Kayyum atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1053 E. 2010/12053 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyum atanması↗ limited şirket ortağı↗ ortaklıktan çıkma↗ rayiç değer↗ ortaklıktan çıkarılma↗ tefrik↗ malvarlığına ilişkin dava↗ kira sözleşmesi↗ mahsup↗ limited şirket↗ kâr payı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaların tefriki yönündeki davalılar talebinin yerinde görülerek davalılar açısından davanın tefrikine karar verildiği, somut dosya davacılar ..., ... ile davalı ... İnşaat Turz. Tic. Ltd. Şti. arasında görüldüğü, birbirleri ile akraba olan şirket ortakları arasında geçimsizlik olduğu, bu geçimsizliğin şirketin işleyişine de yansıdığı, ortaklar arasındaki barışın kalkması nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkma taleplerinin yerinde olduğu, 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek rapor ile davacıların hisselerine tekabül eden alacaklarının belirlendiği sonucuna varılarak, davacıların şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin taleplerinin kabulü ile davacılar ... ve ...'ın davalı ... İnşaat Turz. Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmalarına, davacı ... için 93.564,00 YTL ve davacı ... için 4.881,60 YTL hisse karşılığının davalı şirketten alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketteki hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda limited şirketin malvarlığında kabul edilen araçların piyasa rayiç değeri tespit edilmiş, 2007 yılında satışı yapılan kıymetler ile sabit varlıkların haricindeki borç ve alacakların 2007/Eylül mizanında var olan değerler üzerinden hesaplamalara esas alındığı raporda belirtilmiştir. Davalı vekili, şirket adına kayıtlı olmayan araçların rayiç değerlerinin de hesaplamaya esas alınmasının doğru olmadığını, davacı tarafa ait sermaye borçlarının da hisse değerinden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, bilirkişi rapor ve ek raporlarına itiraz etmiştir.
TTK’nun 551/3 maddesi hükmü uyarınca limited şirket ortağının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine dair verilen karar inşai nitelikte olduğundan kesinleşme tarihinde hüküm ifade edecektir. Bu durumda, talebe bağlı kalınarak çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi gerekecektir. Davacılara ödenecek hisse bedelinin tespitinde, dava tarihindenönce satılarak şirket malvarlığından çıkan araçların rayiç değerleri yerine satış bedelinin esas alınması gerekmektedir. Mahkemece, dava tarihinden önce satılmak suretiyle şirket malvarlığından çıkan araçların hangileri olduğu konusunda gerektiğince bu araçların trafik kayıtlarının getirtilmesi, davalı tarafından sunulan kira sözleşmeleri karşısında şirket tarafından satılan araçların satım tarihinden sonra şirket adına kira sözleşmesi yapılmış ise, buradaki çelişkili durumun açıklığa kavuşturulması ve buna göre hangi araçların şirket malvarlığında değerlendirilmesi gerekeceğinin tereddüde mahal bırakılmaksızın belirlenmesi gerekirken, bu konudaki davalı taraf itirazlarının cevaplandırılmaması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davalı vekili davacı tarafın artan sermeye nedeniyle ödenmemiş sermaye borcunun da işbu davada belirlenecek davacı taraf alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş olup, 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda “ödenmemiş sermaye grubunda 17.954,90 YTL ödenmemiş sermayenin özvarlık hesabında dikkate alındığı” belirtilmiş olmakla birlikte, bahsi geçen ödenmemiş sermayenin hangi ortağa ait olduğu konusunda bir açıklık bulunmamaktadır.
Mahkemece, davalı şirket tarafından dava tarihinden önce satılan araç olup olmadığı, davacı tarafın ödenmemiş sermaye borcu olup olmadığı belirlenerek, bu konudaki davalı vekilinin ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1055 E. 2010/12001 K.
