6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kayyum atanması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1055 E. 2010/12001 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyum atanması limited şirket ortağı ortaklıktan çıkma rayiç değer ortaklıktan çıkarılma keşif mahsup limited şirket kâr payı ticari defter ek tasfiye e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 551

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bir birleri ile akraba olan şirket ortakları arasında geçimsizlik olduğu, bu geçimsizliğin şirketin işleyişine de yansıdığı, ortaklar arasındaki barışın kalkması nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, bu nedenle davacının, davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin yerinde olduğu, davacının hissesine tekabül eden sermaye payının 9.289,60 YTL olup, davacı tarafından çekilen miktarın 10.033,00 YTL olduğu görülmekle, bu miktarın sermayesinden mahsup edilmesi gerektiği davacının davalı şirketten hisse alacağı kalmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin talebinin kabulü ile davalı ... Taşımacılık Özel Sağlık İnş. Gıda Turz. Akaryakıt Tic.Ltd.Şti. ortaklığından çıkmasına, davacının şirket hisseleri karşılığı alacak talebinin reddine,...'in kayyumluğuna son verilmesine, şirket yöneticilerinin yetkilerinin iadesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketteki hak ve hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının hissesine tekabül eden sermaye payının 9.289,60 YTL olup, davacı tarafından şirketten çekilen miktarın 10.033,00 YTL olduğu görülmekle, bu miktarın sermayesinden mahsup edilmesi gerektiği, bu ...mda davacının davalı şirketten hisse alacağının kalmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin talebinin kabulü ile davalı ... Taşımacılık Özel Sağlık İnş. Gıda Turz. Akaryakıt Tic.Ltd.Şti. ortaklığından çıkmasına, davacının şirket hisseleri karşılığı alacak talebinin reddine,...'in kayyumluğuna son verilmesine, şirket yöneticilerinin yetkilerinin iadesine karar verilmiş ise de, davacının ayrılma payının tesbiti yönünden yapılan inceleme yeterli değildir.

Mahkemece alınan 23.01.2008 tarihli asıl ve 08.05.2008 ve 06.10.2008 tarihli ek raporlarda, davalı şirkete ait ticari defterlerin usulune uygun olmadığı, şirket bilançolarının yıllar itibariyle ciddi hesap hataları içerdiği, şirketin yasal defterlerine dayalı olarak işletme özvarlığını özvarlık üzerindeki ortakların haklarını tereddüte mahal bırakmadan tesbit etmenin olanaklı olmadığı, işletme aktifinin keşif sırasında fiili tesbitlere dayalı olarak şirket aktifine kayıtlı sabit kıymetlerin değerlendirilmesi suretiyle, şirket borçlarnın ise defter kayıtları dışında veriye ulaşılamadığından borç ve alacakla ilgili dönem sonu bilançosunda gözüken rakamların esas alındığı bildirilerek, davacının hisse bedeli hesap edilmiştir. Davacı vekili alınan bilirkişi raporlarına ayrıntılı olarak ve ciddi nedenlerle itiraz etmiş ve son celse de şirket ortaklarının yakınlarına gerçekte olmayan bir borçlandırma yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece bu itirazlara rağmen, şirketçe yapılan bu borçlanmaların fiktif olup olmadığı, şirket yöneticilerinin bu surette şirketin aktiflerini azaltarak pasiflerini artırma gayretine girip girmedikleri, davacıyı gerçek olmayan şekilde borçlandırıp borçlandırma- dıkları hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. TTK’nun 551/3. maddesi hükmü uyarınca limited şirket ortağının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine dair verilen karar inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir. Bu ...mda, çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi gerekecektir. O halde, mahkemece, davacı şirketin sermaye değerinin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hesaplanıp belirlenmesi ile davacı vekilinin tasfiye payı hesabına ilişkin olarak yaptığı ciddi itirazların karşılanması için dosyanın yeniden uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1993 E. 2011/5527 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kayyum atanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1053 E. 2010/12053 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/1055 E.  ,  2010/12001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2008 tarih ve 2007/237 - 2008/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ...şmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, ...şma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı ... Taş.Özel Sağ.İnş.Gıda Tur.Akar.Tic.Ltd.Şti. müdürü ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve ...şmada hazır bulunan davacı avukatı ve davalı şirket müdürü dinlenildikten sonra, ...şmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, ...şma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketlerin, davacılar ve kardeşlerinin ortakları ile oluştuğunu, Bütün ortakların hissesinin eşit olduğunu, ancak müvekkillerinin diğer ortaklar tarafından şirketten dışlandıklarını, keyfi olarak hareket ettiklerini, ayrıca diğer ortakların İzhar Orman Ürünleri Nakliyat Reklam Dan.Turz.San. ve Tic.Ltd.Şti. isminde başka bir şirket kurarak davalı şirketlerin imkanlarını ve gelirlerini yeni şirkete kanalize ettiklerini, davalı şirketlerden ... Nakliyat yetkilisi ...'ın davacılardan ...'nin eşi ve kızını kasten yaraladığını, bu sebeple Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/353 Esas sayılı dosya ile açılan davada ceza aldığını, davalı şirketin diğer ortaklarının da davacı hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/6893 soruşturma dosyası ile şikayetçi olduklarını, bu suretle ortaklar arasında sürtüşmelerin olduğunu, yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alamadıklarını ileri sürerek müvekkillerinin davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, ayrıca şirketteki hak ve hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine, şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının şirket hesaplarını usulüne uygun tutmadıklarını, şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğunu gözardı ettiklerini, şirkete asıl zarar verenlerin davacı olduğunu, davacının, davalı şirketlere ortak iken davacı baba oğulun kendi adlarına ... Nakliyat Ltd.Şti.'ni kurduğunu, davalı şirketlerin müşterilerine iş yapmaya başladığını, davacının almış olduğu ödemelerden şirket hisselerine karşılık gelen bedelin mahsup edilmesi halinde alacağının kalmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bir birleri ile akraba olan şirket ortakları arasında geçimsizlik olduğu, bu geçimsizliğin şirketin işleyişine de yansıdığı, ortaklar arasındaki barışın kalkması nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, bu nedenle davacının, davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin yerinde olduğu, davacının hissesine tekabül eden sermaye payının 9.289,60 YTL olup, davacı tarafından çekilen miktarın 10.033,00 YTL olduğu görülmekle, bu miktarın sermayesinden mahsup edilmesi gerektiği davacının davalı şirketten hisse alacağı kalmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin talebinin kabulü ile davalı ...

