6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yargı çevresi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1002 E. 2010/11999 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı çevresi icazet muafiyet ihtisas mahkemesi muvazaa hakkın kötüye kullanılması kısıtlılık cezai şart geçersizlik taahhütname cy/cy kaydı haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 21.07.2003 günlü sözleşmede daha önce bir bütün olan ve ... unvanı altında faaliyette bulunan üç şirketin üretim alanlarını ve çeşitlerini belirleyerek birbirlerinin ürettikleri ürünlerden üretim yapmamayı kabul ettikleri, bu sözleşmenin 4054 sayılı rekabetin korunması hakkındaki yasanın 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği, dosyada 4054 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca alınmış bireysel muafiyet kararı da bulunmadığından bu sözleşmede yer alan karşılıklı rekabet etmeme (birbirlerinin ürünlerini üretmeme, üretecekleri ürün çeşidini kısıtlama) şeklindeki taahhütlerin ve anlaşmanın rekabeti sınırlayıcı anlaşma niteliğinde kabul edilmesi ve aynı yasanın 56. maddesine göre de, bu sözleşmenin geçersizliği nedeni ile edimlerin ifasının istenemeyeceği, bu nedenle davacının ceza-i şart talebinin haklı görülmediği, ... markasının 02.06.1999, 31.10.2004 tarihlerinde davacı şirket adına tescil edildiği, davalı ... Plastik Kap A.Ş.'nin ... VE ...KAPRON ibarelerine ilişkin marka başvurusunun TPE tarafından red edildiği, şirketlerin hepsinin unvanlarındaki asli unsurun ... olduğu, sözleşmede unvanları kullanma konusunda herhangi bir kısıtlama yasaklama getirmedikleri davacının davalı tarafın ticaret unvanından haberdar olduğu halde uzunca bir süre sessiz kalmasının zımnen icazet anlamında olduğu ve uzunca bir süre sonra marka hakkına dayanarak dava açılmasının hakkın kötüye kullanımını oluşturduğu, davalı ... A.Ş.'nin mülkiyetinde bulunan fabrikada diğer davalının kiracı olarak üretim faaliyetinde bulunduğunu, polistiren köpük ürünlerinin davalı ... A.Ş. tarafından değil kiracı olan diğer davalı ... tarafından üretildiğini, ancak davalı ... 'nin diğer davalının ürettiği bu ürünleri ondan satın alıp pazarladığı, bir an için 21.07.2003 günlü sözleşmenin geçerliliği kabul edilse bile davalı ... Şti.’nin üretmeme taahhüdüne bağlı olduğu, sözleşmede ürünleri başka yerden satın alma hususunun yasaklanmaması nedeni ile bu yönünden de davalının sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığı, diğer davalı ... şirketinin muvazaalı olarak kurulduğundan asıl sahibinin şirketin sicilde belirtilen ortaklarının değil de davalı ... A.Ş.' nin sahibi olan ...'in olduğuna ilişkin iddiaların yeterli, inandırıcı, objektif kanıtlarla kanıtlanamadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, tarafların uzun yıllar birlikte çalıştıktan sonra ürettikleri ürünlere göre fabrikaları ve işletmeleri ayırarak, aralarında şirketlerin iştigal konularını belirleyerek hangi ürünü üretip üretmeyeceklerini düzenleyen 21.07.2003 günlü sözleşmeye davalıların aykırı davranması nedenine dayalı davalıların TTK 56-57 ve 58. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini ve men’ine, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000.-USD ceza-i şart , 10.000 YTL. manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı işbu davaya ait dava dilekçesinde davalının eyleminin aynı zamanda davadan önce adına tescilli ... markasına tecavüz teşkil ettiğini de iddia etmiştir. Bu durumda uyuşmazlığa uygulanacak olan 556 Sayılı KHK.’nin 71. maddesi uyarınca, bu KHK.’de öngörülen davalarda görevli mahkeme, ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hakimli olarak görev yapar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresi, Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenir. 16.7.2007 tarihi itibarıyla İzmir’de Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulup, faaliyete geçmiş olmakla, mahkemece davaya bakma görevinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız eylem

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4305 E. 2015/2874 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5134 E. 2016/2543 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10721 E. 2010/1762 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/1002 E.  ,  2010/11999 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI 2006/67 - 2008/641