Ortak:kayyum atanması · limited şirket ortağı · ortaklıktan çıkma · rayiç değer · ortaklıktan çıkarılma · mahsup · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, davacıların davalı şirket «ortaklığından çıkarılmasına» ve şirketteki hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete «kayyum atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda «limited şirketin» «malvarlığında» kabul edilen araçların piyasa «rayiç değeri» tespit edilmiş, 2007 yılında satışı yapılan kıymetler ile sabit varlıkların haricindeki borç ve alacakların 2007/Eylül mizanında var olan değerler üzerinden hesaplamalara esas alındığı raporda belirtilmiştir.
Davalı vekili, şirket adına kayıtlı olmayan araçların «rayiç değerlerinin» de hesaplamaya esas alınmasının doğru olmadığını, davacı tarafa ait sermaye borçlarının da hisse değerinden «mahsup» edilmesi gerektiğini belirterek, bilirkişi rapor ve ek raporlarına itiraz etmiştir.
Benzer bu kararda… leyişine de yansıdığı, ortaklar arasındaki barışın kalkması nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, bu nedenle davacının, davalı şirket «ortaklığından çıkma» talebinin yerinde olduğu, davacının hissesine tekabül eden sermaye «payının» 9.289,60 YTL olup, davacı tarafından çekilen miktarın 10.033,00 YTL olduğu görülmekle, bu miktarın sermayesinden «mahsup» edilmesi gerektiği davacının davalı şirketten hisse alacağı kalmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin talebinin kabulü ile davalı . …
Dava, davacının şirket «ortaklığından çıkarılmasına» ve şirketteki hak ve hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete «kayyum atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının hissesine tekabül eden sermaye «payının» 9.289,60 YTL olup, davacı tarafından şirketten çekilen miktarın 10.033,00 YTL olduğu görülmekle, bu miktarın sermayesinden «mahsup» edilmesi gerektiği, bu ...mda davacının davalı şirketten hisse alacağının kalmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin talebinin kabulü ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · ticari defter · ek tasfiye · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece alınan 23.01.2008 tarihli asıl ve 08.05.2008 ve 06.10.2008 tarihli ek raporlarda, davalı şirkete ait «ticari defterlerin» usulune uygun olmadığı, şirket bilançolarının yıllar itibariyle ciddi hesap hataları içerdiği, şirketin yasal defterlerine dayalı olarak işletme özvarlığını özvarlık üzerindeki ortakların haklarını tereddüte mahal bırakmadan tesbit etmenin olanaklı olmadığı, işletme aktifinin «keşif» sırasında fiili tesbitlere dayalı olarak şirket aktifine kayıtlı sabit kıymetlerin değerlendirilmesi suretiyle, şirket borçlarnın ise defter kayıtları dışında veri …
Akaryakıt Tic.Ltd.Şti. ortaklığından çıkmasına, davacının şirket hisseleri karşılığı alacak talebinin reddine,...'in kayyumluğuna «son» verilmesine, şirket yöneticilerinin yetkilerinin iadesine karar verilmiştir.
Akaryakıt Tic.Ltd.Şti. ortaklığından çıkmasına, davacının şirket hisseleri karşılığı alacak talebinin reddine,...'in kayyumluğuna «son» verilmesine, şirket yöneticilerinin yetkilerinin iadesine karar verilmiş ise de, davacının ayrılma «payının» tesbiti yönünden yapılan inceleme yeterli değildir.
Davacı vekili alınan bilirkişi raporlarına ayrıntılı olarak ve ciddi nedenlerle itiraz etmiş ve «son» celse de şirket ortaklarının yakınlarına gerçekte olmayan bir borçlandırma yapıldığını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1993 E. 2011/5527 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · mahsup · kâr payı
İncelediğiniz kararda… irketin işleyişine de yansıdığı, ortaklar arasındaki barışın kalkması nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, davacıların davalı şirket «ortaklığından çıkma» taleplerinin yerinde olduğu, 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek rapor ile davacıların hisselerine tekabül eden alacaklarının belirlendiği sonucuna varılarak, davacıla …
Davalı vekili, şirket adına kayıtlı olmayan araçların «rayiç değerlerinin» de hesaplamaya esas alınmasının doğru olmadığını, davacı tarafa ait sermaye borçlarının da hisse değerinden «mahsup» edilmesi gerektiğini belirterek, bilirkişi rapor ve ek raporlarına itiraz etmiştir.