Taşımacılık Özel Sağlık İnş. Gıda Turz. Akaryakıt Tic.Ltd.Şti. ortaklığından çıkmasına, davacının şirket hisseleri karşılığı alacak talebinin reddine,...'in kayyumluğuna son verilmesine, şirket yöneticilerinin yetkilerinin iadesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketteki hak ve hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının hissesine tekabül eden sermaye payının 9.289,60 YTL olup, davacı tarafından şirketten çekilen miktarın 10.033,00 YTL olduğu görülmekle, bu miktarın sermayesinden mahsup edilmesi gerektiği, bu ...mda davacının davalı şirketten hisse alacağının kalmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin talebinin kabulü ile davalı ... Taşımacılık Özel Sağlık İnş. Gıda Turz. Akaryakıt Tic.Ltd.Şti. ortaklığından çıkmasına, davacının şirket hisseleri karşılığı alacak talebinin reddine,...'in kayyumluğuna son verilmesine, şirket yöneticilerinin yetkilerinin iadesine karar verilmiş ise de, davacının ayrılma payının tesbiti yönünden yapılan inceleme yeterli değildir.

Mahkemece alınan 23.01.2008 tarihli asıl ve 08.05.2008 ve 06.10.2008 tarihli ek raporlarda, davalı şirkete ait ticari defterlerin usulune uygun olmadığı, şirket bilançolarının yıllar itibariyle ciddi hesap hataları içerdiği, şirketin yasal defterlerine dayalı olarak işletme özvarlığını özvarlık üzerindeki ortakların haklarını tereddüte mahal bırakmadan tesbit etmenin olanaklı olmadığı, işletme aktifinin keşif sırasında fiili tesbitlere dayalı olarak şirket aktifine kayıtlı sabit kıymetlerin değerlendirilmesi suretiyle, şirket borçlarnın ise defter kayıtları dışında veriye ulaşılamadığından borç ve alacakla ilgili dönem sonu bilançosunda gözüken rakamların esas alındığı bildirilerek, davacının hisse bedeli hesap edilmiştir.

Davacı vekili alınan bilirkişi raporlarına ayrıntılı olarak ve ciddi nedenlerle itiraz etmiş ve son celse de şirket ortaklarının yakınlarına gerçekte olmayan bir borçlandırma yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece bu itirazlara rağmen, şirketçe yapılan bu borçlanmaların fiktif olup olmadığı, şirket yöneticilerinin bu surette şirketin aktiflerini azaltarak pasiflerini artırma gayretine girip girmedikleri, davacıyı gerçek olmayan şekilde borçlandırıp borçlandırma- dıkları hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. TTK’nun 551/3. maddesi hükmü uyarınca limited şirket ortağının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine dair verilen karar inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir.

Bu ...mda, çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi gerekecektir. O halde, mahkemece, davacı şirketin sermaye değerinin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hesaplanıp belirlenmesi ile davacı vekilinin tasfiye payı hesabına ilişkin olarak yaptığı ciddi itirazların karşılanması için dosyanın yeniden uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL ...şma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043618200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.