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.10.2008 tarih ve 2006/67 - 2008/641 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı ... Ambalaj ve Plastik Tic.Ltd.Şti. avukatı ... ile diğer davalı ... Plastik Kap.San.Tic.A.Ş. avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... Plastik A.Ş.'nin hakim ortaklarının kardeş oldukları ve uzun yıllar birlikte çalıştıktan sonra 2003 yılında ürettikleri ürünlere göre fabrikaları ve işletmelerini ayırarak aralarında şirketlerin iştigal konularını belirleyerek hangi ürünü üretip üretmeyeceklerini 21.07.2003 günlü sözleşme ile kararlaştırdıklarını, buna göre müvekkilinin Polistiren Köpük Ürünleri, davalı ... A.Ş.'nin polietilen film ve polistiren Rijit kap üreteceğini, sözleşmeye göre taraflar hiçbir şekilde sözleşme süresi içinde diğerinin ürün üretim konusuna el atamayacağını, o ürünlerden üretemeyeceğini kabul edip sözleşmeye aykırı davranan karşı şirkete 1.000.000 USD ceza-i şart ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin bu sözleşmeye uyduğunu ancak davalı ...

Plastik Kap A.Ş.'nin uymadığını, kanuna karşı hile yolunu seçip hakim ortak ...'in uzun yıllar yanında çalışan işçisi durumundaki A.Aytuğ Çelikoğlu ve Ömer Kahraman isimli kişilere ... Ambalaj Plastik Ltd.Şti. 'nin 2005 yılı Ağustos ayında kurdurup fabrikasının içinde bir alanı ve makineleri gülünç denecek bir rakam karşılığı kiralamış göstererek polistiren köpük üretmeye başladığını, bu eylemlerinin İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/43 D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ayrıca, davalı ... A.Ş.'nin diğer davalının ürettiği bu ürünleri satın almış gibi gösterip müvekkilinin müşterileri ile temasa geçerek satış yaptığını, bu olaylar nedeni ile davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, davacının şirketleri ayırırken şirketler arasında rekabetten kaçınma sözleşmesi imzalandığı için davalı ...

Plastik Kap A.Ş.'nin ... ünvanını kullanmasında bir sakınca görmediğini, ancak davalıların bu eylemleri nedeni ile marka hakkına da tecavüz edildiğini ileri sürerek davalıların TTK'nun 56-57 ve 58. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini ve men’ine, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000.-USD ceza-i şart , 10.000 YTL. manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı ... Plastik Kap.San. A.Ş.'nin ... unvanını kullanmasından men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Plastik Kap.San.Tic. A.Ş. vekili, taraflar arasında imzalanan 21.07.2003 günlü sözleşmenin şirketlerce kendi tüzel kişiliklerini koruyarak bir amacın gerçekleştiril- mesi için yapıldığını, bu eylemin rekabetin korunması hakkındaki kanunun 3. maddesinde yer alan teşebbüs birliğine vücut verdiğini, çünkü sözleşmeye imza atan şirketlerin sahiplerinin kardeş olduklarını, hangi ürünü üretip üretmeyeceklerini tespit ve taahhüt ettiklerini, bu anlaşmanın rekabeti sınırlayıcı anlaşma olduğunu, Rekabetin Korunması Hakkındaki Yasa'nın 4. maddesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü belli mal ve hizmetlerin değişik firmalarca üretilmesini engeller nitelikte olduğu için tüketicinin tamamen aleyhine ve zararına bulunduğunu ve aynı yasanın 56.

maddesine göre geçersiz olduğunu, kaldı ki davacının talepleri açısından zaman aşımı süresinin dolduğunu, zira davalı şirketin 27.12.1995 tarihinde kurulduğunu, kurucuları arasında davacı şirketin ortaklarının da bulunduğunu, 12 yıldır ... unvanı ile faaliyet gösterdiğini, sözleşmede diğer davalıdan ürün satın almalarının yasaklanmadığını, bu eylemin ticari hayatın içinde olan olağan bir ilişki olduğunu, makinelerin ellerinde sözleşme imzalandıktan sonra atıl olarak kaldığını, doğal olarak yapamayacağı üretime ilişkin makinelerin ve yerin bu şekilde bekletilmesi nedeni ile daha fazla zarara uğratmaması için diğer davalı şirket ile kira sözleşmesi yapıldığını, diğer davalı şirketin kurucusu ve ortaklarının ayrı kişiler olduğunu, davacı şirketin egemen ortakları ile müvekkili şirketin ortağı ...

