davacı tarafın, tescilli markasının kendisine verdiği hak ve yetkileri kullanabilecek durumda bulunduğu da dikkate alındığında, dava hakkının kullanılmasının TMK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğundan söz edilmesi mümkün değildir.

3- Ayrıca, dava dilekçesinde, davalı tarafça yapılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitinin yanı sıra hükümsüzlük kararının sicile işlenmesinin de talep edilmiş olduğu halde bu konularda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5293 E. 2019/6513 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/257 E. 2023/7077 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Ünvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17699 E. 2015/6295 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/1906 E.  ,  2013/19116 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 19.07.2012 tarih ve 2010/101-2012/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili firmanın 23.11.2004 tarihli 2004/38145 tescil numaralı "KAFKAS JEWELLERY" markasının sahibi olduğunu ve "KAFKAS" markası ile tanınır hale geldiğini, müvekkilinin markasıyla aynı sınıflarda tescilli olan davalı adına kayıtlı "... KAFKAS KUYUMCULUK" markasının tüketici nezdinde karışıklığa yol açtığı, müvekkilinin tanınmış markasının ayırt ediciliğine zarar verdiğini, markalar arasında iltibas oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescil edilmiş olan 2008/51684 tescil numaralı "... KAFKAS KUYUMCULUK" markasının hükümsüz kılınmasını ve hükümsüzlük kararının sicile işlenmesini, marka hakkına tecavüzün tespitini ve önlenmesini, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, hükmün ilanını, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000.00 TL maddi tazminat ile 2.000.00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, 19.07.2012 tarihinde maddi tazminat istemini 16.493,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin 1991 yılından itibaren “KAFKAS KUYUMCULUK - ...” unvanını ile faaliyette bulunduğunu, 1996 yılında da bu unvanla Ticaret Odasına kaydının yapıldığını, davacının bu süre içinde sessiz kaldığı için davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça tescilli markasının tescil edildiği şekilde kullanması halinde dava konusu marka ile arasında bir iltibasın oluşmayacağını, "Kafkas" ibaresinin bir çok firmaca kullanıldığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların kullandığı markada esas unsurun "KAFKAS" ibaresi olduğu, markalar arasında bağlantı kurulması mümkün olup iltibas oluşturacak kadar benzer oldukları, kuyumculuk sektöründe KAFKAS ibaresini ilk kullanan ve gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu ancak davalının markasının esaslı unsurlarını yaklaşık 14 yıldır tescilsiz kullandığı gözetildiğinde davacı şirketin sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı, davalı markasının hükümsüzlüğünün istenmesinin MK’nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olacağı, davalı tarafça marka ve unvanının tescil edildiği biçimde değil, davacının marka ve ticaret unvanıyla benzeşmeye yol açacak biçimde "KAFKAS KUYUMCULUK" olarak kullanıldığı, bu kullanımın hakkaniyete uygun olmayıp davacının markasına ve ticaret unvanına tecavüz oluşturduğu, davalı tarafın kusurlu olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafın "KAFKAS KUYUMCULUK" olarak kullanımının davacı şirketin ticaret unvanına tecavüz oluşturduğu ve haksız rekabet olduğunun tespitine, davalı adına tescilli "...

KAFKAS KUYUMCULUK" ibareli 2008 51684 nolu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin istemin MK’nın 2. maddesi nazara alınarak reddine, bu kapsamda davacı tarafın markasına tecavüzün tespiti isteminin reddine, toplam 16.493,00 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 11.493,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafça davaya konu markasının tescil ettirildiğinden farklı biçimde kullanıldığı ve bu kullanmanın da davacı tarafın tescilli 2004/38145 sayılı markasına tecavüz niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin dava, davalı tarafça markasının esaslı unsurlarının yaklaşık 14 yıldır tescilsiz kullandığı ve davacı şirketin sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı, hükümsüzlük isteminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olacağı gerekçesi ile reddedilmiştir. Ancak, asıl olan markada tescil ve öncelik ilkesi olup 556 sayılı KHK hükümleri itibariyle önceki markayla aynı veya benzer olan işaretlerin mükerrer olarak sicile tescili kural olarak mümkün değildir. Kaldı ki, davacıya ait marka 23.11.2004 tarihinde ve davalıya ait marka tescil tarihi olan 01.09.2008 tarihinden önce tescil edilmiş olup somut davanın sicile tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve davacı tarafın, tescilli markasının kendisine verdiği hak ve yetkileri kullanabilecek durumda bulunduğu da dikkate alındığında, dava hakkının kullanılmasının TMK’nın 2.

maddesine aykırılık oluşturduğundan söz edilmesi mümkün değildir.

3- Ayrıca, dava dilekçesinde, davalı tarafça yapılan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitinin yanı sıra hükümsüzlük kararının sicile işlenmesinin de talep edilmiş olduğu halde bu konularda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.239,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043954200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.