Bu durumda, talebe bağlı kalınarak çıkarılan ortağın sermaye «payı» hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin «rayiç değerinin» belirlenmesi gerekecektir.
Benzer bu kararda… geçimsizlik olduğu, bu geçimsizliğin şirketin işleyişine de yansıdığı, şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, bu nedenle davacının davalı şirket «ortaklığından çıkma» talebinin yerinde olduğu, davacının hissesine tekabül eden sermaye «payının» 9.289,60 YTL olup davacı tarafından çekilen miktarın 10.033,00 YTL olduğu görülmekle bu miktarın sermayesinden «mahsup» edilmesi gerektiği davacının davalı şirketten hisse alacağı kalmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin talebinin kabulü ile davalı A …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti. ortaklığından çıkmasına, davacının şirket hisseleri karşılığı alacak talebinin reddine, Bedri Keskin'in «kayyımlığına» «son» verilmesine şirket yöneticilerinin yetkilerinin iadesine dair verilen karar davacı ... vekilinin temyizi üzerine bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15543 E. 2017/214 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarılma
İncelediğiniz karardaDava, davacıların davalı şirket «ortaklığından çıkarılmasına» ve şirketteki hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete «kayyum atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞirketi'nin 15/05/2011 tarihli 2011/4 sayılı davacı ...'ın «ortaklıktan çıkarılmasına» ve ortaklık hisselerinin davalı ... tarafından devralınmasına ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı ... yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaŞirketi'nin 15/05/2011 tarihli 2011/4 sayılı davacı ...'ın «ortaklıktan çıkarılmasına» ve ortaklık hisselerinin davalı ... tarafından devralınmasına ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı ... yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1053 E. , 2010/12053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2008 tarih ve 2007/130-2008/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 4 ortaklı davalı limited şirketlerin %20’şer hisse ile ortakları olduğunu, diğer ortaklar tarafından müvekkillerinin dışlanarak şirketlerin keyfi olarak yönetildiğini, ayrıca diğer ortakların İzhar Orman Ürünleri Nakliyat Reklam Dan. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. isminde başka bir şirket kurarak davalı şirketlerin imkanlarını ve gelirlerini yeni şirkete kanalize ettiklerini, ortaklar arasındaki iyi niyetin ortadan kalktığını, ayrıca davalı şirketlerden Duru Nakliyat yetkilisi ...'ın davacılardan ...'nin eşi ve kızını kasten yaraladığını, bu sebeple Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/353 E. sayılı dosya ile açılan davada ceza aldığını, davalı şirketin diğer ortaklarının da davacı hakkında Gebze C.