'in anne bir baba ayrı kardeş olduklarını ve uzun yıllar ... şirketleri adı ile grup şirketler olarak faaliyette bulunduklarını, ayrılmış oldukları 2003 yılına kadar gerek davacı gerekse müvekkili davalı gerekse de dava dışı ... Plastik Çember San.A.Ş.'nin bir bütün olarak ve aynı ortaklarla çalıştıklarını, tescilli tescilsiz her türlü fikri, sınai, ticari hak ve kazanımların kül olarak sahibi olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Ambalaj ve Plastik San.Tic. Ltd.Şti. vekili, diğer davalı ile davacı arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadıklarını ve diğer şirketler ile hiçbir bağlantılarının olmadığını, makineleri ve fabrika binasının bir bölümünü diğer davalıdan kiraladıklarını ve bu alanda polistiren köpük ürünlerini ürettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 21.07.2003 günlü sözleşmede daha önce bir bütün olan ve ... unvanı altında faaliyette bulunan üç şirketin üretim alanlarını ve çeşitlerini belirleyerek birbirlerinin ürettikleri ürünlerden üretim yapmamayı kabul ettikleri, bu sözleşmenin 4054 sayılı rekabetin korunması hakkındaki yasanın 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği, dosyada 4054 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca alınmış bireysel muafiyet kararı da bulunmadığından bu sözleşmede yer alan karşılıklı rekabet etmeme (birbirlerinin ürünlerini üretmeme, üretecekleri ürün çeşidini kısıtlama) şeklindeki taahhütlerin ve anlaşmanın rekabeti sınırlayıcı anlaşma niteliğinde kabul edilmesi ve aynı yasanın 56.

maddesine göre de, bu sözleşmenin geçersizliği nedeni ile edimlerin ifasının istenemeyeceği, bu nedenle davacının ceza-i şart talebinin haklı görülmediği, ... markasının 02.06.1999, 31.10.2004 tarihlerinde davacı şirket adına tescil edildiği, davalı ... Plastik Kap A.Ş.'nin ... VE ...KAPRON ibarelerine ilişkin marka başvurusunun TPE tarafından red edildiği, şirketlerin hepsinin unvanlarındaki asli unsurun ... olduğu, sözleşmede unvanları kullanma konusunda herhangi bir kısıtlama yasaklama getirmedikleri davacının davalı tarafın ticaret unvanından haberdar olduğu halde uzunca bir süre sessiz kalmasının zımnen icazet anlamında olduğu ve uzunca bir süre sonra marka hakkına dayanarak dava açılmasının hakkın kötüye kullanımını oluşturduğu, davalı ...

A.Ş.'nin mülkiyetinde bulunan fabrikada diğer davalının kiracı olarak üretim faaliyetinde bulunduğunu, polistiren köpük ürünlerinin davalı ... A.Ş. tarafından değil kiracı olan diğer davalı ... tarafından üretildiğini, ancak davalı ... 'nin diğer davalının ürettiği bu ürünleri ondan satın alıp pazarladığı, bir an için 21.07.2003 günlü sözleşmenin geçerliliği kabul edilse bile davalı ... Şti.’nin üretmeme taahhüdüne bağlı olduğu, sözleşmede ürünleri başka yerden satın alma hususunun yasaklanmaması nedeni ile bu yönünden de davalının sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığı, diğer davalı ... şirketinin muvazaalı olarak kurulduğundan asıl sahibinin şirketin sicilde belirtilen ortaklarının değil de davalı ...

A.Ş.' nin sahibi olan ...'in olduğuna ilişkin iddiaların yeterli, inandırıcı, objektif kanıtlarla kanıtlanamadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, tarafların uzun yıllar birlikte çalıştıktan sonra ürettikleri ürünlere göre fabrikaları ve işletmeleri ayırarak, aralarında şirketlerin iştigal konularını belirleyerek hangi ürünü üretip üretmeyeceklerini düzenleyen 21.07.2003 günlü sözleşmeye davalıların aykırı davranması nedenine dayalı davalıların TTK 56-57 ve 58. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini ve men’ine, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000.-USD ceza-i şart , 10.000 YTL. manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı işbu davaya ait dava dilekçesinde davalının eyleminin aynı zamanda davadan önce adına tescilli ... markasına tecavüz teşkil ettiğini de iddia etmiştir.

Bu durumda uyuşmazlığa uygulanacak olan 556 Sayılı KHK.’nin 71. maddesi uyarınca, bu KHK.’de öngörülen davalarda görevli mahkeme, ihtisas mahkemeleridir. Bu mahkemeler tek hakimli olarak görev yapar. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresi, Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenir.

16. 7.2007 tarihi itibarıyla İzmir’de Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulup, faaliyete geçmiş olmakla, mahkemece davaya bakma görevinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043615500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.