Başsavcılığının 2006/6893 soruşturma dosyası ile şikayetçi olduklarını, bu suretle ortaklar arasında sürtüşmelerin olduğunu, yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alamadıklarını ileri sürerek, davacıların davalı limited şirketlerden çıkmasına, davacıların davalı şirketlerdeki hak ve hisselerine tekabül eden alacaklarının tespit ve tahsiline, davalı şirketlere kayyım tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacılardan ...'ın, davalı Asaran Taşımacılık …Ltd Şti’nde ortak olmayıp yalnız davalı ... İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti.'nde ortak olduğunu, her iki davacının davalı şirketler açısından davasının birlikte görülmesinin yerinde olmadığını, davacıların şirket hesaplarını usulüne uygun tutmadıklarını, şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğunu gözardı ettiklerini, şirkete asıl zarar verenlerin davacılar olduğunu, davacıların, davalı şirketlere ortak iken davacı baba oğulun kendi adlarına Marnak Nakliyat Ltd. Şti.'ni kurduklarını, davalı şirketlerin müşterilerine iş yapmaya başladıklarını, bu suretle haksız rekabette bulunduklarını, davacıların almış oldukları ödemelerden şirket hisselerine karşılık gelen bedelin mahsup edilmesi halinde alacaklarının kalmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaların tefriki yönündeki davalılar talebinin yerinde görülerek davalılar açısından davanın tefrikine karar verildiği, somut dosya davacılar ..., ... ile davalı ... İnşaat Turz. Tic. Ltd. Şti. arasında görüldüğü, birbirleri ile akraba olan şirket ortakları arasında geçimsizlik olduğu, bu geçimsizliğin şirketin işleyişine de yansıdığı, ortaklar arasındaki barışın kalkması nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkma taleplerinin yerinde olduğu, 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek rapor ile davacıların hisselerine tekabül eden alacaklarının belirlendiği sonucuna varılarak, davacıların şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin taleplerinin kabulü ile davacılar ...
ve ...'ın davalı ... İnşaat Turz. Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmalarına, davacı ... için 93.564,00 YTL ve davacı ... için 4.881,60 YTL hisse karşılığının davalı şirketten alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketteki hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda limited şirketin malvarlığında kabul edilen araçların piyasa rayiç değeri tespit edilmiş, 2007 yılında satışı yapılan kıymetler ile sabit varlıkların haricindeki borç ve alacakların 2007/Eylül mizanında var olan değerler üzerinden hesaplamalara esas alındığı raporda belirtilmiştir. Davalı vekili, şirket adına kayıtlı olmayan araçların rayiç değerlerinin de hesaplamaya esas alınmasının doğru olmadığını, davacı tarafa ait sermaye borçlarının da hisse değerinden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, bilirkişi rapor ve ek raporlarına itiraz etmiştir.
TTK’nun 551/3 maddesi hükmü uyarınca limited şirket ortağının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine dair verilen karar inşai nitelikte olduğundan kesinleşme tarihinde hüküm ifade edecektir. Bu durumda, talebe bağlı kalınarak çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi gerekecektir. Davacılara ödenecek hisse bedelinin tespitinde, dava tarihindenönce satılarak şirket malvarlığından çıkan araçların rayiç değerleri yerine satış bedelinin esas alınması gerekmektedir. Mahkemece, dava tarihinden önce satılmak suretiyle şirket malvarlığından çıkan araçların hangileri olduğu konusunda gerektiğince bu araçların trafik kayıtlarının getirtilmesi, davalı tarafından sunulan kira sözleşmeleri karşısında şirket tarafından satılan araçların satım tarihinden sonra şirket adına kira sözleşmesi yapılmış ise, buradaki çelişkili durumun açıklığa kavuşturulması ve buna göre hangi araçların şirket malvarlığında değerlendirilmesi gerekeceğinin tereddüde mahal bırakılmaksızın belirlenmesi gerekirken, bu konudaki davalı taraf itirazlarının cevaplandırılmaması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davalı vekili davacı tarafın artan sermeye nedeniyle ödenmemiş sermaye borcunun da işbu davada belirlenecek davacı taraf alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş olup, 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda “ödenmemiş sermaye grubunda 17.954,90 YTL ödenmemiş sermayenin özvarlık hesabında dikkate alındığı” belirtilmiş olmakla birlikte, bahsi geçen ödenmemiş sermayenin hangi ortağa ait olduğu konusunda bir açıklık bulunmamaktadır.
Mahkemece, davalı şirket tarafından dava tarihinden önce satılan araç olup olmadığı, davacı tarafın ödenmemiş sermaye borcu olup olmadığı belirlenerek, bu konudaki davalı vekilinin ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043700400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz